T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/217 Esas
KARAR NO : 2024/959
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/03/2024
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin uzun yıllardır var olan ve gerek Türkiye içerisine gerekse ihracat yaparak Laminat, MDF Lam, kenarbandı vs. ürünlerin hem üretimini hem satımını gerçekleştirerek ülkeye katma değer vergisi katan bir firma olduğunu, müvekkili şirketin 2022 yılının başından bu yana düzenli olarak davalı şirket ile bir ticari ilişkiye giriştiğini ve davalı şirkete panel, mdf, kenar bandı, suntalam gibi çeşitli ürünler tedarik ettiğini, Mayıs 2023’e kadar davalı şirkete tedarik ettiği emtiaların karşılığını alan müvekkili şirketin Mayıs 2023 tarihinden itibaren tedarik ettiği malların bedellerini alamamaya başladığını, buna rağmen ticari ilişkilerin bozulmaması amacıyla iyi niyetli olarak davalı şirkete çeşitli emtiaların tedarikine devam edildiğini, icra ve davaya konu faturalara esas malların tesliminin gerçekleştiğini ancak ödemelerin yapılmadığını, .... numaralı 10/05/2023 tarihli 326.098,90-TL bedelli faturanın karşılığı malların teslim edildiğini, bu faturadan kaynaklı alacağın 239.681,38-TL'sinin ödenmesine rağmen 86.417,52-TL bakiye borcun davalı şirket tarafından ödenmediğini, .... numaralı 25/05/2023 tarihli 94.124,59-TL bedelli faturanın karşılığı malların teslim edildiğini ancak bu fatura bedelinin müvekkili şirkete ödenmediğini, .... numaralı 02/06/2023 tarihli 51.015,16-TL bedelli fatura, .... numaralı 15/06/2023 tarihli 2.187,39-TL bedelli fatura, .... numaralı 16/06/2023 tarihli 107.877,26-TL bedelli fatura, .... numaralı 11/07/2023 tarihli 2.921,87-TL bedelli fatura, ..... numaralı 31/07/2023 tarihli 91.238,24-TL bedelli fatura ile .... numaralı 31/08/2023 tarihli 183.006,00-TL bedelli fatura bedellerinin fatura karşılığı mallar teslim edilmesine rağmen ödenmediğini, tüm bu süreç neticesinde müvekkili şirketin davalıdan 618.787,93 TL bakiye alacağı mevcut olduğunu, davalı şirket yetkilisinin devamlı olarak müvekkili şirketi oyalayarak, bir adet fatura alacağının bir kısmı hariç bu süreçte hiçbir ödeme gerçekleştirmediğini, davalı şirket tarafından faturalara itiraz edilmediğini, müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine .... Esas numaralı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, 24.01.2024 tarihinde davalı tarafça haksız ve mesnetsiz olarak borca, faize ve yetkiye itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edildiğini, somut uyuşmazlıkta da müvekkili şirketin faaliyet adresinin Başakşehir olduğunu ve yetki alanı bakımından Küçükçekmece adliyesine bağlı olduğuna göre icra takibinin yetkili icra dairesinde açıldığını iddia ederek; davanın kabulüne, davalı aleyhine başlattıkları Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin asıl alacak, takip öncesi işlemiş ve takip sonrası işlemekte olan ve işleyecek TTK m. 1530’da düzenlenen temerrüt faizi ile devamına, likit alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, müvekkilinin alacaklarına yeter miktarda borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız veya uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyatı haciz konulmasına, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı, 10.02.2024 tarihli peşin harç derkenarı gereğince icra takibi için yatırılan 3.239,13 TL peşin harcın mahsup edilmesine, davalı şirketin .... plaka numaralı aracı üzerine teminatsız veya uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyatı tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi 06/05/2024 havale tarihli dilekçesinde özetle; davalı borçlu görünen şirketin tüzel kişiliğe haiz olduğunu, şirket adresinin " .... Mah. .... Cad. No:9/1 Beylikdüzü/İstanbul" olduğunu, dolayısıyla genel yetkili icra dairelerinin Büyükçekmece İcra Müdürlükleri olduğunu, alacaklı ile borçlu arasında para borcu doğuran bir sözleşme mevcut olmadıkça alacaklının kendi ikametgahında takipte bulunamayacağını, davacı alacaklı görünen ile aralarında hiçbir sözleşme mevcut olmadığını, bu nedenle ilamsız icra takibinin yetkisiz icra dairesinde açıldığından huzurdaki davanın yetkisizlik yönüyle reddinin gerektiğini, şirketin 2017 yılından beri faaliyette olduğunu, davacı firma ile geçmişe dayalı ticari ilişkileri mevcut ise de 2023 Mayıs ayından itibaren herhangi bir ticari faaliyetlerinin kalmadığını, takibe dayanak 10.05.2023 tarihli ... numaralı faturaya istinaden davacı şirkete bütün bakiye borçlarını ödediklerini, bu tarihten sonra davacı şirket ile herhangi bir ticari ilişkilerinin kalmadığını, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrindeki takibe dayanak faturaların gerçekte hiç teslim edilmemiş mallar için kesildiğini öğrendiklerini, mali müşavirleri olan ... Mali Müşavirlik Denetim Ve Danışmanlık tarafından işbu faturaların defterlerine işlendiğini, fatura içeriğine 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz edilmediğini, işbu faturaların iade edilmesi gerekirken bu işlemlerin yapılmadığını ödeme emrinin tebliği sonrasında haberdar olduklarını, söz konusu mali müşavirlik şirketi ile anlaşmazlıkları sonucu ticari defterlerini istemelerine rağmen şirket defterlerini teslim alamadıklarını, resmi kurumlara gerekli beyanlarda bulunamadıkları ve şirketin alması gereken kararlar alınamadığı için işbu dava için avukatlarına vekaletname dahi çıkaramadıklarını, Büyükçekmece .... Noterliğinden 23.02.2024 tarih ve .... yevmiye numaralı şirket yetkili ... tarafından keşide edilen ihtarname ile bahsi geçen mali müşavirlik firmasına resmi defterlerin teslimi için ihtarda bulunulduğunu ancak hiçbir sonuç elde edilemediğini, bunun üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak şirketlerini ticari olarak zarara sokan, şirkete kesilen faturalar ile ilgili bilgi vermeyen mali müşavirlik firması hakkında şikayette bulunduklarını, söz konusu icra takibinde faturalar dayanak gösterilmişse de davacı ile şirket arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığı gibi bir sözleşme de bulunmadığını, faturanın tek başına delil olamayacağını, kesilen faturanın neye ilişkin olduğunun ve mal teslim edilmiş ise bunun ispatlanması gerektiğini, dayanak faturanın irsaliyeli fatura olmadığını, davacı tarafından teslim belgesi de ibraz edilmediğini savunarak; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun kötüniyetli davanın reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere İ.İ.K 67 gereğince tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafça bakiye fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça bakiye fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı; davalının savunması kapsamında satıma konu ürünlerin davalı tarafa teslim edilip edilmediği, davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının .... Sayılı soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
TBK'nın 89/1 ve HMK'nın 10. maddeleri uyarınca, davanın para alacağına ilişkin bulunması nedeniyle, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri de yetkili olduğu gözetildiğinde, davalı borçlu vekilinin icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş incelenmesinde; alacaklısının ..... Orman Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, borçlusunun .... Yapı Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, faturadan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek toplam 647.826,60-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 12/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 17/01/2024 tarihli dilekçesi ile icra takibine, takibe dayanak belgelere, faturalara, faturaların içeriğine, borca, işlemiş ve işleyecek faize, fer'ilerine ve yetkiye itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 22/01/2024 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İkitelli ve Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2022 ve 2023 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının .... Sor. Sayılı dosyası celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 20/08/2024 havale tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
20/08/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, taraf ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davacının 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 618.787,93 TL alacağının bulunduğu, dosyaya mübrez davalı yan BA formlarında mezkur faturalar dahil olmak üzere davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturaların tamamının davalı yan BA formlarında bildirilmiş olduğu başka bir deyişle davalı yanın kabulünde olduğu, bu itibarla davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturalardan dolayı takip tarihi itibariyle davalı yandan 618.787,93 TL alacağının bulunduğu'' değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır.
İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
"Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli .... E. ... K. sayılı, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli .... E. ... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1530/2. maddesi, ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer, şeklinde düzenlenmiştir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere TTK'nın 1530/2. maddesinin uygulanabilmesi için taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi olması gerekir. Davacı tarafça, taraflar arasında mal tedarik sözleşmesi olduğunu ve kendisinin de tedarikçi olduğunu ispatlayamamıştır. Dolayısıyla TTK'nın 1530/2. Maddesinin eldeki davaya uygulanmasına olanak yoktur.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası, 20/08/2024 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, her ne kadar davalı şirket yetkilisi mali müşavirlik şirketi ile anlaşmazlıkları sonucu ticari defterlerini istemelerine rağmen şirket defterlerini teslim alamadıklarını beyan etmiş ise de soruşturma dosyasında alınan ifadede şirket defterlerinin mali müşavirlik şirketinde olmadığının beyan edildiğinin görüldüğü, dolayısı ile davalı şirket yetkilisinin iddia ettiği bu durumun ispatlanamadığı, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacının 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin lehine delil
niteliğinin bulunduğu,
davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 618.787,93-TL alacaklı olduğu, takip ve davaya konu faturaların davalı taraf BA formunda bildirilmiş olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; takip ve dava konusu olan faturaların davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, dolayısıyla davalının bu faturalar nedeniyle ürünleri teslim almadığını, dolayısıyla borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği, dosya kapsamı itibariyle bu anlamda davalının ispat yükümlülüğünü yerine getirdiğinin söylenemeyeceği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, faturadan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu, icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117. maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerektiği, bu durumda, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği gibi, taraflar arasında ödeme günü kararlaştırıldığı da ileri sürülmediğinden davacı alacaklının icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamayacağı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 618.787,93-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (123.757,58-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Reddedilen kısım yönünden davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,
4-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 42.269,40 TL harçtan peşin alınan 7.824,13 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 3.239,13 TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 31.206,14 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yatırılan 7.824,13 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı ve icra dosyasına yatırılan 3.239,13 TL peşin harç olmak üzere toplam 11.490,86 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 5.452,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 5.207,61 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.600,00 TL nin red ve kabul oranına göre hesaplanan 3.438,63 TL'sinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bakiye kısmın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 96.818,19 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2024
Katip ...
Hakim ...
¸