T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMES
ESAS NO : 2024/227 Esas
KARAR NO : 2025/563
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/02/2024
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı taraf arasında ticari iş ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin karşı tarafa malzeme satışı yapıp karşılığında ücretinin ödenmesi için 05/11/2021 tarihinde fatura kestiğini, taraf şirketler arasında mevcut olan ve uzun yıllardan beri süre gelen bu ticari ilişki dolayısıyla müvekkilinin davalı/borçluya birden fazla kez satış yaptığını, ancak karşı tarafın yapılan işlere ilişkin aralarındaki sözleşme dolayısıyla ödemesi gereken ücreti ödemediğini, ödenmeyen tutarlara ilişkin 17/02/2023 tarihinde Bursa .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas numarası ile 05/11/2021 tarihli fatura alacağı dayanaklı ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibinde ödeme emrinin borçluya tebliğ olduğunu ve borçlu tarafından yetkiye, borca, takibe itiraz ile birlikte 27/02/2023 tarihinde İcra Müdürlüğü tarafından icra takibinin durdurularak dosyanın talep üzerine yetkili Küçükçekmece İcra Müdürlüğüne gönderildiğini ve dosyanın ... esas numarası ile tevzi olduğunu, duran takibin devamı ve dolayısıyla müvekkili şirketin alacağına kavuşması için işbu davayı açmanın zaruri olduğunu, müvekkilinin Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyasında, davalı/borçludan takip konusu olan 05/11/2021 tarihli fatura kaynaklı 459.397,60TL bedelli alacaklı konumda olduğunu, faturaya ve fatura içeriğine itiraz edilmediğini, iş bu alacağın tahsil edilememesi sebebiyle davalı hakkında ilamsız icra (örnek 7) takibi başlatıldığını, davalı vekilinin icra dosyasına sunmuş olduğu 15.03.2023 tarihli dilekçesi ile icra takibine itiraz ettiğini, itiraz üzerine icra takibinin 05/04/2023 tarihinde durdurulduğunu, ancak imzaya ve takip dayanağı belge olan faturaya ilişkin itiraz etmeyerek belgenin hukuki içeriğini kabul ettiğini ve doğruladığını, faturalara ilişkin söz konusu kayıtların zaten defterlerde de mevcut olduğunu, müvekkilinin karşı taraf ile aralarındaki sıkı ilişkiye güvendiğini ve davalı ile iş yaptığını ancak bunun sonunda hem ödemeyi alamadığını hem de karşı tarafın kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini ve müvekkilinin bunun sonucunda mağdur olduğunu, ispat yükünün davalı(borçlu)da olup davalının borcunu ödediğini ispatla mükellef olduğunu, davalının tamamen kötü niyetli olarak müvekkilinin alacağına kavuşmasına engel olmak için takip sürecini uzatmaya, sekteye uğratmaya çalıştığını, TTK m. 5/A hükmünden kaynaklı zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ise de sonuç alınamadığını iddia ederek; haklı davalarının kabulüne, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, takibe haksız olarak itiraz eden borçlunun takip tutarının %20'si oranında icra inkâr tazminatını ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin takip alacaklısı davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, zira müvekkilinin mevzuat gereği herhangi bir mal, ürün satın alması, tedarikini yapıp sonrasında da bu ürün ve malların satışını yapması gibi bir durumun söz konusu olamayacağını, müvekkili şirketin mevzuat gereği sadece ihracatlara aracılık hizmeti sunduğunu, taraflar arasında meri bulunan Aracı İhracatçı Sözleşmesinin de bu durumu açıkça ortaya koyduğunu, müvekkili şirketin nev'i gereği ....Anonim Şirketi olarak 08.10.2014 tarih ve 25664 sayılı RG'de yayınlanan tebliğe göre T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın karar ve izni ile kurulmuş aynı zamanda halka açık hisse senetleri BIST'de işlem gören aracı ihracat faaliyetinde bulunan bir dış ticaret sermaye şirketi olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirketin ihracatına aracılık ettiği müşteri firmaların nam ve hesabına ihracatı gerçekleştirmek amacıyla sözleşme kapsamında faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında akdedilmiş Aracı İhracatçı Sözleşmesinin ''ÖDEMELER VE MASRAFLAR'' başlıklı 5. Maddesinin 1. Fıkrasının; "İMALATÇI/TEDARİKÇİ ihraç edilecek malların gümrükleme işlemlerinden önce bu mallar için TGS'ye fatura düzenleyecektir.(İcra takibine esas fatura) İŞBU FATURA BEDELİ, İHRACAT BEDELİ GELMEDİKÇE ÖDENMEZ.'' hükmünü ihtiva ettiğini, hal böyleyken, müvekkili firmaya ihracat bedelinin gelmediğini ve davacının haksız ve suiniyetle fatura bedelini icra takibi yolu ile talep ettiğinin ortada olup işbu davanın reddi gerektiğini, iş bu hususu ispatlar nitelikteki devir temlik protokolü incelendiğinde taraflarca akdedilmiş Aracı İhracatçı Sözleşmesi çerçevesinde dökümü yapılmış ihracat bedelleri yurtdışından gelmeyeceğinden davacı ... devredildiğini ve müvekkili şirket kayıtlarına borç olarak geçtiğini, Dış Ticaret Sermaye Şirketlerinin mevzuat gereği kendi ürettiği malları satamayacağını, mal imal edemeyeceğini ve mal tedarik edemeyeceğini, herhangi bir alışverişin tarafı olamamakla birlikte gümrük işlemleri, nakliye işlemleri, sigorta işlemleri gibi işlemlerin de muhatabı olamayacağını, yapılan ticaretlere ilişkin bu işlemlerin, imalat eden veya tedarikçi firmalarla gerçekleştirilmesi gerektiğini, müvekkilinin tek aktif rolünün aracılık olduğunu, Aracılı ihracat sözleşmesi kapsamında Dış Ticaret Sermaye Şirketleri tarafından yurda getirilen dövizlerin Dış Ticaret Sermaye Şirketine ürün tedarik eden firmalar adına satışının yapıldığını, bu durumda, bu Tebliğin uygulanması bakımından satışının tedarikçi firmaca yapıldığının kabul edileceğini, Mevzuat gereği kendi ürettiği malları satamayan, mal imal edemeyen ve mal tedarik edemeyen müvekkilinin bir ticari ilişkinin borçlusu konumunda olması ve sorumluluğuna gidilebilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki müvekkili şirketin DIŞ TİCARET şirketi durumunda olup, davacı ... ile aralarında Aracı İhracatçı Sözleşmesi bulunduğunu, taraflar arasında kesilmiş faturanın ihraç kayıtlı olduğunu, ihraç kayıtlı olarak beyan edilen satışların doğası gereği imalatçının ihracatçıya yaptığı ve faturalanmasında KDV tutarı alınmayan satışlar olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin işlemi kendi ad ve hesabına yaptığının, borçlu olduğunun kabulünde dahi; faturada belirtilen KDV bedelinin talep edilemeyeceğini, ayrıca davacının yapılan ticaretin nev'i gereği fatura bedelini yurtdışından(müvekkilin aracılık ettiği ticaretin diğer tarafı) tahsil yahut talep edebilmiş olacağının ortada olup işbu hususun araştırılması gerektiğini savunarak; haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafından davanın Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esasında açılmış olduğu; Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/02/2024 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamı ile; "...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda tüm dosya kapsamı incelendiğinde; dava dilekçesinde Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davanın açıldığı, ancak Mahkememizin Asliye Ticaret mahkemesi sıfatının bulunmadığı, aynı zamanda Mahkememizin bulunduğu Küçükçekmece Adliyesinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesinin bulunmaması sebebiyle uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu..." gerekçesiyle dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne tevzi edilmek üzere resen Bakırköy Hukuk Mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine karar verildiği, dosyanın Mahkememizin .... Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı savunması kapsamında taraflar arasında Aracı İhracatçı Sözleşmesi imzalanıp imzalanmadığı, bu sözleşme kapsamında davalının aracı ihracat faaliyetinde bulunup bulunmadığı, davalının doğrudan alıcı olup olmadığı, davacı tarafça kesilen faturanın ihraç kayıtlı olup olmadığı, icra takibine konu faturada belirtilen KDV bedelinin talep edilip edilemeyeceği, davalının borçtan sorumlu olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun ... Anonim Şirketi olduğu, faturadan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 459.397,60-TL asıl alacak, 53.013,23-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 512.411,83-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 19/03/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlu vekilinin 15/03/2023 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen borca, işlemiş ve işletilecek faize, ferilerin tamamına itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 07/04/2023 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; Davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Marmara Kurumlar ve Çekirge Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2021 ve 2022 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalının savunması, sunulan ve toplanan deliller, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası ve tüm dosya kapsamına göre, HMK'nun 273. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, lehe veya aleyhe delil olma durumunun olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise davalı savunması dikkate alınarak ticari ilişkinin nasıl işlediği, davacının ticari ilişkiyi hangi hesaplarda takip ettiği, davaya esas dayanak faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, dava konusu fatura nedeni ile davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu hususlarında davacı şirketin Ticari Defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle; SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmek üzere Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yolu ile gönderilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor talimat Mahkemesi dosyasına ibraz edilmiş,
23/08/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...Davacı şirketin 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği gereği 2023 Yılı Ticari Defterlerini E-Defter olarak kayıt altına alındığı, 2 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel tebliği 3. Maddesi gereği ise Yevmiye ve Kebir defteri beratlarını süresi içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine yüklediği, süresinde verilen defter beratlarının kapanış kaydı yerine geçtiği, davacı şirket kayıtları incelendiğinde; kayıtların birbirini doğruladığı, Bursa .... İcra Dairesinin ... Esas (yetkisizlikle;Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası) sayılı dosyasından davacı .... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından davalı ... Şirketi aleyhine 459.397,60 TL (05/11/2021 Düzenleme tarihli ... Fatura nolu) asıl alacak ve 53.013,23 TL alacağın tahsili tarihine kadar %9,00 faiz istendiği, toplam 512.410,83 TL borç üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından söz konusu icra takibine itiraz edilerek İcra Müdürlüğünce takibin durdurulduğu, davacı şirketin dava dosyasına 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait flash bellek ile Ticari Defterlerini sunduğu, söz konusu yılların Ticari Defterlerinin incelendiği, 2021 yılında davalı şirket ile ticari ilişkisinin bulunduğu, davacı şirketin davalı şirkete 3.946.885,35 TL değerinde 601-Yurt Dışı Satışının bulunduğu, 2024 yılı Ticari Defterlerinde 1 nolu yevmiye numarası ile davalı şirketten alacağının Ticari Defterlerde kayıtlı olduğu, ticari ilişkiye istinaden faturanın yevmiye defterinde fatura numarası ve tarihinin “Fatura No: ... Fatura Tarihi: 12/11/2021” olduğu, fakat dava dosyasında bu fatura suretine rastlanmadığı, ticari defterinde ihraç kayıtlı fatura olduğu kanaati oluştuğu, her ne kadar dava dosyasına takip konusu fatura dışında fatura sunulmasa da Ticari Defter ve belgelerinde davalı firmadan 3.946.885,35 TL alacaklı göründüğünün tespit edildiği, dava konusu 05.11.2021 Tarihli ... nolu faturanın davacının Ticari Defterlerinde kaydına rastlanılmadığı, davacı şirketin dava ve takip konusu 05.11.2021 Tarihli ... nolu faturayı Defterine kayıt etmediği, dava konusu fatura nedeni ile Ticari Defterde kaydına rastlanılmadığından, Ticari Defter kayıtlarına göre davacının davalıdan alacağının bulunmadığı, farkla fatura/faturalar için alacaklı olabileceği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Mahkememiz dosyası 23/10/2024 tarihli ara karar gereğince; davacının Ticari Defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda sunulan 23/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ile mukayeseli olarak, davacının iddiası, davalının savunması, sunulan ve toplanan deliller, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ve tüm dosya kapsamına göre, HMK'nun 273. Maddesi gereğince davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, lehe veya aleyhe delil olma durumunun olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise davalı savunması dikkate alınarak ticari ilişkinin nasıl işlediği, davalının aracı ihracat faaliyetinde bulunup bulunmadığı, davalının doğrudan alıcı olup olmadığı, davacı tarafça kesilen faturanın ihraç kayıtlı olup olmadığı, icra takibine konu faturada belirtilen KDV bedelinin talep edilip edilemeyeceği, davalının borçtan sorumlu olup olmadığı, davaya esas dayanak faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, dava konusu fatura nedeni ile davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu hususlarının tespiti için davalının Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde inceleme yapılmak sureti ile rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 20/03/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
20/03/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Davalının 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya borcunun bulunmadığı, Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Tal. Sayılı dosyasında davacı ticari defterleri kapsamında yapılan incelemeler neticesinde davacının davalıdan alacağının bulunmadığı, takip konusunun davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu 05.11.2021 tarihli ... nolu 459.397,60 TL tutarlı faturadan kaynaklı olduğu ve mezkur faturanın davalı sirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirket tarafından düzenlenen takip konusu fatura incelendiğinde; Fatura Tipi'nin “Satış” olarak düzenlendiği, ancak Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Tal. Sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda faturanın davacı şirket ticari defterlerinde ihraç kayıtlı satış olarak kaydedildiği tespit edilmiş olup davacı şirket tarafından faturanın yanlış düzenlendiği ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5.1. Maddesi kapsamında fatura üzerine “3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu hükümlerine göre, ihraç edilmek şartıyla teslim edildiğinden, Katma Değer Vergisi tahsil edilmemiştir” şerhi düşülmesi gerekirken fatura ihraç kayıtlı düzenlenmediğinden dolayı şerhin düşülmediği, davalı şirketin doğrudan alıcı olup olmadığı ve dava konusu fatura bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı hususu ile ilgili olarak taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 1. Ve 5.1. maddeleri kapsamında davalının doğrudan alıcı olmadığı ve hem sözleşmenin ödeme ile ilgili maddeleri hem de cevap dilekçesinde “...müvekkil firmaya ihracat bedeli gelmemiştir...” şeklinde beyanda bulunulduğu, neticeten, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mezkur faturaya ait ürünlerin bedelin TGS'den tahsili noktasında toplandığı görülmekle hem dosyaya mübrez belgeler kapsamında ödeme ile ilgili bir belgeye rastlanılamadığı hem de davalı şirket dilekçesinde “müvekkil firmaya ihracat bedelinin gelmediği” denilmekle, alacağın henüz muaccel hale gelip gelmediğinin bilinemediği, eğer tahsilat yapıldı ise ispatı halinde alacağın tahsilat tarihinde muaccel hale gelebileceği, bu itibarla takip tarihi itibariyle davacının davalıdan olan alacağına ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu..." değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Taraflar arasında imzalanan 04/11/2021 tarihli Aracı İhracatçı Sözleşmesinin Hak ve Sorumluluklar Başlıklı 3.9 maddesinde:" İhraç olunan malın bedelinin zamanında ödenmemesi, eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi halinde yürürlükte olan kanun, kararnameler ve Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki (TPKKK) Kararlar karşısında tüm sorumluluk ve alıcı nezdinde yapılacak tüm girişimler "İMALATÇI/TEDARİKÇİ" ye ait olacaktır..."; İhracatla İlgili İşlemler Başlıklı 4.2. Maddesinde:"İMALATÇI/TEDARİKÇİ'nin TGS üzerinden onun adına gerçekleştirdiği ihracatlarının bedellerinin ödenmesinde lehdar TGS olacaktır. Mal bedellerinin zamanında ödenmemesi, eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi halinde alıcı nezdinde yapılacak girişimler ek süre almak için mücbir sebep belgesi temini ve kambiyo ve vergi mevzuatı karşısındaki tüm sorumluluk (Mal bedelinin takibi konusunda açılacak davaların masrafları ve avukatlık ücretleri dahil) İMALATÇI/TEDARİKÇİ'ye aittir."; Ödemeler ve Masraflar Başlıklı 5.1 maddesinde: " İMALATÇI/TEDARİKÇİ ihraç edilen malların gümrükleme işlemlerinden önce bu mallar için TGS'ye fatura düzenleyecektir. İş bu fatura bedeli, ihracat bedeli gelmedikçe ödenmez..." hükümleri düzenlenmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, taraflar arasında imzalanan 04/11/2021 tarihli Aracı İhracatçı Sözleşmesi, 23/08/2024 tarihli bilirkişi raporu, 20/03/2025 tarihli bilirkişi raporu, BA/BS formları, taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 04/11/2021 tarihinde "Aracı İhracatçı Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşmede davacının İMALATÇI/TEDARİKÇİ olarak anıldığı, sözleşmenin konusunun 1. Maddesinde, davacının hazırladığı malların kendisi tarafından tayin edilecek alıcıya/alıcılara dış satımının meri ihracat mevzuatı ve ihracat tebliğleri, vergi mevzuatı, kaçakçılık mevzuatı ve iş bu sözleşme hükümlerine uygun olarak bir Dış Ticaret Sermaye Şirketi olan davalı şirket üzerinden gerçekleştirilmesi olduğunun düzenlendiği, davacı tarafça taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir sıfatına haiz olup uyuşmazlığın ticari nitelik arz ettiği, davada basit yargılama usulünün uygulandığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, yukarıda özetlenen ve denetime uygun bilirkişi raporlarında tarafların ticari defterlerinin yasal süresi içinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, buna bağlı olarak defterlerinin lehe delil niteliği taşıdığı, 23/08/2024 tarihli davacı taraf ticari defterleri incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda davacı şirketin 2021 yılında davalı şirket ile ticari ilişkisinin bulunduğu, davacı şirketin davalı şirkete 3.946.885,35 TL değerinde 601-Yurt Dışı Satışının bulunduğu, 2024 yılı Ticari Defterlerinde 1 nolu yevmiye numarası ile davalı şirketten alacağının Ticari Defterlerde kayıtlı olduğu, ticari ilişkiye istinaden faturanın yevmiye defterinde fatura numarası ve tarihinin “Fatura No: .... Fatura Tarihi: 12/11/2021” olduğu, Ticari Defter ve belgelerinde davalı firmadan 3.946.885,35 TL alacaklı göründüğü; davalı ticari defterleri incelenerek düzenlenen 20/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda ise takip konusunun davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu 05.11.2021 tarihli .... nolu 459.397,60 TL tutarlı faturadan kaynaklı olduğu ve mezkur faturanın davalı sirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirket tarafından düzenlenen takip konusu fatura incelendiğinde; Fatura Tipi'nin “Satış” olarak düzenlendiği, ancak Bursa ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Tal. Sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda faturanın davacı şirket ticari defterlerinde ihraç kayıtlı satış olarak kaydedildiği tespit edilmiş olup davacı şirket tarafından faturanın yanlış düzenlendiği ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5.1. Maddesi kapsamında fatura üzerine “3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu hükümlerine göre, ihraç edilmek şartıyla teslim edildiğinden, Katma Değer Vergisi tahsil edilmemiştir” şerhi düşülmesi gerekirken fatura ihraç kayıtlı düzenlenmediğinden dolayı şerhin düşülmediği, hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; her ne kadar 23/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda takip konusu faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespiti yapılmış ise de kayıtta fatura numarasının yanlış girildiği, zira 20/03/2025 tarihli bilirkişi raporu ile davalı şirketin bu faturayı ticari defterlerine kaydettiği de dikkate alınarak ilgili faturanın davacı ticari defterlerinde yer aldığı, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin yukarıda belirtilen 3.9, 4.2. Ve 5.1 maddeleri gereğince fatura bedelinin ihracat bedeli gelmedikçe ödenmeyeceği, ihraç olunan malın bedelinin zamanında ödenmemesi, eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi halinde sorumluluğun davacı şirkete ait olacağının kararlaştırıldığı, davacı tarafça ihracat bedelinin geldiği halde ödenmediği yönünde bir iddiada bulunulmadığı, ayrıca davalı ticari defterlerinde ihracat bedeli ödenmediğinden 31/12/2021 tarihinde fatura bedellerinin davacı tarafa borç olarak kaydedildiği anlaşılmakla; dosya kapsamında yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporlarındaki taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarındaki tespitler ile dosyaya ibraz edilmiş olan fatura, BA/BS formları, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve tarafların ticari defterlerindeki kayıtlarla hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda davalının takip ve davaya konu faturadan kaynaklı davacıya borçlu olmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılmakla; davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 6.188,67-TL harcın mahsubu ile kalan 5.573,27-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 80.861,77-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE,
HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2025
Katip ...
¸¸
Hakim ...
¸¸