T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/25 Esas
KARAR NO : 2024/664 Karar
DAVA : Tapu İptal ve Tescil
DAVA TARİHİ : 19/01/2023
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan Tapu İptal ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den bedeli tamamen ödenerek müvekkili tarafından satın alınan İstanbul İli ... İlçesi, ... Mah. (Satım tarihinde .... Köyü) ... Ada, ... Parselde yer alan G blok 1. Giriş 7. Kat 47 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile taşınmazın tapu kaydında diğer davalılar ... Bank A.Ş. lehine tesis edilmiş ipotek, ve varsa diğer bütün ipotek, leasing ve haciz olmak üzere bütün kısıtlamaların fekedilerek davacı müvekkili adına tescili ve teslimine karar verilmesini, bu talebimizin mümkün olmaması halinde ise ödenen bedellerin denkleştirici adalet ilkesi gereğince faiziyle birlikte değerlenerek müvekkiline iadesine karar verilmesi, tapu kaydında mevcut tüm ipoteklerin ve varsa diğer takyidatlar ile haciz kayıtlarının paraya çevrilmesine yönelik yapılacak her türlü yasal takiplerin, icra işlemlerinin ve cebri satışların dava sonuçlanıncaya ve karar kesinleşinceye kadar durdurulması mahiyetinde HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, öncelikle ve ivedilikle, Dava konusu gayrimenkulün 3. Kişilere satış ve devrinin engellenmesi açısından HMK 389. Maddesi ve devamı maddeleri uyarınca tapu kaydına teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına, yine müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararlarının önlenmesi açısından davalılar ... Bank A.Ş. tarafından konulan ve tapu kaydında mevcut tüm ipoteklerin, şerhlerin ve varsa diğer takyidatlar ile haciz kayıtlarının paraya çevrilmesine yönelik yapılacak her türlü yasal takibin dava sonuçlanıncaya ve karar kesinleşinceye kadar durdurulması mahiyetinde HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, haklı hukuki nedenlere dayanan davanın kabulü ile, İstanbul İli ... İlçesi, .... Mah. (Sözleşme tarihinde ... Köyü) .. Ada, ... Parselde yer alan G blok 1. Giriş 7. Kat 47 no.lu nolu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tüm takyidatlardan ari olarak tapuda kayıt ve tesciline, tapu senedinin müvekkile teslimine, tapu kaydında mevcut tüm ipoteklerin ve başkaca diğer hacizlerin ve kısıtlamaların terkin edilerek (fekkine) tüm ipoteklerin kaydının terkin edildiğinin ilgili tapu müdürlüğü’ne bildirilmesine, taleplerinin yerinde görülmemesi halinde ise müvekkili ile davalı ....... arasında akdedilen satım sözleşmesinin feshedilmesine, müvekkilinin ödediği tüm bedellerin denkleştirici adalet ilkesi gereğince faiziyle birlikte değerlemesi yapılarak müvekkiline iadesine karar verilmesini, her halükarda yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bakırköy ... Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar, 14/06/2023 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememizin ... esas sırasına kaydedilmiş ve dosya üzerinde inceleme yapılmış ve Mahkememizce 12/10/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı karşı görevsizlik kararımız, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 28/12/2023 tarih ve .. Esas -... Karar sayılı ilamı ile "Somut olayda davacının talebi tapu iptali ve tescile yönelik olup, talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, tapuda adına tescili istemine ilişkindir. Davacının talebi taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını iddia ettiği bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline ilişkin olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. Ancak taşınmaz konut niteliğinde ve davacı tarafından kişisel ihtiyaçları için alındığı tespit edilmesi durumunda davacı tüketici konumunda olup dava Tüketici Mahkemesinde görülecektir. Yukarıda açıklanan nedenlerle Tüketici mahkemesince davalı şirketin dava tarihinden önce iflasına karar verildiği ve iflas masası oluşturulduğu gerekçesiyle davanın "kayıt kabul davası" olarak kabulü ile görevsizlik kararı verilmesi bu aşamada hatalı olmuştur.Davacının konutu hangi maksatla aldığının açıkça ortaya konulması sağlanmalıdır Tüketici Mahkemesince duruşma da alınan beyanında dava konusu yeri kiraya verdiği beyan etmesi konutu alış amacını yeterince ortaya koymamaktadır.Bu nedenle Ticaret Mahkemesince davacının konutu alış amacı sorularak ve bu konuda araştırma yapılarak sonucuna göre tüketici ya da genel mahkemelerin görevli olup olmadığının tespiti gerekir." gerekçesi ile kaldırılmış ve dosyanın yukarıda yazılı numarasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Dava dilekçesi, gelen müzekkere cevapları, kaldırma ilamı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava; İİK'nun 235. maddesi uyarınca davacı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı kararı ile davalılardan ...'nın 30/03/2021 günü saat 14:24 itibariyle iflasına karar verilmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır.
Konut satış sözleşmeleri ile devre tatil ve uzun süreli tatil sözleşmeleri de kanun kapsamına alınmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu bağımsız bölümü konut olarak nitelendirerek iş bu davayı Tüketici Mahkemesinde açmış olup sözleşmede de dava konusu taşınmazın niteliği daire olarak kayıtlıdır.
Anılan Kanunun 3/h maddesinde de “Mal: Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar…” hükmünü içermektedir. Aynı Kanunun 3. Maddesinin (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (1) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 73. Maddesinin (1) bendi gereğince de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir.
Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer. Müflis masaya giren bir mal veya hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir. İflas kararından önce müflisin temlik sözleşmelerinden doğan borçları taşınmazın tapu kaydı henüz müflis üzerinde bulunduğundan masaya geçmekle iflas nedeniyle asıl akit (satım akti) yapılamamaktadır.
Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Davaya konu temlik iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Bu bakımdan sözleşmenin alacaklısı olan taraf iflastan önce yapılan sözleşmedeki bütün borçlarını müflise karşı yerine getirmiş ise alacağı para borcundan başka bir şey olduğundan alacağını para alacağına çevirerek masaya yazdırabilir.(İ.İ.K. m.198)
Somut olayda; davacının öncelikli talebi taşınmazın tapuya kaydına ve tesciline yöneliktir. Öncelikli talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, adına teslimi istemine ilişkindir. Davacının talebi, taşınmazın tapuya kayıt ve tescili olup, davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan aynen teslim talepleri yönünden İİK’da özel düzenleme yer almadığından, taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur.
Davacının yükleniciden konut olarak belirlenen taşınmazı satın aldığı, kaldırma ilamı sonrasındaki davacı beyanının da bu şekilde olduğu, dosya kapsamında aksine bir delil bulunmadığı, davacının müflis şirket çalışanı olduğu ve ödemenin bir kısmının kıdem tazminatından mahsup edildiğinin belirtildiği; bu haliyle davacının dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı kanun kapsamında tüketici konumunda olduğu anlaşıldığına göre uyuşmazlığın Tüketici Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 20.10.2022 Tarih ve 2022/2719 E. - 2022/2557 K. Sayılı ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 12.02.2021 Tarih ve 2020/1983 E. - 2021/306 K. Sayılı ilamı.)
HMK' nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115.maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu durumda davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2- GÖREVLİ MAHKEMENİN BAKIRKÖY ..... TÜKETİCİ MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha öncede Bakırköy ... Tüketici Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halli merci tayini için dosyanın İSTANBUL BAM 37. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır