T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/251 Esas
KARAR NO : 2024/658
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/05/2023
KARAR TARİHİ : 01/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05.07.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı taraf arasında .... tarihlerinde düzenlenecek "...." fuarına katılım sözleşmesi akdedildiğini, fuara katılım bedeli olarak sözleşmede kararlaştırılan toplam 63.857,40-TL, müvekkili şirket tarafından davalıya 21/06/2019 tarihinde 6.385,75-TL Eft yapılarak, 30/09/2019 tarihli 28.735,87-TL miktarında çek ve 30/11/2019 tarihli 28.735,87-TL miktarında çek verilerek ödendiğini, davalı tarafın söz konusu fuarın Covid-19 salgını sebebiyle .... tarihine ertelendiğini; sonrasında ise fuarın bu tarihlerde de yapılamayacağını duyurduğunu, kararlaştırılan fuar tarihlerinin ülkemizdeki kapanma tarihlerine dahi denk gelmezken ve fuarın yapılamayacağına dair resmi kurumlar tarafından verilen bir yasak ya da tavsiye kararı da bulunmazken davalı tarafından sürekli fuarın ertelenmesi ve en nihayetinde fuarın yapılmamış olması müvekkili şirketin mağduriyetine sebep olduğunu, davalı tarafça erteleme taleplerinin iletilmesi gereken Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ne 2020 yılında usule uygun herhangi bir erteleme talebinde bulunulmadığını, ayrıca, Birlik tarafından fuar takviminde yer alan fuarları belli bir tarih sonrasına ertelemeye dair karar verilmediğini, davalının gerekçesiz ve usule aykırı erteleme duyuruları ile yıl atlandığı da göz önünde tutulduğunda söz konusu durumun "fuarın iptali" olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davalının sözleşme kapsamında edimini ifa etmemiş olduğundan müvekkili şirket tarafından ödenen bedeli iade etmekle yükümlü olduğunu, bu sebeple davalıya noter tarafından ihtarname gönderilerek üç gün içerisinde bu bedelin iadesinin talep edildiğini, davalı tarafından verilen sürede iade gerçekleştirilmediği için İstanbul .... İcra Müd. .... takip sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulmuş olduğunu; ancak, tebliğ edilen ihtarlı ödeme emrine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, sonrasında ise müvekkili tarafından ... fuarına katılım için davalıya ödenen bedele dair davalı tarafından uzun yıllar sonra 14.11.2022 tarihinde ".... " olarak e-fatura düzenlendiğini, ancak, müvekkili tarafından davalıya ihtarname gönderilerek sözleşmesini akdetmedikleri ve katılmadıkları ... fuarına ilişkin düzenlenen işbu faturaya itiraz edildiğini, zira, müvekkili şirket ve davalı arasında 08.05.2019 tarihinde imzalanan sözleşme "..." sözleşmesi olduğunu, müvekkili tarafından 2022 yılında yapılacak .... fuarına katılım sözleşmesi akdedilmediğini, davalı tarafın 2020 yılında yapılacak fuarı sözleşmenin gerektirdiği gibi ifa etmediğinden ve müvekkili tarafından ödenen bedeli de iade etmek istemediğinden bu bedeli TMK md. 2'de güvence altına alınan dürüstlük kurallarına aykırı olarak "..." fuarının bedeliymiş gibi gösterdiğini, konuya ilişkin müvekkili şirketçe Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ne şikayette bulunulmuş olduğunu; şikayete ilişkin ..... tarafından davalıdan bilgi talep edildiğini, davalının ..... verdiği cevabın müvekkili şirketin düzenlenen fuarlardan birine katılmak için sözleşme imzaladığını ve akabinde fatura bedeli olan miktarı ödediği yönünde olduğunu, müvekkili şirketin imzaladığı fuara katılım sözleşmesinin 2020 yılında yapılacak fuar olduğunu, ancak davalı tarafından bu fuarın gerçekleştirilmediğini, davalının müvekkili şirketi 2022 yılında yapılacak fuara katılım sözleşmesi imzaladığını ve onun bedelini ödemiş gibi göstermesinin keyfiyetinin müvekkil şirket tarafından kabul edilemez olduğunu, davalı adına kayıtlı olan taşınır ve taşınmaz mallar ile 3. kişilerde bulunan hak ve alacaklarına 64.139,02.-TL miktarında ihtiyati haciz konmasına, davalı tarafından İstanbul .... İcra Müd. ...takip sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin; .... bünyesinde yurt içi ve yurt dışında, dünya çapınca çeşitli fuarlar düzenleyen organizatör şirket olduğunu, davacı şirketin ise tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında, .... tarihleri arasında düzenlenecek ....Fuarı (....) için "Fuar Katılım Sözleşmesi" akdedildiğini, COVİD-19 salgını nedeniyle fuarın, haklı sebeplerle ileri bir tarihe ertelendiğini, neticede Ertelenen fuarın .... tarihleri arasında gerçekleştirildiğini, uyuşmazlığa yetkili yerin Bakırköy mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisiz yerde ikame edildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshinin, hukuken mümkün olmamakla birlikte kabul manasına gelmemek kaydı ile olsa olsa ancak sözleşmeden dönme olacağı bu bağlamda davacının sözleşmenin feshine değil sözleşmeden dönmeye yönelik iradesini ortaya koyması gerekirken fesih ihbarnamesi göndermesi nedeniyle sözleşmenin feshinin geçerli olmadığı dolayısıyla akdedilen sözleşmenin cari olduğunun açık olduğunu, bu sebeple taraflar arasındaki sözleşme fuarın yapıldığı tarih olan 10-14 eylül tarihine kadar ayakta olduğunu, tarafların tacir olduğunu, TTK ya tabi olup Tüketici kanununa tabi olmadığını, müvekkili şirketin, Covid 19 pandemi şartlarından önce sözleşme kapsamında fuarın tarihini değiştirme hakkı bulunmakta olduğunun tartışmasız olduğunu, fuar tarihinin sözleşme kapsamında değiştirilmesinin katılımcılara sözleşmeyi fesih ve ödenen bedelin iadesi hakkını asla vermediğini, bu nedenlerle davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Davada uyuşmazlık, katılımcı sözleşmesinin mücbir sebep nedeniyle iptali şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasında fuar katılım sözleşmesi akdedilmiş fakat sözleşmeye konu fuar katılımının salgın nedeniyle ertelenmiş olduğu hususu tartışmasızdır. Böyle bir durumda çözümlenmesi gereken husus davacının bu sebepten ötürü sözleşmeden kendi yönünden dönme hakkını kullanıp kullanamayacağı hususudur.
Bilindiği üzere, hukukumuzda sözleşmeye bağlılık ilkesi (Ahde Vefa- Pacta Sunta Servanda) yanında sözleşme serbestisi ilkeleri kabul edilmiştir. Bu kurala göre sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalı ve hükümlerine riayet edilmelidir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi hukuki güvenlik, doğruluk ve dürüstlük kuralının bir gereği olarak, sözleşme hukukunun temel ilkelerinden biridir. Karşılıklı edimleri içeren sözleşmelerde, edimler arasında mevcut olan denge şartlarının sözleşmenin tümü, birlikte yorumlanarak değerlendirilmelidir. Borçlar Kanunundaki genel kural; tarafların bu sözleşme ile gerçek ve ortak amacın varlığını ortaya koyabilecek şekilde bir düzenleme ve yorum, tüm sözleşmede belirlenen amaç da gözönüne alınarak yapılmalıdır. Ahde vefa ilkesinin sonucu olarak taraflar, serbest iradeleriyle meydana getirdikleri sözleşmelere aynen uymakla yükümlüdürler.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 131 ve müteakip maddelerinde, borçların ve borç ilişkilerinin sona erme halleri belirlenmiş, 138. madde de, aşırı ifa güçlüğü başlığı ile '' sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca ön görülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini, dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa, borçlunun hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde, sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğu'' hüküm altına alınmıştır.
Taraflar arasında akdedilen Fuar Katılım Sözleşmesi ikinci maddesi incelendiğinde davalının gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkı olduğu, bundan kaynaklı fesih hakkının oluşmayacağı ve davacının ödeme yükümlülüğünün bu duruma rağmen devam ettiği anlaşılmış, bu hüküm nedeniyle TBK'nın 131 ve devamı maddelerinin olayımıza uygulanma imkanı kalmamıştır. Zira taraflar tacir olup, basiretli hareket etmekle yükümlüdürler. Davacı kabul ettiği ve imza attığı bu madde ile fuar tarihinin değişikliği nedeniyle oluşabilecek zararlardan peşinen feragat etmiş olup, olayımızda mücbir sebep nedeniyle dahi fuar tarihi değişmiş olsa bile netice itibariyle davalının bu konuda sorumluluğu oluşmayacağından, dava hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harcın davacı tarafça peşin yatırılan 774,64- TL harçtan mahsubu ile bakiye 347,04-TL harcın karar kesinleştiğinde isteği halinde DAVACIYA İADESİNE,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde DAVACIYA İADESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ....
¸e-imza