T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/272 Esas
KARAR NO : 2025/167
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 20/11/2021
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı Bulgaristanda 107.000,00 euro karşılığı daire satışı için anlaştıklarını, sözleşmenin davalının adresinde ve çalışanlarınca hazırlandığını, garanti-koza bulgaria isimli hukuki statünü bilmedikleri bir nam altında imzalandığını, bu iki yapının bir ve aynı olduğunu, davalının adresinde faaliyet göstermekte olduğunu ve aynı banka hesabını kullanmakta olduklarını, garanti koza bulgaria insanların paralarını ve haklarını geri almalarını engellemek için paravan olarak oluşturulduğunu, taşınmazın bugüne dek tamamlanarak müvekkiline teslim edilmediğini, Möhuk Md.26 gereği bu sözleşmeye türk hukukunun uygulanacağını, yapılan sözleşme ön sözleşme olarak nitelenmiş olduğundan TBK. Md. 29 gereği bu sözleşmenin geçerliliği asıl sözleşmenin şekline bağlı olduğunu, taşınmazın satımı resmi şekle tabi olduğundan taraflar arasındaki bu sözleşme de resmi şekilde yapılması gerektiğini, bu nedenle ön sözleşmenin geçersiz olduğunu, asıl satış sözleşmesinin ise hiç yapılmadığını, tarafların aldıklarını iade etmek zorunda olduklarını, müvekkilinin ise aldığı bir şey olmadığını, ön sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ile iptalini, davalıya ödenmiş olan 107.000.00 euronun dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı müvekkiline verilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iflas tarihinden sonra açtığı dava ile konut satım sözleşmesine dayanarak dava konusu taşınmazın adına tescilini talep ettiğini, davacı iflas masasına kayıt yaptırmamış olduğunu, iflas tarihinden sonra İİK m. 194'e aykırı olarak işbu davayı ikame ettiğini, acele haller müstesna olmak üzere iflas kararından sonra müflis ve iflas masasına karşı masaya giren mal ve haklara ilişkin İİK m. 194 gereğince dava açılamayacağını, iflas tarihinden önce açılmış hukuk davalarının ise yine acele haller müstesna olmak üzere müflis'in davacı ve davalı olduğu hukuk davalarının duracağını ancak bu davalara ikinci alacaklar toplantısından 10 gün sonra devam olunacağı Kanun'un amir hükmü olduğunu, İİK m. 194 gereği Müflis ile İflas Müdürlüğü aleyhine hukuk davası açılamayacağını, İİK m. 194 gereği iflas tarihinden sonra müflis Şirket ve iflas müdürlüğü aleyhine dava açılamayacağınından işbu davanın usulden reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise müflis şirket hakkında verilen iflas kararı nedeniyle esasa ilişkin her türlü yasal hakları saklı kalmak kaydıyla İİK m. 194 gereğince davanın ikinci alacaklar toplantısından on gün sonraya bırakılmasını, huzurdaki davanın talepleri kapsamında esastan ve usulden reddi ile vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine
karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bilirkişi .... 23/12/2024 tarihinde mahkememize rapor sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; İİK'nun 235. maddesi uyarınca davacı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının taşınmaz satışından kaynaklı müflisten iflas tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacağı var ise iflas tarihi itibariyle işlemiş faiz alacağı da dahil asıl alacağının varlığının bulunup bulunmadığı, ödemelerin gerçekleşip gerçekleşmediği mahkememizce tespit edilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, alınan bilirkişi raporları, iflas müdürlüğünden gönderilen yazı cevabı ve ekleri ile tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde;
Kayıt kabul davası bilindiği üzere alacağı kısmen veya tamamen red edilen alacaklı tarafından iflas idaresine karşı açılır. Davada husumet iflas masasına yöneltilmelidir. İflas masasının temsilcisi adi tasfiyede iflas idaresi, basit tasfiyede ise iflas dairesidir. İspat yükü kural olarak masaya yazdırılması gereken alacağı olduğunu iddia eden davacı alacaklı üzerindedir. Davacı alacağını genel hükümlere göre ispat etmek yükümlülüğü altındadır.
Kayıt kabul davalarında, ispat yükü kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıdadır. Davacının alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekmektedir.
Alacaklısına, borçludan belirli bir edimi yerine getirmesini isteme yetkisini veren, borçlusuna da böyle bir edimi ifa etme yükümlülüğü getiren borç ilişkisi, çoğunlukla öncelikle tarafları için doğar ve onlar için hak ve yükümlülük doğurur. Borç ilişkilerinden doğan alacak hakları hukuki nitelikleri itibariyle nispidir. Alacaklı bu hakkı sadece borçluya karşı ileri sürebilir (Fikret Eren.: Borçlar Hukuk Genel Hükümler, 22.b., Ankara 2017, s. 18). Borç ilişkisinin bu nispi niteliği dolayısı ile taraflar yapmış oldukları sözleşmelerde kural olarak üçüncü kişileri etkileyemezler. Bu durum borçlar hukukunun temel ilkelerinden olan sözleşmenin nispiliği ilkesini teşkil eder.
Tüm bu nedenlerle somut olayda; Müflis şirketin ticari defterlerinde davacılar adına açılmış herhangi bir hesabın bulunmadığı, davacılar vekilinin dava dilekçesinde davacılar tarafından davalıya ödendiği ifade edilen 107.000.00 euronun davalının ticari defterlerine kayıtlı olmadığı, müflis şirketin ticari defterlerine göre davalının iflas tarihi olan 30.03.2021 itibariyle davacıların müflis şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığı, Dava dosyasındaki bilgi ve ödeme belgelerine göre davacılar ile .... arasında taşınmaz satışına ilişkin sözleşmenin düzenlendiği, taşınmaz satışına ilişkin olarak davacılar tarafından .... 'ye toplamda 107.000 Euronun ödendiği, Müflis .... Sanayi ve Ticaret A.Ş ile .... 'nin aynı şirket olmadığı gibi dosyaya sunulan sözleşmede satışa konu taşınmazların Türkiyede olmadğı gibi Sofya/Bulgaristan'da bulunan taşınmazlar için olduğu gibi müflis davalının söleşmenin tarafı olmadığı kanaatine varılarak ispat edileyemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının (Bilirkişi olarak görevlendirilen ....' in ücreti olan 7.500,00 TL ödendikten sonra) HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2025
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza