T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/295 Esas
KARAR NO: 2024/771
DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/08/2022
KARAR TARİHİ: 04/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından düzenlenen 31/01/2019 tarihli ... seri numaralı ve 12.000, 00 TL bedelli çekin ciro silsilesi sonucunda son olarak müvekkili şirketin eline geçtiğini, müvekkili şirket tarafından yasal zaman aşımı süresinde davalı taraf ve diğer cirantalara karşı yasal yollara başvurulmadığından ilgili çek yaprağının kambiyo senedi vasfını yitirdiğini ve bu sebeple davalı şirket hakkında Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu, TTK'nun sebepsiz zenginleşme başlıklı 732 maddesinden anlaşılacağı üzere, zaman aşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa bunların poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalacakları, bu istemin poliçenin zaman aşımına uğradığı tarihi takip eden bir yıl içerisinde ileri sürebileceği ve bu durumda ispat yükünün sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene ait olacağının belirtildiğini, ancak davalı tarafın zaman aşımı süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak yapılan icra takibine karşı haksız ve hukuka aykırı olarak itirazda bulunduğunu ve takibin durmasına sebebiyet verdiğini iddia ederek; davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takip konusu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık ve değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle takibin devamına, borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere hakkında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davada herhangi bir kesin yetki kuralının geçerli olmadığını, yetkili mahkemenin genel esaslara göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin merkezinin Şişli'de olması nedeniyle yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davaya konu talebin çek alacağı olduğunu, dayanak belge olarak gösterilen çekin kambiyo vasfını yitirdiğini, çek alacağının zaman aşımına uğradığını, zaman aşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketle davacı tarafın herhangi bir borç-alacak ilişkisinin bulunmadığını, çekin müvekkili şirket tarafından borçlu olduğu başka bir şirkete verildiğini, o şirketten de davacı şirkete geçtiğini, davacı şirket tarafından çekin bankaya ibrazı gerekirken süresi içinde bankaya ibraz edilmediğini, çekin kambiyo senedi vasfını kaybettiğini, söz konusu çekin ancak asıl borç ilişkisi içinde tahsil edilebileceğini, müvekkili şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını, alacağın asıl borç ilişkisinin bulunduğu şirketten tahsil edilmesi gerektiğini, davacı tarafça yapılan arabuluculuk görüşmeleri sırasında çek bedelinin ödenmek istenildiğini ancak anlaşma imkanının olmadığını, müvekkili şirkete veya muhatap bankaya başvuru yapılmadan direk icra takibi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, alacaklı tarafın müvekkiline ihtar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde iddia ettiği hususların yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olup bu beyanlara itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı tarafın icra takibi kötü niyetli olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ... esas 07/12/2022 tarih ... Sayılı kararı ile; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının, ...bank ... Şubesinden verilme 31/01/2019 tarihli, 12.000,00 TL bedelli çeke istinaden davalı aleyhine ilamsız icra takibi yaptığı, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın TTK 732.maddesine dayandırılarak açıldığı, takibe konu çekin süresinde bankaya ibraz edilmediğinden çek vasfını yitirdiği ve adi belge haline geldiği, çek süresinde bankaya ibraz edilmediğine göre, çeke bağlı borcun götürülecek borç haline geldiğinden de söz edilemeyeceği, yetkili mahkemenin bu durumda genel yetki kuralları çerçevesinde belirlenmesi gerektiği, davalının takip ve dava tarihi itibariyle şirket merkezinin Şişli/İstanbul olduğu, çekin verildiği bankanın da ...bank ... Şubesi olduğu anlaşılmakla; davanın tarafların serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinden olması karşısında yetki ilk itirazının süresinde yapıldığı da gözetilerek mahkememizin yetkisizliği karşısında davanın usulden reddine, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna ilişkin" karar verildiği, taraf vekillerinin kararı İstinaf etmemeleri üzerine hükmün 01/02/2023 tarihinde kesinleştiği, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilen dosyada Mahkemenin ... Esas 02/03/2023 tarih ve ... Sayılı Kararı ile;"... Türk Borçlar Kanunu m.89/1'e göre tarafların ifa yerini açıkça kararlaştırmadıkları durumlarda para borçlarında ödeme, alacaklının verme zamanındaki yerleşim yerinde yapılır. Buradaki para borcu ibaresi yalnızca ödünç verilen para ya da sözleşmeden kaynaklanan bir para alacağı anlamında değil dava edilen alacağın hangi sebeple olursa olsun para alacağı olması anlamındadır. Para borcunun kaynağı sözleşme olabileceği gibi haksız fiil ya da sebepsiz zenginleşme ya da başka bir neden olabilir. Sonuç olarak, sözleşmeden doğan davalarda akdin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir. TBK 89/1 maddesine göre para alacağının aksi kararlaştırılmamış ise alacaklının ikametgahında ödenmesi gerekir. Akdi ilişkinin varlığı halinde ise alacaklı ödeme zamanındaki yerleşim yerinde dava açabilir. Davacının yerleşim yeri ... Mah. .... Sk. No:5/65 .... Plaza K:6 No:36 Bağcılar/İstanbul olup davacının yerleşim yeri mahkemesi yetkili kabul edilerek davanın yetki nedeni ile reddine" ve Mahkemeler arasında yetki uyuşmazlığı oluştuğundan yargı yerinin belirlenmesi yolunda dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar verildiği; İstanbul B.A.M. ..... Hukuk Dairesi'nin ... esas 19/02/2024 tarih ... karar sayılı kararında;"... HMK'nın genel yetkili mahkeme başlıklı 6. maddesi, "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklindeki düzenlemeyi içermektedir. Yerleşim yeri 22/11/2001 tarihli 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenmelidir. Davacının adresinin Bağcılar/İstanbul olduğu ve Bakırköy icra daireleri ve mahkemelerinin yargı alanında bulunduğu anlaşılmaktadır. Davanın dayanağı icra takibine konu para alacağı olup, talep edilen borç TBK'nın 89. maddesi uyarınca götürülecek borçlardandır. O hâlde davacı/alacaklının seçimlik hakkı gereği yerleşim yeri olan Bakırköy Mahkemelerini de yetkili olacaktır." demek suretiyle Mahkememizin yargı yeri olarak belirlenmesine ve mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava, kambiyo senedine dayalı alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67. Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın, Bakırköy .....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında takibe konu çekten kaynaklı davacının alacağının olup olmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu, icra takibine davalının itirazının haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, davalı savunması kapsamında Mahkemenin yetkili olup olmadığı, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine keşidecisi davalı ... San. Ve Tic. A.Ş. olan, ...bank ... Şubesine ait ... nolu, 31/01/2019 keşide tarihli 12.000,00-TL bedelli çeke dayalı olarak 12.000,00-TL asıl alacak, 6.060,41-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.060,41-TL alacağının tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı şirkete 22/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin 23/02/2022 tarihli dilekçe ile İcra Müdürlüğünün yetkisine, icra takibine, ödeme emrine, faize, faiz oranına, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı vekilinin itirazı üzerine 27/02/2022 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, itirazın alacaklı vekiline 25/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
...bank ...'ne müzekkere yazılarak; banka kayıtlarının tetkiki ile (31/01/2019 keşide tarihli 12.000,00-TL bedelli, ... seri numaralı keşidecesi .... San. Ve Tic. A.Ş. Olan) çek hesabının kime ait olduğu, bankaya ibraz edilip edilmediği, edilmişse tarihi ve kim tarafından ibraz edildiği hususlarında mahkememize bilgi verilmesi, ayrıca çekin arkalı önlü onaylı bir örneğinin gönderilmesi talep edilmiş; verilen cevapta davalı şirkete ait çekin aktif statüde olduğu ve ibraz bilgisine rastlanılmadığının bildirildiği görülmüş, müzekkere cevabı ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır.
Davacı vekili 04/09/2024 tarihli duruşmada çek aslını dosyaya ibraz etmiş, çek aslı 2024/39 kayıt numarası ile Mahkememiz kasasına alınmıştır.
T.T.K.732. maddesi uyarınca, hamilin keşideciye karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak çekin zamanaşımı süresi dolduktan sonra (1) yıl içinde talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Çeklerde zamanaşımını düzenleyen TTK'nun 814/1 maddesinde ''Hamilin, cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." denilmektedir.
İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. HMK.190/2.maddesinde, "Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." düzenlemesine yer verilmiş olup; somut olayda olduğu gibi süresinde muhataba ibraz edilmeyen çek nedeniyle hamilin, temel ilişkiye dayalı olarak 'sebepsiz zenginleşme' hükümlerine göre düzenleyene müracaat etmesi halinde, ispat yükü davalı keşidecidedir. Buna göre davalı keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini veya borcu ödediğini ispatlaması gerekmektedir.
Mahkememizce yapılan yargılama, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, sebepsiz zenginleşmeye dayalı çek nedenli itirazın iptali olduğu, dava konusu çekin, ...bank ... Şubesine ait .... seri numaralı 31/01/2019 keşide tarihli 12.000,00-TL bedelli olduğu, davalı tarafından dava dışı .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. lehine keşide edildiği, davaya konu çekte davacı hamil, davalı ise keşideci olup, davacının ciro ile çeki edindiği, dava konusu çekin süresinde bankaya ibraz edilmediği, bu nedenle kambiyo vasfını kaybettiği, davacının, süresinde ibraz etmediği çekten kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla genel haciz yolu ile icra takibi başlatmış olduğu, dava ve takip dayanağı çek 31/01/2019 keşide tarihli olup, TTK 796 maddesi uyarınca 10 günlük ibraz süresinin 10/02/2019 tarihinde sona ereceği, bu tarih göz önüne alındığında 3 yıllık zamanaşımı süresinin ise 10/02/2022 tarihinde dolduğu, davacı hamilin bu tarihten itibaren T.T.K.732. maddesine dayalı olarak (1) yıl içinde keşideciye karşı müracaatta bulunma hakkı olup, davacı hamilin, bu süre içinde keşideciye karşı 18/02/2022 tarihinde icra takibine başladığı ve bu nedenle takip ve davanın süresinde olduğu, çeki ciro yolu ile devralan hamil ile keşideci arasında temel ilişki bulunmayıp, alacağını ancak TTK'nın 732. maddesi çerçevesinde tahsil edebileceği, kıymetli evraktan kaynaklanan sebepsiz zenginleşme davalarında ispat yükü çeki düzenleyen keşidecide olup, davalı keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmesi gerektiği, davalı keşideci tarafından sebepsiz zenginleşmediği veya borcun ödendiği hususunu ispatlamaya elverişli bir delilin sunulmadığı gibi cevap dilekçesinde çek aslının sunulmadığı için ödeme yapılmadığı ve arabuluculuk görüşmeleri sırasında çek bedelinin ödenmek istendiği ancak anlaşma sağlanamadığı yönünde beyanda bulunulduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiş ve şağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 12.000,00-TL asıl alacak üzerinden takipteki koşullar ile DEVAMINA,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında (2.400,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Çek aslının mahkememiz kasasına alınmasına,
4-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 819,72 TL harçtan peşin alınan 114,63 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 90,30 TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 614,79 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
5-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 114,63 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı ve 90,30 TL icra dosyasına yatırılan peşin harç olmak üzere toplam 285,63 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
7-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan 329,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 12.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara/vekillerine tebliğine,
Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/09/2024
Katip ...
¸
Hakim ....
¸