T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/314 Esas
KARAR NO : 2025/1044
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/01/2024
KARAR TARİHİ : 29/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.10.2022 tarihinde, .... Mah. .... Cad. .... Üniversitesi .... Yerleşkesi adresinde müvekkili şirketin mevcut yer altı güzergahında bulunan kabloların, davalı .... tarafından yapılan çalışmalar sırasında haksız ve hukuka aykırı bir şekilde hasara uğratıldığını, müvekkili tarafından haksız fiili gerçekleştiren davalıya hasar bedeli ödeme yazısı gönderilmiş olduğunu ve davalıdan hasar bedelinin ödenmesi talep edildiğini, ancak davalı tarafından bugüne kadar müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, hasara ilişkin hasar belgelerinin, davalıya yazılan tebligat yazıları, hakediş icmal sayfaları, hakediş hasar işleri özet formlarının sunulduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." bu doğrultuda haksız fiil neticesinde müvekkili şirket zararlarının davalıdan tazmin edilmesi gerektiği izahtan vareste olduğunu, nitekim müvekkili tarafından ikame edilen ve emsal nitelikteki İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.03.2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında da "Davalı şirketin meydana gelen zarardan TBK’nun 49 vd maddelerindeki haksız fiil hükümleri ve adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğu, davacının kablo tesislerine verilen hasarın malzeme bedeli + KDV dahil hasar tarihindeki USD/TL Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığının 31.494,67 TL olduğu, davalının haksız fiilin meydana geldiği tarih itibariyle hiçbir ihbar ve ihtara gerek olmaksızın temürrüde düştüğü anlaşılmakla davacının davasının kabulüne" dair karar tesis edilerek haksız fiil nedeniyle müvekkili şirket zararlarının tahsil edilmesi gerektiğinin açık bir şekilde hüküm altına alındığını, müvekkilinin hak ettiği yasal alacaklarının ödenmesi konusunda davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını ve bu kapsamda davalı tarafından gerçekleştirilen haksız fiil nedeniyle işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı tarafından gerçekleştirilen haksız fiil neticesinde davanın kabulüne karar verilerek, hasar tarihi olan 30.10.2022 tarihinde itibaren 86.765,33- TL müvekkili şirket alacağının T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uygulanan değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yargı yolu yönünden davanın güncel uyuşmazlık mahkemesi kararlarına göre idare mahkemesinde açılması gerektiğini, müvekkili idarenin, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin görev alanı içinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere 2560 sayılı Kanun ile kurulmuş olduğunu, tüzel kişiliği haiz bir kamu kuruluşu olduğunu, müvekkili İdare su ve kanalizasyon hizmetleri noktasında ise Tekel manada yetkili ve görevli olduğunu, dava konusu eylemin hizmet kusuru niteliğinde olduğundan görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğunu, zira tazminat isteminin dayandırıldığı eylemin, müvekkili ... açısından kamu hizmetinin ifasına ilişkin bulunmakta ve hizmet kusuru ile bağımlı olması nedeni ile tam yargı davasının konusunu oluşturmakta olduğunu, müvekkili ...'nin davacıya sözleşmeye dayalı bir taahhüdü ve borcu olmadığını, bu yüzden ... aleyhine açılan davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini, uyuşmazlık Mahkemesinin Esas No: 2021/602 Karar No: 2021/612 Karar Tarih: 29/11/2021, Uyuşmazlık Mahkemesinin Esas No: 2021/608 Karar No: 2021/680 Karar Tarih: 27/12/2021tarihli kararları ile benzer davaların İdari yargı yerinde görülmesi gerektiği yönünde kararlar verilmiş olmakla; kesin ve güncel olarak verilen işbu kararlara göre bu tür davalarda İdari Yargı yolunun görevli olduğu yönünde kararlar verildiğini, esasa ilişkin itiraz hakkı saklı kalmak kaydıyla, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, hasar tarihi konusunda herhangi bir ihtilaf bulunması halinde işbu davanın zamanaşımı ve hak düşürücü sürede açılmamış olmasından dolayı usul hukukuna göre reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili idare ...'ye işbu davada husumet yöneltilemediğini, dava ve hukuki menfaat şartı olmadığını, davacı tarafça açılan davanın, hukuki mesnetten yoksun olduğunu, eğer mevcut ise söz konusu zarara idarenin neden olmadığını, zarar ile idare eylem ve işlemleri arasında illiyet bağı olmadığını, davacının davasının usul hukuku ilkelerine göre reddedilmesi gerektiğini, öncelikle yargı yolu ve görev itirazının kabulü ile görevsizlik kararı verilmesine, dava şartı yokluğundan davanın reddine, davacının davasının esastan ve tümüyle reddine, davacının faiz isteminin tümüyle reddine, davacının yargılama masrafı ve avukatlık ücreti isteminin reddine, yargılama masraflarının davacı/karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; 30/10/2022 tarihinde yapıldığı iddia edilen çalışma nedeniyle davacının zarara uğrayıp uğramadığı, zararın tespiti halinde bunun davalıdan tahsili şartlarının oluşup oluşmadığı, tarafların kusuru var ise kusur oranlarının ne olduğu, nihayetinde alacak var ise alacağın ne kadar olduğu noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın 30/10/2022 tarihinde ... Mah., ... Cad. ... Üniversitesi .... yerleşkesi adresinde davacının mevcut yer altı güzargahında bulunan kablolarda, davalı idare tarafından yapılan çalışma sırasında hasara uğradığı iddia edilerek meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı'nın 29/11/2024 tarihli yazı cevabında; .... ilçesi, ... Mah., ... Cad. ... Üniversitesi ... yerleşkesi adresinin de olduğu, .... Müdürlüğü;'ne 1636 metrelik "Atıksu Hattı Tesisi" kazası için 12/05/2022-09/11/2022 tarihleri arasında altyapı kazı ruhsatının verildiği tespit edilmiş olmakla, davalı idarenin husumet itirazının yerinde görülmemiştir.
Davanın esası yönünden ise HMK 266-(1) maddesince inceleme ve tespitin teknik düzeyde yapılması gerektiği açıktır. Mahkememiz duruşma ara kararı ile; Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve kayıtlar incelenmek sureti ile davalının ".... Mah. ... caddesi, ... Üniversitesi ... Yerleşkesi" adresinde 30/10/2022 tarihinde çalışma yapıp yapmadığı, çalışmanın yapıldığı yerin davacının yer altı güzergahında kalıp kalmadığı, çalışma nedeniyle davacıya ait kabloların hasara uğrayıp uğramadığı, hasara uğramış ise hasar bedelinin miktarı hususunda tespit ve hesaplama yapılmasının istenilmesine, bilirkişi heyetinin 13/06/2025 tarihli raporunda özetle; Davacı şirket çalışanları tarafından düzenlenen hasar tutanağı, ekinde yer alan fotoğraflar,
hasar onarım proje bilgileri ve zarar hesaplama tablosu ile hasar mahalline ait krokiler dava
konusu hasarların davalı şirketler tarafından yapılan çalışmalar sırasında meydana geldiği,
hasarın meydana geldiği tarihte davaya konu kazı yapılan adreste Altyapı Kazı Ruhsatı
alındığına dair belgenin dosya kapsamında mevcut olduğu, ancak yapılan çalışmaların davacı
tarafın nezaretçi eşliğinde yapılmadığı anlaşıldığından, davalı kurumun meydana gelen
hasarda kusurlu olduğu, davacının altyapı tesisatında hasara sebep olacak, ilgili mevzuatlara aykırı somut bir durumun
dosya münderecatındaki belgelerden tespit edilemediği, bu nedenle Davacı tarafa müterafik
kusur izafe edilemeyeceği, davacının talep ettiği tutarlarının malzeme ve işçilik kalemlerinden oluştuğu, 86.765,33 TL
bedelindeki malzeme ve işçilik kalemlerinin 30.10.2022 hasar tarihi itibariyle piyasa
şartlarında kadri maruf olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Sunulan bilirkişi heyet raporu dahilinde; davacı şirket çalışanları tarafından düzenlenen hasar tutanağı, ekinde yer alan fotoğraflar, hasar onarım proje bilgileri ile hasar mahalline ait krokiler dava konusu hasarın davalı şirket tarafından yapılan çalışmalar sırasında meydana geldiği, hasarın meydana geldiği tarihte davaya konu kazı yapılan adreste Altyapı Kazı Ruhsatı alındığına dair belgenin dosya kapsamında mevcut olduğu, ancak yapılan çalışmaların davacı tarafın nezaretçi eşliğinde yapılmadığı anlaşıldığından, davalı kurumun meydana gelen hasarda kusurlu olduğu, ilgili mevzuatlara aykırı somut bir durumun dosya münderecatındaki belgelerden tespit edilemediği, bu nedenle davacı tarafa müterafik
kusur atfedilemeyeceği, zarar kalemi yönünden hasar onarım bedeli isteminin kadri marufunda olduğu ifade edilmiştir. Anlaşıldığı üzere eylem ve zarar arasındaki illiyet rabıtası açıktır. Bunun yanında kaza sonrası oluşan hasara ve gerçek zarar bedelinin tespitine yönelik olarak onarım bedelinin gerçek zarar miktarıyla uyumlu olduğu da ortaya konulmuştur. Davaya konu hasarın davalı adına kazı esnasında davacı şirketin kablolarına zarar vermesinden kaynaklandığı, hasar sonucu oluşan zarar miktarının tutulan tutanak ve bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, zarardan davalı idarenin sorumluluğunun bulunduğu sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davasının kabulü ile, 86.765,33-TL'nin hasar tarihi olan 30/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ ile, 86.765,33-TL'nin hasar tarihi olan 30/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 5.926,94-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.481,74-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.445,20-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 1.481,74-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.909,34-TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 10.519,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin (e duruşma yolu ile ) yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza