T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/326 Esas
KARAR NO : 2025/838
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 01/04/2024
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta A.Ş.’ye ... - K - ... no.lu Genişletilmiş Kasko Filo Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ...'ye ait ... plakalı araç, 19.06.2023 tarihinde Sakarya ili, ... - ... istikametinde seyir halindeyken, davalı ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek ... - Ukrayna plakalı çekici ve çekiciye bağlı römorka çarpması, çarpmanın etkisiyle savrulduktan sonra sigortalı araç ile çarpışması sonucu kasko sigortalı araçta hasar meydan geldiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalı/borçluların Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına karşı yaptığı haksız itirazlarının iptaline, (sigorta şirketinin sorumluluğu sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) takibin asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına, davalı/borçlular aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf iddialarına dayanak, davaya konu hasarın ne şekilde meydana geldiğinin tespitine yarar resmi belge veya denetime elverişli herhangi bir somut delil sunamadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, huzurdaki talebin değerlendirilebilmesi için birtakım şartların yerine getirildiği denetime elverişli delillerin ibraz edilmesi gerektiğini, dosyanın konusunu oluşturan hasarın teminat dahilinde olup olmadığının tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, poliçe limiti dahilinde, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, şirketin sorumluluğunun belirlenebilmesi için kazaya karışan araçların kusur oranlarının denetime elverişli bir biçimde tespit edilmesi gerekmektedir. davalı şirketin sorumluluğu İMMS poliçe limiti dahilinde ve sigortalısının kusuru oranında olduğunu, uyuşmazlık konusu kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranına ilişkin herhangi bir tespit yapılmaksızın, davalı sigorta şirketinden tazminat talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; Davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan ve dava dışı ...'ye ait ... Plakalı araca 19/06/2023 tarihinde seyir halinde iken davalı ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın çarpması neticesinde sigortalı araçta meydana gelen hasardan kaynaklı olarak davacının sigortalısına yapmış olduğu ödemenin halefiyet ilkesi kapsamında davalılardan tahsili istemiyle başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetindedir.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce:
a-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü
b-Küçükçekmece İcra Dairesi
c-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü
d-...sigorta A.Ş. müzekkereler yazılmıştır.
3-Mahkememizce kaza anına ilişkin görüntüleri içeren CD delil olarak celp edilmiş ve incelenmiştir.
4-Mahkememizce dosyanın kusur raporu için ATK ya gönderilmesine karar verilmiş olmakla ATK raporunda özetle; ''Davalı sürücü ...'nun %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ....'nun kusursuz olduğu, ''
-Dosyanın mahkememizce res'en seçilecek makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek meydana gelen hasar hususunda rapor düzenlenilmesinin istenilmesine karar verilmiş bilirkişi raporunda özetle; ''Kazanın birden fazla ara bir trafik kazası olduğu, dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre Davalı ... plakalı araç sürücüsü ...' nun %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı ... sigortanın sigortalısı olan ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'nin kusurlu olmadığı ... plakalı araçta kaza sonucu ağır hasar oluştuğundan pert-total işlemi yapıldığı Davacı ...sigortanın araç pert bedeli olarak belirlediği. 2950.000 TL araç pert bedelinin kaza sonucu meydana gelen hasarla uyumlu olduğu ve kaza tarihindeki ortalama piyasa fiyatlarını yansıttığı Davacı ...sigortanın 1.558.000 TL sovtaj bedeli düştükten sonra sigortalısına ödediği 1.392.000 TL nin 120.000 TL sini davalı ... ait ... plakalı aracın trafik sigortasını yapan dava dışı Mapfre sigortadan tahsil ettiği, kalan bakiye 1.272.000 TL nin 1.000.000 TL sini davalı ... sigorta dan, 272.000 TL sini davalı araç sahibi ve sürücüsü ....ndan talep edebileceği''şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
5-Bilirkişi ve ATK raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
6-Kazaya ilişkin soruşturmanın yürütüldüğü Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... E. Sayılı soruşturma dosyası UYAP sistemi üzerinden incelenmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davacı Mahkememiz nezdinde açtığı dava ile; davalı ...'nun kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazasında davacının sigortalısının aracının hasar gördüğünü, sigortalısına tazminat ödendiğini, sovtaj bedeli düşüldükten sonra kalan bedelin davalı sürücü ... ve sigortacısı tarafından ödenmediğini, başlatılan icra takibine de itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davacı tarafından açılan dava meydana gelen trafik kazası nedeniyle davalı ve sigortacısının kusurlu olduğu iddiasına dayalı olarak davacının sigortalısına ödediği tazminatın rücuen tazmini talebi hakkındadır.
Haksız fiillere ilişkin 6098 sayılı Kanun'un 49 ve 50. Maddesi şu şekildedir:
"MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
II. Zararın ve kusurun ispatı
MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
İlgili hükümlerden görülebileceği üzere haksız fiil nedeniyle sorumluluğun söz konusu olabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil nedeniyle zararın meydana gelmesi gerekmekte olup, zarar ve kusuru ispat yükü davacı üzerindedir.
Zira Mahkememiz nezdindeki dava sigortacının halefiyet ilkesine dayalı olarak açtığı rücuen tazminat talebine ilişkin olup, davacı sigortacının haklarına halef olduğu sigortalısının kusursuz olduğunu ispatladığı ölçüde rücuen tazminat talep edebilecektir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller, olay anına ilişkin görüntüleri içeren CD ve kaza tespit tutanakları delil olarak celp edilmiş ve tarafların kusur durumlarının tespiti için dosya ATK'ya sevk edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi yaptığı incelemeler neticesinde tanzim ettiği 17.01.... tarihli raporunda; "Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A)-Davalı sürücü ...'nun %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B)- Sürücü ...'nun kusursuz olduğu, C)- Sürücü ....'nin kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde kanaat bildirmiştir.
Mahkememizce alınan rapor taraflara tebliğ edilmiş olup, davalı ... sigorta yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesinde herhangi bir somut veya teknik gerekçe belirtmemiş soyut beyanlar ile rapora itiraz etmiştir. Davalı ... ise raporun tebliği sonrasında yasal süresi içerisinde itirazda bulunmamış olup, aşamalardaki ve sonraki alınan rapora yönelik itirazlarında; meydana gelen kazaya ilişkin savcılık soruşturmasının devam ettiğini, meydana gelen kazada otoyol işletmesinin ve yoldaki hatalı imalatın da kazada etkili olduğunu, ATK tarafından tespit edilen kusur durumunu kabul etmediğini, ayrıca bölgesel olarak yağışın aniden ve şiddetli olarak yağmasının ve yolda su birikintisi oluşumunun da etkili olduğunu, kazanın 3 değil 4 araçlı bir kaza olduğunu, ayrıca davacının sigortalısının da yol durumuna göre hızını ayarlamadığını ve kaza öncesinde gerekli zaman ve yerde fren yapmadığını bu hususun da gözetilerek davacının sigortalısının da kusurlu olduğu belirtilerek itirazda bulunulmuştur.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor incelendiğinde; "19.06.... tarihinde saat 15:00 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... Yolunu takiben ... istikametinden ... yönüne seyir halinde iken kaza mahalline geldiğinde aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip yolun sağına savrularak aracının sağ ön kısımlarıyla aynı yönde yolun sağ tarafında önünde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı yarı römorkun arka kısımlarına çarpması akabinde yolun sol tarafına doğru savrularak aynı istikamette gerisinde seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin seyir yönünü kapatarak çarpışmasıyla neticelenen dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
İRDELEME :
Trafik tespit tutanağı incelendiğinde olay mahallinde yolun; bölünmüş dört şeritli ve genişliğinin 4 metre olduğu, zeminin asfalt kaplama, yüzeyin ıslak, yatay güzergahın düz, düşey güzergahın eğimsiz olduğu, kazanın gündüz vakti, yağmurlu havada, görüşe engel cisim olmayan, 3,2 metre emniyet şeridi olan, azami hız limiti 140 km/s olan mahal meskun dışında bir otoyolda olduğu anlaşılmıştır. Kaza tespit tutanağında olay mahallinde fren izi olmadığı, "ACİL DURUM" ve "YOL KESİM" trafik işaret levhaları olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, dava dilekçeleri, trafik kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokileri, olay anını ve olay mahallini gösteren CD içeriği, tüm beyanlar incelendiğinde kazanın yukarıda "OLAY" kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup olay anında kaza mahallinde yağış olduğu ve yol üzerinde yağış sebebiyle bazı araçların direksiyon hakimiyetini kaybettiği ama hava ve yol şartlarına uygun şekilde seyrini sürdüren araçlarında olay mahallinde direksiyon hakimiyetlerini kaybetmediği görülerek olay mahallinde yağış ve yağıştan dolayı yol üzerindeki birikintilerin kazanın oluşumunda bir etkenlikleri bulunmadığı kanaatiyle aşağıdaki şekilde kusur dağılımına gidilmiştir.
Mevcut bulgulara göre ;
A)-Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile yağmurlu havada ıslak zemine sahip otoyolda seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni gösterip seyrini idaresindeki aracın teknik özellikleri ile mevcut yol zemin ve hava şartlarını göz önünde bulundurarak kendi yol bölümünde kalacak şekilde sürdürmeye yeterli özeni göstermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, dikkatsizce seyri sırasında sevk ve idare hatası ile idaresindeki otomobilin hakimiyetini kaybederek aynı yönde önünde seyir halinde olan sürücü idaresindeki çekici ve çekiciye bağlı yarı römork ile çarpıştığı akabinde savrularak aynı yönde gerisinde seyir halinde olan diğer sürücü idaresindeki otomobilin seyir yönünü kapatarak çarpıştığı kazada kusurludur.
B)- Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı yarı römork ile olay mahallinde seyir halindeyken gerisinden gelerek direksiyon hakimiyetini kaybeden davalı sürücü idaresindeki otomobilin çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.
C)- Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile olay mahallinde seyir halindeyken aynı yönde önünde seyir halinde olan davalı sürücü idaresindeki otomobilin hakimiyetini kaybederek seyir yönünü kapattığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır." şeklinde kanaate varıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar Davalı ... tarafından bu tespitlere ve rapora itiraz edilmiş ise de; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından olay mahallini gösteren CD ve kayıtlar ile olaya ilişkin diğer celp edilen tutanaklar gözetilerek rapor tanzim edildiği, davalının iddialarının aksine hava ve yol şartlarına uygun şekilde seyrini sürdüren araçlarında olay mahallinde direksiyon hakimiyetlerini kaybetmediği görülerek olay mahallinde yağış ve yağıştan dolayı yol üzerindeki birikintilerin kazanın oluşumunda bir etkenlikleri bulunmadığının açık bir şekilde değerlendirildiği, davalı tarafından davacının sigortalısının da kusurlu olduğu iddia edilmiş ise de meydana gelen kazanın oluş şekli incelendiğinde; davalı ...'nun direksiyon hakimiyetini kaybederek savrulması sonucunda önce çekici ve bu çekiciye bağlı römorka çarptığı sonrasında savrularak geriden gelen davacının sigortalısının aracının seyir yönüne doğru savrulduğu ve kazanın meydana geldiği anlaşılmakta olup, davacının sigortalısı ve davalı arasındaki kazada davacının sigortalısının yapabileceği bir şeyin olmadığı, davalının direksiyon hakimiyetini kaybederek savrularak davacının sigortalısının önüne doğru savrulması neticesinde kazanın meydana geldiği, kazanın bu açıdan bakıldığında birden fazla aracın ani olarak karıştığı zincirleme trafik kazası olarak nitelendirilemeyeceği, davacının sigortalısı ve davalı arasındaki kaza yönünden kazaya sebebiyet verenin davalı olduğu, davalının ilk olarak direksiyon hakimiyetini kaybederek çekiciye çarpması ve sonrasında savrularak davacının sigortalısı önüne çıkması nedeniyle davalının iddiaları aksine yol kusurunun davacının sigortalısı ile davalı arasındaki kazada gözetilemeyeceği, zira yolda herhangi bir bozukluk olmasaydı da davalının ilk çarpışma sonrasında savrularak davacının sigortalısı önüne çıkması neticesinde de bu kazanın meydana geleceği, davalı sürücü ve malik ...'nun itirazlarının ancak ilk kaza yönünden önem taşıyabileceği ve değerlendirilebileceği, davalının iddia ve beyanlarının davacının sigortalısı ile davalı arasındaki kazada kusur durumuna etkisinin bulunmadığı ve illiyet bağını keser nitelikte olmadığı anlaşılmakla davalı ...'nun itirazlarına itibar edilmemiş, Adli Tıp Kurumu raporu hükme esas alınmıştır.
Mahkememizce davacı sigortacı tarafından talep edilen tazminatın usul ve yasa ile piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının tespit için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde davacının sigortalısının aracında meydana gelen hasar nedeniyle aracın tamir bedelinin piyasa rayicinin %78'ine ulaştığı dolayısıyla davacı sigorta tarafından araç hakkında pert total işlemi yapılmasının usul ve yasa ile ekonomik gerekçelere uygun olduğunun tespit edildiği, aracın pert halinin satışının ihale ve piyasa araştırma ile yapıldığı ve sovtaj bedelinin alıcı tarafından davacının sigortalısına ödendiği tespit edilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen teknik bilirkişi ilgili aracın kaza tarihindeki piyasa değerine ilişkin olarak ikinci el alım satım sitelerinden araştırma yapmış ve elde ettiği sonuçları denetime elverişli ve görüntülü olarak rapora eklemiş olup, söz konusu ikinci el piyasa fiyatları ve kasko poliçesindeki kasko değerinin ortalamasını alarak gerekçeli ve denetime elverişli olarak rapor tanzim etmiştir. Bilirkişi raporundaki kaza tarihi itibariyle değer tespitinin usul ve yasa ile piyasa rayiçlerine uygun olduğu, denetime elverişli, gerekçeli olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporundaki tespit hükme esas alınmış davacının pert olan araca yönelik olarak sigortalısına ödediği bedelin kaza tarihindeki piyasa rayiçlerine uygun olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Buna göre trafik sigortasından karşılanan bedel ve sovtaj bedelinin düşülmesi sonucunda davacının talep edebileceği tazminatın 1.272.000,00-TL olduğu anlaşılmıştır. Davanın itirazın iptali davası olduğu ve davacı tarafından davalılar hakkında icra takibi başlatılarak bu davanın açıldığı, itirazın iptali davasının icra dosyası ile bağlı olduğu anlaşılmış, icra dosyası gözetilerek hüküm kurulması gerekmiştir.
Davalı ...'nun kusuru oranında tazminatın tamamından sorumlu olduğu anlaşılmış, icra takibe konu 1.272.000,00-TL asıl alacak yönünden davalı ...'nun itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından 63.042,41-TL faiz ve avans faizi ile tahsil talep edilmiş ise de; davacının davasının sigortalısının halefiyetine dayalı olduğu, sigortalısının tacir ve aracın ticari araç olduğuna dair bir delil sunulmadığı gibi davalı ...'nun da tacir olmadığı, tazmin talebinin haksız fiilden kaynaklandığı bu sebeple ancak yasal faiz talep edilebileceği anlaşılmakla davacının işleyecek faiz oranı yönünden itirazın iptali talebinin yasal faiz üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yasal faiz oranına göre davacının sigortalısına ödeme yaptığı 22.08.2023 tarihinden takip tarihine kadar 1.272.000,00-TL için işlemiş faiz hesabı ise şu şekilde olacaktır:1.272.000,00 TL için 22.08.2023 tarihinden başlayan %9 Faiz Oranı ile Sabit Faizli Hesap Tablosu
Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı
22.08.2023 08.12.2023 108 %9 33.873,53-TL
Buna göre;1.272.000,00-TL asıl alacak için davacının sigortalısına ödeme tarihinden takip tarihine kadar yasal faiz oranı üzerinden işlemiş faiz miktarı 33.873,53-TL olarak tespit edilmiş olup, davacının işlemiş faiz yönünden itirazın iptali talebinin 33.873,53-TL üzerinden kısmen kabulü ile davalı ...'nun itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... sigorta yönünden ise davalı sigortanın teminat limitinin kaza tarihinde 1.000.000,00-TL olduğu ve toplam tespit edilen tazminat miktarı olan 1.272.000,00-TL'nin 1.000.000,00-TL'sinden davalı ... ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile sorumlu olduğu anlaşılmakla; davalı ... Sigorta yönünden itirazın iptali talebinin kısmen kabulü ile davalı ... aleyhine hükmedilen alacak ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 1.000.000,00-TL asıl alacak yönünden itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davanın halefiyet ilkesine dayalı rücuen tazminat talebi olduğu anlaşıldığından yukarıda belirtilen faiz hesabının sigorta yönünden de yapılması gerekmekte olup, halefiyet ilkesi gereğince Yasal faiz oranına göre davacının sigortalısına ödeme yaptığı 22.08.2023 tarihinden takip tarihine kadar 1.000.000,00-TL için işlemiş faiz hesabı ise şu şekilde olacaktır:
1000000 TL için 22.08.2023 tarihinden başlayan %9 Faiz Oranı ile Sabit Faizli Hesap Tablosu
Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı
22.08.2023 08.12.2023 108 %9 26.630,14-TL
Buna göre;1.000.000,00-TL asıl alacak için davacının sigortalısına ödeme tarihinden takip tarihine kadar yasal faiz oranı üzerinden işlemiş faiz miktarı 26.630,14-TL olarak tespit edilmiş olup, davacının işlemiş faiz yönünden itirazın iptali talebinin 26.630,14-TL üzerinden kısmen kabulü ile davalı ... sigorta yönünden itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından tazminat talep edilmiş ise de alacağın likit olmadığı ve yargılama gerektirdiği anlaşılmakla davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın davalı ... yönünden davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
-Buna göre; 1.272.000,00-TL asıl alacak ve 33.873,53-TL takipten önce işlemiş faiz ile takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı bakımından İTİRAZININ İPTALİNE, TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Davalı ... Sigorta yönünden davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
-Buna göre; 1.000.000,00-TL asıl alacak ve 26.630,14-TL takipten önce işlemiş faiz ile takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı bakımından davalı ... aleyhine hükmedilen alacak ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla İTİRAZININ İPTALİNE, TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,
4-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 89.204,22-TL harçtan peşin alınan 16.123,98-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 73.080,25-TL harcın davalılardan alınarak (Davalı ... Sigorta'nın 57.733,40-TL'sinden sorumlu ve sınırlı olması kaydı ile) HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.800,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 3.716,98-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (Davalı ... Sigorta'nın müşterek ve müteselsil sorumluluğunun 2.936,41-TL'sinden sorumlu ve sınırlı olması kaydı ile), kalan kısmın ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafça yatırılan 16.123,98-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 16.551,59-TL harcın davalılardan müştereken ve mütelsilen alınarak (Davalı ... Sigorta'nın müşterek ve müteselsil sorumluluğunun 13.075,75-TL'sinden sorumlu ve sınırlı olması kaydı ile) davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 12.763,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 12.484,15-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (Davalı ... Sigorta'nın müşterek ve müteselsil sorumluluğunun 9.862,47-TL'sinden sorumlu ve sınırlı olması kaydı ile) davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 194.822,29-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve mütelsilen alınarak (Davalı ... Sigorta'nın vekalet ücretinin 155.728,22-TL'sinden müştereken ve müteselsilen sorumlu ve sınırlı olması kaydı ile) davacıya verilmesine,
9-Davalı ... Sigorta kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 39.259,18-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
11-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davalı şahsın ve davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza