T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/327 Esas
KARAR NO : 2024/340
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 01/04/2024
BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 01/04/2024
KARAR TARİHİ : 03/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle), yine mahkememiz dosyası ile birleşen mahkememizin .... esas sayılı İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) dosyasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkememize ait .... esas sayılı ana dava dosyası yönünden;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.04.2022 tarihinde saat 08:30 sularında İstanbul İli ... ilçesi .... mevkiinde ..... Cadde üzerinde .... Plakalı aracıyla seyir halinde olan müvekkiline ait .... marka araca, ..... Sokak üzerinde Davalı ... sevk ve idaresinde seyir halinde bulunan .... Plakalı .... Marka aracın ... Cadde ve ... Sokağın birleştiği noktada sol tarafından çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya karışan .... Plakalı araç sürücüsü ....' ın kazada kusur oranı yüzde yüz olduğunu, aracın ruhsat sahibi ise Davalı .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ' olduğunu, icra takibinin bu nedenle araç sürücüsüne ve ruhsat sahibine karşı yönetildiğini, trafik kazası neticesinde müvekkiline ait araçta meydana gelen zararın tespiti amacıyla, tarafımızca bu araca Maddi hasara ilişkin ekspertiz yaptırılmış olduğunu, iş bu inceleme sonucunda düzenlenen Maddi Hasara ilişkin Bilirkişi Raporunda müvekkiline ait ... plakalı araçta kaza tarihi 01.04.2022 itibarıyla 80.023,46 TL (KDV dahil olmak üzere) maddi hasar meydana geldiği tespit edildiğini, müvekkiline ait kazaya karışan araçta maddi hasara bağlı olarak değer kaybı meydana geldiğini, aracın onarımı sürecinde müvekkilinin zarar uğradığını belirtmiştir. Müvekkiline ait araçta meydana gelen maddi hasar nedeniyle, bu araçta değer kaybı da ortaya çıktığını, taraflarınca değer kaybına ilişkin aldırılan Bilirkişi Raporunda müvekkiline ait ... plakalı araçta kaza tarihi itibarıyla 40.000 TL Değer Kaybı meydana geldiğinin tespit edildiğini, değer kaybına ilişkin bu rapor icra takibine dayanak olarak gösterildiğini, takip talebi ekinde İcra Müdürlüğüne ibraz edildiğini, dava dilekçesine ek olarak dosyaya sunulduğunu, kazaya müteakip onarılan araçlar, kaza sonucu oluşan hasar ve tahribatın iz ve emarelerini taşıyacağından, onarım sonrası rayiç değeri, olaydan önceki rayiç değerinden düşük olacağını, hasar gören araçlar ne kadar iyi onarılırsa onarılsın hasarsız emsallerinden düşük fiyata alıcı bulacağını, bu nedenle İcra takibinde değer kaybı talebinde bulunulduğunu, 01.04.2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle müvekkile ait aracın tamir, onarım ve tüm yenilenmesi yirmi gün sürdüğünü, müvekkilinin bu yirmi günlük süre boyunca araçsız kaldığı için günlüğü ortalama KDV hariç 750 TL ' den sekiz gün boyunca ikame araç kiralayarak 6.000 TL maddi zarara uğradığını, borçlar kanunu md.49 gereği davalı taraf bu zararı karşılamak durumunda olduğunu, gün kaybı nedeniyle taraflarınca aldırılan Bilirkişi Raporunda müvekkilinin tamir ve onarım süresi boyunca toplam zararının 6.000 TL olduğu tespit edildiğini, gün kaybına ilişkin bu rapor icra takibine dayanak olarak gösterildiğini, takip talebi ekinde İcra Müdürlüğüne ibraz edildiğini, kaza tarihi 01.04.2022 tarihi itibarıyla Kazaya karışan .... Plakalı aracın Zorunlu Trafik ZMMS kapsamında ... Sigorta A.Ş. ... Poliçe Numaralı Sigorta Poliçesiyle sigortalandığını, kaza tarihi itibarıyla iş bu poliçe 50.000 TL Limitle sınırlı olduğunu, trafik kazası nedeniyle meydana gelen maddi hasar tazminatının 50.000 TL ' lik kısmı İlgili Sigorta Şirketi tarafından tazmin edildiğini, sigorta şirketinin taraflarına yapmış olduğu bu ödeme sonrasında sigorta poliçesinde limit kalmadığı için bakiye maddi hasar tazminatı tutarı 30.023,46 - TL taraflarına ödenmediğini, sigorta poliçesinde ödeme limit bulunmadığı için taraflarınca iş bu bakiye maddi hasar tazminatı nedeniyle araç sürücü e araç ruhsat sahibi firmaya karşı icra takibine girişildiğini, davalı tarafça, icra takibine yapılan itirazlar haksız ve kötü niyetli olduğunu, Büyükçekmece .... İcra Dairesi ... E sayılı icra takibine dayanak etmiş oldukları Bilirkişi Raporu piyasa şartlarına uygun ve denetime elverişli olduğunu, bunun yanı sıra davalı tarafın İcra dosyasına ibraz etmiş olduğu itiraz dilekçesi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava dışı aldırdıkları bilirkişi raporunda zarar belirlenmiş olduğunu, bu nedenle de alacak likit bir alacak olduğunu, davalı tarafın itirazları sonucu icra takibinin durdurulduğunu ve trafik kazasından sonra müvekkilinin bir kez daha zarara uğradığını, bu nedenle alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı talebinde bulunduklarını, taraflar arasında dava şartı arabuluculuk kapsamında gerçekleştirilen görüşmeler Anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, dosyanın, Bakirköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasıyla tensiben birleştirilmesine, davalıların icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden Davalılar aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememize ait ... esas sayılı dosyası aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle 03/04/2024 tarihli birleştirme kararı ile mahkememizin işbu ...Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği anlaşılmıştır.
Birleşen mahkememize ait .... esas sayılı dava dosyası yönünden;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.04.2022 tarihinde saat 08:30 sularında İstanbul İli Silivri ilçesi ... mevkiinde ..... Cadde üzerinde ... Plakalı aracıyla seyir halinde olan müvekkiline ait ...marka araca, .... Sokak üzerinde Davalı .... sevk ve idaresinde seyir halinde bulunan ... Plakalı ... Marka aracın .... Cadde ve ....Sokağın birleştiği noktada sol tarafından çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya karışan ... Plakalı araç sürücüsü ....' ın kazada kusur oranı yüzde yüz olduğunu, aracın ruhsat sahibi ise Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ' olduğunu, icra takibinin bu nedenle araç sürücüsüne ve ruhsat sahibine karşı yönetildiğini, trafik kazası neticesinde müvekkiline ait araçta meydana gelen zararın tespiti amacıyla, tarafımızca bu araca Maddi hasara ilişkin ekspertiz yaptırılmış olduğunu, iş bu inceleme sonucunda düzenlenen Maddi Hasara ilişkin Bilirkişi Raporunda müvekkiline ait ... plakalı araçta kaza tarihi 01.04.2022 itibarıyla 80.023,46 TL (KDV dahil olmak üzere) maddi hasar meydana geldiği tespit edildiğini, müvekkiline ait kazaya karışan araçta maddi hasara bağlı olarak değer kaybı meydana geldiğini, aracın onarımı sürecinde müvekkilinin zarar uğradığını belirtmiştir. Müvekkiline ait araçta meydana gelen maddi hasar nedeniyle, bu araçta değer kaybı da ortaya çıktığını, taraflarınca değer kaybına ilişkin aldırılan Bilirkişi Raporunda müvekkiline ait .... plakalı araçta kaza tarihi itibarıyla 40.000 TL Değer Kaybı meydana geldiğinin tespit edildiğini, değer kaybına ilişkin bu rapor icra takibine dayanak olarak gösterildiğini, takip talebi ekinde İcra Müdürlüğüne ibraz edildiğini, dava dilekçesine ek olarak dosyaya sunulduğunu, kazaya müteakip onarılan araçlar, kaza sonucu oluşan hasar ve tahribatın iz ve emarelerini taşıyacağından, onarım sonrası rayiç değeri, olaydan önceki rayiç değerinden düşük olacağını, hasar gören araçlar ne kadar iyi onarılırsa onarılsın hasarsız emsallerinden düşük fiyata alıcı bulacağını, bu nedenle İcra takibinde değer kaybı talebinde bulunulduğunu, 01.04.2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle müvekkile ait aracın tamir, onarım ve tüm yenilenmesi yirmi gün sürdüğünü, müvekkilinin bu yirmi günlük süre boyunca araçsız kaldığı için günlüğü ortalama KDV hariç 750 TL ' den sekiz gün boyunca ikame araç kiralayarak 6.000 TL maddi zarara uğradığını, borçlar kanunu md.49 gereği davalı taraf bu zararı karşılamak durumunda olduğunu, gün kaybı nedeniyle taraflarınca aldırılan Bilirkişi Raporunda müvekkilinin tamir ve onarım süresi boyunca toplam zararının 6.000 TL olduğu tespit edildiğini, gün kaybına ilişkin bu rapor icra takibine dayanak olarak gösterildiğini, takip talebi ekinde İcra Müdürlüğüne ibraz edildiğini, kaza tarihi 01.04.2022 tarihi itibarıyla Kazaya karışan .... Plakalı aracın Zorunlu Trafik ZMMS kapsamında ... Sigorta A.Ş. ... Poliçe Numaralı Sigorta Poliçesiyle sigortalandığını, kaza tarihi itibarıyla iş bu poliçe 50.000 TL Limitle sınırlı olduğunu, trafik kazası nedeniyle meydana gelen maddi hasar tazminatının 50.000 TL ' lik kısmı İlgili Sigorta Şirketi tarafından tazmin edildiğini, sigorta şirketinin taraflarına yapmış olduğu bu ödeme sonrasında Sigorta Poliçesinde ödeme limiti bulunmadığı için taraflarınca iş bu bakiye değer kaybı tazminatı ve gün kaybı-ikame araç tazminatı nedeniyle Araç Sürücü ve Araç Ruhsat Sahibi firmaya karşı önce Silivri İcra Dairesi ... E. Sayılı icra takip dosyası ikame edilmiş olduğunu, davalıların yetki itirazı nedeniyle icra takibi Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı dosya üzeriden devam ettiğini, davalı tarafça, icra takibine yapılan itirazlar haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra takibine dayanak etmiş oldukları Bilirkişi Raporu piyasa şartlarına uygun ve denetime elverişli olduğunu, bunun yanı sıra davalı tarafın İcra dosyasına ibraz etmiş olduğu itiraz dilekçesi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava dışı aldırdıkları bilirkişi raporunda zarar belirlenmiş olduğunu, bu nedenle de alacak likit bir alacak olduğunu, davalı tarafın itirazları sonucu icra takibinin durdurulduğunu ve trafik kazasından sonra müvekkilinin bir kez daha zarara uğradığını, bu nedenle alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı talebinde bulunduklarını, taraflar arasında dava şartı arabuluculuk kapsamında gerçekleştirilen görüşmeler Anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, dosyanın, Bakirköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi .... E. Sayılı dosyasıyla tensiben birleştirilmesine, davalıların icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden Davalılar aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dava, Dava, davacıya ait araç ile davalı şirkete ait ve davalı şahsın sevk ve idaresindeki aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Somut olayımızda davacı haksız fiil iddiası ile uğradığı zararın tazminini talep etmektedir. Davalılardan biri şirket olsa da diğer davalı ile davacının tacir olmadığı, yine kazaya karışan araçların hususi olduğu, davada taraf olarak sigorta şirketinin bulunmadığı dolayısı ile ZMMS'den kaynaklı bir uyuşmazlık olmadığı, davanın nitelik olarak mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görev alanına girdiği dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (Benzer konuya ilişkin bknz; İstanbul BAM 37 Hukuk Dairesinin 05.07.2018 gün ve 2018/409 E- 2018/1186 K. sayılı ilâmı)
HÜKÜM: Yukarıda açıklana nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 03/04/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza