T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/334 Esas
KARAR NO : 2024/357 Karar
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/07/2016
KARAR TARİHİ : 04/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin .... sitesinde dava dışı bir kişiye ait evde kiracı olarak oturmaktayken sözleşme tarihi olan 19/10/2010 tarihinden 5-6 ay kadar önce davalılardan ...'a ait .... sitesi b3 blok no:30 beylikdüzü/İstanbul adresindeki taşınmaza taşındığını, halen de bu evde oturmaya devam ettiğini, davalılardan ...'ın diğer davalı kooperatifte bir kaç tane hissesi bulunduğunu, bu hisselerden .... sitesi b3 blok no:30 beylikdüzü/ist adresindeki bu taşınmaz hissesini müvekkiline satmayı ve davalı kooperatiften tapuyu alarak müvekkiline devir ve tescil etmeyi teklif ettiğini, müvekkilinde bu sitede başka bir dairede kiracı olarak oturduğunu ve muhiti tanığından davalının teklifini kabul ettiğini, bunun üzerine davalı ... ile müvekkil arasında 19.10.2010 tarihli ... Sitesi B3 Blok No:30 Beylikdüzü/İstanbul adresindeki kooperatif taşınmaz hissesinin satış ve mülkiyetinin devri konusunda sözleşme imzalandığını, bu sözleşmesinin imzalanmasına müteakip müvekkilinin satın aldığı taşınmaza taşındığını, müvekkilinin 6 yılı aşkın süredir satın aldığı taşınmazda oturduğunu, müvekkilinin dairenin tapusunun kendi adına devir ve tescilini davalı ...'dan talep ettiğini , Davalı ...'ın fırsatçılık yaparak tapusu davalı kooperatife ait olan dairenin müvekkil adına devri ve tescilini yapmak için müvekkilinden sözleşme dışında haksız olarak 296.000,00-TL ödeme yapılmasını talep ettiğini, müvekkilinin davalıya böyle bir borcu olmadığını, davalı kooperatifin diğer davalıya ait kooperatif taşınmaz hissesinin haricen müvekkiline satışı geçerli olduğundan ve müvekkilinin de bu satışı kooperatife bildirdiğinden davalı kooperatifinde dairenin tapusunu müvekkiline devir ve tescil etmesi gerekirken tescilden kaçınması ve taşınmaz tapusunu halen üzerinde tutmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların mesnetsiz olarak tescilden kaçınmakta olduğunu ve iyi niyetli olmadıklarını, işbu sebeplerle davalı taraflarca taşınmazın 3.kişilere devredilmesi halinde müvekkilinin telafisi imkansız zararlarının doğacağı açık olduğundan , tapuda beylikdüzü ilçesi .... mahallesi .... ada ... parselde bulunan B3 A blok bağımsız bölüm no:86 olarak kayıtlı olan ... sitesi b3 blok no:30 beylikdüzü/İstanbul adresinde kayıtlı taşınmazın 3.kişilere devri ve tescilinin önlenmesi için dava sonuna kadar taşınmaz kaydına ihtiyatı tedbir konulmasını, davalı ...'ın halen hisse sahibi olduğu, ... sitesi, beylikdüzü ilçesi .... mahallesi ... ada ... parselde bulunan b3 a blok no:22 adresindeki taşınmazına ve kooperatif hissesine ihtiyatı tedbir konulmasını, beylikdüzü ilçesi ... mah... ada ... parselde bulunan b3 a blok bağımsız bölüm no:86 olarak kayıtlı olan .... sitesi b3 blok no:30 beylikdüzü/istanbul adresinde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... Kooperatifi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu dairenin müvekkil kooperatif uhdesinde olduğunu, herhangi bir kişiye tahsisli olmadığını, bu kapsamda davacının üyelik hakkını devraldığını iddia ettiği kişinin ve doğal olarak davacının dairede herhangi bir hak sahipliği bulunmadığını, müvekkil kooperatifin halihazırdaki yönetiminin elinde bulunan belgeler arasında davacı tarafından dosyaya sunulan belgelerin hiçbirinin mevcut olmadığını, davacının silsile yoluyla üyelik haklarını devraldığını iddia ettiği ... adlı kişiye daire tahsisine ilişkin bir karar ya da kayda da ulaşılamadığını, dosyaya davacı tarafından sunulan belgeler taraflarına tebliğ edilmediğinden bunlara ilişkin olarak imza ve diğer tüm geçersizlik itirazı haklarını saklı tuttuklarını, ...'ın dairenin kendisine tahsis edildiğine kişkin olarak bir belge düzenlemiş olmasınında muhtemel olduğunu ancak ... müvekkil kooperatifte bir dönem yönetim kurulu yedek üyesi olup kooperatif adına tasarruf ehliyetine sahip olmadığını, daha öncesinde 2001 tarihli genel kurulda yönetim kurulu asil üyeliğine seçilip bu genel kurul ise B.Çekmece ... ASHM'nin ... Esas sayılı dosyası ile iptal edilmiş olduğunu, söz konusu mahkeme kararının kesinleştiğini, yani her durumda ... müvekkil kooperatifi temsil sıfatının hiçbir zaman söz konusu olmadığını, 07.04.2002 tarihli genel kurulda ise asil olarak yönetim kurulu üyeliklerine seçilen hüseyin aydın, .... ve ....'ın yetkili olduklarını, yani ...'ın asil olarak seçilen kişiler arasında yer almadığını, bu doğrultuda, kooperatifçe düzenlendiği iddia edilen ve davalılardan ...'a dava konusu dairenin tahsis edildiğine ilişkin olduğu iddia edilen belgelerin geçerliliğinin olmadığını dolayısıyla bu belgelerin kooperatifi bağlayacağı söz konusu olmadığını, işbu sebeplerle öncelikle görevsizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, yargılama neticesinde, davacı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davacı arasında 19/10/2010 tarihinde harici taşınmaz satış sözleşmesinin adlı bir belge imzalandığının doğru olduğunu ancak bu belge geçerli ve hukuki sonuç doğuran bir belge olmadığını, davacı taraf sözleşme içerisine uyulmadığını, bahse konu sözleşmenin 3.maddesinde satış bedelinden bakiye kalan 85.000,00 TL iki eşit taksit halinde 42.500,00 TL si 20.10.2011 tarihinde kalan 42.500,00 TL si de 20.11.2012 tarihinde davacı tarafından davalıya nakden ve defaten ödeneceği denilmekte olup, davacı 2016 yılına geldiği halde bakiye ödemeyi yapmayarak sözleşmedeki şartları ihlal ettiği ve sözleşmenin geçersiz hale geldiği, davacı müvekkile olan ödemesini zamanında yapmış olsaydı müvekkil diğer davalıya yani özgürtepe konut yapı kooperatifine borcunu ödeyip taşınmazın tapusunu o günkü şartlarda o günkü fiyatla alabileceklerini, ancak davacı sözleşmeye uymayarak müvekkilini maddi açıdan çok ciddi sıkıntı içine soktuğunu, davacı kendi kusuru ile feshettiği sözleşmeye dayanarak hak talep edemeyeceğini, dava yanlış kişiye açılmış olduğunu husumet yönünden reddinin gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin şekil şartlarından yoksun olup geçerli bir taşınmaz satış sözleşmesi olmadığını, işbu sebeplerle karşı dava, kira ve tazminat davası açma hakkı saklı kalmak kaydıyla müvekkil hakkında açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkememizin 24/12/2019 tarihli duruşmada davacı tanığı ...'in beyanlarının alındığı, tanığın beyanında: tarafları tanımadığını, davacıyla aynı iş yerinde 10 yıl süreyle çalıştıklarını bu nedenle kendisini tanıdığını, davalıyı da tanıdığını bir kaç defa gördüğünü, davacının davalının kiracısı olduğunu, davalı evi satmak istediğinde evi davacıya satmak istediğini, o dönem bunları davacı anlattığını, tarafların evin 135.000,00 TL bedelli satışı konusunda anlaştıklarını, hatta o dönemde davacıya borç vermiş olabileceğini, davacının 50.000,00 TL peşinatı ödediğini, kalan kısmı ise 2 yıl içerisinde 2 taksitle ödeyeceğini, tarafların bu şekilde anlaştıklarını, davacının o dönemde ve halen aynı taşınmazda oturduğunu, davacı evi alırken kooperatif adına kayıtlı olduğunu bilmediğini, ancak sonradan eve bilirkişi gelince davacı evin kooperatif adına kayıtlı olduğunu öğrendiğini, bu nedenle kalan borcu ödemedi, davacıya taşınmazı satan davalının kooperatif üyesi olup olmadığını bilmiyorum, sonraki dönemde tanığın yanında davacının davalı ve avukatı ile görüştüğünü, davalının avukatının 330.000,00 TL para istediğini, ancak davacı bu miktarın yüksek olduğunu, buna rağmen bir miktar daha ödeyebileceğini söylediğini, ancak karşı taraf bunu kabul etmediğini, aynı dönemde arkadaşının aynı binada bulunan daireyi 95.000 TL'ye peşin olarak aldığını, davacının 135.000,00TL'yi faiz ödememek için kabul ettiğini belirttiği görülmüştür.
Mahkememizce 20/10/2020 tarihinde verilen ... Esas, ... Karar sayılı verilen red kararımız İstanbul BAM .... Hukuk Dairesinin ... Esas - ... Karar ve 28/02/2024 tarihli ilamı ile kaldırılmış ve dosyanın yukarıda yazılı numarasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava; Dava, tapu iptal ve tescil isteminden ibarettir.
Davaya konu uyuşmazlıkta, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, davalı kooperatif adına kayıtlı uyuşmazlık konusu olan bağımsız bölümün diğer davalı ile yapılan harici taşınmaz satış sözleşmesi ile devralındığı ve davalı ... 'ın taşınmaz hissesini davacıya satmayı ve kooperatiften tapuyu alarak davacıya devir ve tescil etmeyi teklif ettiği belirtilerek işbu bağımsız bölümün davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesi talep edilmiştir. Her ne kadar, davalı kooperatif vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde, davacının üyelik hakkının devraldığı iddia edildiği belirtilmiş ise de, sunulan dava dilekçesinde ve dosya içerisinde yer alan beyan dilekçelerinde davacının, kooperatif üyeliğinin devrine ilişkin herhangi bir talebin ve iddiasının bulunmadığı, tapu iptal ve tescil talebinin davalı ... ile davacı arasında düzenlenen 19.10.2010 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmesine dayandığı anlaşılmakla davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle davalıların ikametgah adresi dikkate alınarak ve Bakırköy Ticaret Mahkemeleri yargı alanı içerisinde bulunan Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BÜYÜKÇEKMECE NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine,
4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına)
5-6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine,
6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 04/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır