T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/348 Esas
KARAR NO : 2025/470
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/04/2024
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının tekstil ürünleri yıkama boyama sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının tekstil firması olduğunu, taraflar arasında 103 adet origblur dökme batik, 1.526 adet siyah file batik, 1.720 adet black file batik boyama işlemi için anlaşmaya varıldığını, ürünler için davalı tarafa 23- 06-2023 tarih ...... nu'lı fatura - ..... nu'lı irsaliye ve 15.06.2023 tarih ..... nu'lı fatura- ...... nu'lı irsaliyeler düzenlendiğini ve boyaması yapılan ürünler davalı şirket tarafından eksiksiz ve kusursuz şekliyle teslim edildiğini, davalı tarafça teslim alınan ürünler için herhangi bir ayıp ihtarı yapılmadığı ve hiç bir gerekçe göstermeksizin ödeme yapılmadığını, Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasıyla icra takip işlemi başlatıldığını, davalı tarafça ödeme emrine itiraz edildiğini, Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasına vaki haksız itirazın iptaliyle icra takibinin devamına, itirazın kötü niyetli yapılmış olması nedeniyle davalı aleyhine 9620 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve tüm yargılama masraf ve karşı avukatlık ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Taraflar arasında davacı şirket tarafından bir takım tekstil ürünlerin boyanması hizmeti sunulması hususunda anlaşmaya varıldığını, davacı tarafından icra takibine ve huzurdaki davaya konu edilen 15.06.2023 tarihli ..... fatura no'lu 14.416,65 TL tutarındaki fatura düzenlenmesinden sonra 23.06.2023 tarihinde davalı tarafından davacıya cari hesaba istinaden 313.670 TL tutarında çek ödemesi yapıldığını, yine davacı tarafından icra takibine ve huzurdaki davaya konu edilen diğer fatura olan 23.06.2023 tarihli ..... fatura no'lu 15.222 TL tutarındaki fatura düzenlenmesinden sonraki bir tarihte, 04.08.2023 tarihinde davalı tarafından davacıya cari hesaba istinaden 155.000 TL tutarında çek ödemesi yapıldığını, davacının ürünleri ayıplı teslim etmesi nedeniyle zarara uğradığını ve davacıya 20.07.2023 tarihli ..... fatura no'lu 24.000 TL tutarında reklamasyon faturası kesildiğini, son olarak davacıya 31.01.2024 tarihinde yapılan 1.629,05 TL ödeme ile cari hesabın sıfırlandığını, davalının davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, davacı tarafından ürünlerin ayıplı olarak teslim edildiğini, takas mahsup talebinin kabulüne, davanın esastan reddine, 9620'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu tespit edilmiştir
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce davaya konu icra takip dosyası UYAP sistemi üzerinden incelenmiştir.
3-Mahkememizce:
a-Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü,
b-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü,
c-Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkereler yazılmıştır.
4- Mahkememizce Davalı tanığı ..... usulüne uygun olarak yemini yaptırılarak dinlenilmiş olup beyanında ; ''Ben olay tarihinde davalı şirketti üretim müdürü olarak çalışmaktaydım. Yurtdışından aldığımız sipariş için davacı ile anlaştık. Bizim yaptığımız kontrollerde gözden kaçmış olabilir ancak Almanya'da ki müşteri siparişteki ayıpları bize bildirdi. Ürünlerin boyası iyi yapılmamıştır hatalar vardır, ürünlere ilişkin numuneler davalı şirket nezdinde bulunmaktadır. Almanya'da ki müşteri bu sebeple bize yaptığı ödemeleri durdurdu. Davacı ile anlaşılamadı diye biliyorum. Karşılıklı fatura ve iade fatura süreçleri oldu. Davacı firma ile görüştüğümüzde kabul ettiler ancak sonradan ilgili faturayı geri çekmediler. 2023 Eylül ayında ben davalı şirketten ayrıldım, sonrasına ilişkin bilgim yoktur. Almanya'daki müşteri bize bildirdikten sonra ben davacı şirket ile görüştüm sözlü olarak ayıpları bildirdim. Resmi olarak ihtar çekilip çekilmediğini bilmiyorum. Almanya'daki müşteri sadece boyaya ilişkin ayıp ihbarında bulundu. Davacı şirkete yalnızca boyama işi için iş verildi, zaten yıkama işlemi yapılmamıştır, davacı ile yıkama hususunda anlaşılmamıştır.'' şeklinde tanıklık etmiştir.
5-Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve Her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının icra takibi tarihi itibariyle asıl alacak yönünden alacaklı olup olmadığı, alacağının varlığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi heyeti raporunda özetle; ''Davalı tarafın borcu olmadığını ve ilk olarak düzenlediği iade-yansıtma faturalarının içeriğine ait durumları /iddiaları ispat etmesi gerektiği, Ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 24.088,50 TL alacağını talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği, Davalı tarafından bilirkişi incelemesine herhangi bir ayıplı ürün sunulmadığından ve davacının batik boyama işlemi yaparak davalıya teslim ettiği ürünlerin ayıplı olduğunu gösteren tarafsız kişi veya kurumlarca düzenlenmiş herhangi bir tespit raporu da sunulmadığından davalının ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğu, Davalının iddia etmiş olduğu, batik ürünlerde beyaz renk fazlalığı ve renk varyantı hatasınınaçık ayıp olduğu, davalının işin olağan akışına göre muayene ve ayıp ihbarı yükümlülüğünü ürünleri davacıdan teslim aldıktan sonra, en geç yurt dışına ihraç etmeden önce yapması gerektiği halde yapmadığı, Davalının ayıp iddiası ispata muhtaç olduğundan, ayrıca işin olağan akışına göre süresinde muayene ve ihbar yükümlülüğü yerine getirilmediğinden, 24.000,00 TL tutarındaki 20.07.2023 tarihli ..... nolu fatura bedelini davalının talep edemeyeceği, Davalı, 88,50 TL tutarındaki 19.07.2023 tarihli ..... nolu “iade” konulu faturasının gerekçesini açıklamadığından ve gerekçesinin dayanağı olarak herhangi bir delil sunmadığından, davalının 88,50 TL tutarındaki fatura bedeli talebinin ispata muhtaç olduğu,'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile taraflarca bir kısım kumaş boya işin anlaşıldığını, işin yapılarak teslim edilmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, başlatılan icra takibine de itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; Davacıya cari hesaba istinaden 2 ayrı çek verildiğini, ayrıca davacının yaptığı işin ayıplı olduğunu, bu sebeple zarara uğradığını, davacıya 24.000,00-TL reklamasyon faturası kesildiğini ve bu fatura ile birlikte yapılan ödeme ile taraflar arasındaki borcun sonlandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki ticari ilişki ve davacı tarafından kesilen faturalar hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının ayıp iddiasından kaynaklı olarak davacı tarafından kesilen faturaların davalı tarafından kabul edilmemesinden ve davacı aleyhine reklamasyon faturası kesilmesinden kaynaklanmaktadır.
Bu noktada davalının ayıp iddialarının değerlendirilmesi gerekmektedir. 6098 sayılı Kanun'un ayıptan sorumluluğa ilişkin 474. Maddesi şu şekildedir:
"MADDE 474- İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır."
İlgili hükümden görülebileceği üzere iş sahibi eserin tesliminden sonra imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları tespit ederek yükleniciye bildirmek külfetine sahiptir.
6098 sayılı Kanun'un 477. Maddesi ise şu şekildedir:
"MADDE 477- Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder.
İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.
Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır."
Görülebileceği üzere iş sahibi gözden geçirme ve ayıbı bildirme külfetini yerine getirmez ise eseri kabul etmiş sayılacak olup, yüklenici sorumluluktan kurtulacaktır.
Bu bağlamda davaya konu somut olay değerlendirildiğinde; Davacı tarafından davalıya kesilen takibe konu faturanın 15.06.2023 ve 23.06.2023 tarihli olduğu, davalının ayıp nedeniyle davacıya yönelik kestiği reklamasyon faturasının ise 19.07.2023 ve 20.07.2023 tarihli yani 1 aylık süre sonra olduğu, davalının cevap dilekçesinde öne sürdüğü ayıpların açık ayıp niteliğinde olduğu, nitekim davalının cevap dilekçesinde öne sürdüğü iddialara göre davalının müşterisi üçüncü kişi tarafından ilk incelemede tespit edildiğinin belirtildiği dolayısıyla kullanım ile ortaya çıkacak bir ayıbın bulunmadığı, nitekim davalının kendisine ait herhangi bir gözden geçirme veya tespitinin bulunmadığının da davalı tarafından ikrar edildiği, davalı tarafından dava dışı üçüncü bir kişinin tespitlerinin ayıp iddiasına konu edildiği, bu suretle davalının gözden geçirme ve muayene yükümlülüğünü yerine getirmediği, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığı sabit olup davalının üzerine düşen muayene ve ihbar külfetini yerine getirmediği bu sebeple 6098 sayılı Kanun'un 477. Maddesi gereğince eserin davalı iş sahibi tarafından kabulü nedeniyle davacı yüklenicinin kanun hükmü gereği sorumluluktan kurtulduğu sabit görülmüştür.
Nitekim davalı tarafından dava dosyasına delil olarak herhangi bir ayıplı ürün sunulmadığı gibi ayıplı olduğu iddia edilen ürünler davalının beyanlarına göre davalı tarafından yurt dışına ihraç edilmiş olup, ürünler davalının elinde de bulunmamaktadır. Davalı tarafından ilgili ürünlere yönelik ayıp iddiası bakımından yaptırılmış herhangi bir delil tespiti de bulunmamaktadır. Bu yönden de davalının ayıp iddialarını ispatlayamadığı, davacının da kabulünde olmadığı, davalı tarafından yaptırılmış bir ayıp tespitinin olmadığı, muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmediği, nitekim bilirkişi incelemesi için kesin süre verilmiş ise de davalının kesin süre içerisinde ürünlerin kendisi nezdinde bulunduğunu beyan etmediği gibi ürünlerin bulunduğu adresi de bildirmediği, Mahkememizce alınan teknik bilirkişi raporunda da davalının iddia ettiği ayıpların çıplak gözle tespit edilebilecek açık ayıp niteliğinde olduğu davalının bu suretle muayene ve ihbar külfetini yerine getirmediği sabit görülerek davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
Nitekim Yargıtay ..... Hukuk Dairesi ..... E., .... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"kumaşların temin edilememesi durumunda ise bu durumda ayıpların niteliği ve onarım bedeli konusunda inceleme yaptırılması imkânı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi ayrıca tarafların icra inkâr ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinden ibarettir (Emsal Yarg. 15. H.D. 2015/4587 E. 2016/389K. 25.1.2016 T.; Yarg. 15. H.D. 2013/3498 E. 2014/2912 K. 28.4.2014 T.; Yarg. 15. H.D. 2011/90 E. 2011/2933 K. 16.5.2011 T.; Yarg. 15. H.D. 2005/3385 E. 2005/7184 K. 29.12.2005 T.)."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi ise ..... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Taraflar arasında eser sözleşmesinin varlığı hususunda bir uyuşmazlık yoktur. İş sahibi olarak davalının aldığı mallarda ayıplı olduğunu davalının müşterisi ..... şirketi davalıya bildirmiştir. Davalı ayıbın ve zararın varlığını öncelikle ispat ile yükümlüdür. Ayıplı olduğu iddia edilen mallar bilirkişiye ibraz edilememiştir. Dosya kapsamında davalı tarafından yapılmış bir ayıp tespiti de yoktur. Davalı tarafça kesilen reklamasyon faturası , davacı tarafça davalıya iade edilmiş ve kabul edilmemiştir.
Açık ayıp durumunu davalı tespit edince, davacıya bildirmekle yükümlüdür. Davamızda davalı ürünleri 3. Kişi dava dışı firmaya satmıştır. Dolayısıyla davalı zararını ispatlamış durumda değildir.
Dosya safahatı değerlendirildiğinden mahkemenin bilirkişi raporlarını da göz önüne alarak davalının zararını ispatlayamadığını ve süresinde açık ayıp ihbarını yapmadığını belirleyerek davayı kabulü hukuka uygundur. Davalı defterlerinde davacının alacak iddia ettiği faturalar kayıtlıdır. Bu sebeple davalı vekilinin istinaf sebebi olarak bildirdiği alacağın likit olmadığı iddiası yerinde değildir. İlk derece mahkemesinin kararı hukuka uygun olup , davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri hukuken isabetsizdir."
Bu bağlamda davalının ayıptan sorumluluğa ilişkin davacıya yönelik iddialarını ispat edememesi karşısında, davacının alacağını ispatladığı, takibe konu faturaların davacı lehine kesinleştiği, davalının iddialarının aksine davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin bilirkişi raporunda cari hesap ekstresinde gözetildiği buna rağmen davalının takibe konu faturalara yönelik borcunun sona ermediği, bu suretle davacının alacağını ispatladığı anlaşılmakla davaya konu icra takip dosyasında 24.177,00-TL asıl alacak yönünden davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafından faiz oranına da itiraz edilmiş olup, tarafların tacir olduğu, akdi olarak daha düşük temerrüt faizinin belirlendiğinin davalı tarafından ispatlanamaması karşısında davacının 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesi gereğince avans faiz oranı talebinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalının işleyecek faiz oranına yönelik itirazının da iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davaya konu alacağın faturaya dayalı ve likit olduğu anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 4.835,40-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
-Buna göre; davaya konu icra takip dosyasında 24.177,00-TL asıl alacak ve taleple bağlılık ilkesi gereğince icra takip talebinde belirtilen faiz oranını aşmamak kaydıyla 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 4.835,40-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.651,53-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 1.223,93-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 8.542,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 24.177,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının (bilirkişi ücreti olan 4.000,00-TL hariç olmak üzere) HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar itibari ile KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2025
Katip .....
Hakim .....
¸e-imza