T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/35 Esas
KARAR NO : 2024/405
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 09/11/2022
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas Sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile davalı-borçlu arasında davalının belirli miktar yükünün müvekkili firma tarafından taşınacağı, karşılığında borçlu-davalının taşıma bedelini ödeyeceği konusunda anlaşma sağlandığını, söz konusu anlaşmanın mail yoluyla sağlandığını, müvekkili firmaya kayıtlı ..,..,..,... plakalı araçların anlaşmada belirtilen yer ve tarihte borçlunun yüklerini taşımak üzere hazır bulunduğunu ancak davalı tarafın yükleri teslim etmediğini, bu haksız ve gerekçesiz bekleme durumuna istinaden müvekkili firmanın zaman kaybına uğradığını, müvekkilinin lojistik sektöründe faaliyet göstermesi itibariyle de bakılacak olursa bu haksız ve nedensiz bekleyişten kaynaklanan zaman kaybının müvekkili adına ciddi maddi kayıplara yol açtığını, müvekkili firma tarafından taşıması geçekleşmeyen işin davalı tarafın sorumluluğundan kaynaklanan haksız ve nedensiz bekletmesinden ötürü kararlaştırılan 2.000 Euro bekleme bedelinin davalıya fatura edildiğini, davalının faturanın kendisine tebliğinden itibaren yasal süresinde faturaya itiraz etmediğini, söz konusu faturayı ticari defterlerine işlediğini, ne var ki fatura bedelinin davalı borçlu tarafından müvekkiline ödenmediğini, keza bu süreçte davalının aynı zamanda müvekkili ile yaptığı davaya konu olmayan başka malların taşınmasından ötürü oluşan fatura bedellerini de zamanında ifa etmediğini ve müvekkilinin hakkı olan bedeli öderken kötü niyetli davrandığını, söz konusu borçlu davalı firmanın ticaret ahlakına, ticari teammüllere, iyi niyet prensibine aykırı hareket ettiğini ve müvekkilini zarara uğrattığını, bu sebeple müvekkili adına Küçükçekmece .... İcra Dairesi'nin ...esas numaralı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya icra dairesi kanalıyla tebliğ edildiğini ancak ödeme emrine süresinde itiraz ettiğini iddia ederek; itirazın iptaline, borca itiraz eden davalının üzerine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, takibin kaldığı yerden devamına, ihtiyati haciz talebinin teminatsız kabulüne, dava giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili aleyhine Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu icra takibine itirazın iptalini talep etmekteyse de işbu talebin usul ve yasaya aykırı olup, sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu, davanın reddi gerektiğini, 6100 sayılı HMK madde 6 uyarınca müvekkili şirketin yerleşim yerine göre belirlenecek Asliye Ticaret Mahkemesinin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin taşıma işi organizasyoncusu olarak gönderici ile fiili taşıyıcı arasında taşıma ilişkisi kurulmasına aracılık ettiğini, akdi taşıyıcı sıfatıyla bu taşımaları üstlendiğini, davalı müvekkilinin taşıma işlerini üstlendiği müşterisinin Adana'dan İspanya'ya yapılacak bir kısım taşıma işini, spot olarak, taşıtan ve davalı müvekkilinin talimatlarına uygun olacak şekilde yapılması işini davacı tarafa verdiğini, taraflar arasında sürekli bir sözleşme ilişkisi olmadığını, davacı tarafa işbu taşıma işlerinin münferiden, sürekli ya da bir kotaya bağlı olarak verilmediğini, davacı tarafça gerçekleştirilmesi umulan taşımalar için uygun araç sağlanması halinde navlun bedeli karşılığı taşıma yapılmasına aracılık edildiğini, bu alt taşıma ilişkisine istinaden davacı tarafın davalı müvekkilinin müşterisinin bir kısım taşımasını yaptığını, bu taşımaları da gereği gibi ifa etmediğini, transit süresi 10-12 gün olan bölgelere yaklaşık 2 ayda taşıma faaliyetini gerçekleştirdiğini, huzurdaki dava konusu fatura bedelinin ise müvekkili tarafından davacıya verilen ve davacı tarafından ifa edilen taşımalardan bağımsız olup taraflar arasında işbu uyuşmazlığa dayanak herhangi bir sözleşme ilişkisi de bulunmadığını, taraflar arasında gerçekleştirilmiş taşımalarda "talimat almadan araç sevk edilmemesi" hususunun özellikle belirtildiğini, davacı tarafça dilekçesinde belirtilen araç plakalarının da taraflarına hiçbir şekilde bildirilmediğini, taraflar arasında bekleme ücretine ilişkin bir anlaşma olmadığı gibi kurulmayan bir anlaşmadan davacı tarafın bekleme ücretine hak kazanabileceğinin söylenemeyeceğini, taraflar arasında geçerli bir taşıma sözleşmesi kurulabilmesi için davacı tarafla müvekkili arasında belirlenmiş yükleme ve taşıma günü, yeri, taşıma aracı, taşıma koşullarını belirleyen, müvekkili tarafından işbu hususların belirlenmiş olduğu açık bir taşıma talimatı bulunması gerektiğini, uyuşmazlık konusu olayda böyle bir ilişki olmadığını, davacı tarafından bildirilen plakalar ile iddiaların farazi olduğunu, davacı taraf hiçbir talimata ya da sözleşmeye dayanmaksızın bekleme zararı oluştuğunu iddia etmekteyse de böyle bir zarardan müvekkilinin hiçbir şekilde sorumluluğu bulunmadığını, davacının zararını ispat edici hiçbir belge sunmadığını, davacının işlemiş ve işleyecek faiz talebi ile faiz oranının tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu olayda gerçek bir alacak ilişkisine dayanmayan davacının müvekkilini temerrüde düşürmesinin söz konusu olmadığını savunarak; fahiş ve haksız taleplere dayanan haksız davanın reddine, fazlaya dair hakların saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafından davanın İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasında açılmış olduğu; İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/09/2023 tarih ...E. ...K. Sayılı ilamı ile davalının yetki itirazının kabul edilerek "...Tüm dosya kapsamına göre somut olayda; davalı ... Anonim Şirketinin iş yeri adresinin ... Mahallesi, ... Caddesi, 178 A/1 Küçükçekmece/İstanbul olduğu, ticaret mahkemeleri yargı çevresi olarak davalı şirketin şirket merkezinin bulunduğu Küçükçekmece İlçesinin Bakırköy adliyesinin yargı çevresinde kaldığı anlaşılmış, davalı vekilinin süresi içerisinde cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunduğu ve itirazı ile birlikte dilekçesinde yetkili mahkeme olan Bakırköy Ticaret Mahkemesini yetkili olarak göstererek usulüne uygun itirazda bulunduğu bu hali ile davalı şirket adresinin mahkememizin yetki sınırında bulunmadığı" gerekçesiyle yetkisizlik kararı verildiği; davacı vekilinin talebi üzerine dosyanın Mahkememize gönderildiği, davanın Mahkememizin ... Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki taşıma işine dayalı ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki taşıma işine dayalı ticari ilişki kapsamında davacının bekleme ücretinden kaynaklı fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Küçükçekmece ...İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturadan kaynaklı 2.000,00-Euro asıl alacak, 88,04-Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.088,04-Euro alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı şirkete 28/09/2022 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davalı borçlu vekilinin 26/09/2022 tarihli dilekçesi ile ödeme emrine, borca, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
TBK’nın “Ülke parası ile” başlıklı 99. maddesinde “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının bu alacağını aynen, vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği kabul edilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.
Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nun 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K. sayılı kararı).
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, somut davaya konu icra takibindeki davacı alacaklının takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde, davacı alacaklının sadece 2.000,00-Euro asıl alacak, 88,04-Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.088,04-Euro alacak talebinde bulunarak icra takibi başlattığı, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para asıl alacağını Türk parasına çevirmediği ve Türk parası karşılığını göstermediği anlaşılmakla; itirazın iptali davalarında usulüne ve kanuna uygun yapılmış bir icra takibinin olmasının dava şartı olduğu, açıklanan nedenlerle davanın dayanağı icra takibinin usulüne uygun olmadığı, icra takibine sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptali davası yönünden dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Açılan davanın usulüne uygun olarak başlatılmış bir icra takibi olmaması dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 664,53 TL harçtan mahsubu ile artan 236,93 TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, bakiye kısmın hazineye irad kaydına,
3-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacının yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin huzurda yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2024
Katip ....
Hakim ....
¸