T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/351 Esas
KARAR NO : 2025/788
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/04/2024
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 0.04.2022 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak içinde bulunduğu dava dışı sürücü ..... 'ün sevk ve idaresinde olan ..... plakalı araç ile davalı ..... Sigorta AŞ nezdinde zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı, davalı ..... İnşaat Şirketi'nin maliki olduğu diğer davalı ..... 'in sevk ve idaresinde bulunan ..... plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını, Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkilinin yolcu olarak içinde bulunduğu aracın kusuru olmadığını, 10.04.2022 tarihinde müvekkilinin normal bir güne başladığını, ancak gerçekleşen kaza neticesinde müvekkilinin hayatında artık hiç bir şeyin eskisi gibi kalmadığını, Davalı sürücünün kural tanımaz davranışı nedeniyle meydana gelen kazada müvekkilinin de içinde bulunduğu ..... plakalı aracın devrildiğini, devrilmenin etkisi ile araçların camlarının kırılıp etrafa saçıldığını, kırılan cam parçalarının müvekkilinin vücuduna isabet ettiğini, müvekkilinin kolu devrilen aracın altında kaldığını, başından, elinden, parmaklarından , kollarından ve vücudunun daha pek çok yerinden, çok sayıda kalıcı iz bırakacak şekilde ağır yaralar aldığını, kaza nedeniyle davacının vücuduna saplanan camlardan bir kısmının halen vücudunda olduğunu, müvekkilinin tam olarak iyileşemediğini, bu kazanın davacının çalışma ve iş gücünde azalmaya neden olduğunu, bu kaza neticesinde ayrıca müvekkilinin manevi olarak da çok yıprandığını, kazadan önce müvekkilinin aylık kazancının ortalama 17.000 TL olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun manevi tazminat başlıklı 56. Maddesinde; “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” düzenlemesine yer verildiğini, Müvekkilinin kaza nedeniyle manevi açıdan tarifi ve tahammülü imkansız bir zarara uğradığını, Ayrıca müvekkilin yüzünde ve vücudunda bulunan yara izleri de bu yaşadıklarını unutmasına hiç bir zaman imkan vermediğini, Müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararının davalı araç sürücüsü ve davalı araç maliki tarafından müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminini talep ettiklerini, Ayrıca davalıların ödemeye mahkum edileceği maddi ve manevi tazminat miktarını teminen, davalılar adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmaz malları üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı .... İnşaat ve ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davada, davalı araç sürücüsü müvekkili .....'in sevk ve idaresindeki ....plakalı müvekkili şirket .... İnşaat ve Ticaret Limited Şirketine ait araç ile ..... plakalı araç ile kazaya karışmasından bahisle araç içerisinde yaralandığını, yaralanma neticesinde çalışma ve iş gücünde azalma olduğunu, hala iyileşemediğini ve manevi olarak yıprandığını bakıcı giderine dayalı 100,00 TL, iyileşme döneminde çalışamaması nedeniyle gelir kaybına uğramasına dayalı 400,00 TL, çalışma gücünün kaybı nedeniyle 400,00 TL, ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle 100,00 TL maddi zararı olmak üzere şimdilik toplamda 1.000,00 TL maddi tazminatın 10.04.2022 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile 200.000 TL manevi zararın 10.04.2022 tarihinde yasal faizi ile birlikte ödenmesi talep edildiğini, davacı taraf türk vatandaşı olmadığını, davacının türk mahkemelerinde açacağı davalarda teminat gösterme zorunluluğu bulunduğunu, müvekkili ...., 10.04.2022 tarihinde .... Mahallesi ..... Bulvarı mevkiinde yasal hız sınırları içerisinde ..... plakalı araç ile seyir halinde trafik kurallarına riayet ederek özen ve dikkat ile aracını sürerken, sağ şeridinde bulunan ..... plakalı kamyonet hiçbir sekilde sinyal vermeden müvekkil şirket aracının önüne kırmıştır. Müvekkilin, sağ şeridinde bulunan ..... plakalı aracın trafik kurallarına aykırı şekilde sinyal vermeden aracını müvekkilin sevk ve idaresindeki aracın önüne kırması sebebiyle yaşanılan kaza neticesinde müvekkil yaralanmıstır. Bununla birlikte müvekkilin aracında ciddi bir hasar meydana gelmiştir. Yaşanılan kazanın ardından müvekkil kaza mahalline gelen bir ambulans ile Çam Sakura Şehir Hastanesine götürüldüğünü
maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi hususunun adli tıp kurumu tarafından yerine getirilmesi gerektiğini,
davacının fiziki muayenesi yapılarak ve tüm tedavi geçmişi birlikte değerlendirilerek rapor tanzim edilmesi gerektiğini, aksi takdirde bozma sebebi olduğunu, davacıya ait tüm tedavi evraklarının sayın mahkemeniz dosyasına celp edilerek davacının bizzat muayene edilerek adli tıp kurumu tarafından rapor düzenlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve sağlık giderleri zararına ilişkin her türlü talep sosyal güvenlik kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu,
zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, kaza tarihi dikkate alındığında, tazminat hesabının 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına uygun olarak yapılması gerektiğini, davacının söz konusu olaydan dolayı sosyal güvenlik kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerekeceğini, müvekkili araç sürücüsünün kusurlu olmaması sebebi ile fahiş miktarda manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini belirterek; Davanın öncelikle USULEN REDDİNE, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde evvelen usule ilişkin eksiklerin tamamlanması akabinde davanın esası hakkında tahkikata geçilmesine, Kazanın oluş şeklini ve maddi vakıaları dikkate alarak doğru ve isabetli bir değerlendirme yapabilecek nitelikte uzman bilirkişi kurulundan her iki araç sürücüsünün kusurlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan RAPOR ALINMASINA, Kusur raporu ve yukarıda yer verdiğimiz beyanlar doğrultusunda DAVANIN ESASTAN REDDİNE, mahkemeniz aksi kanaatte ise sorumlu sigorta şirketinin sorumluluğu kapsamında zararın tazminine, Haksız ve hukuki mesnetten yoksun, fahiş ve kabul edilebilir olmayan maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Başvuru konusu taleplerin zaman aşımına uğradığını, meydana gelen trafik kazasıyla ilgili müvekkili şirkete hukuka uygun başvuru yapılmamıştır. başvuru şartı dava şartı olup, davanın usulden reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, poliçede sadece sürekli maluliyet halleri teminat altına alındığını, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilmesi için davacının sürekli sakatlığının adli tıp kurumu ..... ihtisas dairesi’nden alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, geçici maluliyetten kaynaklı maddi tazminat talepleri ve tedavi masrafları bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri ve bakıcı gider talepleri teminat dışı olduğundan tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere maluliyetten dolayı zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, kusur yönünden müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, bu suretle dosyanın kusur bilirkişisine verilmesini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ilgili başvuruda müvekkili şirkete yapılan başvurudan 8 iş günü sonrasından itibaren faiz uygulanabileceğini, hatır taşıması nedeniyle zarar miktarında indirim yapılması gerektiğini, davacının Türkmenistan vatandaşı olup, dava açarken teminat gösterme zorunluluğu bulunduğunu,
manevi tazminat isteminin sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alınmadığından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek;
davanın usulden reddine,
haksız ve hukuki mesnetten yoksun, fahiş ve kabul edilebilir olmayan maddi tazminat taleplerinin tümü ile birlikte davanın reddine,
manevi tazminat talebinin reddine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın bir kısım davalılar vekilinin talebi doğrultusunda ..... Sigorta Anonim Şirketine ihbar edildiği, ihbar olunan tarafça ihbara karşı cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacının yaralanması ile sonuçlanan 10/04/2022 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle kazaya karışan davacının yolcu olarak bulunduğu ..... plakalı araç sürücüsü dava dışı .... ile davalı Yapıtaş İnş. Ve Ticaret Limited Şirketine ait ve davalı sigorta şirketine Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ..... plaka sayılı araç sürücüsü davalı .....'in kusur durumunun ne olduğu, davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun olup olmadığı, davacının maddi zararlarının oluşup oluşmadığı, talep edilebilecek maddi tazminat bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti, manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, davalıların maddi manevi zarar taleplerinden sorumlu olup olmayacağı, davacının 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı araç sürücüsü ..... ve davalı araç maliki ..... İNŞAAT VE TİCARET LTD.ŞTİ. tarafından; fazlaya ilişkin talep dava ve hakları saklı kalmak kaydıyla bakıcı giderine dayalı 100,00 TL, iyileşme döneminde çalışamaması nedeniyle gelir kaybına uğramasına dayalı 400,00 TL, çalışma gücünün kaybı nedeniyle uğramış olduğu 400,00 TL , ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle 100,00 TL maddi zararı olmak üzere şimdilik toplamda 1.000,00 TL maddi tazminatın 10.04.2022 (olay tarihi ) tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği; davalılar ..... vekilinin savunması kapsamında davacının teminat göstermek zorunda olup olmadığı, davalılar vekillerinin ortak savunmaları kapsamında davacının sigorta şirketine başvuruda bulunup bulunmadığı, zamanaşımı definin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Davacı vekili tarafından 28/03/2025 havale tarihli dilekçesi ile davalı ..... Sigorta Anonim Şirketi yönünden sulh nedeniyle feragat ettiklerini bildirmiş, davalı ..... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin 28/03/2025 havale tarihli dilekçesi ile davacının feragat beyanı doğrultusunda herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığının bildirildiği, ihbar olunan vekili tarafından sunulan 04/07/2025 havale tarihli dilekçesi ile ..... numaralı Kasko Poliçesi İMM teminat limiti yönünden Maddi ve Manevi Tazminat talepleri ve tüm ferileri için karşılıklı varılan sulh çerçevesinde davacı tarafa ödendiğinin bildirildiği, davacı vekilinin 04/07/2025 havale tarihli dilekçesi ile taraflarla sulh olduklarının tarafların birbirini ibra etmiş olduğunun yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığının, davadan feragat ettiklerinin bildirildiği, davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacı vekilinin feragat beyanı nedeniyle bir kısım davalılar vekili, davalı ..... Sigorta Anonim Şirketi vekili ve ihbar olunan vekilinin, vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığına ilişkin mahkememize dilekçe sunduğu anlaşılmakla; taraf vekillerinin karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama giderleri olmadığına ilişkin beyanları da dikkate alınarak, 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
Feragat ilk celseden sonra gerçekleştiğinden Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın 2/3 oranında hesaplanan 410,26-TL harcın peşin alınan 3.432,57-TL harçtan mahsubu ile artan 3.022,31-TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, bakiye kısmın hazineye irat kaydına,
Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.800,00-TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA,
Taraflarca yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2025
Katip....
Hakim ....
¸¸