T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/365 Esas
KARAR NO : 2025/664
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/04/2024
KARAR TARİHİ : 16/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, .... markası ile ulusal ve uluslararası TV yayını yapan sektöründe öncü ve güvenilir bir firma olduğunu, müvekkili şirket ile borçlu davalı arasında borçlu - davalının reklamlarının müvekkili şirkete ait televizyon kanalında yayınlanması için anlaşmaya varıldığını, müvekkili şirketin, bu antlaşma gereği, imtiyaz sahibi olduğu .... kanalında davalı/ borçlu şirketin reklamlarını yayınlayacak karşılığında ise verilen hizmetin bedelini davalı -borçludan tahsil edeceğini, davalı borçluya müvekkili şirket tarafından verilen hizmetlerin karşılığı olarak e arşiv- faturaların tanzim edilmiş olduğunu ve karşı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen faturaların içeriğinin, hizmetin ifasına ilişkin olduğunu ve faturanın e arşiv- fatura olup temel fatura senaryosu ile karşı tarafa gönderildiği ve tebliğ edildiğini, davalı- borçlu fatura tutarlarını ödemediğini, müvekkili şirketçe düzenlenen faturaların e- arşiv olarak düzenlendiğini, e-Arşiv Fatura, e-Fatura kapsamında olmayan vergi mükellefi tüzel kişilere ve vergi mükellefi olmayan şahıslara gönderilen, kâğıt faturadaki tüm bilgileri içeren ve yasal olarak kâğıt faturadan hiçbir farkı olmayan elektronik evraklara verilen isim olduğiunu, E-Arşiv fatura kapsamında elektronik belge biçiminde oluşturulan faturanın internet dâhil olmak üzere her türlü elektronik araç ve ortamlar vasıtasıyla iletilebildiğini, e-arşiv fatura alıcısının bir posta kutusu hesabı olması gerektiği, satıcı tarafından oluşturulan e- arşiv faturalar bu hesaba iletildiğini, müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturanın davalı tarafın tanımlı mail adresine iletildiğini, tüm faturalaşma sürecinde davalı ile sürekli olarak irtibatta kalınmış ve tüm faturaların karşı tarafın bilgisi dahilinde olduğunu, tüm faturaların usulüne uygun olarak kayıt altına alındığını, davalı tarafından 8 günlük yasal sürede faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını, 6102 sayılı kanunun 21. Maddesi 2. Fıkrasında '' Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. '' demek suretiyle faturaya itiraz edilmemesinin yasal sonucu olarak faturaya konu borcun kabul edildiğini düzenlediğini, faturayı alan kişi 8 günlük süre içerisinde faturaya itiraz etmemişse kanun hükmünde faturayı alan kişinin fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı belirtildiğinden bu durum düzenleyen lehine karine teşkil edeceğini, faturayı alan davalının süresi içerisinde faturaya itiraz etmediğinden fatura içeriğinin doğru olmadığının iddiasını ancak yazılı delilerle kanıtlayabileceğini, borçluya defalarca müvekkili şirket çalışanları tarafından ulaşılmaya çalışılmış olduğunu ancak olumlu bir yanıt alınamadığını, bu sebeple de icra takibi başlatma gereği hasıl olduğunu, müvekkili şirketin, alacağının tahsili için davalı borçlu aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, başlatılan icra takibine, davalı şirket tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş olduğunu, takibin bu itiraz nedeniyle durduğunu, yargılama neticesinde davalı- borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, kötüniyetli davalı-borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûmiyetine, vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesinin T.K. 35'e göre tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin, davalı borçlu şirket aleyhine 731.750,57-TL alacağının tahsili, asıl alacağa işleyecek yıllık %17,75 faizi ile birlikte, vekalet ücreti ve icra masraflarının birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce duruşma ara kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler, davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, davalının ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, davacının icra takibi tarihi itibariyle asıl alacak ve faiz yönünden alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında bilirkişi incelemesi yapılması için İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş olmakla, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası aracılığı ile davalı tarafa ticari defter ve belgelerin bildirilmesi için tebligat çıkarıldığı, davalı tarafça ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerin adresi bildirilmediği anlaşılmakla talimatın bila ikmal iade edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce duruşma ara kararı ile Davacının iddiaları, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına göre; davacı tarafın ticari defterleri incelenerek;tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, varsa alacağın miktarının tespiti konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, mali müşavir ... tarafından sunulan raporda özetle; Tarafların BA-BS formlarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi neticesinde, 2019
yılında davacı şirketin davalı şirkete 21 adet fatura ile yapmış olduğu KDV hariç toplam 285.342,00
TL tutarındaki satışların (bu satışlara istinaden davacının davalı adına tanzim ettiği tüm faturaların),
davalı şirket tarafından da kabul edilerek BA formu ile beyan edildiği; tarafların 2019 yılı BA-BS
formlarında davalının davacı adına tanzim ettiği herhangi bir iade faturasının da olmadığı; bu
haliyle de davacının 2019 yılında davalı adına tanzim ettiği faturaların tamamı (21 adet fatura)
yönünden taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, dolayısıyla bu faturaların
tamamının davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olması gerektiği, 2018 yılında ise, davacı şirketin davalı şirkete 30 adet fatura ile yapmış olduğu KDV hariç
toplam 363.580,00 TL tutarındaki satışlara (bu satışlara istinaden davacının davalı adına tanzim
ettiği faturalara) istinaden, davalı şirket tarafından 29 adet fatura ile KDV hariç 362.656,00 TL
tutarında alış yapıldığının BA formu ile beyan edildiği; dolayısıyla aradaki fark tutarına isabet eden
“KDV hariç 924,00 TL tutarlı faturanın” davalı tarafından beyan edilmediğinin anlaşıldığı;
davacının davalı adına tanzim ettiği tüm faturalar içerisinde de, sadece 14/11/2018 tarih ve
... nolu faturanın bedelinin KDV hariç 924,00 TL olduğunun görüldüğü (işbu
raporun 3. Sayfasındaki tablonun 12. Satırındaki fatura); ancak bu faturanın da e-arşiv fatura
olduğu, elektronik ortamda düzenlendiği ve davalıya da elektronik ortamda tebliğ edildiği,
davalının da bu faturaya itiraz ettiğine ilişkin herhangi bir belge sunmadığı hususları göz önüne
alındığında, bu faturanın da diğer tüm faturalar gibi davalının defterlerinde de kayıtlı olması
gerektiğinin anlaşıldığı, BA formuyla sehven beyan edilmemiş olabileceğinin değerlendirildiği,
davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olmakla birlikte, davalı vekilinin davaya konu
takip dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde " icra takibinde alacaklı olarak görünen tarafa
müvekkilinin belirtilen miktarda borcu bulunmadığı " şeklinde itiraz edildiği, yani taraflar arasındaki
ticari ilişkiye itiraz edilmediği, takip konusu borcun tamamının veya bir kısmının ödendiğine ilişkin
herhangi bir belge sunulmadan, sadece talep edilen miktarda borcun bulunmadığı şeklinde itiraz
edildiği, davacının ticari
defterlerine itibar edilebileceğinin kabul edilmesi halinde, huzurdaki davaya konu takipte davacının
731.750,57 TL tutarındaki asıl alacağı talep edebileceğinin kabulü hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, huzurdaki davaya konu takipte, takip öncesi dönem için işlemiş faiz talep edilmediği; takip
tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %17,75 faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği;
taraflar tacir olup, alacak da borçlunun ticari işletmesi ile ilgili olduğundan, Mahkemece sabit
görülecek asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren 3095 s.K.nun 2/2.maddesi uyarınca ticari
faiz (avans faizi) işletilebileceği hususunun değerlendirmesinin de mahkeme takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Dava, ödenmeyen fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminat ilişkin olduğu, icra dosyasının incelenmesinde davacı tarafından 731.750,57-TL asıl alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı-borçluya 03/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça 09/10/2019 tarihinde süresinde yapılan ödeme emrine itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu, itirazın iptali istemli açılan iş bu davanın yasal süre içerisinde olduğu, takibin devamının talep edildiği, davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, davada basit yargılama usulünün uygulandığı, taraflarca delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacı tarafın 2018-2019 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının kendi lehine delil niteliği teşkil ettiği, davalı tarafça ticari defterin incelemeye sunulmadığı, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı yani HMK 222/3 anlamında ticari defterlerini ibraz etmediği, HMK 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığı, davacının 2018-2019 yıllarına ait ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalı taraftan 731.750,57-TL
alacaklı olduğu, davacının 2018-2019 yıllarında davalı adına toplam 51 adet fatura tanzim ettiği, faturaların tamamının e-arşiv fatura olduğu, tamamının davalıya elektronik ortamda tebliğ edilmiş olduğu, 51 adet faturaya karşı davalı borçlunun itiraz ettiğine ve/veya ...’e veya davacı alacaklıya ödeme yaptığına ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığı, tarafların BA-BS formlarının karşılaştırmalı olarak incelenmesinde 2019 yılında davacı şirketin davalı şirkete 21 adet fatura ile yapmış olduğu KDV hariç toplam 285.342,00-TL tutarındaki satışların (bu satışlara istinaden davacının davalı adına tanzim ettiği tüm faturaların), davalı şirket tarafından da kabul edilerek BA formu ile beyan edildiği; tarafların 2019 yılı BA-BS formlarında davalının davacı adına tanzim ettiği herhangi bir iade faturasının da olmadığı; bu haliyle de davacının 2019 yılında davalı adına tanzim ettiği faturaların tamamı (21 adet fatura) yönünden taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, 2018 yılında davacı şirketin davalı şirkete 30 adet fatura ile yapmış olduğu KDV hariç toplam 363.580,00 TL tutarındaki satışlara (bu satışlara istinaden davacının davalı adına tanzim ettiği faturalara) istinaden, davalı şirket tarafından 29 adet fatura ile KDV hariç 362.656,00 TL tutarında alış yapıldığının BA formu ile beyan edildiği; dolayısıyla aradaki fark tutarına isabet eden “KDV hariç 924,00 TL tutarlı faturanın” davalı tarafından beyan edilmediğinin anlaşıldığı, ancak bu faturanın da e-arşiv fatura olduğu, elektronik ortamda düzenlendiği ve davalıya da elektronik ortamda tebliğ edildiği, davalının da bu faturaya itiraz ettiğine ilişkin herhangi bir belge sunmadığı hususları göz önüne alındığında, bu haliyle davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 731.750,57-TL alacaklı olduğu, davalının, yasal defterlerini incelemeye ibraz etmemekle şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği,
netice itibariyle davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 731.750,57-TL alacaklı olduğu, davalının icra takibine itirazının yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davasının kabulü ile, Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibin aynen devamına karar verilmiştir.
Davacının takip konusu alacağı ve miktarı davalı tarafından bilinebilecek durumda olduğundan, alacak likit kabul edilerek, hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 146.350,11-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ ile, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki davalının yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile; takibin aynen DEVAMINA,
2-Hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 146.350,11-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 49.985,88-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 8.837,73-TL harcın mahsubu ile bakiye 41.148,15-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafından ödenen 427,60-TL başvurma harcı, 8.837,73-TL peşin harç, 7.237,00-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.502,33-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 113.762,59-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE,
8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza