T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/424 Esas
KARAR NO : 2025/229
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/05/2024
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı Dosya dosyasında yürütülen icra takibine yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olup iptali gerektiğini, davacı ile davalı arasındaki satış ilişkisine dayanan bir alım satım gerçekleşmiş olduğunu, belirlenen vade günü geldiğinde borçlu tarafın borcunu ödemediğini, davalıya defalarca uyarılarda bulunulduğunu, ancak bu uyarılar karşısında herhangi bir sonuç elde edilemediğini, davacının 01.06.2023 tarihinde davalı tarafa ürün ön siparişine istinaden 18.400,73-TL tutarlı ödemeyi gerçekleştirdiğini, ürünün, yurtdışındaki fabrikadan ithal edildiğinden gümrük işlemlerden kaynaklı gecikme yaşandığını, durumun davalıya bildirildiğini, davalının bedel iadesi talep ettiğinden 15.08.2023 tarihinde iade ödemesinin davacı tarafından gerçekleştirildiğini, devamında tarafların ticari ilişkileri devam etmekle, davalının, davacıdan yeni bir ürün için sipariş oluşturduğunu, 19.10.2023'de 52.650,48-TL tutarlı fatura kesildiğini, davalı tarafından da 12.03.2024 tarihinde 45.202,80-TL tutarlı eksik ödeme yapıldığını, takibe konu olan 7.417,68-TL tutarlı eksik ödeme talebinde ise Haziran 2023 tarihli önceki siparişin 834,19-Euro karşılığı ödendiği davacı tarafından yapılan ürün bedeli iadesinde Türk lirası ödeme yapıldığından faturaya esas tutar iadesi yapıldığı, günümüz kur değerine vurulduğunda mali kayıtlarında davacının, davalı şirkete borcu bu tutarın mahsup edildiği şeklinde izahtan vareste ve ticari teamüllerde de karşılığı olmayan bir beyanla ödemeden imtina edildiğini, davacı şirketin sattığı ürünlerin bedelleri euro üzerinden belirlendiğini, ancak davalının 2023 Haziran'daki siparişlerinin Euro cinsi o günkü değeri Türk Lirası'na çevrilmek suretiyle faturalandırma da, ödeme de Türk Lirası para cinsinden yapılmış olduğunu, iade ödemenin de hiçbir ihtirazi kaydı olmayan davalı ... sonrasında tamamen başka bir ticari alımda burada kur farkından kaynaklı davacının borcunu mahsup ettiği iddiasının gerçekliğe ve ticari değerlendirmeye aykırı olduğunu, davacı şirketin eksik bakiye hususunda anlaşamaması sonrası davalı aleyhinde Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı Dosya ile takip başlattığını, işbu takibe davalının kötü niyetle itiraz ettiğini, davacının sattığı ürünlerin bedelini alabilmesini engellemek amacıyla takibin durmasına sebebiyet verdiğini, dava konusu alacağın faturalara dayalı cari hesap alacağı olduğunu, likit nitelikte bulunduğundan İİK 67/2 maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle, huzurdaki davanın kabulüne, Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 oranından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Davalının haksız ve kötü niyetli hareket etmeleri sebebiyle davalılar aleyhine 6100 sayılı HMK 329/1 maddesi gereği % 10 sözleşmesel vekâlet ücretine HMK 329/2 maddesi gereğince de haksız olarak dava açılmasına sebep olunması nedeniyle 5.000,00-TL disiplin para cezasına hükmedilmesine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı hakkında Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden girişilen icra takibine vaki borca itirazları üzerine davacı tarafından açılan işbu itirazın iptali davasının maddi ve hukuki gerçeklikten uzak olduğunu, davalının, 01.06.2023 tarihinde davacı ... ürün ön siparişine istinaden18.400,73-TL tutarlı ödemeyi gerçekleştirdiğini, esasen bu ödemenin banka dekontunda dahi açıkça belirtildiği üzere Euro karşılığında yapıldığını, o dönem için 834,19 Euro ya karşılık olarak TL cinsinden ödeme yapıldığını, nitekim tarafların ödemelerin Euro baz alınarak yapılacağını kararlaştırdıklarını, netice itibariyle davalının, 01.06.2023 tarihinde 834,19 Euro ye istinaden 18.400,73 TL ödemede bulunduğunu, ancak davacı tarafın, çeşitli mazeretler ileri sürerek davalıyı oyaladığını, ödemeye karşılık ürün teminini sağlamadığını, davalının bu sebeple mağdur olduğunu, sürekli davacı tarafla görüşüldüğünü ancak hep bir mazeretle oyalandığını, nihayetinde davalının bedel iadesi talep ettiğini, Euro cinsinden ödemede bulunan davalıya, 15.08.2023 tarihinde iade ödemesi 01.06.2023 tarihinde gönderilen TL miktarı üzerinden yapıldığını, halbuki davalının, 01.06.2023 tarihindeki ödemeyi 834,19 Euronun o tarihteki TL karşılığı şeklinde yaptığını, Euro kurunun böylesine esnek olduğu bir süreçte arada geçen zaman dikkate alındığında, işbu durumun kabul edilebilir olmadığını, basiretli davranma yükümlülüğü içerisinde olan karşı ... ödemenin Euro karşılığında olduğu açıklamasına başlangıçta herhangi bir itirazda bulunmadan sonradan itiraz etmesinin kabul edilemez olduğunu, iyi niyet ve dürüstlük prensipleri ile bağdaşmadığını, izah edilen ve esasen karşı tarafça da ikrar edilen bu olay dolayısıyla davalının alacaklı olduğunun sabit olduğunu, yukarıda açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle, davalı hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;Taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu mahkememizce tespit edilmiştir.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce:
a-Gaziosmanpaşa İcra Dairesi,
b-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkereler yazılmıştır.
3-Dosyanın mahkememizce res'en seçilecek SMM bilirkişiye tevdine karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda özetle; ''Davacı ticari defterlerinde davalıya ait cari hesabın TL olarak takip edildiği, takip tarihi itibari ile davalı şirketten takipte talep ettiği asıl alacak tutarı kadar alacaklı göründüğü, Davalı taraf ticari defterlerinde davacı şirkete yapılan ilk ödeme ve iade alınan avansın teklife göre döviz hesabında takip edildiği, arada oluşan kur farkını TL hesapta mahsuplaştırarak ticaretine devam ettiği, davalı şirket kayıtlarında takip tarihi itibari ile davacı şirkete borcu olmadığı tespit edilmiştir. Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; dövizli teklife istinaden ödenen ve iade alınan avans işleminin döviz takip edilmesi gerektiği, davacı ... aynı döviz miktarında avansı iade etmesi gerektiği, bu nedenle davalı şirketin davacı şirkete borçlu olmayacağı tespit edilmiş ise de nihai karar Sayın Mahkemeye bırakılmıştır.'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davacı açmış olduğu davada; davalı ile aralarındaki ticari ilişki gereğince kesilen faturanın bakiyesinin davalı tarafından ödenmediğini, bakiye miktar kadar başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı tarafından daha önce davacıya verilen sipariş gereğince Euro karşılığı TL olmak üzere davacıya ödeme yapıldığını, söz konusu ürünün temin edilememesi sonrasında davacının Euro karşılığı TL olmak üzere gönderilen satış ücretini 2,5 ay sonra TL olarak aynen iade ettiğini, ancak 2,5 aylık süreçte kur farkının doğduğunu ilgili meblağın ise mahsup edildiğini bu sebeple borçlu olmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları bilirkişiye inceletilmiş olup, tarafların ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun tutuldukları, yasal süresi içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu, sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde; kesilen faturalar ve yapılan ödemeler hususunda uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı tarafından 26.05.2023 tarihli davacının teklif formu akabinde davacıya yapılan ödeme sonrasında ödemenin aynen iadesi nedeniyle kur farkından kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır.
26.05.2023 tarihli davacı tarafından davalıya gönderilen ve taraflar arasında ihtilaf bulunmayan teklif mektubu incelendiğinde; davacı tarafından davalıya Euro olarak teklif verildiği, teklif mektubunda ödeme tarihi ile fatura tarihi arasında kur farkı bulunması halinde kur farkı faturasının düzenleneceğinin belirtildiği tarafların mutabık oldukları anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki 26.05.2023 tarihli teklif mektubu akabinde davalının davacıya ödeme tarihindeki kur karşılığı gözetilerek TL olarak ödeme yaptığı anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki ihtilaf bulunmayan teklif mektubu gereğince davacının davalıya yapmış olduğu satışın Euro bazlı olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır.
İlgili teklif mektubuna konu satış sözleşmesinin gerçekleşmemesi neticesinde davacı tarafından 2.5 ay sonra ilgili meblağın davacı tarafından davalıya iadesi 2.5 ay önce gönderilen TL miktarı olarak aynen iade edilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasında ihtilaf bulunmayan teklif formundaki anlaşma ve davacının davalıya Euro olarak fiyat verdiği ve tarafların bu miktar üzerinde anlaşarak fatura ve ödeme tarihi arasında kur farkı bulunması halinde kur farkı faturası kesileceği hususunda anlaşma yapıldığı bir arada değerlendirildiğinde, satış sözleşmesinden dönülmesi neticesinde davacının aldığı avansı ödediği tarihteki Euro kuru üzerinden aynen iade etmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Davacının aksi yöndeki iddialarına ve bilirkişi raporuna itirazlarına bu sebeple itibar edilmemiştir.
Nitekim davalı tarafından davacının iade tarihindeki kur karşılığı gözetilerek mahsup işlemi yapılması sonucunda tutulan ticari defter ve kayıtlarının usul ve yasaya uygun olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya borcunun bulunmadığı, davalı tarafından yapılan mahsup işleminin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafından tazminat talep edilmiş ise de davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 187,80-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 7.417,68-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar itibari ile KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 25/02/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza