T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/443 Esas
KARAR NO : 2024/467
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 10/05/2024
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde .... numaralı ".... Sigorta Poliçesi" ile sigortalı bulunan dava dışı sigortalı .... ait olan; .... mah. ... Sok. No.1 .... Sitesi, E. Blok Kat. 3, Daire.11 Nilüfer - Bursa adresinde bulunan dairede "mutfak tezgah alt dolabı içerisinde bulunan .... marka Su Arıtma Cihazından sızan suların daire içerisine sirayet ederek muhtelif alanlara zarar vermesi " sonucunda maddi hasar oluştuğunu, hasarın müvekkili şirkete sigortalı tarafından ihbarı üzerine, gerekli tahkikatın başlatıldığını ve Sigortacılık Kanunu 22. maddesi uyarınca hasar ve kusur durumunun tespiti için ilgili hasar dosyası kapsamında bağımsız ve uzman ekspertiz firmasından rapor alındığını, sonuç olarak, sigortalı dairede tespit edilmiş olan maddi hasarın müvekkili sigorta şirketi tarafından 14.09.2022 tarihinde 13.000,00 TL olarak ödendiğini, davaya konu sigorta hasarının; Sigortalıya ait daire içerisine mutfak tezgahının altına davalı firmadan satın alınmak suretiyle montaj edilen su arıtma cihazının su kaçırması nedeniyle oluşan sızıntının, sigortalı dairenin muhtelif bölümlerinde ıslanmaya bağlı hasar oluşması suretiyle meydana geldiğini, hasar dosyası içerisinden bulunan ekspertiz raporunun da bu şekilde görüş bildirdiğini, açıklanan huuslar ve hasar dosyası münderecatı uzantısında hasar bedelinin sigortalıya ödenmesinden sonra davalı rücu muhatabı .... Pazarlama A.Ş. Firmasına 15.09.2022 tarihinde rücu ihtar mektubu gönderilmiş olduğunu ancak tebligata rağmen muhatap tarafından hasar bedelinin ödenmediğini, bu durum üzerine, müvekkili davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar tazminatına karşılık, hasara sebep olan davalı-borçlular hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibatı başlatıldığını, bu takibe davalılar tarafından itiraz edildiğini, borçlular tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini, bu nedenlerle davalıların Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalılar hakkında haksız itirazından dolayı %20 den aşağı olmamak üzere müştereken ve müteselsilen icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; oluşan zarara ilişkin zararın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.(eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayımızda davacı sigorta şirketinin dava dosyamıza sunduğu hasar dosyasının incelenmesinde, dava dışı sigortalı ile davalılar arasındaki ilişki, dava dava dışı sigortalıya ait olan Su Arıtma Cihazından sızan suların daire içerisine sirayet edecek şekilde muhtelif alanlara zarar vermesi suretiyle maddi hasarın bedelinin karşılanması şeklinde eser sözleşmesi kapsamında olduğu, dava dışı sigortalının hizmet alan, davalı şirketlerin ise hizmet veren konumunda olduğu, diğer bir deyişle dava dışı sigortalının davalılar karşısındaki durumunun tüketici kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, davanın nitelik olarak mutlak ticari davalardan olmadığı dibi nisbi ticari dava türüne de girmediği, zira davacı sigorta şirketi olsa da kendi sigortalısı yerine geçerek bu davayı açmış olduğu, bu durumda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereği dava dışı sigortalı ile davalılar arasındaki ilişkinin görevli mahkemeyi belirleyeceği, esasında taraflar arasında sigorta hukukundan kaynaklı bir ilişki olmadığı, davada dava dışı sigortalı ile davalılar arasındaki tüketici işlemi nedeniyle Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. (Aynı yönde 16.09.2015 tarih, 2015/440 Esas, 2015/1769 Karar sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu İlamı)
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine,
4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına)
5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine,
6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 14/05/2024
Katip ....
¸e-imza
Hakim ....
¸e-imza