T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/464 Esas
KARAR NO : 2024/492
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 16/05/2024
KARAR TARİHİ : 20/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile birlikte İstanbul Ticaret Müdürlüğünün ... sicil nolu 03/07/1992 faaliyet tarihli .... İtbalat İhracat Limited Şirketini 2006 yılında devir almış olduğunu, Şirketin .... mersis no , .... vergi nosuna haiz olarak ... mh, ... Sk No : 22 Küçükçekmece-İSTANBUL adresine kayıtlı olduğunu, 2006 yılı içerisinde şirket faaliyetine son verildiğini, ... 2006 yılında sağlık problemleri olduğundan aradan geçen zaman içerisinde kendi bilgilerine ulaşamadığını, ...'un vefat ettiği kanısında olduğunu, ekonomik sıkıntıları ortağı olan ...'un sağlık sorunları ve diğer sorunlar sebebiyle şirket faaliyetine devam edemediklerini, aktif olmayan şirket ile halen faaliyete devam ettiğinin, uzun yıllar önce gayri resmi olarak şirketin fesh olduğunu ve faal bulunmadığını , artık bu şartlar altında şirketin devamının mümkün olmadığından haklı edenlerden dolayı .... İthalat İhracat Limited Şirketi'nin feshi için mahkemeye başvurduklarını talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava, TTK 531.madde ve devamı uyarınca haklı nedenlerle şirketin feshine ilişkindir.
TTK 531. maddesi “Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.” uyarınca haklı nedenle şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi istemli dava şirket tüzel kişiliği hasım gösterilerek açılması gerekir. Dava, davalı Anonim şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gereklidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/6043 Esas 2014/18201 Karar sayılı ilamı ".... Haklı nedenle şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi istemli davanın, kural olarak şirket tüzel kişiliği hasım gösterilerek açılması gerekir.
Bilindiği üzere husumet, bir başka deyişle taraf ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumet, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyorsa o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı sıfatının olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının en önemli özelliği, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflarca ileri sürülmemiş olsa bile mahkemece re'sen ele alınabilmesidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-d maddesinde düzenlendiği üzere dava ve taraf ehliyeti dava şartlarındandır. Ancak, taraf sıfatı dava şartlarından değildir. Buna karşılık, taraf sıfatı, dava şartı gibi, davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için, varlığı ya da yokluğu hakim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinde gözetilen ve taraflarca noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülen nitelikte olmasıdır.
Somut olayda feshi istenen şirketin dava dışında ortakları olduğu dikkate alındığında ... İthalat İhracat Limited Şirketine karşı hasım gösterilmek suretiyle açılması gerekirdi. Davacının davalı olarak gösterdiği davalının iş bu davada husumet yöneltebilecek kişilerden olmadığı ve bu eksikliğin sonradan giderilmesinin mümkün olmadığı bu nedenle talebinde davacının hukuki yararının olmadığı açık olduğu anlaşılarak davalı aşağıdaki gibi pasif husumet yokluğundan reddine şeklinde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle HMK 114. ve 115. madde uyarınca USÛLDEN REDDİNE,
2-Harç peşin alınmış olduğundan ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
5-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 20/05/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır