T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/480 Esas
KARAR NO : 2024/522
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/05/2024
KARAR TARİHİ : 22/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ..., davalı ... ile imzalamış olduğu İnşaat Sözleşmesi uyarınca yapacağı işlere karşılık ön ödeme olarak toplamda 8.600.000 TL. (Sekizmilyonaltıyüzbinlira) bedelli 7 Adet çek aldığını, müvekkili ödemesini çekler ile aldığı inşaat işine başlamadan önce, davalı şirket de kendisini güvence altına almak için müvekkilden teminat çeki vermesini istediklerini, müvekkilinin de bu durumu kabul ettiğini, davalı ile yaptığı anlaşmada kullanmak üzere ... Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden her biri 4.000.000 TL (Dörtmilyonlira) bedelli olmak üzere toplamda 8.000.000 TL (Sekizmilyonlira) bedelinde iki adet çek aldığını ve teminat olarak davalı şirkete verdiğini, müvekkilinin bu çekleri yalnızca teminat olarak ve geri almak üzere davacıya verdiğini, ancak davalı yan gerçeğe ve sözleşmeye aykırı olarak dava konusu çeki tahsile koyduğunu ve muhtemelen çek ödenmezse bu çeki icra takibine konu etmeyi düşündüğünü bu nedenlerle teminat çeki olarak verilen dava konusu .... BANK tarafından düzenlenen keşidecisi .... Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, ... Seri numaralı, 22.05.2024 Keşide tarihli ve 4.000.000 TL. (Dörtmilyonlira) bedelli çekin, anlaşmaya aykırı olarak müvekkile iade edilmemesi ve bankaya tahsile koyulması, muhtemelen çek ödenmezse icra takibine konu edilecek olması da dikkate alınarak davanın kabulüne, müvekkilinin yaşadığı mağduriyetin önlenmesi amacıyla öncelikle bedelsiz olarak ya da Mahkememiz aksi kanaatte ise uygun görülecek cüzi bir teminat karşılığında dava konusu çek hakkında durdurma kararı verilmesine, çekin bankada yazılmasının engellenmesine, çek ile ilgili icra takibi başlatılmasının engellenmesine, dava sonucunda bahse konu çekin iptaline ve müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dosya üzerinde yapılan inceleme sırasında arabuluculuk son tutanak aslının dosya içeriğinde olmadığı gibi arabuluculuğa da hiç başvurulmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir.
HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur.
HMK 114/2 ye göre (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir.
Bu konuda Yargıtay'ın kararı da açıktır. Davacı tarafından yukarıda anılan mevzuat uyarınca dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurduğundan bahsettiği ancak buna ilişkin tutanağın sunulmadığı da görülmüştür. Uyuşmazlığın giderilmesinde uyuşmazlık, davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya ibraz edilmemesi halinde bu belgelere UYAP sisteminden ulaşılabilmesi nedeniyle suretinin yeterli olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi taktirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir'' hükmüyle davacının arabulucuk faaliyetine ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dosyasına sunulmasını ''dava şartı'' olarak kabul etmiş, bu şartın gerçekleşmemesi halinde de müeyyidesinin ne olacağını açıkça kural altına almıştır. Bu yönüyle emredici nitelikte olan norm, hakime taktir yetkisi tanımamıştır. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 gün, 2020/932 Esas sayılı, 2020/5773 Karar numaralı Kararı)
5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkilerini Düzenleyen Kanun'un 35 inci maddesine dayalı olarak; taraf veya vekillerinin arabuluculuk son tutanak fotokopisinin dosyaya sunmasının yeterli olmadığı, dosyada sureti bulunduğu iddia edilse de suretinin dahi bulunmadığı, 7036 sayılı Kanun'un 3/2. Maddesi mucibince aşağıdaki gerekçeler karara sebebiyet vermiştir.
TÜM DOSYA KAPSAMI VE YUKARIDAKİ YASAL DÜZENLEMELER BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE; 01 EYLÜL 2023 TARİHİNDE YÜRÜRLÜĞE GİREN 7445 SAYILI KANUN HÜKÜMLERİ İLE 05 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır.
Yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 17/B maddesi ile taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren arabuluculuğa elverişli hâle getirilmiştir. Dava tarihi itibariyle davacının taleplerinin zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu ve dava açılmadan önce dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurduklarına dair belge olmadığı dikkate alındığında arabulucuğun işbu davada dava şartı olmadığını konusu ticari nitelikteki menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tâbi olduğu gibi özel dava şartı olarak kabul edildiği, davacı tarafın mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde de bahsi geçtiği gibi arabuluculuğa başvurmadığı sabit olan işbu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usûlden reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 17/B maddesi ile) 1.fıkrası gereğince özel dava şartı yokluğundan HMK 115.madde uyarınca USÛLDEN REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harç peşin alındığından bakiye harç tayinine yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
5-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tensiben oy birliğiyle karar verildi. 22/05/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza