T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/517 Esas
KARAR NO : 2024/968
DAVA : İflas (İflasın Açılması)
DAVA TARİHİ : 24/02/2015
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İflas (İflasın Açılması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin muhtelif bankalardan davalı şirket hesaplarına 210.295.-TL gönderdiğini, davalı dan alacaklı olduğunu ancak ... ın 14/07/2014 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçısı olarak ...'ın kaldığını, davalının ... Lokantası olarak faaliyetine devam ettiğini, alacakları için Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasıyla takibe geçildiğini, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiğini borçlunun avukatı aracılığıyla 03/02/2015 tarihinde uyap üzerinden itiraz ettiğini, İcra Müdürlüğünce 06/02/2015 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, borçlu şirketin mali durumunun borcu ödemeye yeterli olmaması ve piyasaya borçlarının bulunması nedeniyle alacaklarının ödenmeme ihtimalinin yüksek olduğunu, borçlu şirketin ticaret siciline tecil ettirmiş olduğu işletme merkezi olan ... Cad. No:12 Florya Bakırköy olması nedeniyle mahkememizin yetkili bulunduğunu, borçlu avukatının icra dosyasında yaptığı itirazın bir geçerliliği olmadığını, borçlunun uhdesinde bulunan alacaklarını ödememekte ısrar ettiğini, itirazlarını kabul etmediklerini, itirazın iptali ile iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının vekilliği döneminde muvazaalı İşlemlerle işletmenin kazancını kendi zimmetine geçirdiğini, müvekkilinin miras bırakanı ....a ait olan mal varlığı bakımından davacı aleyhine Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosya ile dava açıldığını,açmak üzere oldukları alacak/tazminat davasının iş bu dava bakımından bekletici mesele sayılmasını, davalı tarafça, müvekkiline miras olarak kalan şahıs firması niteliğindeki ... Lokantasının iflası talep edilmişse de müvekkilin davacıya borcu bulunmadığını davacının kendi vekillik döneminde işletmeyi bilanço oyunları ile kendine borçlandırmasından ibaret olduğunu, gerek açılmış gerekse açmak üzere oldukları davalar neticelendiğinde müvekkilin ve işletmesi ... Lokantasının borca batık olmadığının görüleceğini, müvekkili ...’ın miras bırakanı baba ....'ın 14.07.2014 tarihinde İstanbul’da vefat ettiğini, mirascı olarak müvekkili ile birlikte annesi ..., abisi ... ve kız kardeşi davacı ...'nın kaldığını, mirasçılardan ..., ... ve davacı ... Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesi ...E sayılı dosyaya verdikleri beyanla mirası reddettiklerini, miras bırakan ...'ın işleri uzun zaman kızı ...'a verilen Bakırköy .... Noterliği 17/04/2008 tarih ve .. sayılı vekâletname ile idare edildiğini, müvekkili tarafından bir süre miras bırakana Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... E sayılı dosya ile geçici vasi tayin ettirilmişse de .... ve ağabeyi...'ın bir şekilde sağladıkları adli tıp raporu ile vasiliği kaldırtıp ...’ı yeniden vekil tayin ettirdiklerini, ...'ın miras bırakanı ....’ın ölümüne kadar aldığı çeşitli vekaletlerle miras bırakanın hem işlerini idare etmiş hemde vekaletlerle miras bırakan adına tasarruflarda bulunup malvarlığının bir kısmını abisi ...'a devir ederek bir kısmını da doğrudan kendi adına kaçırdığını, ülkenin en tanınmış markalarından birisi olan ... markasının yaratıcısı, Ankara'da dört restoran-lokanta ihtiva eden ve aile üyeleri arasında hisseleri paylaştırılan anonim şirket yanında kendi şahsi işletmesi de olan davacı ... ve ağabey ...'ın miras bırakan .... ve işletmesi ... Lokantasının aktiflerini üzerlerine devir ettirmek suretiyle kaçırdıklarını ve .... Lokantasını borca batık duruma getirdiklerini, davacının vekillik dönemine ilişkin hiçbir rapor tutmadığını, bir çok resmi evrakı da mirası red ile beraber yok ettiklerini, verdiği zarar ve zimmetine geçirdiği malvarlığı ile ilgili araştırmalarının yeni bitme aşamasına geldiğini, dava açacaklarını, açmak üzere oldukları davanın da iş bu dava bakımından bekletici mesele yapılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizce 28/09/2023 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesi'nin 11/01/2024 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile "somut olayda;davalı tarafından depo emrine konu tutarın yatırıldığı görülmüştür. Ayrıca esas bakımından ise, mizan ve muavin kayıtlarına göre davalının borçlu olduğu, kaldı ki davalının, istinaf başvurusunda alacağının olmadığına dair bir istinafının bulunmadığı, iflas ilanlarının yapılmasının, verilen kararın niteliği itibariyle sonuca etkili olmayacağı anlaşıldığından Mahkemece tesis edilen karara yönelik davalının istinaf başvurusunun yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile kaldırılmış ve dosyanın yukarıda yazılı numarasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; iflas takibine yapılan itirazın kaldırılması ve iflas kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının davalıdan takibe konu alacağının bulunup bulunmadığı, itirazın kaldırılması suretiyle iflas koşullarının oluşup oluşmadığından kaynaklandığı, tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: İstinaf ilamı sonrasında Davacının yapmış olduğu takibe davalı (borçlu) tarafından itiraz edildiğine göre davacının alacağının varlığını ispat etmesi gerekir. Davacı tacir olan davalı defterlerine dayandığına ve davalı da ticari defterlerin elinde bulunmadığını iddia ettiğine göre HMK 220/2 maddesi gereğince “Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.”
Mahkememizin 24/10/2024 tarihli celsesinde; HMK 220/2 maddesi gereğince Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir hükmü gereğince davalıdan soruldu:
"Davalı beyanında: Sormuş olduğunuz defterler bende değildir. Nerede olduğunu bilmiyoruz. Defterler işletmemde yada elimde değildir dedi. "
Davalı şirketin 2012,2013 ve 2014 yılları ticari defterlerinin şirket merkezinde bulunmadığından defterlerin inceleme için ibraz edilmediği, bu nedenle davacı tarafından takibe konu edilen 210.295,00 TL'nin hangi işlemlerden kaynaklandığına - ilişkin muhasebe kayıt ve belgelere ulaşılamadığı, 2012, 2013 ve 2014 yılları ticari defterlerinin inceleme için ibraz edilmemiş olması nedeniyle, işbu davanın konusunu oluşturan alacak tutarına ilişkin muhasebe kayıt, yevmiye maddesi ve alacak tutarının varlığını ispat edecek belge ve evraklara ulaşılamadığı anlaşılmış olup davalı vekiline HMK 1220/3 maddesine göre belgelerin sunulması içinde süre erilmiş olup gelinen aşamada defter ve belgelerin teslimine dair davanın sonucu bu davayı doğrudan etkilemeyeceği anlaşıldığından söz konusu ara karadan dönülmüş ve mevcut delillere göre bilirkişi incelemesi yapılmış olup buna göre ilk Bilirkişi olarak 08.04.2022 tarihinde şirket adresinde yapılan keşfen incelemede davalı şirketin faal olduğunun görüldüğü ve 31.03.2022 tarihi itibariyle 46 çalışanının bulunduğu, şirkete ait vergi beyannamelerinin serbest muhasebeci mali müşavir tarafından bağlı bulunulan Küçükçekmece Vergi Dairesine verildiği tespiti hususlarında inceleme yaptığı gibi davalı şirketin 2015 yılı mizanına ve 336 01 ... nolu hesabın 2015 yılı muavin kayıtlarına göre; 336 01 ... hesabında 210.295,00 TL bakiye bulunduğu, başka bir ifade ile davalı şirketin 31.12.2015 tarihli mizan kayıtlarına göre davacının davalı şirketten 210.295,00 TL tutarında alacaklı olduğu tespitleri gerekçeli oluşu hüküm vermeye elverişli bulunduğundan davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğu anlaşıldığından ilk bilirkişi ispata ve hükme esas alınmıştır.
İİK.158.maddesinde; (Değişik: 9/11/1988-3494/26 md.) "Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir."düzenlemesi yer almaktadır.
Mahkememiz dosyasında İİK.158.maddesine göre güncel kapak hesabı doğrultusunda tanzim edilen depo emrinin davalı tarafa tebliğ edildiği, gerekli ihtaratın yapıldığı, davalının depo emrine esas miktarı yasal süresi içerisinde mahkememiz veznesine depo ettiği, tahsilat makbuzunun ibraz edildiği ve bu suretle depo emrinin yerine getirildiği görülmüştür.
Toplanan ve sunulan deliller, celp edilen icra dosyası, güncel kapak hesabı ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; depo emrine esas bedelin davalı tarafça yasal süresi içerisinde ödendiği dikkate alınarak depo mahkememiz veznesine yatırılması sebebiyle iflas talebinin reddine ve HMK 331/1.maddesindeki "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." düzenlemesi uyarınca takip tarihi itibariyle davacı dava açmakta haklı olduğundan davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karara vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın Konusuz Kalması Nedeniyle Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 2.510,82-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 2.083,22 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan 4.861,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza