T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/538 Esas
KARAR NO : 2024/605 Karar
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ : 05/06/2024
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket yetkilisinin iş hayatı gereği çek ile ticaret yaptığını, müvekkilinin uzun süredir ticari geçmişi bulunduğunu, yüklü miktarlarda çek ödemesi yapıldığını, .... Bankası .... Şubesine ait ..,..,..,..,..,..,... seri numaralı müvekkilinin imzasının bulunduğu çeklerinin 24.05.2024 Tarihinde İkitelli bölgesinde kaybettiğini veya çaldırdığını, fark edilmesinden sonra müvekkili tarafından şikâyette bulunulduğunu, muhatap bankaya gerekli talimatın verildiğini, neticede her bir çek için ödeme yasağı konulmasına, bankalara bildirilmesine ve ilgili çeklerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Talebe konu çekler yönünden .... Bankasına yazılan müzekkereye cevap verildiği, çeklerin Keşidecisinin davacı ... olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Dava; 6102 sayılı TTK.nun 818/s maddesi delaletiyle 757 ve devamı maddeleri kapsamında düzenlenen zayi nedeniyle çek iptaline ilişkin çekişmesiz yargı işidir.
Bu nitelikteki davanın mutlak olarak çek hamili tarafından açılması gerektiği gerek yasadaki düzenlemeler ve gerekse de Yargıtay kararları ile belirgindir. Davanın istemde bulunan sıfatı nedeniyle dinlenebilir (mesmu) olmaması halinde çekişmesiz yargı koluna dahil olan ve mutlak olarak reddi mucip bir istemin ele alınarak karar verilmesi Anayasa'nın 141/4 maddesindeki dava ve usul ekonomisi kurallarına uygun olduğu gibi 6100 sayılı HMK'nun 320.maddesinde mahkemenin mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği düzenlemesi de nazara alındığında somut olayın belirginliğine bağlı olarak hakim duruşma açmama yönündeki takdir hakkını kullanabilecektir.
Her ne kadar davacı mahkememize açmış olduğu dava ile dava dilekçesinde belirttiği çeklerin iptalini talep etmiş ise de; davacının iptali talep edilen çeklerin keşidecisi diğer bir ifadeyle hesap sahibi olduğu anlaşıldığı, davacının meşru hamil (alacaklı) sıfatının bulunmadığı, oysa kıymetli evrak kaybından kaynaklanan hasımsız iptal davası açma hakkının alacaklı sıfatını taşıyan meşru hamile ait bulunduğu, keşideci-hesap sahibinin böyle bir dava açamayacağı, davacının meşru hamil (alacaklı) sıfatı olmadığından dinlenebilirlik koşulu oluşmadığı nedeniyle davanın hasımsız olduğu da gözetilerek reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı hesap sahibi-keşideci konumunda olduğundan çek iptali istenemeyeceğinden dinlenebilirlik koşulu oluşmadığı nedeniyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE,
4-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince davacının talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okundu. 11/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır