T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/539 Esas
KARAR NO : 2024/599
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/06/2024
KARAR TARİHİ : 07/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firmanın faaliyet gösterdiği .... Mah. ... caddesi .... Sokak N:17 Kat:3 İstanbul/Güngören adresinde davalı .... San ve Tic Ltd, Şti bünyesinde Fason Takip Elemanı olarak olay tarihi 16.05.2024 tarihine kadar çalıştığını, davaya konu senetlerin zorla imzalatılmasından bir gün kadar önce çalıştığı firmada ilgili ve yetkili kişilerin, şirketin çalışması olmadığı halde farklı atölyelere şirket mal diktiriyormuş gibi gösterdiğini ve busebeple şirketin bu yerlere borcu var gibi sahte makbuzlar düzenlendiğini ve bu makbuzların şirket tarafından da ödendiğini hatta bu paraları benim aldırdığımı tespit ettiklerini beyanla, baştan sona anlatılanların hiç bir aşamasında bulunmadığım halde bu iddiaları kabul eden bir savunma yazmasını istediklerini, anlatılanlar ile ilgisinin olmadığını, çalıştığı firma adına faturayı kabul eden ve ödeme yapan kişilerin sorumlu olabileceğini söyleyerek yardımcı olmak istemesinin daha da sert karşılandığını, sorumluların tespiti açısından önerdiği yöntem sanki onları rahatsız ediyormuş gibi sert ve hakaretvari sözlerle bana dedikleri şekilde savunma yazması gerektiğini, yazar ise tazminatlarını vereceklerini beyanla ısrarlarına devam etmişler ise de alakası olmayan bir konuyu üslenmeyeceğini söyleyerek mesaisini bitirip iş yerinden o gün için ayrıldığını, bu durumdan kaynaklı olarak üzerinde baskı kuracakları korkusu ile iş yerinden ayrılmayı bile düşündüğünü, ertesi gün işe gitmeyeceğını ama iş yerinden özellikle çağrılması ve yanlış anlaşılma oldu demeleri üzerine davaya konu senetleri zorla imzalattıkları gün yani 16.05.2024 tarihinde iş yerine gittiğini, iş yerinde iş yerinin sahibinin yine aynı şekilde, benim dedikleri gibi savunma dilekçesi vermesini yoksa kendisine bela olacaklarını, eğer kendisi söyledikleri gibi savunma yazıp vermez ise yine de aynı sebeple işten atacaklarını, iş yerinde herkesin birbiriyle samimi olduğunu birbirlerini kolladıklarını o yüzden herkesin kendisi aleyhime tanıklık yapacağını, sonucun kendisi için daha kötü olacağını söyleseler de asla bahsettikleri şeyleri yazmadığını ve kendisine zarar verecekleri korkusu ile iş yerinden çıkmak istediğini, iş yeri sahibi ... istediklerini yazıp vermez ise buradan çıkamayacağını, sonunun kendisi için kötü olacağını, eğer onların istediği savunmayı yazmaz ise tüm suçu üstüne atacaklarını hatta bütün mal varlığını herşeyini alacaklarını söylediyse de dediklerini yapmadığını, bunun üzerine tehditvari konuşmalar ile her birisi 30 bin TL bedelli ve lehtarı ... San ve Tiç Ltd. Şti olan 38 adet seneti böyle bir borcu olmadığı halde bana zorla imzalattıklarını, yaşattıkları korku ve bir arı önce aradan çıkabilmek için senetleri imzalamak zorunda kaldığını, senetlerin zorla imzalatılması üzerine 24 saat geçmeden dilekçesi ile Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na hürriyeti tehdit ve senet yağması sebebi ile ... soruşturma sayılı dosyası ile şikayetçi olduğunu, bu nedenlerle tedbir talebinin kabulü ile ... Bankası .... Şubesine müzekkerenin yazılarak Keşidecisi ..., lehtarın .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Olan, 30.000-TL bedelli, 05/06/2024 vade tarihli senet ve yine Keşidecisi ..., lehtarın .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Olan, 30.000-TL bedelli, vade günü gelmemiş kalan 37 adet senete ödeme yasağı konulması için müzekkere yazılmasını, davalı firmaya borcu olmadığının tespiti ve borcu olmadığı halde zorla imzalatılan senetlerin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
DAVA: kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasıdır.
Dava şartları bakımından HMK.nın 114 ve 115. maddeleri gereğince re'sen yapılan inceleme sonucunda;
Dosya üzerinde yapılan inceleme sırasında arabuluculuk son tutanak aslının dosya içeriğinde olmadığı anlaşılmıştır.
7155 Sayılı Kanunla TTK’na 5/A maddesi eklenmiş ve anılan kanun hükmü ile ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:
6102 Sayılı TTK 'nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.)
"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.(28/03/2023 tarihli ve 7445 Sayılı Kanunun 31.inci maddesiyle bu fıkrada yer alan "paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında" şeklinde değiştirilmiştir" (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir.
HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur.
Mahkeme, dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuğa başvurulmadığını tespit etmesi halinde davayı dava şartı yokluğundan usulden reddeder.
235 sayılı HUAK m. 18/A (2) hükmünün kesin anlatımı nedeniyle tarafların dava şartı arabuluculuğa başvurmaları için HMK m.115’te öngörülen bir haftalık kesin süre veremez. Dava şartı arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığına dava tarihi itibariyle bakılır.
HMK 114/2 ye göre 2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir.
Davacı tarafından yukarıda anılan mevzuat uyarınca dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurulmadığı, buna ilişkin tutanağın sunulmadığı görülmüştür. Söz konu dava şartı tamamlanabilir bir dava şartı da değildir.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; Ticari davalarda alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edildiği, iş bu davanın 06/06/2024 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle arabulucuya başvurulmaksızın davanın açıldığının sabit olduğu, bu itibarla arabulucuya başvurulmaksızın açıldığı sabit olan davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın 6102 sayılı TTK.nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 512,33-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 84,73-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra DAVACI TARAFA İADESİNE,
5-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi.07/06/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza