T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/541 Esas
KARAR NO : 2024/600
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/12/2022
KARAR TARİHİ : 10/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 20/12/2022 tarihli dilekçesi ile; 28.09.2022 günü altı aracın karıştığı trafik kazası gerçekleştiğini, kazaya karışan araçlar ... plakalı beton mikseri .... plakalı motorsikletin, .... plakalı araç, .... plakalı araç, ... plakalı ....plakalı araçların maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazanın ... caddesinde meydana geldiğini, müvekkili ... adına kayıtlı ... Marka 2014 model ... plakalı minibüsün kullanılamaz hale gelerek pert olduğunu ve .... Yediemin Otoparkına çekildiğini, minibüsün aylarca ... Yediemin Otoparkında kaldığı için otopark ücretleri ödenmek zorunda kalındığını, minibüsün kaza sonrası durumunun tespiti için Bakırköy ....Sulh Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş sayılı kararıyla tespit yapıldığını, aracın onarımı için servise çekildiğini, servise de onarım ücreti ödenmek zorunda kalındığını, bahse konu ... plakalı minibüsün servis hizmeti yapmak üzere alınan bir araç olduğunu, müvekkilinin aracı ... Yediemin Otoparkına çekilmiş araç için otopark ücreti ödendiğini, kazaya konu araç için Bakırköy ....Sulh Hukuk Mahkemesi .... Değişik İş sayılı dosyada yargılama gideri yapıldığını, aracın onarımı için masraf yapıldığını aracın otoparkta kaldığı, tamir ve bakımının yapıldığı dönemde servis hizmetini yapamadığını ve müvekkilinin gelir kaybı yaşadığını, aracın kazaya karışıp tamir edildikten sonra değer kaybı yaşadığını, 300.000 TL maddi tazminatı müvekkiline ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkiline ait mikser kazanın oluşumunda kusurlu olmadığını, müvekkili firmaya ait aracın bütün trafik ve hız kurallarına uygun olarak şeridinde seyir halinde devam ettiğini, müvekkiline ati aracın kaza yapmasının asıl sebebinin sürücüsünün kusuru değil diğer sürücülerin kusurlu davranışları olduğunu, müvekkili firma çalışanının kusuru varsa bile bu kusurun tek başına kazanın sebebi olmadığını, kazaya konu ... plakalı aracın aylarca ... yeddi emin otoparkında kalmasının sorumluluğunun müvekkili firmada olmadığını, gerekli işlemleri derhal başlatmayan davacının, süresini belirtmemiş olduğu aracın aylarca otoparkta kalmasının da sorumlusu olduğunu, onarıma dair hiçbir belgenin sunulmadığını, kaza yeri krokisinde aracın hasar aldığı görülen .... plaka sayılı araç sürücüsü ....'in kazanın oluşumuna ilişkin olarak görgüye dayalı bilgi sahibi olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davacı tarafça davanın Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esasında açılmış olduğu; Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 28/05/2024 tarihinde kesinleşen 30/11/2023 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamı ile "...Tüm dosya kapsamında; davacının malik/işleteni olduğu, kazaya karışan ... plakalı aracın servis hizmeti yapan minibüs niteliğinde olduğu, davacının kaza tarihi itibariyle bilanço esasına göre defter tuttuğu, tacir olduğu, davalının da tüzel kişi tacir olduğu, buna göre davacı ve davalı tarafların tacir olup zarar bedeli talebinin de davacının ticari iş ve işletmesiyle ilgili olduğu anlaşıldığına göre 6102 sayılı TTK'nın 4/1 ve 5. maddesi gereğince ihtilafın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğu kanaatine varıldığı" gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava şartları bakımından HMK.nın 114 ve 115. maddeleri bakımından re'sen yapılan inceleme sonucunda;
Dosya üzerinde yapılan inceleme sırasında arabuluculuk son tutanak aslının dosya içeriğinde olmadığı anlaşılmıştır.
7155 Sayılı Kanunla TTK’na 5/A maddesi eklenmiş ve anılan kanun hükmü ile ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:
6102 Sayılı TTK 'nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.)
"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir.
HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur.
Mahkemenin dava açmadan önce dava şartı arabuluculuğa başvurulmadığını tespit etmesi halinde davayı dava şartı yokluğundan usulden reddeder.
6235 sayılı HUAK m. 18/A (2) hükmünün kesin anlatımı nedeniyle tarafların dava şartı arabuluculuğa başvurmaları için HMK m.115’te öngörülen bir haftalık kesin süre veremez. Dava şartı arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığına dava tarihi itibariyle bakılır.
HMK 114/2 ye göre 2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir.
Davacı tarafından yukarıda anılan mevzuat uyarınca dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurduğundan bahsetmediği gibi buna ilişkin tutanağın sunulmadığı da görülmüştür. Söz konu dava şartı tamamlanabilir bir dava şartı da değildir.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; Ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edildiği, İş bu davanın 20/12/2022 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle arabulucuya başvurulmaksızın davanın açıldığının sabit olduğu, bu itibarla arabulucuya başvurulmaksızın açıldığı sabit olan davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın 6102 sayılı TTK.nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin yatırılan 5.123,41-TL'den mahsubu ile kalan 4.695,81-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine,
6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.10/06/2024
Katip ...
¸¸
Hakim ...
¸¸