T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/598 Esas
KARAR NO : 2025/557
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/06/2024
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin aralarındaki ticari satım sözleşmesi uyarınca 11/01/2024 tarihli .... numaralı 68.844,10 TL bedelli ve 23/02/2024 tarihli ... numaralı 25.249,28 TL bedelli faturalar karşılığında davalıya mal sattığını ve teslim ettiğini, davalı tarafça faturalarına itiraz edilmeyerek satın ve teslim alınan malların bedelinin ödenmemesi üzerine Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E. numaralı dosyası ile icra takibi yapılmış ise de borca ve yetkiye itiraz edildiğini, müvekkili şirketin davalıdan alacağının tüm fatura ve ticari kayıtlar ile sabit olduğunu, BK m. 89 uyarınca para borçlarında alacaklının yerleşim yeri icra daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı ile arabuluculuk görüşmeleri yapılmış ise de netice alınamadığını iddia ederek; davalının haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline ve Bakırköy .... İcra Dairesinin .... E. numaralı icra takibinin devamına, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz etmesi nedeni ile dava konusunun %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının kötü niyetli ve haksız olarak huzurdaki davayı ikame etmiş olup, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının mal ve hizmet alım satımına dair davalı müvekkili ile bir ticari ilişki içerisinde bulunduğunu, buna dair faturalar düzenlediğini, faturalara itiraz edilmediğini ve fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek davanın kabulünü talep ettiğini, ancak söz konusu faturaların müvekkili şirket tarafından teslim alınıp alınmadığı, teslim alındıysa şirket yetkilisi veya teslime yetkili kişinin teslim alıp almadığı hususlarında davacının dilekçesinde hiçbir açıklama olmadığını, bu hususlarda somut herhangi bir delil de sunmadığını, öte yandan, davacının her ne kadar davalı şirket ile arasında ticari alım satım sözleşmesi bulunduğunu iddia etmişse de ne icra dosyasına ne de Mahkemeye sözleşmeyi ibraz etmediğini, taleplerini sözleşmeye dayandıran davacının varsa yazılı sözleşmeyi de Mahkemeye sunması gerektiğini, davacının düzenlemiş olduğu faturaları, davalı müvekkili şirket yetkilisinin teslim alıp almadığı hususunu ispat edememişken, faturalara müvekkili tarafından itiraz edilmediğini iddia ederek, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayıldığı iddiasında bulunduğunu, bu yönüyle faturaların içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, Yargıtay'ın güncel kararlarında faturanın düzenlenip davalıya tebliğ edilmiş olmasının ve buna itiraz edilmemiş olmasının tek başına akdi ilişkinin varlığını kanıtlamaya yeterli olmayacağının ifade ettiğini, borcun varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiğinden yani borç likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak; davacının davasının ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine, davacının işbu davayı açmakta kötü niyetli olduğu gerekçesiyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Uyuşmazlığın; davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin; davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
TBK'nın 89/1 ve HMK'nın 10. maddeleri uyarınca, davanın para alacağına ilişkin bulunması nedeniyle, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri de yetkili olduğu gözetildiğinde, davalı borçlu vekilinin icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının .... Anonim Şirketi, borçlusunun .... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi olduğu, faturadan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 11/01/2024 tarihli 68.844,10-TL bedelli fatura ile 23/02/2024 tarihli ve 25.249,28-TL bedelli faturadan kaynaklı toplam 94.093,38-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 22/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 22/05/2024 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen asıl alacağın tamamına, faiz oranına, işlemiş ve işleyecek faize ve takibin tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 22/05/2024 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; Davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Yenikapı ve Sultanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2024 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası; davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 18/02/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
18/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''...Davacının 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 94.093,38 TL alacağının bulunduğu, davalının 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 94.093,38 TL borcunun bulunduğu, takip konusunun davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu 11.01.2024 tarihli .... nolu 68.844,10 TL bedelli ve 23.02.2024 tarihli ... nolu 25.249,28 TL bedelli faturalardan kaynaklı olduğu, taraf ticari defterlerinin karşılaştırılması neticesinde; takip tarihi itibariyle taraflara ait ticari defterlerin davacının davalıdan 94.093,38 TL alacaklı olduğu noktasında uyumlu olduğu, takip konusu 11.01.2024 tarihli ... nolu 68.844,10 TL bedelli ve 23.02.2024 tarihli ... nolu 25.249,28 TL bedelli faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı ve kabulünde olduğu, neticeten; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 94.093,38 TL alacaklı olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.
"Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli .... E. ... K. sayılı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, 18/02/2025 tarihli bilirkişi raporu, BA/BS formları, taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir sıfatına haiz olup uyuşmazlığın ticari nitelik arz ettiği, davada basit yargılama usulünün uygulandığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, yukarıda özetlenen ve denetime uygun bilirkişi raporunda tarafların ticari defterlerinin yasal süresi içinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, buna bağlı olarak defterlerinin lehe delil niteliği taşıdığı, taraf ticari defterlerinin karşılaştırılması neticesinde; takip tarihi itibariyle taraflara ait ticari defterlerin davacının davalıdan 94.093,38 TL alacaklı olduğu noktasında uyumlu olduğu, takip konusu 11.01.2024 tarihli .... nolu 68.844,10 TL bedelli ve 23.02.2024 tarihli .... nolu 25.249,28 TL bedelli faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı ve kabulünde olduğu hususlarının tespit edildiği; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak tarafların ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı anlaşılmakla; dosya kapsamında yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporundaki taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarındaki tespitler ile dosyaya ibraz edilmiş olan fatura, BA/BS formları ve tarafların ticari defterlerindeki kayıtlarla hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu da dikkate alınarak; davacının davalıdan 94.093,38 TL alacaklı olduğu, borcun ödenmediği sonuç ve vicdani kanaatine varılmakla davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalının Bakırköy .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile takibin aynı koşullarda DEVAMINA,
2-İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebi ile itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (18.818,68-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 6.427,52-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 1.136,41-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 470,47-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.820,64-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvurma harcı, 1.136,41-TL peşin harç, 470,47-TL icra dosyasına yatırılan peşin harç olmak üzere 2.034,48-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça sarf edilen 72,00-TL posta gideri ile 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.072,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine,
9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2025
Katip ....
¸¸
Hakim ...
¸¸