T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/599 Esas
KARAR NO : 2025/581
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/06/2024
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müteveffa ..... , 29.10.2023 tarihi, saat 14.00 sıralarında İstanbul ili, Avcılar ilçesi, .... mahallesinde bulunan Balıkyolu caddesi ile Atatürk caddesi kesişimindeki kavşaktan kontrollü bir şekilde karşıdan karşıya geçtiği sırada seyir halinde bulunan sürücü ..... 'in sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracın hızını azaltmadan direksiyon ve fren tedbirlerini almadan çarpması sonucu ağır şekilde yaralanmış, kaldırıldığı hastanede 31.10.2023 tarihinde vefat etmiştir. ..... ise olay anında kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmiş, kavşakta karşıdan karşıya geçerken kontrollü ve olabildiğince hızlı bir şekilde geçmeye çalışmıştır. Ancak kavşağa kontrolsüz şekilde giren sürücü sebebiyle kaza meydana gelmiş, müteveffa hayatını kaybetmiştir. Bu bağlamda müteveffaya kusur atfedilmesinin hukuki herhangi bir dayanağı bulunmadığını bu nedenlerle tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu 29.10.2023 tarihli trafik kazasına karıştığı belirtilen ...... plakalı aracın trafik sigorta poliçesi müvekkil şirketçe temin ediliğnii, işbu trafik sigorta poliçe muhteviyatına göre şahıs başına daimi sakatlık ve ölüm teminatı ve maddi hasara yönelik karşı tarafa ödenebilecek tazminat tutarı sınırlandırılmasını, sigorta şirketinden sigorta poliçesi ve diğer evraklar celbedildiğinde bu tutar görüleceğini ayrıca poliçede azami teminat limitinin yazılı olması bu miktarın mutlak surette ödeneceği anlamına gelmediğini, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na ...... sayılı dosya kapsamında sunulan 08.11.2023 tarihli bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere müteveffa ...... 'nın ilgili trafik kazasında kavşağı yaya olarak çaprazlamasına kavşağın en uzun bölümünden ve çok yavaş bir şekilde çevre kontrolü yapmaksızın yani tedbirsiz olarak geçmeye çalışarak tali derecede kusurlu olduğu tespit edildiğini, dolayısıyla en azından %25 kusurun müteveffaya izafe edilmesi ve bu kapsamda kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bir tazminat tutarı belirlenirse bu tutardan en azından %25 oranında müteveffanın kusuruna istinaden bir indirim yapılması gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; Trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkin olduğu ,
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce:
a-..... Şirketi Genel Müdürlüğü,
b- İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü,
c-Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesine müzekkereler yazılmıştır.
3-Mahkememizin ön inceleme ve tahkikat duruşması ile dosyanın tarafların davaya konu kaza yönünden kusur ve aktüerya tazminat taleplerinin belirlenmesi için mahkememizce resen seçilecek trafik ve aktüerya bilirkişine tevdine karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda özetle; ''Önceden teknik olarak belirlenmiş hukuk normuna (KTK'nun 84/fj. Md. yoluyla 46, 47/c,d, 52/a,b, 53/b, 56/a, 67/a,c. Md. ile KT. Yönet. 137/A. Md. Trafiğin akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Doğrultu değiştirme, Şerit izleme, Araç manevraları) karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ...... plakalı kamyonet sürücüsü dava dışı .....” in “675 oranında Asli Kusurlu” olacağı, Yine önceden teknik belirlenmiş (KTK 68/b,c. Md. ile KT. Yönet. 138. Md. Yayalarla ilgili) kuralları ihlal eden, kavşak başında, ancak yaya geçidi bulunmayan yerden ve taşıt yolu üzerinde yola çapraz şekilde karşıdan geçmekte iken, sola dönüş yapan araç tarafından çarpılmaya uğrayan, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen yaya ......' nın “9425 oranında Tali Kusurlu” olacağı; Kaza tarihinde ..... plakalı kamyonetin (Trafik) KZMS Sigortası olan davalı ..... Sigorta A. Ş.' nin ise ( KTK' nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü dava dışı .....' in kusur oranı ve sigorta kapsamına göre sorumlu olacağı; Davacı ......'nın talep edebileceği maddi zararının 1.063.072,53 TL olduğu,'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
4-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
5-Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda davasını ıslah etmiş, ıslah harcını mahkememize yatırdığı gibi ıslah dilekçesi davalılara tebliğ olmuştur.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; davalı tarafından sigortalanmış ..... plakalı aracın 29.10.2023 tarihinde çarpması sebebiyle vefat eden müteveffa ..... nın desteğinden yoksun kalan eşi davacı ..... için tazminat talebinde bulunmuştur.
Haksız fiillere ilişkin olarak 6098 sayılı Kanun'un 49 ve 50. Maddeleri şu şekildedir:
"MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
II. Zararın ve kusurun ispatı
MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler."
İlgili hükümlerden görülebileceği üzere haksız fiil nedeniyle bir zararın meydana gelmesi halinde kusurlu fiili ile üçüncü kişiye bir zarar veren zararı gidermekle yükümlü olup, zararı, illiyet bağını ve kusuru ispat yükü ise davacı zarar görene aittir.
Yine 6098 sayılı Kanun'un 53. Maddesinin 3. Fıkrası gereğince haksız fiil neticesinde ölümün gerçekleşmesi halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar da tazminat kapsamında olup, aynı Kanun'un 55. Maddesi gereğince destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanacaktır.
2918 sayılı Kanun'un 85. Maddesi ise şu şekildedir:
"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."
2918 sayılı Kanun'un 90 ve 91. Maddelerine göre ise araçların zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırması zaruri olup, sigortacı da poliçe teminatı kapsamındaki zarar gören üçüncü kişilerin zararlarından sigorta teminatı kapsamında sorumlu olacaktır.
Bu kapsamda meydana gelen kaza sebebiyle kusur durumunun belirlenmesi için Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda bilirkişilerce yapılan değerlendirmeler sonucunda davalı tarafından sigortalanmış aracın meydana gelen kazada yaya geçidi bulunmayan yerden ve çapraz şekilde karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya çarptığı; bu suretle KTK'nun 84/fj. Md. yoluyla 46, 47/c,d, 52/a,b, 53/b, 56/a, 67/a,c. 74. Md. ile KT. Yönet. 137/A. Md. Trafiğin akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Doğrultu değiştirme, Şerit izleme, Araç manevraları, Yayalara ilk geçiş hakkı verilmesi kurallarını ihlal ettiği; Dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve bu suretle meydana gelen kazada %75 Oranında Asli Kusurlu” olacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Vefat eden yaya ......'nın ise çapraz şekilde karşıdan karşıya geçerken sağ tarafından kavşaktan gelen aracın çarpması nedeniyle vefatında %25 oranında tali kusurlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bilirkişi raporundaki tespitlerin usul ve yasaya uygun, Karayolları Trafik Kanunu'ndaki kuralların olaya uygulanmasının gerekçeli ve kanun hükümlerine uygun olduğu, dosya kapsamındaki diğer raporlar, tutanaklar, soruşturma dosyasındaki raporlar ile bir arada değerlendirildiğinde bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespitlerin bir bütün halinde hüküm kurmaya elverişli gerekçeli ve denetime açık, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınması gerekmiştir.
Bu bağlamda davacı tarafından meydana gelen olayda davalı sigortacının sigortalısının kusurunun ve illiyet bağının ispatlandığı, meydana gelen davaya konu tazminat talebine ilişkin zararın 2918 sayılı Kanun ve ZMMS Genel ve Özel Sigorta Şartlarına göre teminat kapsamında olduğu, davalının sigortalısının kusuru oranında davacının destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin zararını gidermesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafından bilirkişi raporunda sigortalısına yönelik kusur durumuna itiraz edilmiş ise de davalının itirazlarının herhangi bir somut veya teknik gerekçeye dayanmayan soyut beyanlardan ibaret olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporundaki kusur tespitlerine ilişkin soyut beyanlara dayalı itirazlara itibar edilmemiştir.
Destekten yoksun kalan kimsenin tazminat talebine ilişkin olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararında şu değerlendirmeler yapılmıştır: Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Mahkememizce davacının vefat sebebiyle uğradığı destekten yoksun kalma tazminatına yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 2021/82 E. 2022/167 K. 29.12.2022 T. sayılı KTK’nun 90. Maddesine eklenen
hükümlerin iptaline ilişkin kararı ile Yargıtay 4. HD 2021/27411 E. 2022/3461 K. 28/02/2022 T. ve
Yargıtay 17. HD 14.01.2021 T. 2020/2598 E. 2021/34 K. sayılı kararı dikkate alınarak; müteveffa ve
hak sahiplerinin muhtemel bakiye ömrü TRH-2010 yaşam tablosuna göre belirlenmiş bununla
birlikte; asgari ücretin her yıl %10 artacağı kabulü ile işleyecek dönemdeki kazançlar için her yıl %10
artış uygulanacak ve işleyecek dönemdeki zararın peşin ödenmesi nedeniyle her yıl için %10 ıskonto
yapılmış TRH-2010 yaşam tablosu ve progressive rant yöntemine göre hak
sahiplerinin maddi zararları tespiti açısından aktüerya bilirkişisinden rapor alınmış ve zarar tespiti yapılmıştır. Rapor denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır.
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Bilirkişi raporunda yukarıda yer verilen yerleşik Yargıtay içtihatlarındaki yönteme gerek hesap yapılmış olup, davacının miras bırakanının bakiye ömrüne göre davacının destekten yoksun kaldığı meblağın 1.417.430,04 TL olduğu tespit edilmiş olup, söz konusu meblağdan davacının miras bırakanının kusuru oranında indirim yapıldığında davacının talep edebileceği tazminat miktarının 1.063.072,53 TL olduğu ve kaza tarihi itibariyle ZMMS teminat limiti kapsamında olduğu tespit edilmiştir.
Davacı tarafından 14.04.2025 tarihli dilekçe ile dava değeri arttırılmış olup, gerekli harcın yatırıldığı, davalıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Bu bağlamda davacının talep arttırım dilekçesi doğrultusunda 1.063.072,53-TL destekten yoksun kalma tazminatı yönünden davacının davasının kabulü ile 1.063.072,53-TL tazminatın davacının davalı sigortacıya başvurusu üzerine davalı tarafından gerekli süre içerisinde ödeme yapılmaması üzerine temerrüt tarihi olan 18/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜNE,
-Buna göre; 1.063.072,53-TL destekten yoksun kalma tazminatının 18/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 72.618,50-TL harçtan ıslah harcı olan 3.627,51-TL ıslah harcının mahsubu ile noksan kalan 68.990,99-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan 3.627,51- TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 8.980,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 160.830,15-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2025
Katip ....
¸e-imza
Hakim .....
¸e-imza