T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/610 Esas
KARAR NO : 2025/623
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/07/2024
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında iplik alım satımına ilişkin ticari ilişkilerinin mevcut olduğunu, bu kapsamda davalı firmanın müvekkili şirketten 03/03/2023 termin tarihli, .... sipariş kodlu sipariş formu gereği 6.044,2 kg, 28/1 vortex %65 polyester, %35 viskon materyelli iplik sipariş ettiğini, işbu ticari işe ilişkin iplik fiyatlandırmasının faturalandırılan tarih itibariyle (03/03/2023) USD kuru üzerinden yapıldığını, bu kapsamda ipliğin birim fiyatının 2,8 USD üzerinden hesaplandığını, anılan iplik satımına ilişkin müvekkili tarafından tanzim edilen 03/03/2023 tarih, .... Nolu temel faturanın davalıya gönderildiğini, bu kere davalı firmaya ipliklerin teslim edildiğini, ancak davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, anlaşma gereği ödenecek olan mal hizmet tutarının 16.923,76 USD olduğunu, bu süreç içerisinde kurdaki artışlar nedeniyle güncel bakiyenin her iki tarafça da bilinmesi açısından kur değerlemeleri yapıldığını, yapılan bu kur farkı değerlemelerinin müvekkilince ayrıca faturalandırıldığını, davalının söz konusu ticari ilişki tarihinden bu yana müvekkili şirkete ödeme yapmadığını ve alacağın talep edilmesi üzerine artık ödeme yapmayacağını beyan ettiğini, müvekkili şirketin 31/12/2023 tarihinden itibaren davacı ile olan ticari ilişkisine son verdiğini ve hali hazırda tarafı ile çalışmadığını, davalının borcunu ödeyemeyeceğine, maddi durumunun kötü olduğuna dair beyanı üzerine davalı firma aleyhine Denizli İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyası ile 7 örnek icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu şirket yetkilisi ....’ın borca ve yetkiye itiraz etmesi üzerine işbu icra dosyasının yetkisizlik kararı ile Bakırköy İcra Müdürlüğü’ne gönderildiğini ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına kaydının yapılarak takibin durduğunu, akabinde 08.05.2024 tarihinde Bakırköy Arabuluculuk Bürosundan arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını iddia ederek; davalı borçlunun icra takibine yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile icra takibinin kaldığı yerden aynen devamına, davalının kötü niyetli olarak yaptığı itiraz nedeniyle icra takibinin durmasından dolayı asıl alacak tutarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı firmaya yükletilmesine, arabuluculuk aşamasının davalının uzlaşmaya yanaşmamasından dolayı anlaşamama ile sonuçlanması nedeniyle arabuluculuk vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı şirket adına duruşmalara katılan olmamıştır.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki iplik alım satımından kaynaklanan ticari ilişki kapsamında cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, borçlusunun ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, cari hesap kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 551.427,83-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 27/03/2024 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davalı borçlu şirket yetkilisinin 02/04/2024 tarihli dilekçesi ile borca, faize, ferilerine ve faiz oranları ile işlemiş faiz miktarı ve oranına itirazı üzerine 03/04/2024 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Saraylar ve Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; Taraf şirketlerin 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalının inkara yönelik savunması, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Sayılı takip dosyası, BA/BS formları ve tüm dosya kapsamına göre, HMK'nun 273. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, lehe veya aleyhe delil olma durumunun olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının ticari ilişkiyi hangi hesapta takip ettiği, dava ve takip tarihleri itibariyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmek üzere Denizli ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yolu ile gönderilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor talimat Mahkemesi dosyasına ibraz edilmiş,
04/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...İncelenen davacıya ait 2022-2023 yılı ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri bulunduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu ve defter kayıtlarının kendi içinde birbirini doğruladığını, delil vasfı taşıdığı, (HMK/222) Davacıya ait defter kayıtları ve belgelerine göre; İcra takip tarihi itibariyle davalıdan cari hesap alacaklı olduğu tutarın 551.427,83 TL olduğu, davalıya ait BA/BS form analizi incelendiğinde 2022 ve 2023 yılında toplam 8 adet KDV hariç 687.883,21-TL tutarındaki mal ve hizmetin davalı tarafından alındığının tespit edildiği, davacı tarafından 2022 ve 2023 yılında toplam 8 adet KDV dahil 744.145,11-TL tutarında davalıya mal satışı ve kur farkı olarak fatura kesildiği ve borcuna kayıt edildiği, taraflar arasında başka bir faturalı alışveriş bulunmadığı, bu durumda taraflar arasındaki alışveriş karşılığında oluşan icra takibine dayanak cari hesap kapsamı faturaların karşılıklı BA/BS analizi ile birbirini teyit ettiği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır.
İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
"Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, 04/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, 04/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacıya ait defter kayıtları ve belgelerine göre; icra takip tarihi itibariyle davalıdan cari hesap alacaklı olduğu tutarın 551.427,83 TL olduğu, davalıya ait BA/BS form analizi incelendiğinde 2022 ve 2023 yılında toplam 8 adet KDV hariç 687.883,21-TL tutarındaki mal ve hizmetin davalı tarafından alındığının tespit edildiği, davacı tarafından 2022 ve 2023 yılında toplam 8 adet KDV dahil 744.145,11-TL tutarında davalıya mal satışı ve kur farkı olarak fatura kesildiği ve borcuna kayıt edildiği, taraflar arasında başka bir faturalı alışveriş bulunmadığı, bu durumda taraflar arasındaki alışveriş karşılığında oluşan icra takibine dayanak cari hesap kapsamı faturaların karşılıklı BA/BS analizi ile birbirini teyit ettiği hususlarının tespit edildiği; takip ve dava konusu olan alacağa dayanak faturaların davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, bu durumda davalının BA formu uyarınca dava ve takip konusu olan faturaları vergi dairesine bildirmiş olduğu nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların davalıya tesliminin kanıtlandığı, faturalardaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedellerinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, cari hesaptan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takibin 551.427,83-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki miktar aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında (110.285,57-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 37.668,04 TL harçtan peşin alınan 6.659,87 TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 2.757,14 TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 28.251,03 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan 6.659,87 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı ve icra dosyasına yatırılan 2.757,14 TL peşin harç olmak üzere toplam 9.844,61 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen 352,00 TL posta, tebligat ve 5.000,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 5.352,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 86.714,17 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-AAÜT 16. Maddesi uyarınca tarifede belirlenen ücret müvekkil ile avukat arasında kararlaştırılan akdi vekalet ücretine ilişkin olup, davalının sorumluluğuna ilişkin düzenleme olmadığından davacı vekilinin arabuluculuk vekalet ücreti talebinin reddine,
9-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2025
Katip....
Hakim ...