T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/666 Esas
KARAR NO : 2025/779
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 16/07/2024
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/08/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.07.2023 tarihinde .... Mah. .... Sokak No.25 Bağcılar İstanbul adresinde, müvekkili alacaklıya ait yeraltı güzergah ve F/O kablosunun borçlunun yaptığı kazı çalışması esnasında ezip koparılması sebebiyle meydana gelen hasarın tazminini talep etme zorunluluğu doğduğunu, bu sebeple davacı müvekkili şirketin hasarın tazmini amacıyla Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas numarası tahtında icra takibi başlattığını, davalının itiraz dilekçesi ile borca tamamen itiraz ettiğini, takibe konu borcun haksız bir fiilden meydana geldiğini, hasar tespit tutanakları ve hasar fotografları ile söz konusu borcun haksız fiilden kaynaklandığının aşikar olduğunu, davalının alt yapı çalışması yapılırken ..... güzergah ve kablosuna hasarlamak suretiyle zarar verdiğini, söz konusu hasara ilişkin ivedilikle inceleme yapılıp hasar yerinde ilgili tutanakların tutulduğunu, yani davalının takibe konu hasarla veyahut takiple alakalı olarak kusuru ve sorumlulugu konusunda tereddüt bulunmadığını, tüm bu açıklamalar ışığında davalının itirazlarında haksız olduğunu ve kötüniyetle takibi durdurmak ve geciktirmek amacıyla yaptığını düşündüklerini, müvekkili ..... A.Ş.'nin, telekomünikasyon şebekeleri üzerinden ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini sunmakla yetkilendirilmiş bir işletmeci olup, söz konusu yetkilendirme çerçevesinde mevzuata uygun olarakyürütülen bu haberleşme hizmetinin aynı zamanda “kamu hizmeti” niteliginde olduğunu, söz konusu faaliyetinin gereği olarak müvekkili şirketin tüm vatandaşların haberleşme hizmetine kolay, ekonomik ve kesintisiz bir şekilde ulaşabilmeleri için tüm yurt genelinde telekomünikasyon altyapısının kurulması ve işletilmesi yükümlülügünün yanı sıra, kamu hizmeti ilkeleri çerçevesinde asgari hizmet yükümlülüğü de bulunduğunu, nitekim 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve 5369 Sayılı Evrensel Hizmet Kanununda; " Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde coğrafi konumlarından bağımsız olarak herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmis kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan, internet erişimi de dahil elektronik haberlesme hizmetleri ile bu Kanun kapsamında belirlenecek olan diğer hizmetleri" evrensel hizmet/asgari hizmet olarak tanımladığını, "Elektronik haberlesme sektöründe, ilgili mevzuatına göre Kurumca yetkilendirilmiş ve bu Kanun kapsamındaki hizmetleri sağlamakla yükümlü kılınan işletmeci"lerin, evrensel hizmet yükümlüsü olduğunun belirtildiğini, bu yükümlülük ve verdiği kamu hizmetinin bir gereği olarak müvekkili şirketin, haberleşmenin ve dolayısıyla kamu hizmetinin kesintiye uğramaması açısından davalıların zarar verdiği haberleşme kablolarını acilen onarması gerektiğini, bu nedenle yatırım programında olmayan ek bir maliyetle karşı karşıya kaldığını, davalının ise işbu icra takibine ve borca haksız, mesnetsiz, usule ve esasa aykırı şekilde itiraz ettiğini, iş bu itirazın iptali davasını ikame etmeden evvel davacı müvekkilinin dava şartı olan zorunlu ticari arabuluculuk yoluna başvurduğunu, Bakırköy Arabuculuk Bürosunun ..... Büro Numarası ...... Arabuluculuk numarası tahtında yapılan arabuluculuk görüşmesinin telekonferans kanalıyla gerçekleştirilmiş olup anlaşamamaya ilişkin son tutanağın da e-imzalı olacak şekilde tüm taraflarca imzalandığını iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haklı davanın kabulü ile davalının icra takibine yapmış olduğu haksız itirazın iptaline, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra takibinin devamına, davalının icra takibine konu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki itirazın iptali davasının süresinde açılmamakla birlikte söz konusu taleplerin haksız ve mesnetsiz olmakla davanın reddi gerektiğini, şöyle ki; davacı tarafın dava konusu zarara müvekkili şirketin neden olduğu yolundaki iddialarını ispatlayabilecek nitelikte herhangi bir belgeyi Mahkemeye sunamadığını, dosyaya bu konuda sunulan ve kendi çalışanlarınca düzenlenen tek taraflı hasar tespit tutanaklarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, öte yandan hasarın meydana geldiği tarihte müvekkili şirket kayıtlarında yapılan incelemede, söz konusu mahalde herhangi bir çalışma yapılmadığının tespit edildiğini, dosyada sunulan fotoğraflarda sırf enerji kablolarının .....’a ait kablonun yakınında olduğu varsayımı ile davacının zararından müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından iddia olunan hasarın müvekkili şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden ya da herhangi bir çalışmasından kaynaklanmadığını, meydana gelen hasarda müvekkili şirkete yükletilebilecek bir kusur bulunmadığını, illiyet bağının sorumluluğun temel öğesi olduğunu, zararla eylem arasında illiyet bağının mevcut olması, zararın eylemin bir neticesi olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın meydana gelmeyeceğinin kesin olarak bilinmesi olduğunu, hiçbir hukuk düzeninin mantık yasalarına göre mevcut olmayan illiyeti yaratamayacağını, gerek kusur sorumluluğunda gerekse kusursuz sorumlulukta 3 halde illiyet bağının kesilebileceğini, bunların mücbir neden, zarar görenin ve 3. Kişinin ağır kusuru olduğunu, Yargıtay H.G.K.nun E:.....; K: ..... sayılı 03.02.2010 tarihli kararında yukarıdaki açıklamalarımı doğrultusunda hüküm tesis edildiğini, Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin 23/09/2013 tarihli ve .... E. ..... K. sayılı kararında aynen “ Bu durumda mahkemece yapılacak iş; uzman elektrik bilirkişisinin de içinde bulunduğu üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınarak öncelikle yangının çıkış nedenini duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit etmek; yangına davalı ..... Elektrik Dağıtım A.Ş.nin davaya konu hadisenin vuku bulduğu mahalde yapmış olduğu altyapı çalışmalarının sebep olduğunun tespiti halinde: kusur oranına göre davacının olay tarihi itibariyle zararını tespit ettirip hâsıl olacak sonuç dairesinde hüküm kurmak olmalıdır.” şeklinde hüküm kurmakla ancak zarara davalı tarafın sebep olduğunun kesin olarak tespiti halinde kusur durumunun araştırılacağının belirtildiğini, dava konusu olayda davacı tarafın kusurlu olup olmadığının tespitinin önem arz ettiğini, zira davacı ..... A.Ş.’ye ait kabloların hiçbir koruma tedbiri alınmadan, teknik şartnameye açıkça uymadan döşendiğinden, emniyet mesafelerine uymadan birbirine yakın kablolar nedeniyle ve çoğunlukla davacı kurumun ağır kusuruyla hasar meydana geldiğini, bu durumda, tesisin sahibi olarak ve B.K m.58 hükmü gereği yasadaki tabiri ile “fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı” tüm sorumluluğun davacıya ait olduğunu, davacı tarafın bu hususlara riayet edip etmediğinin araştırılması gerektiğini, dava konusu hasar olayı nedeni ile zarar gördüğünü iddia eden davacı tarafın zararını giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ve araç sürücülerine ödediği ücretlerin genel idare giderleri arasında olduğunu, yani davacı tarafın gerekli personeli ve teçhizatı zaten bulundurmakta olup, dava konusu hasar olayı gerçekleşmiş olmasaydı dahi talep ettiği bu kalemlere ilişkin giderleri zaten yaptığını, bu giderlerin hasar nedeniyle ortaya çıkmadığını, davacı tarafın dava konusu olayla ilgili özel olarak adam tutup münhasıran dava konusu hasar olayında çalıştırıldıklarını kanıtlaması gerektiğini, Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarının bu doğrultuda olduğunu, davacı tarafın işçilik ve vasıta gideri taleplerinin hukuka uygun olmadığını, sonuç olarak davacının dava konusu hasara müvekkili şirketin neden olduğunu ispatlayamamış olması, hasarın oluştuğu gün müvekkili şirketin herhangi bir saha çalışmasının olmaması, kablo döşenmesi işleminin davacı tarafından mevzuata aykırı şekilde yapılmış olması ve bu güne kadar karşılaşılan zararların da davacı kurumun ağır kusuruyla meydana gelmiş olduğunun göz önüne alınması gerektiğini savunarak; davacının haksız ve yersiz itirazın iptali talebinin reddine ve %20’den az olmamak kaydıyla davacının kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Haksız fiil hukuksal sebebine dayalı alacak talebine ilişkin açılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın, davalı şirketin kazı ekiplerinin 13/07/2023 tarihinde "Sancaktepe Mah. 885 Sok. No:25 Bağcılar/İstanbul" adresinde kazı çalışması yapıp yapmadığı, kazı çalışması yapıldığının tespiti halinde belirtilen adreste davacıya ait Obk Frp 746 m kablonun ezilmek suretiyle koparılıp koparılmadığı, kazı çalışmasının davacıya ait yeraltı tesisinde hasar ve zarara sebep olup olmadığı, zarar miktarı, hasarın davalı şirket ekiplerinin kusurundan meydana gelip gelmediği, davalının zarardan sorumlu olup olmadığı, davacı tarafça meydana gelen hasarın tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali talebinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ..... Anonim Şirketi, borçlusunun .....Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi olduğu, davalı şirket ekipleri tarafınan yapılan çalışmalar esnasında davacı şirkete ait yeraltı tesislerinde meydana gelen zarar kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 12.696,09-TL asıl alacak, 2.221,29-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.917,38-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 01/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 05/02/2024 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen takibe, borca ve ferilerine (asıl alacak, istenen faiz türü, faizin başlangıç tarihi, takip öncesi işlemiş faiz, takipten sonraki faiz, icra gideri, vekalet ücreti v.d ) itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 05/02/2024 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Bağcılar Belediye Başkanlığına (Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü) müzekkere yazılarak; 13/07/2024 tarihinde .... Mah. .... Sokak No.25 Bağcılar İstanbul adresinde davalı tarafından herhangi bir kazı çalışması yapılıp yapılmadığı, kazı ruhsatı bulunup bulunmadığı, belirtilen adres ve tarihte ilgili güzergahta kazı ruhsatı bulunan ilgililerin ve kazı çalışmalarına ilişkin her türlü bilgi ve belgenin Mahkememize gönderilmesi istenilmiş; cevabi yazı ile söz konusu adreste belirtilen tarihte herhangi bir kazı ruhsatı düzenlenmediği hususlarının bildirildiği görülmüştür.
..... A.Ş'den; .... Mah. .... Sokak No:25 Bağcılar/İstanbul adresinde yer altı şebekesinde meydana gelen hasar nedeniyle açılan 2420471 hasar numaralı dosyanın bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Davacı vekili tarafından bildirilen tanık mahkememizce bizzat dinlenilmiştir.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı .... beyanında,"Ben yaklaşık 13 yıldır davacı şirkette önce tekniker 4 yıldır da hasar sorumlusu olarak çalışıyorum. Hatırladığım kadarıyla ..... mahallesinden bize bir ihbar geldi, yeni çekilen fiber kablonun hasar aldığı ve internet hizmetinin sağlanamadığı söylendi. Ben ve arkadaşım ihbar üzerine olay mahalline gittik biz olay yerine gittiğimizde ..... halen çalışma yapıyordu, yer altı kazısı yapıyorlardı. Binanın yan tarafında çektiğimiz 7 - 8 kablonun tamamı kopmuş vaziyetteydi biz bu kabloları yeniledik, tadilatını yaptık, internet erişimini yeniden sağladık. Bana göstermiş olduğunuz 13/07/2023 tarihli hasar tutanağı altındaki imza bana aittir arkadaşım ile birlikte düzenledik içeriği doğrudur. ..... 'ın orada kazı yapan kepçe operatörüne olayı sorduk kendinin yapmadığını söyledi ancak çevreden vatandaşlara sorduğumuzda sokağın dar olması sebebiyle kepçe operatörünün dönerken kablolara hasar verdiğini tespit ettik tutanağı da bu şekilde düzenledik. ......'ın kazı izni olduğunu biz ..... 'nin programından gördük. İlçelerde bazı mahalleler büyükşehire bağlı bu yüzden ilçe belediyesinde kazı ruhsatı olmayabilir ...... 'den sorulması gerekir benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir"demiştir.
Tanık beyanı doğrultusunda; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına (Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü) müzekkere yazılarak; 13/07/2024 tarihinde ..... Mah. .... Sokak No.25 Bağcılar İstanbul adresinde davalı tarafından herhangi bir kazı çalışması yapılıp yapılmadığı, kazı ruhsatı bulunup bulunmadığı, belirtilen adres ve tarihte ilgili güzergahta kazı ruhsatı bulunan ilgililerin ve kazı çalışmalarına ilişkin her türlü bilgi ve belgenin Mahkememize gönderilmesi istenilmiş; 21/03/2025 tarihli cevabi yazı ile söz konusu adresin ana arter üzerinde yer almadığı, bu alanda davalı şirket tarafından yapılan ruhsat başvurularının ilçe belediyesince değerlendirildiğinin tespit edilmiş olup 13/07/2024 tarihinde davalı tarafa Müdürlüklerince düzenlenen herhangi bir kazı ruhsatına rastlanılmadığı hususlarının bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... ile tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin kazı ekiplerinin 13/07/2023 tarihinde "Sancaktepe Mah. 885 Sok. No:25 Bağcılar/İstanbul" adresinde kazı çalışması yapıp yapmadığı, kazı çalışması yapıldığının tespiti halinde belirtilen adreste davacıya ait Obk Frp 746 m kablonun ezilmek suretiyle koparılıp koparılmadığı, kazı çalışmasının davacıya ait yeraltı tesisinde hasar ve zarara sebep olup olmadığı, zarar miktarı, hasarın davalı şirket ekiplerinin kusurundan meydana gelip gelmediği, davalının zarardan sorumlu olup olmadığı, davacı tarafça meydana gelen hasarın tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali talebinin kabul edilip edilemeyeceği" hususlarında rapor düzenlenmek üzere elektrik mühendisi ..... ile elektrik ve elektronik mühendisi .....'ten oluşacak bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 17/06/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
17/06/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... 09.04.2025 tarihli tespit çalışması sırasında sokak asfaltlandığı için kazı çalışması yapılıp yapıldığını gösterir herhangi bir kanıt bulunamamış olup, davalı tarafın kazı çalışmasının davacıya ait havai hat kablolarında hasar ve zarara sebep olup olmadığı yönünde herhangi bir kanaat oluşmadığı, 885. Sokak üzerindeki tespit çalışmasında, .... caddesi .... sokak girişinde kazı çalışması yapılıp kapatıldığı tespit edilmiş olmakla birlikte, ..... geçmiş araştırmasında; ..... Caddesi — ...... Sokak Girişinde tespit edilen kazı çalışmasının Eylül 2020- Haziran 2022 tarihleri arasında gerçekleştirildiği, davacı taraf vekili tarafından dosyaya sunulan 13.07.2023 tarihli Hasar Tespit Tutanağı baz alındığında, kazı çalışmasının şikâyete konu hasar tarihi ile bağlantısının olmadığının değerlendirildiği, 885. Sokak No: 33, 35 ve 37 Kapı numaralı binalarda kazıntı/darbe izleri tespit edilmiş olmakla birlikte, ..... geçmiş araştırmasında; 35 ve 37 Kapı Numaralı binalardaki hasarın Eylül 2020 öncesi, 33 kapı Numaralı Binadaki Hasarın Eylül 2020- Haziran 2022 tarihleri arasında oluştuğu, davacı taraf vekili tarafından dosyaya sunulan 13.07.2023 tarihli Hasar Tespit Tutanağı baz alındığında, ilgili kazıntı/darbelerin şikâyete konu hasar tarihi ile bağlantısının olmadığının değerlendirildiği, dosya kapsamında hasara konu güzergâh boyunca askı aparatlı fiber uygulaması yapıldığı, fiber kabloların bina içlerine kadar tesis edildiği, birçok binada fiber kutuda sonlandırıldığı, bazı binalarda ise rulo halinde bırakıldığı, tesis edilen fiber optik kablonun üzerinde“.....” işaretlemesi yapıldığı, 885. Sokak içerisinde dağıtımı yapılan Fiber kabloların, ..... caddesi yönünden 885. Sokak Girişindeki Bina No:43 girişine tesis edilen Fiber Optik Dağıtım Kutusundan yapıldığı tespit edilmiş olup, kablonun üzerinde 2023 yılında üretildiği tespiti ile havai hat düzenlemesinin 2023 yılı veya sonrasında yapıldığının değerlendirildiği, keşif tarihinde değiştirilen fiber kabloların metraj ölçümü yapılamamış olup, ..... Haritalar üzerinden yapılan 885. Sokak Başından (Kapı No:43) dosya konusu hasarın oluştuğu beyan edilen Kapı No: 23 ve Kapı No: 35 arasındaki binalara doğru fiber optik kablo mesafe ölçümleri ile davacı taraf vekili tarafından dosyaya sunulan, ..... Firması tarafından düzenlenmiş, 14.07.2023 tarihli ŞANTİYE DEFTERİ ve ŞEMASI üzerinde verilen hat şeması ve mesafelerin uyumlu olduğu, hasarın davalı tarafça yapıldığına ilişkin herhangi bir kanıt bulunmamakla birlikte, tespit edilen hususlar doğrultusunda, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan Hasar Tespit Tutanakları ile birim fiyatlar üzerinden yapılan hesaplamalarda hasar onarım bedelinin hasar onarım tarihi itibariyle (14.07.2023) 14.104,40 TL * KDV olduğu " değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Hasar tespit tutanağının incelenmesinde; görgü şahidi tespit edilmediği ve tutanağın davacı firma çalışanları tarafından tanzim edildiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.
TBK madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası, 17/06/2025 tarihli bilirkişi raporu kapsamında; tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; Davanın haksız fiil iddiasına dayalı alacak talebine ilişkin açılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu; davanın niteliği itibariyle meydana geldiği iddia edilen zararın ve zarara neden olan haksız fiilin ve haksız fiilin davalının kusurundan ileri gelip gelmediğinin ispatının davacı tarafta olduğu, davaya konu edilen eylemin ve zararın meydana geldiğinin iddia edildiği kablo masrafları vb unsurların teknik bilgi gerektiren hususlar olup bilirkişi deliline başvurulmasının hukuken gerekli olduğu, dosya kapsamında aldırılan ve yukarıda özetlenen bilirkişi raporunda hasarın davalı tarafça yapıldığına ilişkin herhangi bir kanıt bulunmadığı hususlarının tespit edildiği, dosyada mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının 13/07/2023 tarihinde "..... Mah. ...... Sok. No:25 Bağcılar/İstanbul" adresinde davalının çalışma yaptığını usulüne uygun bir biçimde ispat edemediği, bu durumda davalının davacıya zarar verdiği dosya kapsamından sabit olmayıp ispatlanamayan davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Şartları oluşmadığından davalı tarafın tazminat talebinin REDDİNE,
Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL'den mahsubu ile noksan kalan 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 14.917,38-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2025
Katip
Hakim