T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/747 Esas
KARAR NO : 2025/1367
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/08/2024
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş. ile davalı .... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında ... numaralı ve 19.04.2022 - 18.04.2023 tarihleri arasında sigorta teminatından yararlanmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi akdedildiğini, poliçede belirtilen sigorta konusu ... plakalı araca ilişkin olarak meydana gelen rizikolar, teminat altına alındığını, Sigortalı ... plakalı araç ile dava dışı ...'in maliki olduğu ... plakalı araç, 26.12.2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası yaptığını ; dava dışı ...'in maliki olduğu araçta, sigortalı aracın kusuru ve sorumluluğu nedeniyle maddi hasar meydana geldiğini, davalı yanın maliki olduğu sigortalı aracın firari sürücüsü, aniden sola manevra yaparak dava dışı ...'in maliki olduğu ... plakalı aracın sol ön köşe kısımlarına çarpmış ve asli kusurlu olarak kazaya ve hasara sebebiyet verdiğini, ... Sigorta A.Ş. arasında tanzim edilen ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi de incelendiğinde, buna ilişkin bir klozun bulunmadığı da görüleceğini bu nedenle başlatılan icra takibi ve huzurda ikame edilen davada, davalı tarafın pasif husumet ehliyeti bulunduğunu bu nedenlerle davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Dosyalarına ait itirazın iptali davası olup iki ayrı icra dairesinden takibe konulduğunu iddia olunan borçların konusu ve sebebi ayrı olduğundan bu dosyalar birleştirilerek tek bir itirazın iptali davası açılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki; davacı tarafından bu iki ayrı icra dosyasına konu olan borç iddialarının nevi , kaynağı ve sebebi ile de ilgili hiçbir açıklama yapılmadığını, davacı taraf usul kuralları gereği davasını ve iddiasını somutlaştırmak ve talep sonucuna ilişkin net bir şekilde açıklama yapmak zorunda olduğunu, davacıya kesin süre verilerek işbu hususlara ilişkin açıklama yaptırılmasını aksi takdirde davanın usulden reddini somut olayda davacı sigorta şirketinin davacı şirkete rücu edebilme şartları oluşmadığını, her ne kadar davacı tarafça dava dışı ....'ün olay yerini kaçarak kazaya sebebiyet verdiği iddia edilmiş ise de bu husus somut gerçeği yansıtmadığını, kaza tespit tutanağı bu manada hatalı olduğunu ve kabulünün mümkün olmadığını, dolayısıyla detaylıca yazıldığı hallerde ancak sigorta şirketinin rücu hakkı bulunmadığını, somut olayda ise yukarıda sayılan hallerden hiçbiri bulunmadığını, kaldı ki; aracın sürücüsünün firari olması durumunda dahi bu husus tek başına rücu için yeterli olmadığını, bu bağlamda somut olayda davalı şirkete rücu şartları oluşmadığını bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı açıldığı iddia edilen davanın reddini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce:
a-... Sigorta Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü
b-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkereler yazılmıştır.
3- Mahkememizce res'en seçilen adli trafik ve makine mühendisi bilirkişi heyetinden oluşan bilirkişiler raporunda özetle; ''Yukarıdaki tespitler neticesinde Maddi hasar ile sonuçlanan kazanın oluşumunda; Kusur Yönünden; Davalı .... San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı ... plakalı araç FİRARİ sürücü'nün kazanın oluşumunda 96100 (Yüzde Yüz) oranında ASLİ tam KUSURLU olduğu, Davacı ... Sigorta Anonim Şirketi sigortalısı kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsü FİRARİ sürücü'nün kazanın oluşumunda 96100 (Yüzde Yüz) oranında ASLİ tam KUSURLU olduğu, ... adına kayıtlı kazaya karışan .... plakalı Kamyonet sürücüsü ...'nın ve kazanın oluşumunda 960 (Yüzde sıfır) oranında KUSURSUZ olduğu, Makine Mühendisliği yönünden: Davaya konu ... plaka sayılı aracın TAVAN HASAR TUTARI'nın 30.825,41 TL olduğu,''şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
4-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davacı sigortacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu davada; davalı sigortalısına ait aracın karıştığı kaza sonucunda sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, dava dışı üçüncü kişiye kaza sebebiyle ödeme yapıldığını, sigortalının olay yerini terki nedeniyle rücu şartlarının oluştuğunu bu sebeple ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsilini, bu amaçla başlatılan icra takiplerine davalının itiraz ettiğini bu sebeple itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere sigortacının sigortalısına rücu edebilmesi için öncelikle rücu koşullarının gerçekleştiği ispatlaması gerekmektedir.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
İspat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında sigortacının sigortalıya rücu koşulları düzenlenmiş olup, buna göre;
"f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," sigortacının sigortalıya rücu hakkı bulunmaktadır.
Mahkememizce meydana gelen trafik kazasındaki kusur durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; davalıya ait aracın sürücüsünün aniden sol tarafta karşı yönden gelen aracın şeridine girerek kazaya sebebiyet verdiği, davalıya ait aracın ani sola manevrası ile kendi şeridinde giden dava dışı üçüncü kişiye ait araca aracının ön kısımları ile çarpmak suretiyle meydana getirdiği kazada %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporundaki tespitlerin usul ve yasaya uygun olduğu, raporun gerekçeli, denetime elverişli olduğu, olayın oluş şekline uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınması gerekmiştir. Bu bağlamda davalıya ait aracın firari sürücüsünün meydana gelen kaza nedeniyle %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından kaza tespit tutanağı ve bilirkişi değerlendirmesine itiraz edilmiş ise de kaza tespit tutanağının kolluk tarafından düzenlendiği, davalı tarafından aksini ispatlayan delil sunulmadığı anlaşılmakla somut delile dayanmayan davalı itirazına itibar edilmemiştir.
Dava dışı üçüncü kişi ... tarafından davacı sigortacıya karşı yapılan başvuru sonucunda Dava dışı üçüncü kişi ...'in aracının davacı sigortacı tarafından ZMMS poliçesi kapsamında onarımının yaptırıldığı ve bu kapsamda 32.215,46-TL toplam ödeme yapıldığı, yapılan ödemelerin bir kısmının onarım yaptırılan servis ve parça sağlayıcılara bir kısmının kazanın diğer tarafı ...'e ödendiği dekont sunulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da; eksper raporunda tespit edilen hasarlı parçaların ve yapılan işlemlerin meydana gelen kaza ile uyumlu ve illiyet bağı içerisinde olduğu, parça ve işçilik fiyatlarının piyasa rayicine uygun ve hatta piyasa fiyatına göre indirimli makul olarak belirlendiği tespit edilmiş olup, bilirkişi raporunda 30.825,41-TL olarak hasar bedeli tespit edilmiştir. Davacı tarafından dava dışı üçüncü kişi servislere ödenen hasar tutarı toplamı Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında takibe konu edilmiş olup, hasar bedeli toplamı 30.833,56-TL olup bilirkişi raporundaki tespitler ile hasar tutarının uyumlu olduğu Mahkememizce tespit edilmiştir.
Davacı tarafından takibe konu edilen Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında 1.381,90-TL'lik kazanın diğer tarafı ...'e yapılan ödemeye ilişkin dekont incelendiğinde söz konusu ödemenin değer kaybına ilişkin olduğu dekont açıklamasından anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda değer kaybına ilişkin değerlendirme yapılmamış olup, SBGM'den gelen ...'in aracına ait önceki hasar kayıtları ve eksper raporu incelendiğinde ve önceki hasar kayıtları ile hasarlı bölgeler usul ekonomisi gereği Mahkememizce değerlendirildiğinde 1.381,90-TL'lik değer kaybı ödemesinin makul ve piyasa koşulları ile hayatın olağan akışına uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu bağlamda davacının zararı, illiyet bağını ve ödeme yaptığını ispatladığı anlaşılmakta olup, yukarıda da yer verildiği üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre sigortalının ilgili hükme göre zaruriyet arz eden durumlar haricinde (can tehlikesi, yaralanma vb.) olay yerini terk etmesi halinde sigortacının sigortalıya rücu imkanı bulunmaktadır. Sigortalının olay yerini terk etmesi halinde bunun zaruriyet halinden kaynaklandığını ispat yükü ise sigortalı üzerindedir. Davacı tarafından davalı sigortalısının olay yerini terk ettiği dosya kapsamındaki deliller, kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile ispatlanmış olup, davalı sigortalı tarafından ise araç sürücüsünün olay yerini terk etmediği, kazaya ilişkin tutanak tutulduğu ve gerekli işlem ve ihbarlar yapılarak sigortacıya hasarın ihbar edildiğinin ispatlanamadığı sabittir.
Yargıtay ... Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri bakımından uygulanmakta olan Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarının B.4-f maddesi metni çok iyi kaleme alınmamış olmakla birlikte, madde metninden anlaşılması gereken, maddi ya da bedeni hasara neden olan tüm trafik kazalarında olay yerini terk ile kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hallerinde sigortacının üçüncü kişilere yaptığı ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebilecek olduğudur. İstisnai durumlar ise "hariç" denilerek gösterilmiştir. Buna göre bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle uzaklaşması gibi zorunlu hallerde sigortalı bu maddeden kaynaklanan rücu sebebinden kurtulacaktır. Olay yerini terkin zorunlu olduğu haller ve kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması halleri sınırlı sayıda olmayıp örnek olarak sayılmıştır. Ancak istisnai haller madde metninin başına yazıldığı için sanki olay yerini terk etme hali sadece bedeni hasara neden olan kazalarda uygulanacakmış, maddi hasarlı kazalarda uygulama alanı yokmuş gibi bir anlama yol açmıştır. Oysaki bedensel hasarlı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. Açıklanan nedenlerle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğu açıktır."
Bu bağlamda tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davalıya ait aracın sürücüsünün olay yerini kazaya rağmen terk ettiği, söz konusu terkin zaruriyet halinden kaynaklandığının davalı tarafından ispatlanmadığı anlaşılmakla davacı sigortacının sigortalıya rücu şartlarının gerçekleştiği sonucuna ulaşılmıştır.
Sonuç olarak davaya konu Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında 30.833,56-TL asıl alacak ve Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında 1.381,90-TL asıl alacak yönünden davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından işleyecek faiz oranı olarak icra takiplerinde avans faiz oranı talep edilmiş olup, davacı ve davalının tacir olduğu gözetildiğinde avans faizi talep edilebileceği anlaşılmakla davalının işleyecek faiz oranına yönelik itirazının da iptaline karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından işlemiş faize yönelik de itirazın iptali talep edilmiş ise de davacı tarafından tek bir ödeme yapılmadığı, toplu ödemeler yapıldığı ödemelerin tamamlanması hususunda davalıya ihtar çekilmediği davalının temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla davacının işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine karar verme kgerekmiştir.
Davacı tarafından tazminat talep edilmiş ise de davaya konu olayın yargılama gerektirdiği, alacağın likit olmadığı, davalı yönünden ise feriler yönünden tazminatın söz konusu olmayacağı anlaşılmakla tarafların koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
-Buna göre; davaya konu Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında 30.833,56-TL asıl alacak ve işleyecek faiz oranı yönünden davalının İTİRAZININ İPTALİNE, takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Buna göre; davaya konu Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında 1.381,90-TL asıl alacak ve işleyecek faiz oranı yönünden davalının İTİRAZININ İPTALİNE, takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Tarafların koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin REDDİNE,
4-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 2.317,87-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 1.890,27-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 3.417,91-TL'sinin davalıdan alınarak, kalan kısmın (182,09-TL) ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 10.274,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 9.754,82-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 32.215,46- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 1.716,26-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
11-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025
Katip ...
E¸
Hakim ....
E¸