T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/752 Esas
KARAR NO: 2025/143
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 14/08/2024
KARAR TARİHİ: 04/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/03/2023 tarihinde meydan gelen trafik kazasında malikinin davalı şirket, araç sürücüsünün dava dışı .... olduğu ... plaka sayılı araç ile .... plaka sayılı araç arasında iki taraflı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda dava dışı sürücü .... 2918 sayılı KTK'da yer alan 84/J maddesi gereğince kusurlu olduğunu, bu durum Kaza Tespit Tutanağında sabit olduğunu, söz konusu kaza nedeniyle davacı şirket tarafından 26/06/2023 tarihinde ..... A.Ş'ye 37.470,42TL ödeme yapıldığını, kaza tespit tutanağı ile de sabit olduğu üzere dava dışı ....'nin kaza tarihinde ehliyetsiz olması nedeniyle karşı tarafın sigorta şirketine yapılan ödemeler için davalı şirkete rücu haklarının doğduğunu, Söz konusu kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü olan dava dışı ....'nin ehliyeti geçerli olmadığını, davalı/ borçlu tarafından Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ile takibin devamına, davalı/borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazları nedeniyle alacak miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacı tarafça dava dışı ....'nin ehliyetinin olmadığı iddia edilmiş ise de bu husus somut gerçeği yansıtmadığını, kaza tespit tutanağı bu manada hatalı olup tarafımızca da kabulü mümkün olmadığını, dolayısıyla yukarıda detaylıca izah edildiği hallerde sadece sigorta şirketinin rücu hakkı bulunmadığını, somut olayda ise yukarıda sayılan hallerden hiçbiri bulunmadığını, kaldı ki; aracın sürücüsünün ehliyetinin olmaması durumunda dahi bu husus tek başına rücu için yeterli olmadığını, kazanın meydana geliş şekli ve kazaya karışan araçların kusur durumu tespit edilirken olayın seyri objektif bir şekilde analiz edilerek kusur durumu tespit edilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde kabul manasına gelmemekle birlikte dava dışı kazaya karışan şirkete ait .... plakalı aracı kullanan ....nin sürüş kabiliyeti ve kazanın sonuçları bakımından uygun illiyet bağının kurulması gerektiğini, kaldı ki; somut olayda salt sürücü belgesinin bulunmaması kazanın meydana gelmesi için yeterli bir sebep de olmadığını, bu bağlamda müvekkil şirkete rücu şartları oluşmamış olup haksız ve hukuka aykırı açılmış davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; trafik kazasından kaynaklı sigortacının sigortalısına rücuen tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne müzekkere yazılmıştır.
4- Dosyanın mahkememizce res'en seçilecek trafik ve sigorta konusunda uzman bilirkişilere tevdi edilerek davalının meydana gelen trafik kazasında poliçe teminatı kapsamı dışında kusurun bulunup bulunmadığı ve rücu şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda rapor hazırlanılmasının istenilmesine karar verilmiş bilirkişi raporunda özetle; ''.... plakalı yabancı uyruklu otomobil sürücüsü .... maddi hasarlı dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu, park halinde bulunan .... plakalı otomobilin maliki dava dışı ....’in maddi hasar ile neticelenen trafik kazasında kusursuz olduğu, Dava konusu trafik kazasında Mahkemenizin ara kararı doğrultusunda kusur oranı tespiti yapılmış ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespiti Hakim yetkisindedir. Yabancı sürücü .....’nin ehliyeti yurda giriş tarihi itibariyle 6 aylık süresini doldurmadığından davalıya ait aracın sürücüsünün yurtta sigortalı .... aracı kullanmaya yeterli ve geçerli ehliyetinin olduğu, davacı sigorta şirketinin KZMM Sigortası Genel Şartları B.4 maddesi (b) bendi gereğince davalı sigortalısına “ehliyetsizlik” nedeniyle rücu hakkı olmadığı''şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Dava sigortacının sigortalısına ödenen tazminatın rücusu talebi hakkındadır.
Taraflarca sunulan deliller incelenidğinde; davacı ve davalı arasında zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Zorunlu mali mesuliyet sigortasına ilişkin sigorta genel şartları incelendiğinde; sigortacının sigortalıya rücusuna ilişkin şu düzenleme bulunmaktadır: "Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,"
İlgili hükümden görülebileceği üzere ehliyetsiz araç kullanma veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali halinde sigortacı sigortalıya rücu edebilecektir.
Mahkememizce ilgili rücu şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, davalı şirketin aracını süren yabancı ülke vatandaşının kaza sırasında ehliyetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davalıya ait aracın sürücüsünün ehliyetsiz olduğu iddia edilmiş ise de davalının sunduğu deliller, kazaya ilişkin polis tutanakları ve bilirkişi raporu incelendiğinde davalıya ait aracın sürücüsünün yabancı ülkeden alınmış ehliyetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Nitekim kazaya ilişkin Kaş Trafik Tescil Büro Amirliği tarafından düzenlenen trafik kazası tutanağında da davalıya ait aracın sürücüsünün B Sınıfı yabancı ehliyetinin olduğunun kolluk tutanağında açık bir şekilde belirtildiği görülmektedir.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin yabancı ülke ehliyetlerine ilişkin 88. Maddesi ise şu şekildedir:
"b) Yabancıların dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanmaları;
1) Dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla altı ay süreyle araç kullanılabilir.
2) Altı ayın sonunda ülkemizde araç kullanılabilmesi için dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgesi ile değiştirilmesi zorunludur."
İlgili hükümden görülebileceği üzere dış ülkelerden alınan ehliyetler 6 ay süre ile ülkemizde geçerli olup, davalının maliki olduğu aracın sürücüsünün kaza tarihi ile ülkeye giriş tarihi arasında 6 aylık sürenin dolmadığı dolayısıyla ilgili hükmün de ihlal edilmediği anlaşılmaktadır.
Meydana gelen kazaya ilişkin kolluk tutanağı incelendiğinde; davalının maliki olduğu aracın sürücüsünün ağır kusur ile ihlale de sebebiyet vermediği anlaşılmakta olup, davacı sigortacının ehliyetsizlik ve ağır kusur sebebi ile sigortalısına rücusuna yönelik şartların davaya konu somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının kötüniyeti ispatlanamadığından davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL'den peşin alınan 480,12-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 135,28-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/02/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ....
¸e-imza