T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/77 Esas
KARAR NO : 2024/402
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 24/01/2024
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu tarafından Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili firmanın ücreti mukabilinde davalı firmanın personel taşıma işlerini yürüttüğünü, taraflar arasında mevcut cari hesap dökümüne göre 96.712,00 TL'lik hizmet bedelinin müvekkili şirkete ödenmediğini, davalı şirket hakkında Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, .... Arb. dosya numarası ile yapılan müzakerelerde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle iş bu davanın kabulüne karar verilerek davalının yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Servis taşımacılığı sektöründe hizmet vermekte olan davalı müvekkilinin, dava dışı kurum, şirket, okul vs. gibi yerlerin personel ve öğrenci taşıma işini yaptığını, müvekkili şirketin servis hizmetinin yürütülmesini kendi öz malı araçları ile gerçekleştirdiği gibi kimi zaman da bir başka servis aracını şoförü ile beraber kiralamak suretiyle gerçekleştirdiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin, davacı ile Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi imzaladığını, taraflar arasında yapılmış olan "Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi"nin Yetki başlıklı 15. Maddesinde taraflarca sözleşmeden doğacak ihtilaflarda İSTANBUL mahkemelerinin yetkili olduğunun kabul edildiğini, bu nedenle davaya bakmakla yetkili mahkemenin İstanbul (Çağlayan) Adliyesi Mahkemeleri olduğunu, davacının doğrudan davalı şirkete taşıma hizmeti vermediğini, davalı müvekkilinin taşıma işini yaptığı fabrika personelinin taşınması için davalı şirket aracının kiralandığını, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yapılan işin hukuki niteliğinin araç kiralama işi olması sebebiyle taraflar şirket olsa da ilişki kira ilişkisi olması sebebiyle HMK 4. Maddesi uyarınca davaya bakmakta görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının, davalı müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacının aracının çalıştığı son güne kadar ki tüm ödemelerini ya doğrudan aldığını, ya da kullanmış olduğu yakıt bedelinden mahsup edilmesi suretiyle aldığını davacının kiralamış olduğu araçlar ile davalı şirket adına davalının yükümlenmiş olduğu personel taşımacılık işinde hizmet verdiğini, hizmetinin karşılığı için de davalı müvekkili tarafından ödemelerinin yapıldığını, davacının davalı şirkete vermiş olduğu hizmet için düzenlemiş olduğu faturaları taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen birim fiyatın üzerinden ve yaptığı sefer sayından fazla şekilde düzenlediğini, davacının her bir servis için ücret hak etmesi gerekirken davacının verdiği hizmetten daha fazla fahiş miktarda fatura düzenlediğini, ayrıca davacının ekonomik durumları bahane ederek, herhangi bir onay almadan servis ücretini zamlı istediğini, düzenlediği faturaları da taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı şekilde düzenlediğini, müvekkili şirket merkezinin İstanbul olup, Tekirdağ bölgesinde hizmet verdiğini, bu sebeple davacının düzenlemiş olduğu faturaların şirket kayıtlarında yer alan puantajlara göre fazla olduğunun daha sonra fark edildiğini, durumun davacıya bildirildiğini ve davacının bir sonraki faturalarından mahsup edilmesinin kararlaştırıldığını, buna rağmen davacının bir sonraki ay faturasından fazla düzenlediği bir önceki ay faturasını mahsup etmediği gibi kendince belirlediği birim fiyat üzerinden fatura düzenlediğini, bunun üzerine davacının sözleşmeye aykırı fahiş miktardaki fatura farkları için iade faturası düzenlenip gönderildiğini, taraflar arasındaki ihtilafın davacının haksız ve mesnetsiz şekilde fahiş miktarlar talep etmesinden kaynaklandığını, bunun dışında davacının taraflar arasındaki anlaşmaya uygun şekilde verdiği hizmet bedelinin kendisine ödendiğini ve herhangi bir alacağı kalmadığını, davacı tarafından takip öncesi faiz işletilmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, davalı müvekkilinin borcu bulunmadığı gibi, herhangi bir şekilde temerrüde düşmesinin de söz konusu olmadığını savunarak; öncelikle davanın görev yönünden reddi ile dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, davacı tarafından açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının %20 Kötüniyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Tedarikçi Araç Kiralama sözleşmesinden kaynaklı alacak için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; Taşıma sözleşmesi kapsamında davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, davalının savunması kapsamında davacı alacağının doğrudan ya da yakıt bedelinden mahsup edilmesi suretiyle ödenip ödenmediği, davacının verdiği hizmetten fazla şekilde fatura düzenleyip düzenlemediği, davanın yetkili Mahkemede açılıp açılmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Taraf vekilleri; ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki taşıma ilişkisinin şoförlü araç kiralanması olduğu hususunda beyanda bulunmuşlardır.
Mahkememizce öncelikle davalı ... yetki ilk itirazının incelenmesi gerekmiştir. Davalı vekili yasal cevap süresi içerisinde yetki ilk itirazında bulunmuştur. Taraflar arasında ihtilafsız olan "Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesinin" yetki başlıklı 15. Maddesinde iş bu sözleşmeden doğacak ihtilaflarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağı düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nun yetki sözleşmesinin düzenlendiği 17'nci maddesinde; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” denilmektedir. Bu maddeyle münhasır yetki sözleşmesi yapabilme imkânı getirilmiştir. Münhasır yetki sözleşmesinden; tarafların yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin dışında başka bir mahkemede dava açmama konusunda anlaşmış olmaları hâli anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle, yetki sözleşmesinde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sözleşme ile belirlenen mahkeme veya mahkemelerin münhasır yetkili olduğu kabul edilmiştir. Taraflar şayet kanunla yetkili kılınan genel ve özel mahkemelerin yetkisinin de devam etmesini istiyorlarsa bu hususu ayrıca sözleşmede kararlaştırmaları gerekir. Burada vurgulanması gereken önemli hususlardan biri de HMK.nun 17'nci maddesinde öngörülen yetki sözleşmesinde belirlenen mahkeme ya da mahkemelerin münhasır hâle gelmesi kuralı ile kesin yetki kuralının birbirine karıştırılmaması gereğidir. Zira, yetkinin kesin olduğu hallerde yetki sözleşmesi yapılamaz (HMK'nın 18/1. Md.).
Somut olayda, davacı vekili dilekçesi ile taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesap alacağının tahsili için başlattıkları icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiş ise de, tarafların tacir olduğu, davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine itiraz etmemesinin mahkemenin yetkisinin de kabul edildiği sonucunu doğurmayacağı, İcra dairesinin yetkisine itiraz etmeyen davalı vekilinin süresi içinde usulüne uygun olarak mahkemenin yetkisine itiraz etmesinin geçerli olduğu, davanın tarafların serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinden olması karşısında yetki ilk itirazının süresinde yapıldığı da gözetilerek münhasır yetki anlaşması nedeniyle HMK'nun 17.maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliği karşısında davanın usulden reddine, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-)Davaya bakmakla yasal olarak yetkili mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ OLMASI NEDENİYLE mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-)6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Aksi takdirde davanın mahkememizce AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
3-)Yargılama gideri avukatlık ücreti ve harç açısından HMK 20 ve 331. Maddeleri nazara alınarak, süresinde başvurulması halinde yetkili mahkemece nazara alınmasına, yöntemince başvurulup dosya mahkemesine gönderilmediği takdirde ise , talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile yargılama giderlerinin verilecek olan ek kararla düzenlenmesine,
4-)HMK 20. Maddesi gereğince gönderme işlemi sırasında gönderme masraflarının ve gönderilen mahkemenin tebliğ giderlerinin varsa avanstan karşılanmasına, artan kısmında dosya ile birlikte gönderilmesine, avans bu masrafları karşılamıyorsa gönderme isteğinde bulunandan alınmasına,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin huzurda yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸