T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/791 Esas
KARAR NO: 2025/296
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/08/2024
KARAR TARİHİ: 11/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili ile davalı şirkete ait .....'de kredili müşteri olarak konaklama hizmeti alması konusunda anlaştıklarını, işbu sözleşme gereği ibraz tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ödenmeyen bakiyeler için tüm yasal haklar saklı olmak üzere, yasal giderler hariç %15 oranında tahsilat masrafı ve aylık %10 faiz tahakkuk ettirileceği hüküm altına alındığını, taraflarına itirazın iptali talep edilen her iki icra dosyası ile tahsili talep edilen faturaların haricinde de ödenmemiş faturalar söz konusu olup bu faturalar için de ayrıca icra takibi başlatıldığını ve bunlara da benzer şekilde itiraz edildiğini, bu itirazların iptali için taraflarınca Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. Sayılı davası açılmış olduğunu söz konusu davanın derdest olduğunu , alacaklarının itiraza uğramadığını usulüne uygun şekilde tutulmuş şirket defter ve kayıtlarımızla ispatlanmış olduğunu davalı taraf soyut borç itirazı dışında herhangi bir sebep bildirmediğini, öte yandan bahsi geçen alacağın tutarı nazara alındığında yargılama süresi içerisinde davalının mal kaçırmaya yönelik işlemler gerçekleştirilmesi halinde açtıkları dava tamamen anlamsızlaşacak olduğunu tahsil kabiliyeti de söz konusu olmayacağını, işbu nedenlerle, öncelikle teminatsız olarak; aksi takdirde sayın mahkemece gerekli görülmesi halinde uygun bir teminat ödenmekle davalının taşınır ve taşınmaz malları ile 3. Kişiler nezdinde doğmuş bulunan hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmişlerdir. davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyalarına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takiplerin devamına; davalının takiplere konu alacakların %20'sinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminat ödemesine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, icra takibine konu faturalarnın içeriği belirsiz olup, davacının faturaya konu alacağının bulunduğunu kanıtlaması gerektiğini, ayrıca davacının sunduğu, tek tarafın imzasının bulunduğu formun sözleşme mahiyetinde olmadığı ve davalı şirket yetkillerince imzalanmadığı açık olduğunu, davaya konu icra takibinin dayanağının davacı şirketin davalı aleyhine tanzim ettiği faturalar olduğu görüldüğünü, davalı şirketin davacıya faturalarda belirtilen nitelikte veya başka bir ad altında herhangi bir borcu bulunmadığını, bu kapsamda, icra dosyasında yapılan itirazı tekrar ederek davaya konu Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı nolu dosyaya konu borcun tamamına faize, faiz oranlarına ve her türlü ferilerine itiraz etiklerini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden başlatılan icra takibinde itirazın iptali talebine ilişkindir.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce davaya konu Bakırköy .... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyası yönünden davanın tefriki ile yeni esasa sıra kaydının yapılmasına karar verilmiştir.
3-Mahkememizce:
a-Çankaya Vergi Dairesi Müdürlüğü,
b-Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüğü,
c-istanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü,
d-Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğüne müzekkereler yazılmıştır.
4-Dosyanın mahkememizce res'en seçilecek smm konusunda uzman bilirkişilere tevdi edilerek taraflar arasındaki ticari ilişki ve faturalar yönünden taraflara ait ticari defterlerinin incelenmesi sureti ile rapor hazırlanılmasının istenilmesine karar verilmiş olup bilirkişi raporunda özetle; ''Taraflar arasında takip tarihi itibariyle 1.477,90 TL cari hesap farkının olduğu, davacı tarafın kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında +1.477,90 TL daha fazla alacaklı konumda yer aldığı, Netice itibariyle, davacı tarafın davalı tarafından dava dosyası kapsamındaki 2 adet takip talebine ilişkin olarak 194.198,12 TL + 34.265,99 TL olmak üzere toplam 228.464,11 TL asıl fatura alacağını talep edebileceği, TAKİP TALEBİ-1-TL TAKİP TALEBİ-2-TL ALACAK-TL 194.198,12 34.265,99 228.464,11 Davacı tarafın dava dosyasına konu olan 2 adet takip talebi için 15 gün içerisinde ödenmeyen bakiyeler için yasal giderler hariç %15 oranında tahsilat masrafı ve aylık %10 işlemiş faiz talep ettiği, Davacı tarafın dava dilekçesinde, davalının davacıya ait ....'de kredili müşteri olarak konaklama hizmeti alması konusunda tarafların anlaştıklarını, iş bu sözleşme gereği ibraz tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ödenmeyen bakiyeler için tüm yasal haklar saklı olmak üzere, yasal giderler hariç %15 oranında tahsilat masrafı ve aylık %10 faiz tahakkuk ettirileceğinin hüküm altına alındığını beyan ettiği, davacı taraftan bu duruma ilişkin belge ve bilgi talep edildiği, davacı tarafından bu duruma istinaden kredi başvuru formu belgesinin, kredili çalışılan diğer oteller belgesinin, rezervasyon konfirmasyon mektubunun, davalı tarafın ticaret odası bilgilerinin, imza sirkülerinin, vergi levhasının ve mail yazışmalarının sunulduğu, iş bu belgelerin rapora ek olarak tek bir pdf dosya halinde dosya muhteviyatına sunulduğu, Buna göre nihai takdir sayın mahkemenize bırakılarak dava dosyasına konu 1. takip talebi için takip tarihi itibariyle fatura bedellerinin %15 oranında tahsilat masrafının 29.129,68 TL olarak hesaplandığı ve fatura tarihlerinden itibaren 15 gün sonrası üzerinden fatura bedelleri üzerinden aylık %10 oranıyla işlemiş faizin 21.744,69 TL olarak hesaplandığı, Buna göre nihai takdir sayın mahkemenize bırakılarak dava dosyasına konu 2. takip talebi için takip tarihi itibariyle fatura bedelinin %15 oranında tahsilat masrafının 5.139,89 TL olarak hesaplandığı ve fatura tarihinden itibaren 15 gün sonrası üzerinden fatura bedeli üzerinden aylık %10 oranıyla işlemiş faizin 18.813,44 TL olarak hesaplandığı,''şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; taraflar arasında hizmet sözleşmesinin söz konusu olduğunu, davalı ile aralarındaki anlaşma gereğince davalının yönlendirdiği müşterilerin davacının otelinde kalmasının sağlanması ve otel ücretinin davalı tarafından ödenmesi hususunda anlaşıldığını ancak davalının borcunu ödemediğini başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; icra dairesinin yetkisiz olduğunu, faturaların içeriğinin belirsiz olduğunu, herhangi bir borcunun olmadığını, davacının sunduğu sözleşmesinin davalı şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığını, sözleşmeden kaynaklı talepte bulunulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafından dava aşamasında icra dairesine yönelik yetki itirazında bulunulmuş ise de davaya konu Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasına davalı vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz edilmemiş olup, icra dosyasında hak düşürücü nitelikteki borca itiraz süresinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesi sebebiyle icra dairesinin yetkisinin kesinleştiği bu suretle Mahkememizin de yetkisinin kesinleştiği anlaşılmakla davalının dava aşamasında öne sürdüğü icra dairesinin yetkisine yönelik itirazına itibar edilmemiştir.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için Mahkememizce bilirkişi raporu alınmıştır. Davacı tarafından Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında takibe dayanak faturanın e-fatura niteliğinde olduğu sistem üzerinden davalıya kendiliğinden tebliğ edildiği, tarafların ticari defterine işlendiği ve kaydedildiği bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
6102 sayılı Kanun'un 21. Maddesinin 2. Fıkrası şu şekildedir:
"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır."
Bu kapsamda davacı tarafından davalıya kesilen Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında takibe konu edilen faturaya karşı davalı tarafından 6102 sayılı Kanun'un 21. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği gibi faturanın davalının ticari defterine işlendiği, bu suretle faturanın içeriğinin davacı lehine kesinleştiği sabittir.
Taraflara ait vergi dairesi kayıtları celp edilerek incelendiğinde; Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında takibe konu edilen 07.02.2024 tarihli davacı tarafından kesilen faturanın taraflarca BA BS formu ile vergi dairesine beyan edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere fatura kesilmiş olması tek başına alacağı ispat etmemekte olup, alacaklının faturaya konu hizmet sözleşmesindeki işin gerçekleştiğini de ispat etmesi gerekmektedir. Buna karşılık alacaklı tarafından kesilen faturaların davalı borçlu tarafından vergi dairesine BA formu ile bildirilmesi halinde faturaya konu işin gerçekleştiği dolayısıyla faturanın içeriğinin kesinleştiği bu suretle alacaklı lehine karine teşkil etmekte olup, bu durumda aksini ispat yükü davalı - borçluya geçmektedir.
Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi .... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Dosya kapsamına göre davacı tarafça takip dayanağı yapılan faturanın davalı iş sahibi tarafından muhasebesel işlem olarak BA/BS formu ile kullandığı anlaşılmakla , Yargıtay'ca taraflarca düzenlenen BA/BS formları ve Vergi Dairesine yapılan bildirimlerin fatura konu malın teslim edildiğine, işin yapıldığına ilişkin karine oluşturduğu ,bu durumda bunun aksinin ispat edilmesi gerektiği kabul edildiğinden, davalının da bu yönde ispatı bulunmadığından mahkemece davacı tarafından işin yapılıp teslim edildiği kabul edilerek ödendiği usulen kanıtlanamayan bakiye iş bedeline hükmedilmesinde usul yasa ve dosya kapsamına aykırı bir durum olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir."
Yargıtay .... Hukuk Dairesi ise .. E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takip dayanağının, toplamı KDV hariç 270.002,16 TL, KDV dahil 318.602,55 TL olan iki faturanın olduğu, davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerine kayıtlı oldukları, davalının ticari defterlerinde ise yer almadıkları, ancak davalıların oluşturduğu iş ortaklığı Vergi Dairesine verdiği 2018/4 dönemine ait BA formu ile davacı ...'dan iki belgeye dayalı olarak KDV hariç 270.002,00 TL'lik mal ve hizmet aldığı, faturaların adedi ve tutarlarının toplamının beyan edilen miktarla örtüştüğü, davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağladığı, dava tarihinden sonra 2018/4 dönemi BA formuna yönelik düzeltme beyanı verilmesinin de sonuca etkisinin olmadığı, bu durumda faturaya konu malların teslim edilmiş olduğu ve davalı tarafından ödeme belgesininde sunulmadığı, ayrıca faturadan kaynaklanan alacağın likit ve bilinebilir mahiyette olması nedeniyle mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinde yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir."
Yargıtay .... Hukuk Dairesi de ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Mahkemece, dosya kapsamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu gereğince, davacının davalıdan takibe konu faturalardan kaynaklanan toplam 118.004,63.-TL alacağının bulunduğu, söz konusu faturaların davalının ticari defter ve kayıtlarında işlendiği gibi vergi dairesine de bildirmiş olduğu BA-BS form örneklerinde de bildirildiği, faturaların davalının defterlerinde ve vergi bildiriminde kayıtlı olması nedeniyle davacı lehine malların davalıya teslimi hususunun karine olarak sabit olduğu, bu karinenin aksinin davalı tarafından ispat edilememesi karşısında davalının icra takibine borcun 2.701,03.-TL'lik kısmını kabul etmesi de dikkate alınarak davalının 115.303,60.-TL'lik kısma itirazının haksız olduğu, alacağın faturalara dayalı ve likit olması karşısında davacının ayrıca icra inkar tazminatına müstahak bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi."
Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Yargıtay'ın yerleşik hale gelmiş emsal kararlarına göre; faturayı alan tarafın söz konusu faturayı ticari defterlere ve muhasebe kayıtlarına işlemesi faturayı düzenleyen tarafın alacağının varlığına ilişkin olarak lehine delil teşkil eder.
Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp sözleşmenin ifası safhasıyla ilgili olduğundan, faturanın sözleşmeyi değiştirir nitelikte olmaması ve sözleşmeye uygun biçimde düzenlenmesi gerekir. Bu nedenle, sözleşmeye aykırı düzenlenmiş faturaya itiraz edilmemesi aleyhe sonuç doğurmaz. Ancak fatura kabul edilerek ticari defterlere işlenmiş ise, faturadaki miktar kadar iş bedeli bulunduğunu iş sahibi kabul etmiş sayılacağından ticari defterlere itibar edilerek iş bedeli miktarı belirlenir. Ticari defterlerin kesin delil olması da bu sonucu gerektirir. Zira, faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. Fatura karşı tarafça ticari defterlerine kayıt edilmiş ise burada delil olan fatura değil ticari defterlerdir. Ticari defterler uyumlu olmadığı için lehe delil değeri bulunmasa dahi, karşı çıkılan faturanın ticari deftere kayıt edilmiş olması halinde ticari defter aleyhe delil oluşturacaktır. Bu durumda ,takip konusu faturaların davalının ticari defterlerine işlenmesi faturayı düzenleyen tarafın alacağının varlığına karine teşkil ettiği kabul edilmelidir. Zira, Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacakla illgili olarak sonradan iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır.
Bu haliyle davalı tarafın icra takibine konu faturadan kaynaklı borcu olmadığı yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir."
Yargıtay .... Hukuk Dairesi de ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması ise birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse ise, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde; davacı tarafından davalının faturalarına itiraz edilmediği, davalının faturalarının tamamının davacının ticari defterlerine işlendiği, protokol tarihi itibariyle tarafların ticari defterleri incelendiğinde ise, protokol kapsamında yer alan çeklerin davalı şirket kayıtlarında 05.10.2016 tarihinde kayıt altına alındığı, davalı kayıtlarında protokol tarihi itibariyle görülen borcun protokol tutarı ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Dosyanın tetkikinde; sözleşmede imalat bedelinin malzeme + %22,5 kâr şeklinde belirlendiği, cari hesaba göre davalı tarafından düzenlenen faturaların davacıya gönderildiği, bu faturaların her iki tarafın defterlerine kaydedildiği, 04.10.2016 tarihli protokolde de bakiye borcun 1.457.000 TL olarak taraflarca kabul edildiği tespit edilmiştir. Bu durumda davacının borçlu olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olmuş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir."
Bu bağlamda davacı tarafından kesilen takibe konu faturanın 6102 sayılı Kanun'un 21/2. Maddesine göre davalı tarafından süresi içerisinde itiraz ve iade edilmeyerek yine davalı tarafından kendi ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, karşılıklı BA BS formu ile vergi dairesine bildirildiği bu suretle fatura içeriklerinin ve faturalara konu işin yapıldığının davacı lehine karine teşkil ettiği ve davacının alacağını ispatladığı, mevcut deliller ve ticari kayıtlar kapsamında faturalara istinaden borçlu olmadığını ispat yükünün davalı üzerine geçtiği anlaşılmaktadır.
Davalının ticari kayıt ve defterlerinde davaya konu Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında takibe konu edilen fatura borcunun ödendiğine dair herhangi bir delil bulunmamakta olup, davalı tarafından ödemeye yönelik başkaca herhangi bir delil de sunulmamıştır. Bu sebeple davacının alacağını ispatladığı anlaşılmış Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında takibe konu 34.265,99-TL fatura asıl alacağı yönünden davacının talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından davaya konu Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında taraflar arasındaki takibe dayanak yapılan sözleşme hükmü gereğince 5.139,89-TL tahsilat masrafı ve 18.813,44-TL işlemiş faiz alacağı da talep edilmiştir.
Davacı tarafından takibe dayanak yapılan kredi başvuru formu başlıklı sözleşme incelendiğinde; ödenmeyen faturalar bakımından %15 tahsilat masrafı ve aylık %10 faiz talep edilebileceğinin hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından söz konusu taraflar arasındaki kredi başvuru formu başlıklı sözleşme takibe dayanak belge olarak takip dosyasına sunulmuş olup, davalı tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde ilgili sözleşmedeki imzaya yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığı görülmüştür. 2004 sayılı İİK'nın ilamsız icra takibine itirazı düzenleyen 62. Maddesinin 5. Fıkrasında; takibe dayanak belgedeki imzaya itirazın yasal yedi günlük hak düşürücü süre içerisinde icra dairesine yapılan itiraz dilekçesinde öne sürülmesi gerektiği düzenlenmiş olup, davalının işbu davada cevap dilekçesinde öne sürdüğü imza itirazının iddianın genişletilmesi kapsamına gireceği, davacının savunmanın ve iddianın genişletilmesine muvafakat etmediğini bildirmesi karşısında işbu davada davalının takibe dayanak yapılan sözleşmedeki icra dairesine itirazda öne sürülmeyen dava aşamasında cevap dilekçesinde öne sürülen imzaya yönelik savunmanın ve itirazın genişletilmesi kapsamındaki imzaya itirazına itibar edilmemiştir.
Bu suretle takibe dayanak sözleşmenin kesinleştiği, davalının takibe dayanak sözleşmedeki imzaya itirazına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla davacının takibe dayanak taraflar arasındaki sözleşmede hüküm altına alınan fatura bedelinin %15'i oranındaki ifaya ekli cezai şart alacağı niteliğindeki 5.139,89-TL tahsilat masrafını da talep edebileceği anlaşılmakla bu miktar yönünden de itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmeye göre faiz oranı ve faizin işleyeceği tarih sözleşmede belirlenmiş olmakla yukarıda detaylıca açıklandığı üzere davacının işlemiş faiz talebi de sözleşme hükümlerine göre usul ve yasaya uygun görülmüş, bilirkişi raporundaki işlemiş faiz hesabının usule uygun olduğu anlaşılmış 18.813,44-TL işlemiş faiz yönünden de davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede faiz oranı %10 aylık olarak belirlenmiş olup, tarafların tacir olduğu, faturaya ve sözleşmeye konu işin ticari nitelikte olduğu, ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceği anlaşılmakla taraflar arasında kesinleşen sözleşmeye göre davacının faiz oranı talebinin de usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalının işleyecek faiz oranına yönelik itirazının da iptaline karar vermek gerekmiştir.
Son olarak davacı tarafından tazminat talep edilmiş olup, takibe konu alacağın faturaya dayalı likit olduğu anlaşılmakla İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 7.881,17-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine de karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
-Buna göre; davaya konu Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında takibe konu 34.265,99-TL fatura asıl alacağı, 5.139,89-TL tahsilat masrafı ve 18.813,44-TL işlemiş faiz ve işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 7.881,17-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 3.977,00-TL harçtan peşin alınan 3.954,11-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 22,85-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yatırılan 3.954,11-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.381,71-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 7.054,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza