T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/831 Esas
KARAR NO: 2024/1028
DAVA: Konkordatonun Feshi
DAVA TARİHİ: 24/09/2024
KARAR TARİHİ: 07/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Konkordatonun Feshi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olduğu şirket ile davalı şirket arasında süregelen ticari ilişki sebebiyle müvekkil şirket davalı şirketten alacaklı olduğu, ancak davalı .... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato yoluna başvurması akabinde, konkordato talebi Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas dosyası ile görülmüş ve konkordato talebinin kabulü ile konkordatonun tasdikine karar verildiğini, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas 19.07.2024 tarihli kararında görüldüğü üzere konkordatonun tasdik kararı ile bağlayıcı hale geldiğine ve konkordatoya tabi borçların 31.07.2024 tarihinden itibaren başlamak üzere ödenmesine karar verildiğini, ancak gelinen süreçte davalı şirket müvekkil şirkete vadesi gelmiş olmasına rağmen ilk taksidi süresinde ödemediğini, bu sebeple İİK md.308/e maddesi gereğince konkordatonun kısmen feshini talep etme zorunluluğu doğduğunu, davalı tarafça müvekkile 31.07.2024 tarihinde konkordato kapsamında hiçbir ödeme yapılmamış olduğunu ilgili ödeme davalı tarafça 05/09/2024 tarihinde yapıldığını, (EK-4) Ödemenin süresinde yapıldığını ispat külfeti davalı tarafta olduğunu, Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile konkordatonun bağlayıcı hale geldiğinin tespit edilmiş olması sebebiyle huzurdaki davanın açılmasında hukuki yararımızın bulunduğu açık olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkil şirkete süresinde ödeme yapılmamış olması sebebiyle açıklanan gerekçelerle davanın kabulü ile müvekkili şirket adına icra takibi başlatma hakkı dahil her türlü hukuki hakkını kullanmak üzere konkordatonun müvekkil şirket açısından kısmen feshini talep ettiklerini, açıklanan ve Mahkemece re'sen göz önüne alınacak sebeplerle, fazlaya ilişkin ve sair her türlü talep haklarının saklı kalmak kaydıyla; Davalı ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile verilen konkordatonun müvekkil yönünden iik md. 308/e bendi gereğince kısmen feshine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, Karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava;İİK m. 308/e uyarınca, tasdik edilen konkordatonun kısmen feshine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; konkordatonun kısmen feshi koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı görüldü.
Konkordatonun bir alacaklısınca feshinden söz edebilmek için öncelikle tasdik edilmiş bir konkordato projesinin bulunması ve tasdik kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Konkordatoya tabi borcun yani konkordato alacağının proje gereğince ifa edilmemiş olması davanın sebebini teşkil eder. Ademi ifayı takiben yeni bir mühlete yahut borçlunun ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek yoktur. Bu davanın açılabilmesi bakımından konkordatoya tabi borcun projede yazılı taksitlerden birinin gününde ödenmemesi yeterlidir. Konkordatonun kısmen feshi eş zamanlı olarak iflas sonucuna da yol açmaz. Konkordatonun kısmen feshi ile birlikte alacaklı artık projenin mecburiliğinden kurtulmakta, adeta eski hale dönerek tüm alacağına geri kavuşmaktadır. İİK'nun 308/e maddesinde, m. 308/f, f.3'ten farklı olarak 308.maddeye yapılan bir gönderme yer almadığından; ne davanın açıldığının ne de sonucunun ilanı gerekir. Sadece davacısı için sonuç doğuracak bu dava ve hüküm için ilana gerek duyulmamıştır.
Mahkemece tasdik edilen bir konkordatonun, belirli koşulların varlığı halinde aynı mahkemeden feshinin de istenebileceği İcra ve İflas Kanununun 308/e ve 308/f maddelerinde düzenlenmiştir.
Konkordatonun feshi, konkordato mühletinin kaldırılmasını gerektiren sebeplerden, konkordatonun tasdikine ilişkin şartların yerine getirilmemiş olmasından ve konkordatonun tasdikinden sonra ortaya çıkan sebeplerden kaynaklanabilmektedir.
Konkordatonun kısmen feshi davasında görevli ve aynı zamanda yetkili mahkeme, "konkordatoyu tasdik eden mahkeme" olarak belirtilmiştir. (İİK md. 308/1) Buradaki düzenleme kesin bir düzenleme olup davanın başka bir mahkemede açılması mümkün değildir. Öte yandan açılacak bu dava 6100 sayılı HMK'nun 316. maddesi uyarınca basit muhakeme usulüne tabidir. Davayı kimlerin açabileceği ise kanunda; " kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı" şeklinde düzenlenmiştir. Süresi içinde konkordatoya yazdırılmış borçlusunca kabul edilmiş yahut yazdırılmasa da zaten borçlunun mali kayıtlarında geçen, dolayısıyla borçlusunca kabul edilmiş sayılan alacağın alacaklısının, hele birde kendisine proje uyarınca ifada bulunulmamışsa, söz konusu davayı açabileceğinde kuşku bulunmamaktadır. Çekişmeli alacaklı, Kanunun 308/b maddesinin gereğini yerine getirmez ise 308/e maddesi hükmünden yararlanamaz. Konkordatoya kayıt yaptırmayan alacaklının alacağı, borçlu tarafından kabul edilmemiş ise öncelikle ilâmla hüküm altına alınmalı ve daha sonra da ödeme yapılmaması halinde konkordatonun feshi yoluna gidilebilmelidir. (ÖZTEK age sh 459-463)
Konkordatonun Kısmen Feshi İİK’nın “Konkordatonun kısmen feshi” başlıklı 308/e maddesine göre; kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı, konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir. Bu bağlamda, konkordato mühleti verilmesinden önce doğmuş olan bir borcun, kesinleşen ve tasdik olunan konkordato projesi uyarınca ödenmemesi halinde ilgili alacaklı, konkordatoyu tasdik eden mahkemeden kendi alacaklarıyla ilgili olarak konkordatonun kısmen feshedilmesini talep edebilir. Tasdik edilen konkordato, istisnalar dışında bütün alacaklılar bakımından bağlayıcı olduğundan, daha önce itirazda bulunup bulunmadığına bakılmaksızın tüm alacaklılar konkordatonun kısmen feshini isteyebilir. (Pekcanıtez ve Erdönmez, 2018, 148).
Yapılan yargılama, mahkememizin tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Gelen kayyum raporunda ve davacı kabulünde de olduğu üzere davalı tarafça alacaklıya 31.07.2024 tarihinde konkordato kapsamında hiçbir ödeme yapılmamış olduğunu ilgili ödeme davalı tarafça 05/09/2024 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında ilk taksit kapsamında salt ödemenin geç yapılmış olması tek başına kısmen fesih sebebi olmayıp dava tarihine kadar ödemenin yapıldığı anlaşıldığından konkordatonun kısmen fesih şartlarının gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın reddine ilk taksidi tasdik kapsamında geç ödeyerek davanın açılmasına davalı sebebiyet verildiğinden yargılama giderinden davalının sorumlu olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Kısmen fesih şartlarının oluşmaması sebebiyle Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harç peşin alındığından bakiye harç tayinine yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı 22 TL e-Tebligat gideri olmak üzere toplam 877,20-TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
İİK'nun 308/e bendi uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTALIK süre içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile 2 HAFTALIK süre içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda oybirliğiyle karar verildi.
07/11/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza