T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/836 Esas
KARAR NO: 2024/861
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 27/05/2024
KARAR TARİHİ: 27/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/11/2024
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketler yönünden 2004 Sayılı İcra İflas Kanununun 285 ve devam eden maddeleri gereğince KONKORDATO talepleri ile; tüm davacılar yönünden İİK 287. maddesi gereği 3 aylık Geçici Mühlet kararının verilmesi, borçlunun malvarlığının korunması ve alacaklıların cebri icra tehditlerinin durdurulması ile konkordato hükümlerinden kaynaklı sair tüm tedbir kararlarının verilmesi, müvekkili olduğu şirketin çek hesabının yönetimi, bu hesaba para aktarma, çek hesabı üzerinde tasarruf etme yetkilerinin şirket yönetim organından alınıp komisere verilmesi, geçici komiser tayini, gerekli ilanların yapılması, Geçici Mühlet içinde yapılacak inceleme neticesi 1 yıllık Kesin Mehilin verilmesi, Kesin Mehil içinde yapılacak konkordato anlaşmalarının akdedilmesi halinde konkordatonun tasdikine karar verilmesi taleplerinin olduğunu, Müvekkili şirket ciddi yatırımlarla genişleme ve yenileme çalışmalarına girmiş olmakla birlikte yaşanan ekonomik kriz nedeniyle finansal açıdan zorluklar baş gösterdiğini, tüm bu unsurlar ile birlikte şirket yaptığı yatırımların karşılığında cirolar ve kârlılıklar elde edebilmesine rağmen kısa süreli olarak likidite sıkıntısına girdiğini, özellikle ülkemizdeki enflasyon artışı nedeniyle özellikle sarf fiyatlarında baş gösteren ani fiyat artışları her firmayı etkilediği gibi müvekkili şirketi de etkilemiş ve ulaşılan dış kaynakların daha da maliyetli hale gelmesine neden olduğunu, Müvekkili şirket mevcut borçlarını; konkordato teklifinde belirttiği gibi, alacaklıların alacağının %100 şeklinde tamamını ve borcun tamamına sabit %15 faizi ile birlikte konkordato tasdik edildiği tarihten sonra 44 aylık bir vadede eşit taksitler halinde ödeyeceğini, davacı işletmenin hali hazırda iflasına karar verildiği takdirde ise; işletmenin rayiç değerlere göre her ne kadar borca batık olmasa da, malvarlığının cebri icra yolu ile (iflas tasfiyesi yolu ile) satılması durumunda alacaklılar alacaklarının sadece %55 gibi bir kısmını alabilecektir. (Üstelik alacaklılar bu %55’lik kısmı yaklaşık 4 yıl gibi bir sürede alabilecektir.) konkordato teklifinin kabulü halinde alacaklarının tamamı (%100) ve tüm borca %15 faiz ile birlikte 44 ay gibi bir vadede elde edeceklerini, şirketin faaliyeti devamındaki meydana gelen olumlu gelişmeler sonucunda ödeme vadesinin kısalmaya gidilerek revize proje de sunabileceğini, Bunun yanında davacı işletme faaliyetine devam ederek hem ülke ekonomisine katkıyı sürdürecek, hem de istihdam yaratmaya devam edeceğini, müvekkili şirket ciddi yatırımlarla genişleme ve yenileme çalışmalarına girmiş olmakla birlikte yaşanan ekonomik kriz nedeniyle finansal açıdan zorluklar baş gösterdiğini, tüm bu unsurlar ile birlikte şirket yaptığı yatırımların karşılığında cirolar ve kârlılık elde edebilmesine rağmen kısa süreli olarak likidite sıkıntısına girdiğini, özellikle ülkemizdeki enflasyon artışı nedeniyle özellikle sarf fiyatlarında baş gösteren ani fiyat artışları her firmayı etkilediği gibi müvekkili şirketi de etkilemiş ve ulaşılan dış kaynakların daha da maliyetli hale gelmesine neden olduğunu, Müvekkili şirket mevcut borçlarını; konkordato teklifinde belirttiği gibi, alacaklıların alacağının %100 şeklinde tamamını ve borcun tamamına sabit %10 faizi ile birlikte konkordato tasdik edildiği tarihten sonra 44 aylık bir vadede eşit taksitler halinde ödeyeceğini, davacı işletmenin hali hazırda iflasına karar verildiği takdirde ise; işletmenin rayiç değerlere göre her ne kadar borca batık olmasa da, malvarlığının cebri icra yolu ile (iflas tasfiyesi yolu ile) satılması durumunda alacaklılar alacaklarının sadece %64 gibi bir kısmını alabileceğini, üstelik alacaklılar bu %64'lük kısmı yaklaşık 4 yıl gibi bir sürede alabileceğini, müvekkili şirket ciddi yatırımlarla genişleme ve yenileme çalışmalarına girmiş olmakla birlikte yaşanan ekonomik kriz nedeniyle finansal açıdan zorluklar baş gösterdiğini, tüm bu unsurlar ile birlikte şirket yaptığı yatırımların karşılığında cirolar ve karlılıklar elde edebilmesine rağmen kısa süreli olarak likidite sıkıntısına girdiğini, özellikle ülkemizdeki enflasyon artışı nedeniyle özellikle sarf fiyatlarında baş gösteren ani fiyat artışları her firmayı etkilediği gibi müvekkili şirketi de etkilemiş ve ulaşılan dış kaynakların daha da maliyetli hale gelmesine neden olduğunu, 1- Ortağı ve yöneticisi olduğu ....... Yatırım Anonim Şirketi iş bu davanın da davacılarından olup yukarıda detaylı bilgileri bulunduğunu, ..... Yatırım Anonim Şirketinin %100 ..... Teknoloji Ve Proje Geliştirme Anonim Şirketi`nin ise %40 oranında ortağı olduğunu, Konkordato talebinde bulunan ..... Peyzaj şirket lehine borçlara kefaleti olup söz konusu şirket konkordato mühleti için Sayın Mahkemenize başvurmuş olmasından dolayı haciz ve icra tehdidi/baskısı ile karşılaşmamak adına, Sayın Mahkemenin takdir edeceği üzere şirketler ile birlikte Konkordato Talebine bulunulduğunu, ...... Şirketinin borçlarını ödemesi halinde ..... de borcunu ödemiş olacaktır. Şirketlerin borcu ödeyememesi halinde ise ..... hissedarı olduğu şirket ...... ileri teknoloji şirketi hisse ve şirket varlıkları korunmuş olacak ve bu şirketin borç ve alacak dengesi kendi içerisinde korunmaya devam edeceğini, ..... Peyzaj Yatırım Anonim Şirketinin konkordato ön projesi çerçevesinde iyileştirme önlemleri, plan ve hedefleri Konkordato Projelerinde ayrıntılı olarak sunulduğunu, Şirketlere konkordato ön projelerinin kabulü ve iyileşme için fırsat verilmesi halinde, tüm borçlarını tam ve zamanında ödeyebilecek kabiliyete sahip olduklarını gösterecek ve sektördeki deneyimleri ile ülke ekonomisine değer katmaya devam edeceklerdir. Bu sayede ........`in hissedarı olan şirket varlıkları satılmayarak haciz ve icra tehdidi/baskısı ile karşılmayacağını, Tüm alacaklılara borçları ....... Peyzaj Yatırım Anonim Şirketi konkordato ön projesi kapsamında ödeyecek olup, vade konkordatosu teklif edildiğini, Şirketin konkordato kaynakları 93.056.875,16 TL`olduğunu, Şirketin konkordato teklifinin kabulü ile ödenecek borçların 75.681.948,56 TL olduğu ve bu borca %15 faiz öngörüsü de göz önünde bulundurulduğunda toplam 87.034.240,84 TL borç ödenmek suretiyle konkordato projesinin gerçekleşerek borçların ödene bileceği anlaşılacağı, 2024 yılı ödemesiz dönem olduğunu, 2025 yılından başlayarak; aylık eşit taksitler halinde 2027 yıl sonu itibari ile 44 aylık vadede ödeme Konkordato teklifine (konkordato teklifi ön projeyee ek yapılmıştır) göre konkordatonun tasdikinden sonraki tenzilat olmaksızın 4 yılda eşit paylı ödeme şeklinde ödenecektir. Borçlar için ilave %15 faiz ödeyeceğini, bu kapsamda konkordato kaynağı olarak Ticari Faaliyetimden elde edilecek gelir sunulduğunu, herhangi bir şirket malvarlığı satışı yapılmayacağını, bu nedenlerle tüm davacılar müvekkileri yönünden ekli belgeler doğrultusunda öncelikle geçici mühlet taleplerinin kabulü ile müvekkilleri yönünden yasanın ön gördüğü her türlü tedbirin alınmasına karar verilmesi için iş bu başvuruyu yapmak gerektiğini, Gerek yukarıda sunulan, gerekse mahkemenin incelemesi esnasında ortaya çıkan sebeplerle, talepte bulunan davacı şirketler için; 1-İİK 286. maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak hazırlanmış olması sebebi ile 287. maddesinde belirtilen 3 ay süre ile GEÇİCİ MÜHLET KARARI VERİLMESİNİ, 2-İİK 287/2 gereği Geçici Komiser tayini kararı verilmesini, 3-Davacı şirketlerin İİK nın 297/2. maddesinin doğrultusunda, malvarlıklarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasına karar verilmesini, 4-İİK. 288/1 maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından, mühlet içinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hangi nedene dayanırsa dayansın davacı şirket aleyhine her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının İHTİYATİ TEDBİR YOLU İLE DURDURULMASINA karar verilmesini, -Müvekkili Şirketler aktiflerinde bulunan taşınır ve taşınmazlar ile üçüncü kişilerin şirket lehine alacaklılara tahsis ettiği rehin ve ipotek işlemlerine ilişkin rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takiplerde satışların durdurulmasına karar verilmesini, -Şirketler aleyhine yapılmış ve yapılacak her türlü takipteki muhafaza, teslim ve tahliyeye dair icra-i işlemlerin durdurulmasına karar verilmesini,Müvekkili Şirketlerin elde ettikleri gelirler ve mevduatlar üzerine haciz veya ihtiyati haciz uygulanması halinde şirketler faaliyetlerine devam edemeyeceğinden davacı şirketlerin hak ve alacaklarına haciz veya ihtiyati haciz yolu ile haciz ihbarnamesi gönderilmemesi, gönderilmiş ise kaldırılması yönünde tedbir kararı verilmesini müvekkili şirketler tarafından işletmenin faaliyeti nedeni ile alacaklılara/bankalara verilen teminat mektubu ve yine teminat amaçlı verilmiş müşteri çeklerinin konkordato komiserlerinin denetiminde işleyecek şirket hesabına yatırılmak üzere şirkete iadesine, Davacı şirketlerin araçları üzerine haciz veya ihtiyati haciz yolu ile yakalama kararı konulmaması konulmuş ise kaldırılması yönünde tedbir kararı verilmesini, 5-Müvekkil şirkete komiser ataması yapılacağında; şirket yetkilisi gerçek kişilerin konkordato mühlet ve tasdik sürecinde müvekkil şirketin çek hesabının yönetimi, bu hesaba para aktarma, çek hesabı üzerinde tasarruf etme yetkilerinin şirket yönetim organından alınıp komisere verilmesine, 6-Geçici Mühlet içinde yapılacak inceleme sonucu BİR YILLIK KESİN MÜHLET VERİLMESİNE, 7-İcra İflas Kanununda belirlenen kesin süre içinde yapılacak yargılama sonucu KONKORDATONUN TASDİKİNE, karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ..... Esas sayılı dosyasında işbu dosyada bulunan konkordato talep edenler yönünden tefrik edilmiş ve konkordato taleplerinin reddine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava, 7101 sayılı ile değişik İcra ve İflas Kanunun 285 ile devamı maddeleri uyarınca konkordato istemine ilişkindir.
Mahkememiz dosyasında düzenlenen tensip tutanağı uyarınca belirtilen gider avansı eksikliğinin borçlu vekilince süresinde tamamlanması, konkordato talebine eklenmesi gerekli belgelerin eksiksiz olarak ibraz edilmesi üzerine borçlular hakkında üç ay süre ile geçici mühlet verilmesine ve geçici konkordato komiser heyeti görevlendirilmesine, ilgili kurumlara gereken bildirimlerin ve ilanların yapıldığı, borçluların malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alındığı görülmüştür.
Mühlete ilişkin ilanların ayrı ayrı Türkiye Sicil Gazetesi ile Basın İlan Kurumu Portalında yapıldığı ve İİK'nin 288. Maddesi uyarınca gerekli yerlere bildirimlerin yapıldığı görülmüştür.
Konkordato Komiser Heyeti 26/09/2024 havale tarihli raporları ile; ..... Yapı Peysaj Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi Yönünden; "Şirketin, çevre düzenlemesi ve bakımı ile peyzaj projelerinin uygulanması faaliyetleri (park, bahçe ve yeşil alanların dikimi, bakım ve onarımı) ile iştigal ettiği, Eylül sonu itibariyle şirkette | personel istihdam edildiği, Borçlu şirketin, İİK m.286 uyarınca sunması gereken tüm belgeleri dosyaya sunduğu, 31.07.2024 tarihi itibariyle oluşturulan rayiç değerli bilançoya göre, şirketin özkaynaklarının toplamının (+) 20.370.570,87.-TL olduğu yani şirketin borca batık durumda olmadığı, Şirketin 01.07.2024 İtibarı ile sunduğu Revize Projesinde yer alan Proforma Gelir Tablosuna göre 2024 yılı toplam satış ve karlılık hedefinin 43 milyon TL karşılığı 1.638.098,00 TL olduğu, 7 aylık dönemde 25.4 milyon karşılığı 955.5S7,17 TL hedeflendiğinin anlaşıldığının, Bununla birlikte 31.07.2024 itibarı ile 6 milyon Net Satış karşılığı (-) 2.3 milyon zarar elde ettiği, Şirketin 31.07.2024 tarihli ticari kayıtları ve 27.05.2024 Tarihli ticari kayıtları incelendiğinde, Şirketin izlenen dönemlerde faaliyette bulunmadığının tespit edildiği, Şirketin Revize Projesinde yer alan Konkordato Kaynakları incelendiğinde ise, Şirketin Konkordato Kaynaklarından 43 Aylık Kar beklentisinin Şirketin geçmiş yıllar kar oranları ile uyum göstermediği, dahası Şirketin 2024 yılı 7 aylık süre içinde (-) 2.3 zarar raporladığının tespit edildiği, Şirketin kaydi Özkaynakları incelendiğinde ise 31.07.2024 itibarı ile 9.734.430,35 TL olduğu ve Şirketin toplam borçlarının %69'unu karşılayabildiğinin, Ayrıca Şirketin toplam borçlarının 8.465.000,00 TL'sinin Konkordato talep eden diğer şirketlere ait olduğu da göz önüne alındığında Şirketin öz kaynaklarının borçlarını ödemeye kabil olduğu, Şirketin Revize Projesinde yer alan Borç Tablosu incelendiğinde Şirketin 14.184.185,60 TL olan borçlarının 8.465.000,00 TL'sinin Konkordato talep eden Şirketlere ait olduğu diğer bir ifade ile borçlarının %60'nın Konkordato talep eden Seta ve ....... Peysaj Şirketlerine ait borçlar olduğu, Yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde ...... Yapı Peyzaj ve Temizlik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nin Konkordatosunun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı değerlendirilmekte olup, Borçlu ....... Yapı bakımından 31.07.2024 tar jariyle oluşturulan rayiç değerli bilançoya göre, şirketin özkaynaklarının toplamının (+) 20.370.570,87.-TL olduğu yani şirketin borca batık durumda olmadığı"
Borçlu ........ Yönünden; "Yargıtay kararları, yakın zaman öncesine kadar, bir ticaret şirketi ile o ticaret şirketinin pay sahibi olan kefillerinin birlikte konkordato talebinde bulunabilecekleri yönünde istikrar kazandığının, Ancak güncel durumda Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin daha yeni içtihatları bir ticaret şirketi ile o ticaret şirketinin pay sahiplerinin kural olarak birlikte konkordato talebinde bulunamayacağı yönünde değiştiğini, özetlenen gelişmeler karşısında “bir ticaret şirketi ile o ticaret şirketinin pay sahibi olan kefillerinin birlikte konkordato talebinde bulunmalarının kanuna uygun olup olmadığı” hususundaki görüşümüzü Sayın Mahkemenin taktirlerine sunmak gereği ortaya çıktığını, Komiser heyetince pay sahibi gerçek kişilerin, konkordato talep eden ticaret şirketi ile birlikte konkordato talebinde bulunup bulunamayacakları sorusuna cevap verirken bir ayırım yapmak gerektiğini Pay sahibi gerçek kişilerin, konkordato talep eden ticaret şirketinin borçlarına kefil olmuş ve söz konusu kefalet sözleşmelerinden doğan borçlar pay sahiplerinin toplam borçları içinde önemli bir yer tutmakta ise, ticaret şirketiyle pay sahiplerinin birlikte konkordato talebinde bulunmaları kanunun amacına uygun olmadığını, Kefalet müessesinin amacı borcun asıl borçlu tarafından ödenmediği ve bilhassa asıl borçlunun mali imkânlarının yetersiz olması sebebi ile ödenemediği hallerde alacaklının alacak hakkının korunmasıdır. TBK, asıl borçlunun iflası ve konkordatosu halinde müteselsil kefilin hukuki durumunun ne olacağını açık kanun hükümleriyle düzenlediğini, Bu meyanda TBK m. 586 hükmünde borçlunun konkordato mühleti alması durumunda alacaklıların müteselsil kefile öncelikle rehne müracaat etmeksizin başvurabilecekleri öngörüldüğü gibi aynı kanunun 594. maddesi de asıl borçlunun konkordato talep etmesi halinde alacaklının borçluya konkordato mühleti verildiğini öğrendiği anda kefile bildirmesi gerektiğini ve aksi taktirde rücu hakkından istifade etmesi zorlaşacak kefilin uğrayabileceği zarar miktarınca alacaklıya karşı olan borcundan kurtulacağını öngörmüş ve böylece konkordato durumunda alacaklı ve müteselsil kefilin menfaatlerini karşılıklı olarak korumuştur. TBK'nın bu hükümlerin tamamlayıcısı olan İİK'nın 303. maddesinde ise konkordatoya olumsuz oy veren alacaklıların müteselsil kefilin de aralarında bulunduğu “borçtan birlikte sorumlu” olanlara karşı bütün haklarını muhafaza edeceklerini yani konkordato şartların tabi olmaksızın alacaklarının tamamının vadesinde ödenmesi için müteselsil kefile başvurabilecekleri öngörüldüğünü. Buna göre ticaret şirketiyle bu şirketin borçlarına kefil olan kişilerin birlikte konkordato akdetmeleri halinde İİK ve TBK'nun alacaklılara asıl borçlunun konkordatosu halinde kefillere (konkordato şartlarına tabi olmaksızın) müracaat etmek hakkını veren mezkur hükümleri işlevsiz hale geleceğini, Buna karşılık, komiser heyetince, konkordato talep eden ticaret şirketinin pay sahipleri, çeşitlilik gösteren bir iktisadi faaliyet içinde olup da pay sahibi oldukları şirketin borçları için kefil olmamışlar veya bu şekildeki kefalet sözleşmelerinden doğan borçlar söz konusu pay sahiplerinin toplam borçları içinde küçük bir oran oluşturmakta ise, kural olarak, pay sahibi olunan şirketin konkordato talebinde bulunmasının pay sahibinin konkordato talebinin kabulüne bir engel teşkil etmeyeceği kabul edileceğini. Çünkü bu faraziyede konkordato talebinde bulunan gerçek kişinin çoğunluk teşkil eden alacaklılarının menfaatlerinin de gözetilmesi ve bu menfaatlerin (eğer varsa) azınlıkta kalan şirket alacaklılarının kefalet sözleşmesinden doğan menfaatlerine üstün tutulması yorum ilkelerine uygun olduğu, ....... Peysaj Yatırım A.Ş'nin banka borçlarına kefaletinden dolayı finansal sorunlar yaşayacağı öngörüsüyle, şirket ile birlikte konkordato talebinde bulunduğunu, Şirketin borçlarını ödemesi halinde ........'de borçlardan kurtulmuş olacağını Yukarıda yapılan genel değerlendirmenin son paragrafında yazılan ve gerçek kişi kefil ile asıl borçlunun birlikte konkordato talep etmesinin caiz görüldüğü hallere ait özellikleri taşımadığı için ........ yönünden geçici mühletin devamı kararı verilmesinin uygun olmayacağı; bu borçlu ile ilgili olarak konkordatonun başarılı olamayacağı anlaşıldığından geçici mühletin (kesin mühlete ait olup İİK m. 288, fıkra 1 uyarınca geçici mühlette de uygulanan) İİK m. 292, fikra 1 b bendi ve fıkra 2 uyarınca kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerektiği" şeklindeki görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Konkordato Projesinin Başarıya Ulaşma Şartları Değerlendirilmesi Bakımından :
İİK. madde 287 'Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.
Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun 286 ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilir.
Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. 290 ıncı madde bu konuda kıyasen uygulanır.
Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.
291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır. Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. ' hükmü ile 291 inci ve 292 nci maddelerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir.
İİK. MADDE 292 'İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder. ' hükmüyle konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa iflasa tabi borçluların resen iflasına karar verilmesi gerektiğini düzenlenmiştir.
Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup, İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.
Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir.
Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir.
İİK'nun 289/1 maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir.
İİK'nun 288/1 maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, İİK'nun 292.maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşecek durumlarda mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. "Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir.
İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiş olup, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;
İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt).
Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi Dosya No: 2019/2251 Esas Karar No: 2019/2002)
Somut olayda, Mahkememizce ..... Esas sayılı konkordato dava dosyasında ........ ve ....... Yapı Peyzaj Ve Temizlik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi dışındaki davacılara 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, bu şahıslar yönünden tefrik edilerek taleplerinin reddine karar verilmiştir.
....... Yapı Peyzaj Ve Temizlik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nin 31.07.2024 itibarı ile 6 milyon Net Satış karşılığı (-) 2.3 milyon zarar elde ettiği, Şirketin 31.07.2024 tarihli ticari kayıtları ve 27.05.2024 Tarihli ticari kayıtları incelendiğinde, Şirketin izlenen dönemlerde faaliyette bulunmadığının tespit edildiği, şirketin 2024 yılı 7 aylık süre içinde (-) 2.3 zarar raporladığının tespit edildiği, Şirketin öz kaynaklarının borçlarını ödemeye kabil olduğu, Şirketin Revize Projesinde yer alan Borç Tablosu incelendiğinde şirketin 14.184.185,60 TL olan borçlarının 8.465.000,00 TL’sinin Konkordato talep eden Şirketlere ait olduğu diğer bir ifade ile borçlarının %60 ‘ının Konkordato talep eden Seta ve ....... Peysaj Şirketlerine ait borçlar olduğu, ........ yönünden isegerçek kişi kefil ile asıl borçlunun birlikte konkordato talep etmesinin caiz görüldüğü hallere ait özellikleri taşımadığı görülmekle konkordatonun başarılı olamayacağı dikkate alınarak konkordato talebinin yukarıda anılan sebeplerle reddine, hüküm ile birlikte mahkememiz tarafından verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına, bu hususta ilgili kurumlara müzekkere yazılmasına, konkordato talebinin reddi kararının Ticaret Sicili Gazetesinde ve Basın-ilân Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunmasına, komiserin görevine son verilmesine, konkordato komiseri olarak görevlendirilen komiserlerin karar tarihi itibariyle görevlerinin sona erdiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu'na bildirilmesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- ..... T.C. Kimlik Numaralı ........ ve ...... Vergi Numaralı ....... YAPI PEYZAJ VE TEMİZLİK HİZMETLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ hakkında KONKORDATO TALEPLERİNİN AYRI AYRI REDDİNE,
2-Hüküm ile birlikte mahkememiz tarafından verilen tüm tedbirlerin KALDIRILMASINA, bu hususta ilgili kurumlara müzekkere YAZILMASINA,
3-Konkordato talebinin reddi kararının Ticaret Sicili Gazetesinde ve Basın-ilân Kurumunun resmî ilân portalında ilân OLUNMASINA,
4-Davacı tarafça peşin harç yatırılmadığı görülmekle Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-İİK.nun ilgili maddeleri uyarınca kararın re'sen taraflara/vekillerine TEBLİĞİNE,
8-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE,
İİK 308. Maddesi uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile 2 HAFTA içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda tensiben oybirliğiyle karar verildi. 27/09/2024
Başkan .....
¸e-imzalıdır
Üye .....
¸e-imzalıdır
Üye ....
¸e-imzalıdır
Katip .....
¸e-imzalıdır