T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/88 Esas
KARAR NO : 2024/694
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/01/2024
KARAR TARİHİ : 10/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin tekstil sektöründe faaliyet yürüten bir şirket, davalı fuarcılık şirketinin ise, çeşitli illerde belli sektörlere özel fuarlar düzenleyen, fuar ve organizasyon alanında ülke çapında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ...... tarihleri arasında gerçekleşmesi planlan ...... Fuarı için fuar katılım sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşme kapsamında müvekkilinin fuar alanında stant kiralamayı ve karşılığında 62.554,30 TL ödeme yapmayı; davalı şirketin ise fuarı düzenlemeyi taahhüt ettiğini, akabinde müvekkili şirketin sözleşmede belirlenen taksitler halinde ödemeleri gerçekleştirdiğini, ayrıca müvekkili şirket tarafından, fuar kapsamında sergilenmesi için yüksek bütçeli koleksiyonlar ve fuar stantları hazırlandığını, seyahat ve konaklama rezervasyonları gerçekleştirildiğini, davalı şirketin fuarın açılmasına 10 gün kala .... tarihinde pandemi sebebiyle fuarın sekiz ay ertelenerek Mayıs 2022 tarihinde yapılacağını bildirdiğini, ancak davalı şirket tarafından aynı yerde ... ayı içerisinde başkaca fuarlar düzenlendiğini ve herhangi bir erteleme kararı alınmadığını, ayrıca fuarların ertelenmesinde karar merci olan T.O.B.B.'nin de erteleme yönünde bir kararı olmadan dayanaksız bir şekilde erteleme kararı alındığını, akabinde müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen fuar katılım sözleşmesi kapsamında .... tarihleri arasında gerçekleşmesi planlan ..... Fuarı'nın zamanında gerçekleştirilmemiş olması ve davalının sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle müvekkilinin sözleşmeden döndüğünü ve davalı şirketten zararlarını talep ettiğini, 06.10.2021 tarihli ihtarname ile müvekkili şirketin davalı ile aralarında akdedilen sözleşmeden döndüklerini ve davalı şirkete sözleşme bedeli olarak ödenen bedelin iade edilmesini talep ettiğini, ancak davalı şirketin ihtara cevap vermediği gibi sözleşme bedelini de müvekkiline iade etmediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından ödenmiş olan sözleşme bedelinin iadesinin sağlanması amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalının yalnızca takibi durdurmak amacıyla hukuki dayanaktan yoksun olarak takibe itiraz ettiğini, müvekkili şirketin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, taraflar arasında imzalanan 'Fuar Katılım Sözleşmesi' uyarınca fuarı düzenleyen davalı şirketin belirlenen tarihler arasında fuarı gerçekleştirmekle yükümlü olduğunu, davalı tarafın fuar tarihine günler kala fuarın pandemi nedeniyle gerçekleşmeyeceğini müvekkiline bildirdiğini, müvekkilinin kar etmek amacıyla katılmak istediği fuarın ertelenmesi ile büyük maddi kayıp yaşadığını, bu süreçte davalı tarafından aynı yerde birçok fuar gerçekleştirildiğini, şöyle ki; ...... Eylül 2021 arasında Uluslararası Gıda Fuarı, .....arası ...... fuarı, .... arası ..... Fuarının gerçekleştirildiğini, taraflar arasında imzalanan fuar sözleşmesinde davalı şirketin hiçbir gerekçe göstermeden fuar tarihini değiştirme ve fuarı iptal etme yetkisinin olduğuna ilişkin bir madde yer aldığını, bu maddenin sözleşme tarafı müvekkili için ağır sonuçlara yol açabilecek nitelikte, davalı şirket için ise geniş bir takdir hakkı sağlanması anlamında olduğunu, davalı ... herhangi bir mücbir sebebe dayanmadan ve hiçbir somut gerekçe göstermeden fuarın ertelenmesine karar vermesinin sonrasında aynı fuarı 2 yıl sonra başka bir şehirde gerçekleştirmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunmayacağını, müvekkilinin sözleşmeye duyduğu güven ile düzenlenecek olan fuardan uzun süre önce hazırlıklara başladığını, harcamalar yaptığını ve tüm edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının haklı nedene dayanmayan erteleme kararı ile müvekkilinin tüm hazırlıklarının boşa gittiğini ve maddi zarara uğradığını, sonuç olarak müvekkili için sözleşmeden beklenen yararın sağlanmadığını ve akabinde sözleşmeden haklı nedenle dönüldüğünü, yine fuarın başlangıçta İstanbul'da yapılması kararlaştırılmasına rağmen erteleme tarihinden de sonraki bir dönemde (Eylül 2022) Antalya'da yapılmasının düzenleyen tarafın keyfi olarak tek taraflı hareket ettiğini gösterdiğini iddia ederek; davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına/kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, vekâlet ücreti ve sâir yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davası için hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava ile ilişkili Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ...... e. nolu takibinin 13.06.2022 tarihinde borca ve yetkiye itiraz sebebiyle durdurulduğunu, buna göre itirazın iptali davası açmak için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinin anlaşıldığını, bu gerekçeyle davanın usulden reddi gerektiğini, alacağın zamanaşımının geçtiğini, davacı tarafın .... vade tarihli sözleşmenin ifa edilmediği iddiası ile bedel iadesi talebinde bulunduğunu, dava tarihinin 28.01.2024 olduğu göz önünde bulundurulduğunda alacağın zamanaşımına uğradığını, davaya konu temel uyuşmazlığın .... tarihleri arasında yapılması planlanan ev tekstili fuarının pandemi gerekçesiyle ertelenmesine dayandığını, davacının talebinin değerlendirilebilmesi için öncelikle taraflar arasında kurulan fuar katılım sözleşmesine göre fuar tarihinin ertelenip ertelenemeyeceğinin tespiti gerektiğini, davacı tarafın ödemede bulunduğu iddiasını reddettiklerini, fuarın ertelenmesinin haklı gerekçelere dayandığını, 2020 yılının Mart ayında ülkemizde görülen COVID-19 vakaları ile başlayan yerel/küresel pandeminin sonucunda tüm dünyada pandeminin etkilerini en aza indirmek için sıkı önlemler alındığını, bu önlemlerin başında sokağa çıkma yasakları, uluslararası seyahat yasakları ve fuar, festival, konser gibi organizasyonların yasaklanması geldiğini, 2020 yılının Mart ayında başlayan pandemi halinin 2022 yılının sonlarına kadar etkisini sürdürdüğünü, bu dönem dahilinde belli periyotlarda sosyal hayatı sınırlayan tedbirlerin hükümet tarafından uygulandığını, Fuar Katılım Sözleşmesinde fuarın yapılacağı planlanan tarihlerin bu pandemi sürecine denk geldiğini, ilgili dönemde pandemiye ilişkin kısıtlamaların devam ettiğini, özellikle uluslararası seyahat bağlamında kısıtlamanın devam etmesinin dava konusu fuar bakımından son derece önemli bir faktör olduğunu, zira ....... fuarının milli katılımlı uluslararası bir fuar olduğunu, fuarın cazibesinin de bu niteliğinden dolayı bulunduğunu, ...... fuarına katılan milli katılımcıların ürünlerini uluslararası piyasaya tanıtma gayesi güttüklerini, bu bağlamda fuarın amacı bakımından uluslararası katılımın olmazsa olmaz bir unsur olduğunu, buna karşın ilgili dönemde küresel çapta mevcut olan pandemi sebebiyle uluslararası seyahatin zaten zorlu şartlarda yapılmakta iken, Türk Hükümeti tarafından alınan tedbirler kapsamında da fuara uluslararası katılımın oldukça zorlaştığını, uluslararası katılımcılarla yapılan yazışma örneklerinin de ilgili tarihte fuarın yapılması halinde yurtdışı katılımın düşük olacağını gösterdiğini, bir çok katılımcının müvekkilinden fuarın ertelenmesini talep ettiğini, müvekkilinin fuarın amacına hizmet edebilmesi için fuar tarihinde değişiklik yapmak zorunda kaldığını, müvekkili şirketin fuar alanında kendini kanıtlamış, kamuya mal olmuş ve Fuarcılık alanında Türkiye’de en çok bilinen, güvenilen ve saygın şirketlerden biri olduğunu, söz konusu ..... fuarının da 2005 yılından itibaren yapılan ve toplamda 25 defa müvekkili tarafından düzenlenmiş bir fuar olduğunu, müvekkilinin bu fuarın ihtiyaçlarını çok iyi bildiğini, ........ fuarının yapılması için uluslararası katılımın olmazsa olmaz olduğunu, söz konusu fuarın yapılması için en az bir yıl önceden başlayan bir organizasyon gerektiğini, bu süre zarfında reklam ajansları, fuar personeli anlaşmaları, stand kurulumları ve fuar için gerekli tüm unsurların planlanan tarihte hazır olması için titizlikle anlaşmalar yapıldığını, bir fuarın organizasyonu için müvekkilinin çok ciddi planlama ve maliyetlere katlandığını, ........ fuarının yapılamadığı tarihte başka fuarların yapılmasının, ........ fuarının haksız şekilde ertelendiği anlamına gelmediğini, her fuarın dinamiklerinin birbirinden farklı olduğunu, söz konusu ..... fuarı, Gıda Fuarı ve ..... fuarlarının birkaç yıldır düzenlenen fuarlar olup daha çok ulusal nitelikli fuarlar olduğunu, uluslararası arenada bilinen, değeri milyon dolarları bulan, ülkemize en fazla yabancı misafir ve yatırımcı çeken fuarlardan biri olan ........ fuarını, diğer fuarlar ile karşılaştırmanın makul olmadığını, diğer fuarlar ulusal çapta fuarlar iken ........ fuarının milli katılımlı uluslararası bir fuar olduğunu, Pandemi sürecindeki uluslararası yasak ve kısıtlamalar, ülkeler arası uçuşların yasaklanması, aşılama politikaları, Türkiye'nin kırmızı listeye alınması gibi sebeplerle milli katılımların iptal edildiğini, hal böyle olunca uluslararası ölçekli fuarı gerçekleştirmenin, finansal açıdan yapılmasından bir menfaat olmayacağı, nitekim katılımcı şirketler ve sektör temsilcileri tarafından yabancı misafir ve yatırımcıların katılmayacağı fuarın yapılmasında maddi bir menfaat olmayacağı, yatırım alınamayacağı gerekçesiyle fuarın ertelenmesinin talep edildiğini, fuar katılım sözleşmesinin 2. maddesine göre müvekkili şirketin fuar tarihini, yerini ve unvanını değiştirme hakkı bulunduğunu, fuar katılım sözleşmesinin 2. maddesinin yazılmamış sayılmasının mümkün olmadığını, sözleşmede fuar erteleme hakkına dair hüküm mevcut olmasa idi dahi, pandemi halinin sözleşmeler bakımından bir mücbir sebep kabul edilerek fuar tarihinin ertelenebileceğini, ......'un mütalaasının denetime elverişli olmayıp mevcut dosyada itibar edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin fuar tarihinin ertelenmesinde bir kusuru bulunmadığını, müvekkili şirket ve grubunun yaklaşık 30 yıldır fuar sektörünün öncüsü olarak müşterilerine hizmet verdiğini, bu bağlamda şirket bünyesinde 500'ün üzerinde çalışana istihdam imkanı verdiğini, şirketin fuar organizasyonları üzerinden para kazandığını ve vergilerini verdiğini, fuarın yürüyebilmesi için personel alımları yapıldığını, bütün bu harcamalar yapılmışken pandemi süreci olduğu için harcamaları yapılmış olan organizasyonların ücret iadesinin kabul edilmesinin ne hukuken ne de vicdanen mümkün olduğunu, özellikle son iki yılda pandemi sebebiyle tüm fuarların ertelenmesi sebebiyle TOBB Fuar Takviminin sıkışması, fuar alanlarında yer bulunamaması, aynı sektöre ilişkin 1 ay içerisinde aynı fuarın yapılamaması kuralı sebebiyle mecburen fuarın ..... tarihine ertelendiğini, yine yukarıda bahsedilen "1 ay" kuralı sebebiyle de, katılımcıların daha fazla mağdur olmaması adına İstanbul içerisinde yakın bir tarihte yapılamayacak olması nedeniyle fuarın Antalya'ya alındığını, ayrıca müvekkili şirketin söz konusu ....... fuarı katılımcılarının tamamına, yaşanan enflasyon sebebiyle maliyetlerin neredeyse 10 katına çıkmasına rağmen hiçbir ek ödeme almaksızın ve tahsis edilen alandan hiçbir kesinti yapmaksızın yeniden katılım imkanı sağladığını, buna bağlı olarak da halihazırda yüzlerce şirketin katılım sağladığını, dava konusu uyuşmazlık bakımından birçok emsal karar da bulunduğunu, fuar ertelenmesine ilişkin Ticaret Bakanlığı tarafından müvekkili şirket aleyhine yapılan inceleme sonucunda herhangi bir müeyyide uygulanmadığını ve incelemenin şirket lehine sonuçlandığını, ertelenen fuarın .... tarihleri arasında ..... Fuar ve Kongre Merkezinde gerçekleştirildiğini ve fuarda davacı ... müvekkili ile aralarında bulunan fuar katılım sözleşmesinde belirtilen nitelik ve hacimde yer ve stant tahsisi gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin davacıya 3 defa mail kanalıyla fuarın ertelendiğini, bu kapsamda yer belirlemesi ve stand kurulumuna ilişkin ihtar ve bilgilendirme yaptığını, ayrıca uyuşmazlığa konu fuarın ..... tarihine ertelendiğine ilişkin bilgilendirmenin posta yolu ile de bildirildiğini, davacının iş bu davayı açmakla kötü niyetli bir şekilde hareket ettiğini, davacının müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak düzenlediği ... fuarına katılmayı reddederek ........ fuarına katıldığını, ........ fuarının davacının üyesi olduğu dernek ...... tarafından düzenlenen bir fuar olduğunu, ...... derneği tarafından ........ fuarının düzenlenmesi için ...... Fuarcılık A.Ş isimli bir şirket kurulduğunu ve fuarın bu şirket üzerinden organize edildiğini, ...... derneğinin (derneğin kurmuş olduğu ...... Fuarcılık A.Ş) katılımcıları müvekkiline dava açmaya teşvik ettiğinin da taraflarınca bilindiğini, ilgili kayıtlarda ........ katılımcılarına müvekkiline dava açılması halinde indirimli fiyat teklifleri yapıldığını, bu hususta ....... 'a karşı soruşturma da açıldığını, davacının mevcut davaya açmakta kötüniyetli olup olmadığının tespiti için ........ fuarına katılıp katılmadığı, katıldıysa indirimli fiyattan yararlanıp yararlanmadığı, yararlandıysa bu indirimin hangi sebebe dayandığının araştırılması gerektiğini savunarak; haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taraflar arasında imzalanan fuar katılım sözleşmesi gereğince ödenen fuar katılım bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsiline ilişkin olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; sözleşme kapsamında belirtilen tarihte yapılması planlanan fuarın ertelenmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan ödemenin iadesi gerekip gerekmediği, sözleşmeden dönme şartlarının oluşup oluşmadığı, icra takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davalı savunması kapsamında davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy ..... icra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 62.554,30-TL asıl alacak, 6.844,98-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 69.399,28-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 25/06/2022 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davalı borçlu vekilinin 23/06/2022 tarihli dilekçesi icra takibine ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Davacı vekili tarafından 23/05/2024 tarihli dilekçe ekinde; Bakırköy ...... Noterliğinin 06/10/2021 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarname ve tebliğ belgesinin aslı dosyaya ibraz edilmiş, belge asılları Mahkememiz kasasına alınmıştır.
....... Bankası A.Ş.'den; ödeme dekontlarının bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dava kapsamında delil olarak sunulan sözleşmenin 2. Maddesinde: "Fuar Katılım Sözleşmesini imzalayarak, iş bu Formda belirtilen DÜZENLEYİCİ'nin ...... Fuar merkezinde ( kısaca .....) organize ettiği sergi veya fuara katılmayı kabul eden KATILIMCI, bu imzadan sonra, fuara katılmayı reddetse dahi KATILIMCI'nın maddi ve manevi yükümlülükleri devam eder. KATILIMCI, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, KATILIMCI'nın fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, ünvanı vb hususlarda, DÜZENLEYİCİ'nin sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri ( Fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih sebebi değildir, KATILIMCl'nın ücret ödeme yükümlülüğü devam eder, KATILIMCI, ancak DÜZENLEYİCİ'nin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir. DÜZENLEYİCİ, fuardan 3 gün öncesine kadar hiçbir sebep göstermeksizin yazılı bildirimde bulunarak Sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir ve KATILIMCI’yı fuardan çıkarabilir. DÜZENLEYİCİ, Fuar katılım bedelini fesih/çıkarma/fuar iptali bildirimlerinden itibaren 30 (otuz) gün içinde KATILIMCI'ya iade eder. Sözleşmenin bu şekilde feshi, Fuardan çıkarma ve Fuarın kısmen veya tamamen iptali durumunda KATILIMCI, fuar katılım bedelinden başka masraf, gecikme faizi ya da zarar ziyan adıyla bir talepte bulunma hakkına sahip olmadığını önceden beyan, kabul ve taahhüt eder." düzenlemesi yer almaktadır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 136. Maddesinin 2. Fıkrasında; " Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır." düzenlemesi yer almaktadır.
Yargıtay ...... Hukuk Dairesi ...... esas ve .... karar sayılı kararında; "...tarafların iradelerini etkileyip sözleşmeyi yapmalarına neden olan şartlar daha sonra çok önemli surette, çarpıcı ve öngörülmez bir biçimde adaletsizliğe yol açan olayların gerçekleşmesi ile değişmişse taraflar artık o akitle bağlı tutulamazlar. Değişen bu koşullar karşısında TMK 2. Maddesinden yararlanarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesi zorunluluğu doğar."
Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda ) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 138. Maddesinde; "Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir." düzenlemesi yer almaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.11.2019 ve ....... Esas, ...... Karar sayılı ilamı; "Kurulmuş bir sözleşmede sonradan ortaya çıkan bazı olgular nedeniyle değişiklik yapılabilmesi, bugün çağdaş tüm hukuk sistemlerinde kabul edilen, beklenmeyen hâl (emprevizyon) veya clausula rebus sic stantibus kuramının koşullarının gerçekleşmiş olması hâlinde mümkün görülmektedir. Bu kuramın, borçlunun şartları ne olursa olsun mutlaka akde sadık kalmasını zorunlu gören, bir bakıma artık eskimiş olarak nitelendirilebilecek ahde vefa veya pacta sunt servanda kuramını sınırlamak için konulduğu benimsenmektedir.
Beklenmeyen hâl kuramı, şöyle açıklanmaktadır: “Akit yapıldığı sırada mevcut bulunan şartlar önemli surette değişmişse taraflar akitle bağlı olmamalıdır. Buna “clausula rebus sic stantibus” (beklenmeyen hâl şartı) denmektedir. Bu görüş öğretide “emprevizyon teorisi” adıyla anılmaktadır. Öğretide, sözleşmenin, yapıldığı andaki durumun değişmeyeceği şeklindeki bir zımni kabul ile yapıldığı, aynen uygulanmasının taraflarca bu zımni şarta bağlı tutulduğu varsayılmaktadır (Tekinay, S.S./Akman, S./Burcuoğlu, H./Altop, A.: Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 7.Bası,İstanbul 1993, s.1005).
Akitlerin ifasını şartların değişmemesine bağlayan fikir (clasula rebus sic stantibus) gerçeğe tam olarak uygun değilse de, ahde vefa prensibine kesin ve sıkı sıkıya bağlılığında her zaman adil olmadığı görülmektedir. Bugün İsviçre-Türk hukukunda çoğunlukla dayanılan esas, uyuşmazlıklara dürüstlük kuralı uyarınca çözüm bulunmasıdır (Oğuzman, K.: Borçlar Hukuku Dersleri,Cilt 1, 4.Bası, İstanbul 1987, s.123; Serozan, R.: Borçlar Hukuku, Genel Bölüm, İfa, İfa Engelleri, Haksız Zenginleşme 3.Cilt, İstanbul 1994, s.164; Kaplan, İ.: Hakimin Sözleşmeye Müdahalesi, Ankara 1987, s.112; Burcuoğlu, H.: Hukukta Beklenmeyen Hal ve Uyarlama, İstanbul 1995, s.4; İsviçre Hukuku için Bkz. Eugen Bucher, Schweizer Isch’es Obligationenrecbt Allgemeiner Teil, 2.Bası, Zürich 1988, s.385 vd. Henri Deschenaux, Le Titre Preliminaire Du Code Civil,Fribourg 1969, s.183)." şeklindedir.
Yapılan yargılama, iddia, savunma, taraflar arasında akdedilen Fuar Katılım Sözleşmesi, sunulan ve toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında .... tarihlerinde düzenlenecek olan ...... Ev Tekstili (........) Fuarına ilişkin fuar katılım sözleşmesi akdedildiği, iş bu sözleşme kapsamında KDV ve damga vergisi dahil 62.554,30-TL sözleşme bedeli belirlendiği, banka cevabi yazısı ekindeki dekontlardan anlaşıldığı üzere davacının 6.255,45-TL'si peşin, geri kalanı ise sözleşmede vadeleri belirtilen taksitler halinde belirlenen ücreti ödediği, ancak koronavirüs(covid-19) salgını nedeniyle tüm ülke genelinde yetkili makamlarca tedbirler alındığı, bu kapsamda fuarcılık faaliyetlerinin durdurulması üzerine .... tarihinde yapılması planlanan dava konusu ........ Fuarının ertelendiği, davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi ibraz etmekle, fuarın iptal edilmediğini sektör temsilcileri ile mutabık kalınarak fuarın ertelendiğini ve de sözleşmenin 2.maddesi uyarınca fuar tarihini değiştirme hakkı olduğunu savunduğu, davalı tarafça sunulan Fuar Sonuç raporuna göre İstanbul ilinde yapılacağı belirtilen fuarın ..... tarihinde ..... Fuar ve Kongre Merkezinde gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında sözleşme serbestisi ilkesi gereğince akdedilen sözleşmeden kaynaklı edimini davacının yerine getirdiği ancak davalının covid-19 pandemi sebebi ile edimini yerine getirmediği, her ne kadar davalı tarafça sözleşmenin 2.maddesi uyarınca fuar katılım tarihinde değişiklik yapma hakkına sahip olduğu savunulmuş ise de bu maddenin sözleşmenin ifası-ifa imkansızlığı-mücbir sebep konuları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan dengenin sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabileceği, bu durumda sözleşmeye bağlılık ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalmanın adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir durum yaratacağı açık olduğundan, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede davalı ... fuar tarihini değiştirme/yeniden düzenlenme imkanı sağlanmış ise de, mevcut durum şartları değerlendirildiğinde küresel salgın sebebi ile öngörülemeyen dış bir olayın meydana gelmesi olgusunun gerçekleştiği, ayrıca sözleşmenin aynı koşullarla ifası mümkün bulunmadığına göre ve fuar tarihine ve yerine ilişkin ertelemelerin de davacı tarafça kabul edilmediği dikkate alınarak, kaldı ki davacıyı sözleşmeyle bağlı tutmanın mümkün ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmakla; davacının haklı nedenlere binaen sözleşmenin feshiyle birlikte ödediği bedeli davacıdan sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talep etme hakkı bulunduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; davanın 62.554,30-TL asıl alacak ve 6.844,98-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 69.399,28-TL üzerinden kısmen kabulüne, fazla istemde hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 62.554,30-TL asıl alacak ve 6.844,98-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 69.399,28-TL üzerinden takip talebindeki miktar aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (12.510,86-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 4.740,66 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.448,59 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 347,00 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 2.945,07 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan 1.448,59 TL peşin harç, 347,00 TL icra dosyasına yatırılan peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.223,19 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden red ve kabul oranı gözetilerek hesaplanan 2.552,64 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, bakiye kısmın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan 44,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 35,99 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 15.424,78 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin huzurda yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2024
Katip .......
Hakim .....
¸