T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/945 Esas
KARAR NO: 2024/1058
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 12/11/2024
KARAR TARİHİ: 13/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... Limited Şirketi'nin 24.09.2013 tarihinde resen terkin edildiğinin, şirket yetkilisi .... tarafından açılan dava sonucunda, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas, .... sayılı kararı ile şirketin ihyasına, tasfiye memuru olarak .... ' ün atanmasına karar verildiğinin, devir için Mahkemeden ortak değişikliğine ilişkin ihya kararı alınması gerektiğinin, .... Limited Şirketinin, İstanbul ... Noterliğinden 09.08.2016 tarihinde ... yevmiye sayılı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesindeki şirket ortağı .... tarafından, ...' e yapılan % 40 pay devrinin, ortak değişikliğinin ve şirkete münferiden müdür olarak atanmasına ilişkin ihya kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; TTK.nun 547.maddesine dayalı limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Şirketin ticaret sicilden re'sen terkin edilmiş olması nedeniyle adı geçen şirketin TTK. nun 547.maddesi uyarınca ek tasfiye şartlarının oluşup oluşmadığından kaynaklanmaktadır.
İhyası istenen şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nun 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.
İhyası istenen şirketin sicil kaydının incelenmesinde; ... sicil nolu Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile ihyasına karar verilmiş olup ünvana "Tasfiye Halinde" ibaresi eklendiği anlaşılmıştır.
Öncelikle mahkememizce dava şartları açısından dosyanın incelenmesi gerekmiştir.
Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Bundan başka, davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunması gerekir; yani dava hakkı, hukuki yarar ile sınırlıdır. Dava açmakta hukuki yararı olmayan kişi Devletin mahkemelerini gereksiz yere uğraştıramaz. Bu, hukuki korunma (himaye) ihtiyacı olarak da adlandırılmaktadır. Yani, davacının mahkemeden hukuki korunma istemesinde, korunmaya değer bir yararı olmalıdır.
Dava şartları, medeni usul hukukuna ait bir kurum olup, amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır.
Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi).
Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir.
Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür.
Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 114/h maddesinde, hukuki yarar açıkça dava şartları içerisinde sayılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; ihyası istenilen şirketin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... sayılı kararı ile ihya kararı verildiği, şirketin ihyası kararı tescil edildiğinden kaydının yeniden açıldığı,Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı, 24/03/2022 tarihli kararında da değinildiği üzere; ihyası istenen şirket hakkında, dava tarihinden önce kesinleşmiş ve belli bir dava veya nedene münhasır olmayan bir ihya kararının bulunduğu hallerde, mahkeme kararı kesinleşme ile hüküm doğuracağından, Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki ilan kurucu değil, bildirici bir etkiye sahip olduğundan, davacının daha önce ihya edilmiş şirketin yeniden ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı kabul edilmelidir( Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2021/2868 esas, 2022/2249 karar sayılı, 23/03/2022 tarihli kararı da aynı doğrultudadır).
Hukuki yarar HMK'nun 114/1-h maddesi uyarınca dava şartı olup, mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığı yargılamanın her aşamasında re'sen araştırılır. Davacı payın devralındığını tescil edilmediği gerekçesiyle dava açmış ise de davacın henüz bununla ilgili bir dav açmadan bu şekilde ihya talep etmesinde davacının, dava tarihinden önce, kesinleşmiş mahkeme kararı ile belli bir dava veya nedene münhasır olmaksızın ihya edilmiş bir şirketin yeniden ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunmadığının kabulü gerekir.Davacı payını kayıt için şirkete karşı henüz talep de bulunmadığı dava yoluyla ileri sürmeden davayı açtığı gibi şirketin ihya edildiği de dikkate alınarak davacının hukuki yararının bulunmadığı kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-DAVANIN HUKUKİ YARAR YOKLUĞU SEBEBİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Gider avansından artan olur ise karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tensiben oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır