T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/10 Esas
KARAR NO: 2025/6
DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ: 03/01/2025
KARAR TARİHİ: 06/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait, genel kurul toplantı ve müzakere defteri, yönetim kurul karar defteri, pay defteri ve damga vergisi defterlerinin kaybedildiğini bu nedenle zayi belgesinin verilmesini, mahkememiz aksi kanaatte ise şirket içi işlem yapılamamasının telafisi imkansız zaralar doğuracağını bu nedenlerle yeni genel kurul toplantı ve müzakere defteri, yönetim kurul karar defteri, pay defteri ve damga vergisi defterlerinin ilgili noterlikçe onaylanması suretiyle muarazanın girilmesi şeklinde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, TTK'nın 82.maddesine dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nun 320.maddesinde mahkemenin mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği düzenlemesi de nazara alındığında somut olayın belirginliğine bağlı olarak hakim duruşma açmama yönündeki takdir hakkını kullanabilecektir.” düzenlemesi de nazara alınarak işbu yargılama duruşmasız olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.
TTK’nun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” düzenlemesini içermektedir. Anılan yasa maddesinde zayi belgesi verilmesini gerektiren afet halleri sınırlı şekilde sayılmamış ise de zayi belgesi verilebilmesi için maddede belirtilenler gibi hallerden birinin olayda mevcut olması ve defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir.
Tacirin, anılan yasa maddesinden yararlanabilmesi için bir taraftan ticari defterlerin ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur. Mücbir nedenlerin ispatı, bunu iddia eden tacire aittir. İleri sürülen mücbir nedenin dayandığı olayların defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığı araştırılmalı ve irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması sonucu oluştuğunda mücbir neden kabul edilmektedir. Davacı tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle korumakla yükümlüdür.
Ticari defterlerin zayi olması davalarında; ticari defter sahibinin, defterinin kaybolduğunu ve defterin muhafazası hususunda gerekli özeni gösterdiğini ispat etmesi gerekir.
Somut olay, yukarıda anlatılan tespit, sunulan ve toplanan deliller ve yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirildiğinde; davacı tarafından zayi belgesi verilmesi talep edilen davacıya ait ticari defter ve belgelerin kaybolduğu iddia edilmiş ise de; tacirin TTK'nın 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Somut olayda ise, davacı ilgili ticari defter ve belgelerinin ne şekilde kaybolduğunu dahi bilmediğini beyan ettiği dikkate alındığında davacının TTK'nun 82/7. Maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defter ve ticari belgelerini korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermiş olması gerektiği, (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2015/15129 Esas, 2017/2533 Karar ve 02/05/2017 tarihli kararı) kural olarak basiretli tacirin ticari defter ve belgelerinin muhafaza ve korunması için gereken önlemleri alması gerektiği, davacı tarafın iş yerine ait ticari defter ve belgelerini özenle koruması gerektiği, davacının ileri sürdüğü bu hususun TTK'nın 82/7. maddesinde sayılan sebeplerden de olmadığı, davacının zayi belgesi verilmesini talep ettiği ticari defter ve belgelerin zayi olmasında ihmal ve kusurun bulunduğu, davacı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmayarak zayi belgesi verilmesini talep ettiği defter ve belgelerin muhafazasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, ticari evrakları korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşılan davacıya zayii belgesi verilmesi koşullarının somut olayda mevcut olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı tarafından zayi belgesi verilmesi talebinin reddine karar verilmesi halinde muarazanın giderilmesi talep edilmiş ise de işbu davanın çekişmeli yargı işi olmadığı, basit usulde hasımsız olarak çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu bu sebeple giderilecek bir muarazanın bulunmadığı anlaşılmakla davacının söz konusu talebinin de reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından bakiye harç tayinine YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra DAVACIYA İADESİNE,
5-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince davacının talebi halinde gerekçeli kararın TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere talep edenin yokluğunda dosya üzerinde verilen karar açıkça okundu. 06/01/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza