T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/109 Esas
KARAR NO : 2025/1107
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/02/2025
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ..... numara, 11.03.2023 - 2024 vade tarihli Nakliyat Emtea Taşıma Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ve ..... Otomotiv San. Ve Tic. A.Ş.'ye ait 34 palet, 4.858 parça 10.707 kg Otomotiv parçaları emtiasının Hindistan'dan Türkiye'ye havayolu ile taşınması işi karşı taraf sorumluluğunda gerçekleştiğini, taşıma, 01.01.2024 / ..... numaralı konşimento kapsamında ..... sefer numaralı uçak ile sevk edildiğini, emtialardan 3 paletin hasarlı olduğu, 05.01.2024 tarihinde emtianın sigortalı tesislerine tahliye edilmek üzere teslim edildiği sırada tutanak altına alındığını. aynı husus, davalı yanca ..... numaralı rapor ile tutanak altına alındığını, hasar nedeniyle müvekkili şirket sigortalısı tarafından zarar gördüğünü emtiaların bedeli talep edildiğini, davacı şirket tarafından gerçekleştirilen incelemeler neticesinde sigortalıya poliçe kapsamında 09.07.2024 tarihinde 17.986,31 EUR sigorta tazminat ödemesinde bulunulduğunu yapılan ödeme nedeniyle karşı tarafın sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile başvuruda bulunulmuş ise de rücu başvurusunun reddedildiğini, ödemiş olduğu tazminatın davalıdan tazmini, 3095 sayılı Kanun 4/a hükmü gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı dikkate alınarak tarafına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İhtilaf konusu taşıma, Hindistan ile Türkiye arasında gerçekleşmiş olup uluslararası bir taşıma olduğunu, dava konusu olaya uygulanacak 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi’nin 31.madde 2.fıkrasına göre, “Hasar durumunda, teslim almaya yetkili şahıs hasarın fark edilmesinden sonra derhal ……ve kargo halinde de anılan tarihten itibaren 14 gün içerisinde taşıyıcıya şikayette bulunmalıdır. Gecikme durumunda şikayet, kargonun kendi kullanımına verilmiş olması gereken tarihten itibaren 21 gün içerisinde yapılmalıdır.” 31.madde 3.fıkrasına göre, “ Her şikayet, yazılı olmalı ve sözü edilen süreler içerisinde verilmeli ya da gönderilmelidir. ” hükümlerinin mevcut olduğunu ancak hasarlı teslim olunduğu iddia edilen kargoyla ilgili olarak davacı tarafından Ortaklığa 14 günlük hak düşürücü süresi içinde ayrıca, açıkca ve yazılı olarak bir ihbar yapılmadığını, 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi’nin 31.madde 4.fıkrasında yer alan “31.madde 4.fıkrasına göre, “ Eğer yukarıda bahsedilen süreler içerisinde bir şikayette bulunulmazsa, taşıyıcının kötü niyeti olması dışında, taşıyıcı aleyhinde bir dava olamaz.” hükmü gereğince davacının süresi içerisinde, Konvansiyonda belirtilen şartlarda yazılı bir ihbarda bulunmadığı göz önüne alınarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce:
a- Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı'na müzekkere yazılmıştır.
3-Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 09/09/2025 havale tarihli raporunda özetle; ''Sigorta Şirketinin Rücu Hakkı: Davacı .... Sigorta Şirketi, sigortalısı ..... Otomotiv San. Ve Tic. A.Ş.'ye 09.07.2024 tarihinde 17.986,31 EUR sigorta tazminatı ödemiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca, sigortacı, sigorta tazminatını ödediği oranda sigortalının üçüncü kişilere karşı olan haklarına halef olur. Bu durumda, davacı sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarı olan 17.986,31 EUR için davalı .....'ye rücu hakkı bulunmaktadır. Faiz: Davacı, tazminatın sigortalıya ödeme tarihi olan 09.07.2024 tarihinden itibaren yabancı para alacaklarına ilişkin 3095 sayılı Kanun 4/a hükmü gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı dikkate alınarak işleyecek faizi talep etmektedir. Montreal Sözleşmesi'nin 23/1 maddesi uyarınca, "Özel Çekme Hakkı bağlamında bu Sözleşmede bahsedilen miktarlar, Uluslararası Para Fonu tarafından tanımlanan Özel Çekme Hakkına atıfta bulunuyor sayılacaktır. Adli yargılama durumunda bu toplamların ulusal para birimlerine çevrimi, yargılamanın yapıldığı tarih itibariyle bu tür ulusal para birimlerinin Özel Çekme Hakkı bakımından değerine göre yapılacaktır." Bu hüküm uyarınca, tazminat miktarının hesaplanmasında yargılama tarihindeki kur esas alınmaktadır. Bu durumda, faizin de yargılama tarihinden itibaren işletilmesi gerekmektedir. Ancak, Türk hukukunda, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren faiz işletilmesi genel kuraldır. Bu durumda, tazminatın sigortalıya ödendiği 09.07.2024 tarihinden itibaren faiz işletilmesi yerindedir. Sonuç olarak, yapılan teknik inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, davacının talep ettiği 17.986,31 EUR tazminatın, sigortalıya ödeme tarihi olan 09.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili gerektiği'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu davada; sigortalısının taşıma sözleşmesi kapsamında davalıya teslim ettiği emtiaların taşıma sırasında hasar gördüğü, sigortalının hasarının sigorta sözleşmesi kapsamında giderildiği iddiasına dayalı olarak taşımacı davalıya karşı sigortacı davacı tarafından rücuen tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı sunduğu cevap dilekçesinde; yasal süresi içerisinde hasar ihbarının yapılmadığını, hasarın paketleme şeklinden kaynaklandığı ve aksi halde bile sorumluluğun sınırlı olduğu savunmaları ile davanın reddini talep etmiştir.
Davalı tarafından ilk olarak hasar ihbarının yasal süresi içerisinde yapılmadığı iddia edilmiş ise de dosya kapsamındaki deliller incelendiğinde davalı şirket tarafından hasar raporu tutulduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda bizzat davalı tarafından hasar raporunun tutulduğu dolayısıyla hasardan haberdar olunmadığının iddia edilemeyeceği anlaşılmakla davalının ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğine ilişkin savunmasına itibar edilmemiştir.
Nitekim Yargıtay ..... Hukuk Dairesi ..... E., ...... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"...davalının kendisinin düzenlediği 30.05.2013 tarihli kargo hasar raporuna göre hasardan haberdar olduğu, ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğine ilişkin davalı savunmasının yerinde görülmediği,"
Davalı tarafından ürünlerin hasardan sorumlu olunmadığı, hasarın paketleme şeklinden kaynaklandığı öne sürülmüştür. Dosya içerisindeki raporlar, deliller, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu, davalı tarafından tutulan tutanaklar ve emtialara ilişkin resimler incelendiğinde; emtianın davalı taşıyıcıya teslim edildiğinde ambalaj hasarı bulunduğuna dair bir çekincenin olmadığı ve tutanağa yazılmadığı, emtia hasarına ilişkin resimler ve tutanaklar incelendiğinde emtianın davalının sorumluluğunda taşıma sürecindeyken hasarlandığı, emtia paketindeki ezilme ve darbe emareleri gözetildiğinde ilgili hasarın davalı nezdinde taşıma sırasında oluştuğu, nitekim davalı tarafından hasarın tespit edilerek taşıma sürecine ilişkin tutanak tutulduğu, davalının sorumluluktan kurtulmaya yönelik kurtuluş beyyinesini ispat edemediği anlaşılmakla davalının bu yöndeki savunmasına da itibar edilmemiş, davaya konu sigortalıya ait emtianın davalı nezdinde taşıma sürecinde hasarlandığının tespit edildiği ve zarar ile taşıma süreci arasındaki illiyet bağının sabit olduğu anlaşılmış, bu suretle davalının zarardan sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalının sorumluluğu tespit edilmiş olup, davalı tarafından taşınan sigortalı emtia hasarının 17.986,31 Euro olduğu, söz konusu zarar miktarının güncel piyasa verileri ve dosya içerisindeki eksper raporları, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve dosya içerisindeki faturalar ile uyumlu olduğu anlaşılmakla gerçek zarar miktarı olarak esas alınması gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı taşıyıcının hasardan sorumluluğu Montreal konvansiyonu çerçevesinde sınırlı sorumluluk rejimi ile düzenlenmiş olmakla beraber; taşınan emtianın 956,72 kg olduğu, hasar tarihindeki sınırlı sorumluluk miktarının 22 SDR olduğu hesaplama yapıldığında davalının sınırlı sorumluluğunun 21.047,84 SDR olduğu, SDR Euro paritesine göre söz konusu miktarın davacının talebinden düşük olduğu anlaşılmakla davalının 17.986,31 Euro hasarın tamamından sorumlu olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Davacı tarafından tazminat ödeme tarihi olan 09.07.2024 tarihinden itibaren faiz talep edilebilecek olup, tarafların tacir olduğu ve alacağın döviz alacağı olduğu anlaşılmakla davacının 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre faiz talep edebileceği anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile 17.986,31 Euro tazminatın 09.07.2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
-Buna göre; 17.986,31 Euro tazminatın 09.07.2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 45.317,95-TL harçtan peşin 11.329,49-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 33.988,46-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan 11.329,49- TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 11.944,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 16.267,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 103.512,41-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2025
Katip .....
E¸
Hakim .....
E¸