T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/132 Esas
KARAR NO : 2025/1110
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/02/2025
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... Sigorta A.Ş. ile dava dışı ..... Dış Tic. ve Pazarlama Ltd. Şti. ("Sigortalı") arasında, .... no.lu, nakliyat emtia sigortası poliçesi akdedildiğini, anılan poliçe ile Sigortalı'nın emtialarında, nakliye sırasında oluşacak rizikoları sigorta himayesi altına aldığını, Sigortalı'nın, İtalya'da mukim ..... unvanlı şirketten satın aldığı emtiaların kara yoluyla nakliyesini davalının üstlendiğini, emtiaların nakliye esnasında hasarlandığı tespit edildiğini Cmr belgesine şerh düşüldüğünü, aynı zamanda tutanak tutulduğunu, oluşan hasarın müvekkiline ihbarı üzerine , 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca, bağımsız ve tarafsız nitelikteki bir sigorta eksperi görevlendirildiğini eksper incelemesi sonucunda Sigortalı'ya 60.801,00 TL tazminat ödediğini ; bu ödeme ve temlik belgesiyle halefi sıfatını elde edildiğini, buna istinaden, ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla davalıya başlatılan icra takibi ve arabuluculuk süreci olumlu sonuç vermediğinden, huzurdaki davayı açtıklarını itirazın iptaline karar verilerek icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından tebligata rağmen yasal süresi içerisinde dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce Bilirkişi Heyeti 13.08.2025 tarihli raporunda özetle; ''Taşımacının, taşıma aşaması devam ettiği esnada gerekli özeni göstermediği ve hasarın meydana gelmesinden sorumlu olduğu, Ancak; CMR Madde 18-3 göre taşımacıların sorumlu olacağı tazminat tutarı, noksan olan brüt ağırlığın beher kilogramı için 8.33 hesap birimini geçemeyeceği, Buna göre hesaplama yapılırsa; Tazmine konu tutar üst sınırı: 78.144,979 TL olduğu, Tazmine konu hasar üst sınırı, hasar tutarının altında olması nedeniyle taşımacının hasarın tamamından sorumlu olduğu kanaatinde olduğumu, Sigorta tekniği ve 6102 sayılı TTK'nın 1472. Maddesine istinaden davacı sigorta şirketinin rücu hakkına halef olabilmesi için geçerli şart olan “teminat kapsamındaki hasar ödemesi” konusunda teknik açıdan şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesin bir kanıya varılamadığı'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
3-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; davalı tarafından fiili taşıyıcı olarak taşınan sigortalı emtianın taşıma sürecinde hasar gördüğü, ilgili emtiaya ilişkin olarak zararın sigorta kapsamında tazmin edildiğini, taşımacının meydana gelen zarardan sorumlu olması nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Taraflarca sunulan deliller ve dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde; davalı tarafından taşınmak üzere teslim alınan emtianın teslim alındığı sırada emtiaların hasarlı olduğuna dair davalı taşıyıcı tarafından taşıma senedine herhangi bir çekincenin konulmadığı dolayısıyla davalı taşıyıcı tarafından emtiaların taşımaya hasarsız olarak alındığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından teslim alınan emtiaların taşıma sürecinden önce hasarlı olduğuna dair herhangi bir delil sunulmadığı da anlaşılmaktadır. Buna karşılık taşınan emtianın varış yerinde boşaltılması sırasında hasara uğradığı tespit edilmiş olup buna ilişkin sunulan deliller gözetildiğinde meydana gelen hasarın taşıma sürecinde oluştuğu anlaşılmaktadır. Nitekim boşaltma sırasında davalıya ait aracı kullanan şoförün de imzasının bulunduğu dosya kapsamındaki tutanaktan bu durum anlaşılmaktadır.
Nitekim Hasardan dolayı sorumluluğa ilişkin olarak 6102 sayılı Kanun'un 875. Maddesi şu şekildedir:
"(1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.
(2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır."
6102 sayılı Kanun'un 863 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre; sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür. İlgili hükümden görülebileceği üzere taşınan emtianın yükleme ve boşaltmasında gönderen ve gönderilen sorumlu olmamakla birlikte taşıyıcı olan davalının da yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlü olduğu, gönderen tarafından yapılan yüklemenin uygunluğunun davalı taşıyıcı tarafından denetlenmesi ve uygun hale getirilmesi gerekmektedir.
Meydana gelen davaya konu hasarın taşınan emtianın taşıma sırasında uygun yüklenmemesi ve istiflenmemesi sebebiyle meydana geldiği, yükleme sırasındaki resimlerden ve sonrasındaki aracın boşaltılmasına ait süreçteki resimlerden anlaşılmaktadır. Zira taşınan emtianın metal kutular içerisinde dolu kutularda tutkal niteliğinde olduğu, yükleme sırasındaki ve boşaltma sırasındaki resimlere göre ilgili tutkal metal kutularının dışlarının sarıldığı ve üst üste sıralar halinde dizildikleri, ancak üst üste dizilen metal kutuların dolu olması sebebiyle üsttekilerin ağırlığının kutular arasında dirençli bir malzeme ile desteklenmemiş olmaması sebebiyle yol sürecinde ağırlığın alttaki metal kutulara binmesi ve yer çekimi etkisi sebebiyle aşağıdaki kutuları ezdiği ve patlama ile kırılarak akmaya sebep olduğu Mahkememizce tespit edilmiştir. Bu bağlamda meydana gelen hasarın üst üste koyulan içi dolu metal kutuların katları arasındaki desteğin yeterli dirençte olmaması sebebiyle meydana geldiği, yolda geçen süreçte yer çekimi etkisi ile üsttekilerin ağırlığının alttaki kutulara binerek ezilmesine yol açtığı ve hasara bu durumun sebep olduğu anlaşılmıştır. Nitekim ispat yükü üzerine düşen davacı tarafından hasarın taşımadan kaynaklı bir kaza sebebiyle münhasıran taşıyıcıdan kaynaklandığına ilişkin herhangi bir delil sunulmamış olup, ilgili taşınan emtianın yükleme ve boşaltma sırasındaki resimleri incelendiğinde; emtianın yükleme ve boşaltma pozisyonlarının aynı olduğu, araç içerisinde devrilme veya darbe almaya dair bir delil veya emarenin bulunmadığı, nitekim gönderici tarafından yüklenme esnasında eşyaların dışının sarılmış olması ve indirilirken de aynı halde bulunduğu gözetildiğinde münhasıran taşıyıcı hatasından kaynaklı bir hasar olmadığı anlaşılmaktadır.
Dava dosyası içerisinde bulunan taşımaya ilişkin evraklar incelendiğinde; yükleme ve istifleme ile ambalajlama işlemlerinin gönderici tarafından yapıldığı, meydana gelen hasarın metal kutular arasındaki üst üste koyma sırasında aralarda yeterince dirençli bir madde olmaması sebebiyle meydana gelmesinin söz konusu yükleme, istif ve ambalajlama hatasından kaynaklandığı tespit edilmiş olup, bu nedenle meydana gelen hasardan asıl sorumluluk yüklemeyi yapan gönderici üzerinde olmakla birlikte davalı taşıyıcı da kanun hükmü gereği yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlü olduğundan tali olarak kusurludur. Zira yüklenen içi tutkal dolu metal kutuların yolda geçecek süre içerisinde yer çekimi etkisi ile aşağıya doğru ağırlık baskısı yapacağı ve metal kutuların aşağıdan ezilebileceği inceleme ile görünebilecek durumdadır.
Bu bağlamda davalının meydana gelen hasarda yüklemeye nezaret işlemi sırasında uygunsuz yükleme ve emtiaların üst üste dizilmesine yönelik herhangi bir çekince koymaksızın davalı taşıyıcının emtiayı teslim aldığı bu sebeple nezaret ve gözetim yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, meydana gelen hasarın taşıma sürecinde oluştuğu ve boşaltma sırasında fark edilerek tutanak altına alındığı bu sebeple davalı fiili taşıyıcının da meydana gelen hasarda kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Nitekim Yargıtay ..... Hukuk Dairesi ..... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Dava, taşıyıcının kusuru sebebiyle sigortalı gönderene ait hasar talebinin rücuan tazminine ilişkindir.6102 sayılı Kanun'un 863 üncü maddesi uyarınca somut olayda her ne kadar yükleme ve sabitleme görevi taşıma güvenliğini sağlama yükümlülüğü olan gönderene ait ise de; taşıyıcının da yüklemenin işletme güvenliğine uygun olarak yapılmasına ve nezaret borcu bulunmaktadır. Somut olayda kazanın araç içinde işletme güvenliğine aykırı şekilde yüklenen eşyanın virajda aracın devrilmesi sebebiyle hasarın oluştuğu, mahkemece belirlenen kusur oranlarının hak ve nesafet kurallarına uygun olması sebebiyle kusura ilişkin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir."
Yargıtay ..... Hukuk Dairesi ..... E., ..... K. Sayılı kararında da aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Somut olayda, her ne kadar istiflemenin sigortalı gönderen tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmaktaysa da, taşıma sözleşmesinin tarafı olan ve emtiayı fiilen taşıyan davalıların Dairemizin taşıyanın istiflemeye nezaret etme yükümlülüğüne dair yerleşik içtihatları ve anılan ilkeler çerçevesinde, hiçbir sabitleme yapılmaksızın gerçekleştirilen istiflemeye nezaret etme ve yüke gerekli özeni gösterme yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediklerinden sigortalı emtia üzerinde oluşan zarardan müterafik kusurları nedeniyle sorumlu oldukları kabul edilerek, bu cihette yapılacak değerlendirmenin sonucuna göre karar verilmesi gerekirken"
Meydana gelen olayın oluş şekli, meydana gelen hasarın yükleme sırasında doğru istiflenmemesinden kaynaklandığı, davalı taşıyıcının nezaret yükümlülüğü dosya kapsamındaki sunulan delillere göre değerlendirildiğinde davalı fiili taşıyıcının nezaret yükümlülüğü sebebiyle meydana gelen hasar nedeniyle kusur oranının takdiren ve tali olarak %25 olarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Nitekim Yargıtay ..... Hukuk Dairesi ..... E.,.... K. Sayılı onama kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"CMR hükümleri dikkate alındığında, ambalajın yetersiz olduğu sabit olmakla birlikte davalı tarafın yükleme sırasında özen ve nezaret görevi olduğu, davalının bu görevi yeterince yapmayarak hasarın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğu, iki adet devre kesicide meydana gelen zararın devre kesicileri kullanılmaz duruma getirdiği, devre kesicilerde meydana gelen zararın 10.076,12 Euro olduğu, bu zarara davalının %25 kusur oranlandığında davacının davalıdan 2.519,03 Euro tazminat talep edebileceği..."
Yargıtay ..... Hukuk Dairesi ...... E., ..... K. Sayılı onama kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı çalışanı olan şoförün de imzasını taşıyan teslim tutanağına göre emtianın hasarlı olarak sigortalıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, CMR hükümlerine göre davalının sınırlı sorumlu olacağı miktarın teslim tutanağının tanzim edildiği tarihdeki SDR kuru üzerinden yapılan hesaplamaya göre 5.362,88 USD olduğu, hasarın istiflemeden kaynaklandığı bu durumda davalı tarafın yüklemeye nezaret görevi nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu,"
Yargıtay ..... Hukuk Dairesi ..... E., ..... K. Sayılı onama kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"hasarın yükleme ve istifleme hatası sonucu meydana geldiği ve yüklemenin gönderen tarafından gerçekleştirildiği sabit olmasına rağmen CMR.17/4-5 md. gereğince sadece yükleme ve istiflemeye nezaret etme yükümlülüğü bulunan taşıyıcının gönderen aynı zamanda emtiayı yükleten kusuruna eşit derecede bir sorumluluğu olamayacağından davalı taşıyıcının hasardan %25 oranında kusurlu olduğundan kusuruna isabet eden zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle,"
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi ise .... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"CMR'nin 17/2 maddesinde; kayıp veya hasarın, hasara uğrayan malların ambalajlanmaması ya da hatalı ambalajlanmasından, yükün gönderici veya alıcı tarafından yüklenmesi ve alınmasından, özellikleri gereği özel risklerden doğması halinde taşıyıcının zarardan sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Yükün ambalajının yetersiz ya da ambalajsız olmasından veya araca hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı vuku bulan hasarlardan taşıyıcı sorumlu tutulamayacağı öngörülmekle birlikte, ambalaj, yükleme, boşaltma ve istifleme gönderici ve alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranarak nezaret görevi bulunduğu yerleşik yargı uygulamasıdır. Taşınacak emtianın ambalajsız veya ambalajın yetersiz olması ya da araca ve güzergaha uygun olmayan şekilde sabitlenmesi halinde, taşıyıcı göndereni uyarmadan ve CMR'nin 8 ve 9. maddelerine uygun olarak taşıma senedine çekince koymadan yükü teslim alır ve yükte bu sebepten hasar meydana gelirse, öncelikle zarara sebep olan hatayı taşıyıcının nezaret borcu esnasında kendi bilgisiyle fark edip edemeyeceğinin tespiti gerekecektir. Fark edebileceği durumlarda, hasar yetersiz ambalaj veya istif hatasından ya da yükün usulüne uygun bir şekilde sabitlenmemesinden kaynaklansa da zararın taşıyan ve gönderen arasında paylaştırılması ve taşıyıcıya müterafik kusur atfı gerekmektedir. Yükleme ve istif hatasının açıkça göründüğü hallerde, kusurun ağırlıklı bölümü gönderenin üzerinde bırakılır. İstiflemenin her türlü yol koşulu öngörülerek, doğru yeterli güven verici bir şekilde yapılması gerekir. Taşıyıcının sadece müterafik kusur hali dışında sorumluluğunun bulunmadığının kabulü gerekir. Bu sebeple doğacak zarardan sorumluluğunun kalkması için, taşıyıcının taşıma sözleşmesine ihtirazi kayıt koyması gerekir. Taşıyıcı ihtirazi kayıt koymamış ise, emtianın sağlam teslim alındığı kabul edilse de, ambalaj ve istifleme yönünden müterafik kusurlu sayılması gerekir.
Bu halde göndericinin sabitleme ve istifleme hatasının basit bir inceleme ile tespit edilebilecek nitelikte olduğu anlaşıldığından, davalı taşıyıcının hafif derecede olmak üzere kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda yetersiz sabitleme ve istiflemenin yol koşulları ile birleşmesi neticesinde meydana gelen hasarda, davalı taşıyıcının kusur oranının %25 olarak kabulü ile buna isabet eden 5.001,34-TL tazminata hükmedilmesi gerekirken, hasarın meydana gelmesindeki sorumluluğun tümüyle ambalaj ve istifleme hatası nedeniyle davacı göndericide olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ise ..... E., .... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Bilirkişi raporlarında ambalaj yetersizliğine dair bir tespit bulunmayıp, ambalajlardaki yırtılamalar istif ve sabitleme hatası sonucu meydana gelen kayma/sürtme/çarpma sırasında oluşmuştur. Bu itibarla Mahkemece, istifleme ve sabitlemenin davacının sigortalısının/gönderenin sorumluluğunda ve davalının sorumluluğunun nezaret ve denetim yükümlülüğü ile sınırlı olduğu gözetilerek asli/tali kusur değerlendirmesi yapılması ve davalıya %25 oranında kusur yüklenmesi neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi ise .... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Açıklanan nedenlerle, mahkemece davalı taşıcının yüklemeye nezaret borcunu ihmali nedeniyle yerleşik yargı uygulamasına uygun olarak %25 oranda müterafik kusurlu davalı taşıyıcılar ve sigortacıdan sorumluluk sınırının altında kalan kusur oranında tazminata hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı,ancak CMR'nin 27 maddesine aykırı şekilde faiz işletilmesine karar verilmesi yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek itirazın kısmen iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %5 oranı geçmemek üzere faiz işletilmesine, fazla istem ile icra inkar ve kötüniyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir."
Buna göre davacı sigortacı tarafından meydana gelen hasar sebebiyle ortaya çıkan zararın %25'i oranında bedelde davalıya rücu talebinde bulunulabileceği anlaşılmaktadır. Mahkememizce meydana gelen zararın tespiti için alınan bilirkişi raporundaki hesaplamanın sorumluluk ve tazminat tutarının belirlenmesine ilişkin 6102 sayılı Kanun'un 880. Maddesindeki esaslara ve CMR hükümlerine uygun olduğu bu suretle gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporundaki hasar miktarı tespiti hükme esas alınmış olup, davalının kusur sorumluluğuna isabet eden %25'i oranındaki 15.200,25-TL zarardan davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 15.200,25-TL yönünden davacının rücu talebinin kabulüne ve bu miktar asıl alacak üzerinden davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinde de bulunulmuş olup; Mahkememizce kısmen kabul edilen 15.200,25-TL asıl alacak yönünden ödeme tarihi olan 19.01.2024 tarihinden takip tarihi olan 23.07.2024 tarihine kadar değişen oranlarda 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre faiz hesabı ise şu şekilde olmalıdır:
Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı
19.01.2024 01.04.2024 73 %44,25 1345,22-TL
Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı
01.04.2024 23.07.2024 113 %51,75 2435,27-TL
Buna göre davacı tarafından talep edilebilecek toplam işlemiş faiz miktarı 3.780,49-TL olarak tespit edilmekte olup, davalının itirazının 3.780,49-TL işlemiş faiz yönünden de iptaline ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Taraflarca tazminat talep edilmiş ise de meydana gelen olayın, sorumluluk ve kusur durumlarının yargılamayı gerektirdiği ve ayrıca kötü niyetin ispat edilmediği anlaşılmakla tarafların koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
-Buna göre; davaya konu icra takip dosyasında davalının itirazının 15.200,25-TL asıl alacak ve 3.780,49-TL işlemiş faiz üzerinden İPTALİNE, TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Tarafların koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin REDDİNE,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.296,60-TL harçtan peşin alınan 916,97-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 379,63-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 1.150,00-TL'sinin davalıdan alınarak, kalan kısmın (3.450,00-TL) ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yatırılan 916,97-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.532,37- TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 14.080,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.520,00-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 18.980,74- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/10/2025
Katip ......
Hakim .....