T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/227 Esas
KARAR NO: 2025/572
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 09/03/2025
KARAR TARİHİ: 15/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacıların .... Anonim Şirketi'nin 15.000.000 TL'lik toplam şirket sermayesinin sırasıyla 1.800.000 TL ve 1.500.000 TL sermaye miktarı hissedarı olarak %22 oranında şirket hissesine sahip azınlık hakları sahipleri olduklarını, Olağanüstü Genel Kurul Çağrısının usulsüz yapıldığını ve gündemde olmayan konularda kararlar alındığını, ... Yönetim Kurulunun 14.11.2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurulu Kararı ve Gündemi Çağrı ilanı şirketin internet sitesinde yayınlanmadığını, oy hakkının kötüye kullanıldığını ve dürüstlük kuralının ihlal edildiğini, bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiğini beyanla ...'de %22 Paysahibi olan Müvekkiler ... ve ....’ün toplantının bir ay sonraya ertelenmesi talebinin 3.300 karşı 11.700 oy çokluğuyla red edilmesine ilişkin Genel Kurul Kararlarının iptali ile geçersizliğinin tespitine, ... ve ....’e Karşı TTK madde 54 (haksız rekabet), TTK madde 395 (Şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma yasağı) ve TK madde 396 (Rekabet Yasağı) hükümleri kapsamında dava açılması ve bu hususta Yönetim Kuruluna yetki verilmesine ilişkin Genel Kurul Kararlarının iptali ile geçersizliğinin tespitine, ... A.Ş.'ne TTK madde 54 (haksız rekabet) hükümleri kapsamında ava açılması ve bu hususta Yönetim Kuruluna yetki verilmesine ilişkin Genel Kurul Kararlarının iptali ile geçersizliğinin tespitine, ...'de %22 Paysahibi olan Müvekkiler ..... ve ...’ün azınlık hakkı sahipleri olarak Genel Kurul Toplantısının TTK m. 420 gereğince karar almaya gerek olmaksızın ertelenmesi gerekliliğinin tespiti ile Genel Kurul Kararlarının iptali ile geçersizliğinin tespitine ve ...'de %22 Paysahibi olan Müvekkiler ... ve ...’ün azınlık hakkı sahipleri olarak Yönetim Kurulu Başkanı ....'nın azli, özel denetçi atanması talebinin hukuka aykırı olarak reddedildiğinin tespiti, Genel Kurul Kararlarının iptali ile geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların amacının kurdukları kendi oluşturdukları şirket içinde şirket yapılanmasını korumak ve onu zarara uğratacak her türlü davadan müstesna tutma çabası olduğunu, davalıların şirkete karşı göstermesi gereken sadekat ve özen yükümlülüğünü yerle bir ettiklerini, müvekkil şirketin menfaatlerini korumak bir yana şirketin içinde bir şirket oluşturarak adeta şirketin içini oyduklarını, çağrının usulüne uygun yapıldığını, yalnızca gündemde olan hususlara ilişkin konular müzakere edilip kararlar alındığını, müvekkil şirketin yönetiminde uzun yıllardır aktif rol oynayan kişilerin “biz şirketin işleyişini bilemiyoruz, bilgi talep ediyoruz” beyanı açıkça gerçeğe aykırıdır ve kötü niyetli bir çabanın ürünü olduğunu, şirketin yönetiminde uzun yıllardır söz sahibi olan davacıların, biz bilgi alamıyoruz(!) minvalindeki beyanları şayet doğruysa, bu durumda kendilerine karşı ikame ettiğimiz davaların da ne kadar haklı olduğunu ortaya koyduğunu, müvekkil şirketin davacı eski yöneticilerinin rekabet yasağı ve haksız rekabet eylemleri sebebiyle sorumluluk davası ikame etme amacıyla genel kurul düzenlemiş ve yapılan eylemler ortaklarla paylaşılarak, kendileri hakkında dava açılması yönünde karar alındığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; davalı şirketin 10/12/2024 günü yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan kararların hükümsüz olup olmadığı hususundan kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiştir.
Kural olarak Kural olarak TTK. m. 445 uyarınca yasaya, esas sözleşmeye veya iyiniyet kuralına aykın kararlara karşı iptal davası açılabilir. Dolayısıyla anılan kararlann iptalinin sağlanabilmesi için bu kararların kanun, anasözlesme veya afaki iyiniyete aykırı olması da gerekir. Bir başkı deyişle sadece bir takım usuli eksiklikler bulunduğu gerekçesiyle alınan kararlann iptali sağlanamaz.
6762 sayılı TTK.nun 536/4'ncü maddesi uyarınca anonim şirketlerin genel kurul kararlarının iptaline ilişkin kurallar limited şirket ortaklar kurulu kararlarının iptali hakkında da uygulanacaktır.6762 sayılı TTK.nun 331'nci maddesi uyarınca toplantıya katılıp karara muhalif oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahipleri iptal davası açabilir. Belirtmek gerekir ki, 6102 sayılı TTK'da da bu kurallarda bir değişiklik olmamıştır.6102 sayılı TTK.nun 622'nci maddesi uyarınca “Bu Kanunun anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır.Anonim şirket genel kurul kararlarının iptali davası açabilecekleri düzenleyen TTK.nun 446/1-(a) maddesi uyarınca toplantıya katılıp karara muhalif oy kullanıp ve bu muhalefetini toplantı tutanağına geçiren kişiler iptal davası açabilirler. Bir diğer ifadeyle, söz konusu ortaklar kararının iptaline ister 6762 sayılı TTK ister 6102 sayılı TTK uygulansın, her iki kanunun limited şirket ortaklar genel kurulunun iptaline ilişkin düzenlemelerde bir farklılık bulunmamaktadır
Bilindiği üzere TTK m.445 uyarınca "446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler."
TTK m.414'e göre ise genel kurul toplantıya, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Ayrıca pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir. Davalı şirketin 30.03.2023 tarihinde gerçekleşecek olan genel kurul toplantısına ilişkin çağrı 20 Kasım .... tarih ve ... Sayılı sayılı gazetede yayımlandığı sabittir. Davalı şirket, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı gazeteyi davacıya iade taahhütlü mektup ile de bildirdiği de dosya kapsamıyla açık olup söz konusu husus iptal edilebilir bir sebep olup olmadığı ön sorunu bulunmaktadır. Öte yandan Yargıtay'ın istikrarlı içtihatlarına göre de Usulsüz çağrı toplantıda hazır bulunmayan ortağa genel kurul kararının iptali davası açma
hakkı sağlar ve alınan kararların Yasaya, ana sözleşmeye, iyiniyet kaidelerine aykırı
alındığının ayrıca ispatı gerekir. Tek başına usulsüz çağrı genel kurul kararının iptalini
gerektirmez.” Yönünde hüküm tesis ederek, tek başına usulsüz çağrının genel kurul kararının
hükümsüzlüğü sonucunu doğurmayacağı yönündedir. Kaldı ki somut olaydaki gibi genel kurula katılan, oy kullanan, müzakerelerde
bulunan ve hatta muhalefetini tutanaklara geçiren pay sahiplerinin çağrının usulsüz
olduğundan bahisle genel kurulun hükümsüzlüğünü ileri sürmesi yerinde görülmemiştir.
TTK m. 446/1, b bendi hükmüne göre;
“Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren paysahipleri… iptal davası açabilir”. denmiştir.
Somut olay bakımından davalı şirkette Olağanüstü genel kurul toplantısının gündemi şirket tarafından;
GÜNDEM:
1- Başkanlık divanı seçimi, divan heyetine toplantı tutanaklarını imzalama yetkisi verilmesi,
2- Şirketin eski yönetim kurulu üyelerinden haksız rekabet ve rekabet yasağına aykırı
davranışları ile yöneticinin sorumluluğunu gerektirir diğer eylem ve fiilleri sebebiyle
haklarında TTK md. 54 vd. ve TTK md. 553 vd. maddeleri kapsamında sorumluluk davası
açılması hususunun müzakere edilip karara bağlanması,
3- Şirketle haksız rekabet içinde bulunan şirketler için TTK 54 vd. maddeleri
kapsamında haksız rekabet davası açılması hususunun müzakere edilip karara
bağlanması,
4- Dilekler. Olarak ilan edilmiştir. Sonuç olarak iki gündem maddesi olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre incelenen tutanağa göre Genel kurulda yalnızca bu hususlarda müzakerelerde bulunulmuş ve bu
hususlarda karar alınarak toplantı son ermiştir.
TTK'nun 413/2. maddesi uyarınca gündemde bulunmayan konular genel kurulda müzakere edilemez ve karara bağlanamaz. Bu doğrultuda yapılan incelemede, davalı şirket tarafından düzenlenip ilan edilen toplantı gündeminde söz konusu iki gündem maddesi söz konusuudur.
Davacı bilgi alma alma hakkının ihlali ile ilgili talep de bulunmuş ise de, bir an için bilgi alma hakkı ihlal edilmiş olsa dahi bu husus genel
kurul kararlarının iptali (TTK md. 445-446) değil, bilgi alma hakkının ihlali (TTK md. 437)
davasının konusu olabileceğinden bu talep yönünden de iptal gerekçesi yerinde görülmemiştir.
6/4/2024 tarihli ve 32512 Sayılı Resmi Gazete’de “Bağımsız Denetime Tabi
Şirketlerin Belirlenmesine Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar (Karar Sayısı:
8313)” gereğince davalı şirket bağımsız denetime tabi şirketlerden olmadığı dikkate alındığında b10/12/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında denetçinin bulunması zorunlu değildir.
Davacı TTK md. 420 kapsamında erteleme talep ettiğini ancak ertelemenin
gerçekleştirilmediğini iddia etmiş ise de TTK md. 420 hükmü gereğince; “Finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular sermayenin onda birine, halka açık şirketlerde yirmide birine sahip pay sahiplerinin istemi
üzerine, genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanının kararıyla bir
ay sonraya bırakılır.
Söz konusu olağanüstü genel kurulul gündeminde finansal
tabloların müzakeresi yer almadığı dikkate alındığında gündeme bağlılık ilkesi gereği böyle bir talebin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Toplantıda alınan kararlar adi nisaba tabi olup usül ve yasaya aykırı yön bulunmadığı dikkate alınarak davacının sübuta ermeyen davasının ve bu kapsamda tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE
2- Davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine,
3-Yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından BU KONUDA HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ....
e-imza