T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/27 Esas
KARAR NO: 2025/256
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 09/01/2025
KARAR TARİHİ: 03/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket nezdinde .... numaralı Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı .... İnşaat ve Tur. Hiz. Tic. San. Ltd. Şti.ye ait .... plakalı araca, 31.07.2023 tarihinde davalının maliki olduğu kamyonet cinsi .... plakalı aracın kusurlu olarak çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, vakıada, haksız fiiliyle kazanın oluşmasına sebebiyet veren davalının malik olduğu araç sürücüsü asli ve % 100 kusurlu, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğunu, ayrıca davalının maliki olduğu aracın sürücüsü kazanın akabinde kaza tespit tutanağı tutulmadan olay yerini terk ettiğini, gerçekleşen kazanın akabinde sigortalı araçta meydana gelen zararın tazmini için müvekkili şirket tarafından tevkifatta dahil olmak üzere 9.759,53 TL tazminat ödendiğini, ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, ancak davalı tarafından takibe, borca ve faize itiraz edildiğini, davalının itirazının haksız, hukuken dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalıya ait aracın sürücüsü asli ve %100 kusurlu, sigortalı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu ve davalının maliki olduğu aracın sürücüsünün olay yerini terk ettiğinin sabit olduğunu, bu nedenlerle davalının itirazlarının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya ait vergi ve ito kayıtları celp edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava konusu; davacı sigorta şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan .... Isı İnşaat şirketine ait .... plaka sayılı aracın 31/07/2023 tarihinde karıştığı trafik kazası nedeniyle .... plakalı araç sahibine davacı sigorta şirketi tarafından ödenen 9.233,59-TL'nin %100 sorumluluk oranında davalıdan rücu talebinin kabul edilip edilemeyeceği, meydana gelen trafik kazasında araç sürücülerinin kusur durumunun ne olduğu, ... plaka sayılı araçta hasar meydana gelip gelmediği, gelmiş ise hasar bedelinin ne olduğu, hasar bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı, ödenen hasar bedelinin kadri marufunda olup olmadığı, dava dışı sigortalı araç sahibine davacı sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, rücu şartlarının oluşup oluşmadığı davasından ibaret olduğu görüldü.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve 2016/9128 E- 2017/17010 K. sayılı kararı)
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre kazaya karışan ve neden olduğu iddiasına dayalı .... plaka sayılı araç işleteni davalıdan kusuru oranında rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine davalılarca yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davalarında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, ... Esas, .... Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesinin benimsendiği, buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerektiği, somut uyuşmazlıkta davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı arasında "Kasko Sigorta" poliçesi imzalandığı, sigortalısına hasar bedelini ödeyen davacı sigorta şirketi kusuru bulunduğunu iddia ettiği davalı aleyhine eldeki davayı açtığı, bu halde davacı şirketin haklarına halef olduğu sigortalısı ile davalı arasındaki uyuşmazlık, haksız fiil niteliğindeki kazadan kaynaklandığı, dosya içerisine celp edilen ticaret odası ve vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere; davalının tacir olmadığı, İTO kaydının bulunmadığı, bilanço usulüne göre değil de işletme hesabına dayalı defter tuttuğu, tacir sıfatının olmadığı anlaşılmıştır.
HMK' nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115.maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu durumda davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, (davalı asile ihtarat yapıldı, davacı asile ihtarat yapılamadı)
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra davanın görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2 maddesince bir karar verileceğinin ihtarına, (davalı asile ihtarat yapıldı, davacı vekiline ihtarat yapılamadı)
5-Harç, masraf ve vekalet ücretinin HMK.nun 323/1-ğ ve 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemesince değerlendirilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davalı .... 'ın yüzüne karşı, davacının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/03/2025
Katip ....
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza