T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/338 Esas
KARAR NO: 2025/785
DAVA: Tazminat (Maddi ve Manevi Tazminat)
DAVA TARİHİ: 04/04/2016
KARAR TARİHİ: 10/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Maddi ve Manevi Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 01/03/2014 tarihinde davalılardan ...'a ait, sigorta şirketi nezdinde sigortalı, ...'in idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili ...'ın kaldırımda beklediği sırada davalı sürücünün aşırı hız ve şerit ihlali yapmak suretiyle müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu ve davacı müvekkili ...'ın komaya girdiğini, çeşitli yerlerinde kırıklar meydana geldiğini ve tedavilerinin halen devam ettiğini, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 12/12/... tarihli raporda müvekkilinin yarasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralama olmadığı, yaralama ve kırığın kişinin yaşamını tehlikeye sokar nitelikte ve hayati fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğunun belirtildiğini, kaza sonucu müvekkili ...'ın yoğun bakımda yaşam mücadelesi verirken çektiği ıstırap ve acının parayla ölçülemeyeceğini ve bunun yanında vücudunda ve organlarında işlev bozukluğu oluşması nedeniyle müvekkilinin geleceğinin olumsuz etkileneceğini, olayın oluşumunda davalının tamamen kusurlu olduğunu davalının eyleminin Bakırköy ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas, .... sayılı kararı ile bilinçli taksir olarak değerlendirildiğini ve davalı sanığın mahkum olduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlarının karşılanmasının hakkaniyet gereği olduğunu iddia ederek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı müvekkili ... için 1000 TL maddi tazminat ile 50.000 TL manevi tazminatın, diğer davacı için 20.000 TL manevi tazmitın toplamda 70.000 TL manevi tazminat ile 1000 TL maddi tazminatın, maddi tazminatın tüm davalılardan, manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte alınması yönünde karar verilmesini, kazaya neden olan ... plaka sayılı aracın trafik kaydına teminatsız olarak tedbir konulmasını, yargılama harç giderleri ile ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Es. ... K. Sayılı dosyasının taraflarınca temyiz edildiğini, dosyanın Yargıtay aşamasında olduğunu, henüz kesinleşmediğini, davacı ...'ın yaşamsal tehlike geçirir hayat fonksiyonlarını 5. derecede etkiler şekilde yaralandığının doğru olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen şekilde komaya girmesinin söz konusu olmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda iddiaların abartılı, tazminat miktarını arttırmaya yönelik olduğunun görüleceğini, müvekkilinin umarsız ve sorumsuz davranış içerisine girmediğini, duruşmaları takip ettiği gibi serbest kaldığı dönemde de askerlik hizmetini tamamlamış olduğunu, ceza dosyasındaki kusur ve bilirkişi raporunu yargılama sürecinde de kabul etmediklerini, zira olayın E5 karayolu kenarında meydana geldiğini, şehirler arası otobanın kenarında hiçbir güvenlik tedbiri olmayan bir bölümde savrulan aracın mağdureyi yaraladığını, olay mahalinde keşif yapılarak veya dosya üzerinde yeniden bilirkişi marifetiyle kusur oranlarının tespitinin yapılması gerektiğini belirterek; her iki davacı adına talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olması nedeniyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ... nolu Trafik Sigorta Poliçesi ile 26/09/2013-26/09/2014 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin Zorunlu Karayolu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğunun poliçe limiti (Sakatlanma ve Ölüm Kişi Başına 250.000,00 TL) ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber; masraf, vekâlet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, Zorunlu Trafik Sigortasının sorumluluk sigortası olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, yukarıda sayılan bu sebeplerle ve kabul anlamına gelmemekle beraber kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacının sigortalı araç sürücüsüne raci kusur ve zararı kanıtlaması gerektiğini, zararın kanıtlanamaması halinde müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığını, davacı vekilinin müvekkilinin daimi sakatlığının bulunduğu iddiası ile müvekkili şirketten sakatlık tazminatı talep ettiğini, ancak Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe göre kişinin tüm tedavileri tamamlandıktan sonra sakatlığın 12 ay boyunca stabil ve kalıcı olması gerektiğini, bu nedenle davacının kalıcı bir sakatlığının olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca sağlık kurulu raporlarının da yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini, bu yönleriyle de davacı vekilinin beyanlarını kabul etmediklerini alacak zamanaşımına uğramış olduğundan aleyhlerine açılan davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tüketici olduğu gibi davacı ile davalı sigorta şirketi arasındaki hukuki ilişki tüketici işlemi niteliğinde olduğundan davacı ile kasko sigortacısı arasındaki davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, mevcut davanın temelinin kazaya sebep olanların kusur oranlarının, olay gününde kullanılan araçların teknik özellikleri, kaza yerinin karayolu konumu, kullanıcıların trafik kurallarına riayeti gibi etmenlerle harmanlanmış verilerin raporlanıp ortaya konmasına bağlı olduğunu, meydana gelen olayın yarattığı ruhsal travmanın davacı için olduğu kadar olayda en ufak bir katılımı bulunmayan sadece kazaya karışan aracın ruhsat sahibi olmasından dolayı mecburi dava arkadaşı konumuna bağlı davalı kaydedilen müvekkili nezdinde de son derece üzücü olup, ortada bir can kaybı bulunması sebebiyle de bu kederin tarifinin kendileri için de imkansız olduğunu, davacıların talep ettikleri tazminat miktarının hem son derece yüksek, hem de davacı tarafın zenginleşmesine yol açacak nitelikte olduğunu savunarak; davacının davasının reddine, Mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Bakırköy .... Ağır ceza mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası ile davacının katılan olduğu sürücü ...'in sanık sıfatıyla yargılandığı 13 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği görüldü.
Yapılan sosyal ekonomik araştırması sonucu, trafik kazası sonucu yaralanan davacı ...'ın eşiyle beraber kendi evinde ikamet ettiği, ev hanımı olduğu, 2 çocuğunun bulunduğu, davacı ...ın evli olduğu, 2 çocuğunun olduğı, Esenyurt Gıda Tarım ve Hayvancılık müdürlüğünde çalıştığı, 3500 TL aylık gelirinin olduğu, ikametini kendi evinde eşiyle birlikte yaşadığı görülmüştür.
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı ... İhtisas Kurulundan gelen raporda, davacının trafik kazası geçirmiş olduğu yaralanmadan dolayı vücut genel çalışma gücünü e cetveline göre % 17 oranında kaybettiği, 4 ay süreyle iş görmezlik halinde kaldığı kaydedilmiştir.
Gerek mahkememizce alınan gerekse Bakırköy ... Ağır Ceza mahkemesi tarafından Adalet Bakanlığı Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı Trafik İhtisas Kurulundan gelen raporda, sürücü ...'in % 100, davacı yaya ...'ın ise kusursuz olduğu belirtilmiştir.
Aktüer bilirkişisi ve tedavi giderleri konusunda uzman doktor tarafından düzenlenen raporda, davacı ...'ın hastaneye gidiş dönüş yol ücretinin taksi tarifesi ve SGK tarafından ödenmeyen tedavi giderinin 1.413,20 TL olduğu , davacı ...'ın kusur oranı ve maluliyet durumu dikkate alındığında toplam 89.499,18 TL geçici ve sürekli iş görmezlik zararının mevcut olduğu, davalı sigorta şirketinin dava tarihinden davalı malik ile davalı sürücünün ise kaza tarihinden itibaren temerrüte düştüğü bildirilmiştir.
Davacılar tarafından 07/01/2021 tarihinde dava 90.912,38 TL olarak ıslah edilmiştir.
KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA VE GEREKÇE:
Mahkememizin ... Esas 24/02/2021 tarih ve ... Sayılı kararı ile;
''Tarafların iddia ve savunmaları, kaza tespit tutanağı, poliçe, araç ruhsatı, tedaviye ilişkin belgeler, kusur ve aktüer bilirkişi raporları, maluliyet raporu, sosyal ekonomik araştırmaları ile dosya içerisindeki diğer bilgi ve belgelerden davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı, maliki ... olan davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin 1/03/2014 tarihinde yaya olan davacı ...'a çarpması sonucu davacının yaralandığı, davacı ... % 0, malik sürücü davalı ...'in ise % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın trafik kazası geçirmiş olduğu yaralanmadan dolayı vücut genel çalışma gücünün % 17 oranında kaybettiği, 4 ay süreyle iş görmezlik halinde kaldığı, SGK tarafından ödenmeyen tedavi giderleri olduğu, bu bedelin ödenmesi gerektiği, davacı ...'ın kusur oranı ve maluliyet durumu dikkate alındığında toplam 90.912,38 TL tedavi ve iş görmezlik zararının mevcut olduğu, Borçlar Kanunu'nun 56/2 maddesi uyarınca bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olay özellikleri göz önünde tutularak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebileceği, ancak zarar görenin yakınlarına manevi tazminata hükmedilebilmesi için zarar görenin ağır bedensel zarar görmesi gerektiği, davacı ...'ın yaralanması nedeniyle bedensel bütünlüğünün zedelendiği, manevi yönden olumsuz etkilendiği, ancak ağır bedensel zarar olmadığı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı .... 'ın maddi tazminat talebinin kabulüne, 90.912,38 TL'nin davalılar ... ile ...'den 01/03/2014 kaza tarihi, davalı sigorta şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın 01/03/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'den alınarak davacıya verilmesine, .... 'ın manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI SONRASI YARGILAMA VE GEREKÇE:
Mahkememizin ... Esas 24/02/2021 tarih ve ... Sayılı kararı, davalı ... Sigorta A.Ş ve Davalı ... vekili tarafından İSTİNAF edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas 20/03/2025 tarih ve ... Sayılı kararı ile: "... taraf vekillerinin açıkça taleplerinin, ileri sürülen sulh sözleşmesinin kapsamının, sözleşme çerçevesinde ne şekilde karar verilmesinin istenildiğinin (ileri sürülen sulh sözleşmesinin onaylanması veya sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı) ve bu olasılıkta yargılama giderleri konusunda karşılıklı talepleri belirlenerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi zorunluluğu bulunduğundan " gerekçesiyle davalı .... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK 353/1-a-6 maddesi gereği Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, bu şekilde dosya mahkememizin ..... esasına kaydedilmiştir.
Mahkememizce kaldırma kararından sonra yapılan yargılama aşamasında; taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
18/04/2025 tarihli tensip tutanağı 2 numaralı ara kararı ile davacı vekili ile davalı sigorta şirketi vekiline sulh hususunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, taraf vekilleri tarafından yazılı beyan sunulmamış, davacılar vekili 10/07/2025 tarihli celsede " Maddi tazminat alacaklarımız ödendi maddi tazminat talebimiz yönüyle istinaf aşamasında sigorta şirketi ile sulh olduk, sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilsin manevi tazminat talebimiz yönünden davamız devam etmektedir " demiştir.
6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
6098 Sayılı TBK un 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olup; aynı Kanunun 56/1. fıkrasında da, bir kimsenin bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği hüküm altına alınmıştır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni de doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları TBK'nun 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur.(TBK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.(TBK 163/2) Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.(BK163/1)
Yapılan yargılama, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas 20/03/2025 tarih ve .... Sayılı kararı, tarafların iddia ve savunmaları, toplanan ve sunulan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, maluliyet ve kusura ilişkin A.T.K. raporları, aktüer bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu; olay tarihinde davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile seyir halinde olduğu esnada olay mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve sağdan yol dışı kalarak önce yolun sağında kaplama dışındaki müteveffa yaya ..... 'na çarpması, sonrasında sağa savrularak park halindeki araçlara ve davacı ...'a çarparak son konumunu alması sonucunda ölüm ve yaralanmayla neticelenen kaza meydana geldiği, kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'in dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri sebebiyle asli ve tamamen kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığının tespit edildiği, kaza sonucunda davacı ...'ın yaralanmadan dolayı vücut genel çalışma gücünü % 17 oranında kaybettiği, 4 ay süreyle iş görmezlik halinde kaldığı, davacı vekilinin 10/07/2025 tarihli celsede maddi tazminat talebi yönünden sigorta şirketi ile sulh oldukları ve maddi zararlarının sigorta şirketi tarafından karşılandığı, davalı sigorta şirketi vekilinin bila tarihli dilekçesi ile davacı taraf ile sulh olduklarına dair beyanda bulunduğu anlaşılmakla; davacının maddi tazminat talebi hakkında sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'ın manevi tazminat davası yönünden ise kazanın meydana geldiği tarih, olayın gerçekleşme şekli, yeri, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu gösterir bilirkişi raporları, davacının yaralanma derecesini gösterir AT.K. raporu, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme ve fakirleşme aracı olmaması, tarafların sosyal ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, hakkaniyet ilkesi ve sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek şekilde manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Borçlar Kanunu'nun 56/2 maddesi uyarınca zarar görenin yakınlarına manevi tazminata hükmedilebilmesi için zarar görenin ağır bedensel zarar görmesi gerektiği, davacı ...'ın yaralanması nedeniyle bedensel bütünlüğünün zedelendiği, manevi yönden olumsuz etkilendiği, ancak ağır bedensel zarar olmadığı dikkate alınarak davacı .... yönünden açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A.) Davacı ... yönünden;
1-Davacının maddi tazminat talepleri hakkında HMK 315/1.Maddesi gereğince sulh nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 20.000,00-TL manevi tazminatın 01/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... ve ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,
B.) Davacı ... yönünden;
1-Manevi tazminat taleplerinin REDDİNE,
C.)492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.366,20-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.212,51-TL peşin harç ile 1.536,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.382,31-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
D.)Davacı tarafça yapılan 756,20-TL posta gideri, 3.250,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.006,20-TL yargılama giderinden davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü dikkate alınarak 1.144,57-TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacı ...'a ödenmesine,
E.)Davacı ... manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ...'den alınarak davacıya verilmesine,
F.)Davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat davası yönünden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... ve ...'e ödenmesine,
G.)Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
H.)HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2025
Katip ...
Hakim ...