T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/45 Esas
KARAR NO: 2025/792
DAVA: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))
DAVA TARİHİ: 15/01/2025
KARAR TARİHİ: 10/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı müvekkil şirketin davalı şirketten olan bir kısım alacakları nedeniyle İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış ve davalı şirket takibe itiraz ettiğini, akipten kaynaklı alacak için itirazın iptali davası ile kalan diğer alacaklar için alacak davası İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında görülerek sonuçlandırıldığını, 3.12.2024 tarihinde icra emrinin davalı şirkete tebliğ edilmesine rağmen bu güne kadar dosyaya ödeme yapılmadığını beyanla İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasındaki ilamlı icra takibine ilişkin borcunu süresinde ödemeyen davalı şirketin İİK 177/4 gereğince iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının icra takibi açtığını, bu davanın kötü niyetli olduğunu, davacının ilama dayanak gösterdiği ilamın kesinleşmediğini, İflası talep edilen müvekkil şirketin ticaret sicil müdürlüğü tarafından isim ve adresleri bildirilen temsilcileri adına tebligat çıkarılmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı ...'in müvekkil şirketten herhangi muaccel alacağının bir an için var olduğu hayal edilse dahi müvekkil ...'e karşı ödemezlik def'i ve takas/mahsup def'i ileri sürdüğünü beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 156. maddesine göre iflas istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; İİK.nun 177 ve devamı maddelerine dayalı iflas yoluyla ilama dayalı takipte tarafların arasındaki ilam dikkate alınarak doğrudan iflas koşullarının oluşup oluşmadığından kaynaklandığı, tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nun 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.
Davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden sicil kayıtlarının gönderildiği, sicil kayıtlarının faal olarak devam ettiği, şirketin muamele merkez adresi itibariyle mahkememizin kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Davacı açmış olduğu davada davalı hakkında İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyasında ilamlı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra emrinin tebligatına rağmen ilama dayalı borcun ödenmediğini iddia ederek davalı hakkında iflas kararı verilmesini talep etmiştir.
İstanbul.... İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine ilk olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, sonrasında ilamsız icra takibine karşı davacının itirazın iptali davası açtığı ve itirazın iptali davasının İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., ... K. Sayılı dosyası ile görülerek sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre davacının iflas talebine konu olan İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyası ilk olarak ilamsız icra takibi olarak başlatıldığından söz konusu takibin usul ve yasaya uygun olup olmadığının incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira icra takibine dayalı olarak iflas talebinde bulunulabilmesi için öncelikle takibin usul ve yasaya uygun olarak başlatılmış bir takip olması gerektiği anlaşılmaktadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.
Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK.nun 12/05/1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K.sayılı kararı).
Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2021/3333 E., 2021/7750 K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
" Somut olayda, hem takip talebinde hem de ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği anlaşılmaktadır.
O halde ilk derece mahkemesince, takip talebi ve ödeme emrinde 25.764,38-USD yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken şikayetin kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir."
Yukarıda yer verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararında açık bir şekilde belirtildiği üzere takip talebi ve ödeme emrinde tahsili talep edilen yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmesi gerekmekte olup, bu durumun kamu düzeni ile ilgili olduğundan takibin her safhasında gözetilmesi zaruridir. Bu bağlamda davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ve işbu iflas davasına konu yapılan İstanbul ... İcra Dairesi'nin .... E sayılı dosyasında bulunan takip talebi ve ödeme emrinde; davacının tahsilini talep ettiği döviz alacağının TL karşılığının gösterilmediği, takibin ilerlemesine konu olan itirazın iptali davasının icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olduğu gözetildiğinde kamu düzeninden olan bu hususun resen gözetilmesinin gerektiği anlaşılmakta olup, takip talebi ve ödeme emrinde kamu düzenine aykırı olarak döviz alacağının TL karşılığının gösterilmediği ve Mahkememizce işbu durumun icra takibine dayalı iflas talepli davada resen gözetilmesinin gerektiği, kamu düzenine aykırı olan takip talebi ve ödeme emri düzenlenerek başlatılan takipte kamu düzenine aykırı olan takip usulü ile ilgili hususların düzeltilmeden aynı icra dosyasına dayalı olarak iflas talebinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davacının iflas talebinin kamu düzeni gözetilerek usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı tarafından sonradan itirazın iptaline konu ilam sunularak yeni bir icra emri düzenletilmiş ise de; itirazın iptali davasının icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olduğu, davaya konu icra takip dosyasının sıhhatinin ise ilk başta icra takibine konu döviz alacağının TL karşılığının gösterilmemesi nedeniyle kamu düzenine aykırı olduğu, bu durumun sonradan düzenlenen icra emri ile düzeltilmesinin mümkün olmadığı ve takibin baştan itibaren kamu düzenine aykırı olduğu gözetildiğinde itirazın iptaline yönelik Mahkeme kararı sonrasında ilama dayalı olarak sonradan düzenlenen icra emrinde döviz alacağının TL karşılığının gösterilmesinin sonradan takibi kamu düzenine uygun hale getirmeyeceği değerlendirilmiştir.
Nitekim takip dosyasında iki ayrı takip talebi ve ödeme emrinin bulunmasının ve sonradan düzenlenen ödeme emri ve takip talebinde TL karşılığının gösterilmesinin bu durumu hukuka uygun hale getirmeyeceği yönünde Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/9458 E., 2024/5635 K. Sayılı kararında da aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Somut uyuşmazlıkta; takip tarihi 11.10.2022 olup, UYAP sisteminde kayıtlı olan aynı tarihli takip talebinde 1.000.000,00 USD alacağın tahsili istenilmekle birlikte yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmediği gibi, harca esas değerinin de Türk Lirası olarak yazılı olmadığı görülmüştür. Her ne kadar, 17.10.2022 tarihinde yine UYAP sistemine yüklenen takip talebinde harca esas değerin 18.619.400 TL olarak elle yazıldığı ve alacaklı vekilince de imzalandığı görülmüş ise de; takip tarihindeki bu eksikliğin sonradan tamamlanması sonuca etkili olmayıp, UYAP sisteminde iki ayrı takip talebinin bulunmasının da usule uygun olmadığının kabulü gerekir.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, UYAP sisteminde kayıtlı ilk takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir."
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/5350 E., 2024/4894 K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Diğer taraftan, HMK'nın 445. maddesi ile HMK'nın uygulanmasına ilişkin yönetmeliğe göre elektronik ortamda saklanan Uyap kayıtları asıldır.
Somut olayda, Uyapta kayıtlı olan takip talebi ve ödeme emrinin ikişer tane (21.02.2021 tarihli takip talebi ve ödeme emri- 24/04/2021 tarihli takip talebi ve ödeme emri) olduğunun görüldüğü, Uyapta kayıtlı ve önceki tarihli takip talebi ve ödeme emrinin içeriğinde yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmediği gibi, harca esas değerinin de Türk Lirası olarak yazılı olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, Uyapta kayıtlı ve daha önceki tarihli takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir."
Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2024/1720 E., 2024/6417 K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Hukuk Genel Kurulu'nun 06.10.2004 tarih ve 2004/1-433 Esas sayılı kararında da benimsendiği üzere kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma yasağı ilkesi nazara alınamaz.
Somut olayda, UYAP’a kayıtlı ilk (14.11.2022-13:27 tarih ve saatli) takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmediği nitekim alacaklı vekili tarafından takip dosyasına sunulan 14.11.2022 tarihli dilekçe ile de işbu maddi vakanın kabul edildiği anlaşılmaktadır.
O halde İlk Derece Mahkemesince, UYAP’a kayıtlı ilk takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediği gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir."
Yukarıda detaylıca açıklanan gerekçeler kapsamında iflas talebine konu İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyasında davacı tarafından sunulan ilk takip talebinde ve icra dairesince düzenlenen ilk ödeme emrinde takibe konu döviz alacağının TL karşılığının gösterilmediği, bu durumun kamu düzenine ilişkin olduğu ve resen gözetilmesi gerektiği bu suretle itirazın iptaline ve işbu iflas talebine konu icra takibinin usul ve yasaya uygun olmadığı, emredici kamu düzeni hükümlerine aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim davalı tarafından İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyasına karşı açılan icra memur muamelesine karşı şikayet davasında da; İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında bu husus gözetilerek takibin iptaline karar verilmiştir.
Bu doğrultuda davacı tarafından başlatılmış usulüne uygun bir takibin mevcut olmadığı ve itirazın iptali davalarında usulüne uygun başlatılmış bir takibin bulunmasının özel dava şartlarından olduğu, davacının iflas talebine konu ettiği icra takip dosyasının ve iflas talebine konu itirazın iptali davasının kamu düzenine aykırı icra takip dosyasına dayandığı ve bu durumun iflas davasında Mahkememizce resen gözetilmesi anlaşılmakla davanın özel dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nun 114/2 ve 115/2. Maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının iflas talebinin Usulden REDDİNE
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından ayrıca harç tayinine yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza