T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/55 Esas
KARAR NO: 2025/359
DAVA: Menfi Tespit - İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/02/2024
KARAR TARİHİ: 25/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit - İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından davacı müvekkilleri hakkında başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esassayılı icra dosyasına konu edilen 01.01.2023 tanzim tarihli 01.06.2023 ödeme vadeli82.500 USD tutarındaki bonoda gerek" Keşide Yerinin" idari birim olmaması gerekse de yasaya aykırı olarak senedin"hamilinine" olarakdüzenlenmesinden sonra borçlunun muvafakati olmadan senedeekleme yapılmasısebebiyleicra takibininiptaline ile davalıalacaklının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine veyargılama sonuçlanıncaya kadar icra takibinin durdurulmasını talep ettiklerini, davalı icra alacaklısı tarafından, davacı müvekkilleri hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılıicra takibine konu edilenyukarıda bilgileri verilen senet bilgileri incelendiğinde senedin bono vasfında olmadığı anlaşıldığından süresii çerisinde mahkemeye başvurarak , borcavetümfer’ilerine ayrıca veaçıkçaitirazettiklerini, takibe konu senedin düzenleme tarihi "..." olarak yazılmış olupbu ibare herhangi bir idari birim olarak kabul edilemeyeceğindentakibe konu senedin bono vasfında olmadığını, iş bu sebepten buna dayanarak başlatılan kambiyoicra takibi de yasal olmadığını, kanundasenette düzenleme yerinin yazılmamış olması durumunda senedin düzenleme yerinin,senedi düzenleyeninad-soyadının bulunduğu adres olduğu belirtilmekle birlikte bu ihtiyari T.C. Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesi Esas-Karar No: ... Esas -... düzenleme Senette düzenleme tarihinin hiç yazılmamış olması durumu için getirilen ihtiyari bir düzenleme olduğunu, düzenlemeyerinin dava konusu senette olduğu gibi idari birim olmadığı açıkça anlaşılmakta ise artık düzenleyenin adının bulunduğu adrese bakılmadığını, nitekim Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, zira düzenleme yeri olarak belirtilen "..." İbaresinin idari birim olarak kabul edilemeyeceği açık olması sebebiylesenedin bono vasfında olmadığı hususunun da kesinlik kazandığını, buna rağmenbaşlatılan kambiyo takibi yasaya aykırı olduğundan söz konusu icra takibinin iptaline karar verilmesini vekaletentalep ettiklerini,ayrıca düzenleme tarihinde de tahrifat gözüktüğünü, yineher ne kadar davalı tarafından takibe konu bono 17.200 USD üzerinden bakiye alacak olarak icra takibine konu edilmişse de taraflar arasındaki .... yazışmaları, davalının ses kaydı ile tanık beyanları dikkate alındığında davacı müvekkillerinin söz konusu bonodan ötürü herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalının davacılarla yaptığı görüntülütelefon görüşmesinde de bu durumu kabul ettiğini, takibe konu bonoyu yırttığı anlaşılmasına rağmen (bilahare tanıklardan biri ile yaptığı ve kayda alınan telefon konuşmasındayırttığı belgenin farklı bir belge olduğunu ikrar ettiğini, tüm bu deliler savcılık dosyasına ibraz edileceğini,hile ile davacıları kandırdığı ve esasında bedelsiz kalan takip konusu senedi icraya koyaraksuç işlemek kaydıyla iyi niyetli olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, bu hileli ve suç teşkil eden eyleminden ötürü müvekkilleri tarafındanşahıs hakkında ayrıca savcılığa suç duyurusunda bulunulacağını vekaleten beyan ettiklerini davalının kötü niyeti olduğu anlaşıldığından davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili 01/01/2023 düzenleme 01/06/2023 ödeme tarihli 82.500 USD tutarlı bononun 17.200 USD tutarlık kısmının ödenmemesi sebebiyle Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.iş ... K. Sayılı dosyasında 17.200 USD tutarlı ihtiyati haciz kararı aldığını akabinde davacıların aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı takip dosyası ile kambiyo takibi başlattığını, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı takip dosyasında borçlulara henüz ödeme emri tebliğ edilmediğini, İİK ilgili maddesi gereğince itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde yapılması gerektiği,kanunun emredici hükmü karşısında ödeme emri tebliğ edilmeden yapılan itirazlar süresinde yapılmamış sayılacağını, bu sebepten ötürü süresinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, Davacıların senedin tamamının ödendiğini İİK m.68'e göre belge ile ispatlaması gerektiğini, icra Hukuk Mahkemeleri dar yetkili mahkemeler olduğunu, davacı tarafınborcun olmadığına yönelik iddiaları genel mahkemede inceleneceğini, davacıların senette yazılı bedelin 17.200 USD'lik kısmını müvekkile ödemediğini, bu bedelin ödendiğine dair belge de sunmadıklarını, ayrıca imzaya da itiraz etmeyerek imzaları ikrar ettiklerini, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.iş ... K. sayılı ihtiyati haciz kararı da ilgili senedin kambiyo vasfına haiz olması hasebiyle verildiği göz önüne alındığında senedin kambiyo
senedine haiz olduğu izahtan vareste olduğunu, alacağın para alacağı olması, belirli olması ve davacıların haksız olarak borca itiraz etmeleri göz önüne alındığında takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere davacılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davanın ve tedbir talebinin reddine karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına konu edilen 01/01/2023 tanzim tarihle, 01/06/2023 ödeme vadeli 82.500USD tutarındaki bonoya ilişkin olarak icraya konulan 17.200USD bakiye bono tutarından kaynaklı davacıların ödemek zorunda kaldığı iddiasının 680.523,25TL tutardan şimdilik 20.000,00TL'sinin ticari faiziyle birlikte davalıdan istirdadına ilişkindir.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce:
a-Bakırköy .... İcra Dairesi,
b-Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı,
c-Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi,
d-Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi,
e-Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkereler yazılmıştır.
3-Mahkememizce 10/09/2024 tarihli ... esas .... sayılı kararı ile davanın 6102 sayılı TTK.nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş olmakla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas Sayılı, ... Karar sayılı ilamında özetle; toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça davanın 19/02/2024 tarihinde açıldığı, taraflar arasında menfi tespit davasına ilişkin anlaşamama tutanağının 18/10/2023 tarihinde düzenlendiği, anlaşamama tutanağının menfi tespit istemine ilişkin olduğu anlaşılıyorsa da, davacı tarafça istirdadı istenen paranın 07/11/2023 ve 19/02/2024 tarihinde anlaşamamama tutanağı düzenlendikten sonra icra baskısı altında ödendiğinin ileri sürüldüğü, istirdat davasının temelinde de esasen menfi tespit istemi bulunduğu, istirdadı istenen paranın anlaşamama tutanağının düzenlenmesinden sonra icra işlemlerinin devamı sırasında gerçekleştiği, bu durumda mahkemece istirdat davasında arabuluculuğa başvurulmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı şeklinde karar verilerek mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
4-Mahkememizce karar ilamı sonrası tensip zaptı hazırlanarak taraflara duruşma gününü bildirir davetiyeler usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; davalının davaya konu icra takip dosyasında takibe konu ettiği kambiyo senedinin taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin tasfiyesi amacıyla davalının payına düşen meblağ için davalıya verildiği, taraflar arasındaki sonrasındaki tespit edilen ortaklık döneminden kalan borçların düşümü hususunda anlaşıldığını, ardından taraflar arasında senet borcunun 70.000 USD olduğu hususunda mutabık kalındığını, davalının bu hususu telefon konuşmalarında ve kolluk ifadesinde ikrar ettiğini, taraflarca anlaşılan 70.000 USD borcun bir kısmının elden bir kısmının banka kanalıyla davalıya ödendiğini ve herhangi bir borcunun kalmadığını, buna karşılık davalı tarafından 17.200 USD üzerinden takip başlatılmasının kanuna aykırı olduğunu, icra dosyasına ödenen bedelin istirdatına ve borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; tarafların ortaklığın tasfiyesi için belirlediği meblağın 82.500 USD olduğunu ve bu bedel üzerinden anlaşılarak davacının borcunu kabul ettiğini bu sebeple davaya ve takibe konu kambiyo senedinin verildiğini, davacının her ne kadar resmi gayri resmi tüm borçların senet tutarından düşülmesi kaydıyla senedin tanzim edildiği ileri sürülmüşse de bu iddianın gerçeklikten uzak olduğunu, senedin ödenmemesi üzerine davacının o an için öne sürdüğü 70.000 USD ödeyebileceği beyanına tamam dediğini fakat kalan alacağından feragat etmediğini, davacının yalnızca 65.300 USD ödediğini beyan ettiği 70.000 USD'yi dahi ödemediğini senede karşı senetle ispat kuralı gereğince davacının iddialarının yazılı belge ile ispatının gerektiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında ortaklık ilişkisinin bulunduğu, ortaklık ilişkisinin sonlandırılması ve davalının ortaklıktan kalan alacağına karşılık davaya ve icra takip konusu senedin verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının takibe konu senede istinaden davalıya ödediğini iddia ettiği miktar ve senetten kalan borç miktarı hususlarında toplanmaktadır.
Davacı taraflar arasındaki ihtilaf konusu olmayan temel ilişkiye istinaden senet borcunun taraflarca anlaşılan tutarda ödendiği ve borcun sona erdiğini bu sebeple senedin bedelsiz kaldığını iddia etmektedir.
Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak dava kambiyo senetlerine ve bedelsizlik iddiasına dayalı ise davacı borçlu bu durumu yazılı delillerle ispatlamak zorundadır.
Taraflar arasındaki kambiyo ilişkisinin varlığı esasen davacı tarafından kabul edilmektedir. Davalının kambiyo alacağını ayrıca başka delillerle ispat etmesine gerek yoktur. Bedelsizlik iddiasına gelince: Bedelsizlik davacının öne sürdüğü bir vakıa olduğuna göre bunu ispat yükü de davacıya aittir. Kambiyo senedinin bir temel alacağın varlığına karine oluşturması da aynı sonuca varılmasını zorunlu kılmaktadır. Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası açan borçlu temel alacağın mevcut olmadığını,- karinenin aksini - öne sürmektedir. Davacı, hem temel ilişkiyi, hem de temel ilişkideki bir nedenle senedin bedelsiz olduğunu ispat edecektir.
Davacı ilk olarak taraflar arasındaki senedin her ne kadar 82.500 USD üzerinden düzenlenmiş ise de sonrasında ortaklık döneminden kalan borçların bedelden düşüleceği hususunda tarafların anlaştığını ve bunun sonucunda kalan bedelin 70.000 USD olarak belirlendiğini, davalının da bu durumu kabul ettiğini, kolluk ifadesinde ve dosya arasına sunulan yazılı kağıtlar ile 70.000 USD bedel üzerinden anlaşıldığını iddia etmektedir. Davacının işbu dava kapsamında ispatlaması gereken ilk husus budur.
Davacı her ne kadar taraflar arasında ilk olarak senedin 82.500 USD üzerinden düzenlendiğini, sonrasında ortaklıktan kalan borçların hesaplanarak senet bedelinden düşüleceği hususunda tarafların anlaştığını iddia etmiş ise de bu hususta tarafların anlaştığına ve davalının senet bedelinden kalan alacağından feragat ettiğine veya edeceğine dair herhangi bir yazılı belge sunulmamıştır. Davacı aşamalarda ve dilekçelerinde sunduğu beyanlarında; Davalının bu hususu emniyet ifadesinde ikrar ettiğini, borcun 70.000 USD olması hususunda anlaşıldığını tarafların arasındaki yazışmalar ve davalının ifadeleri ile bu hususun davalının ikrarında olduğunu iddia etmiş ise de davacı tarafından sunulan yazışmalar ve celp edilerek incelenen soruşturma dosyasındaki ifadeler değerlendirildiğinde; Davalının hiçbir aşamada ve hiçbir konuşmada taraflar arasında ortalıktan kaldığı iddia edilen borçların senet bedelinden düşüleceğini ve yeni belirlenen 70.000 USD bedel üzerinden senedin ödeneceği ve senede yönelik borcun biteceğini beyan etmediği, davalının kalan alacağından feragat ettiğine veya davacıları ibra ettiğine dair bir beyanının hiçbir aşamada olmadığı ve davacı tarafından sunulan yazışmalar ve celp edilerek incelenen ifade tutanaklarında davalının bu yönde bir beyan veya ikrarı ile alacaktan feragati veya davacıları ibrasına dair bir ifadenin olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı her ne kadar 70.000 USD ödeyeceği beyanına davalının whatsapp yazışmalarında "tamam" şeklinde ifadesini bu hususta tarafların anlaştığına delil olarak öne sürmekte ise de davacının kısmi ifa teklifinin davalı tarafından kabul edilmiş olması kalan bedele ilişkin feragat veya ibra beyanı olmayışı karşısında kalan alacaktan feragat edildiği sonucuna yol açmayacaktır.
Nitekim davalı tarafından kolluk nezdinde verilen ifade aynen şu şekildedir: : "Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu .... soruşturma numaralı evrak hakkında bilgi sahibi oldum.Bahsi geçen ve benden şikayetçi olan şahıs benim öz yeğenimdir.Benim mesleğim aslen kasaptır fakat yeğenimin ısrarı üzerine bir tekstil işine ortak oldum.9 aydan sonra anlaşamadığımız için ticaretimize son vermeye karar verdik.Ben ayrılmak istediğim için alacaklı konuma düştüm ve bu ticari ortaklıkta benim alacak olduğum meblağ 82.500 usd idi.Kendisine bunu bana vermesini söyleidm bana bu kadar parayı şu anda veremeyeceğini fakat 06/01/2023 tarihinde ödeyebileceğini söyledi ve bununla alakalı senet hazırladık.4 kardeş ve ben anlaşarak ayrıldık.Senet zamanı geldiğinde ödeme yapmadılar. 22 ağustos günü bana kabul edersen 70 bin usd veririm dedi zaten bu kayıtları siz görevlilere sundum kabul etmessen sen bilirsin icraya ver demeye getirdi.Bende sırf parayı almak için tamam dedim tabii ki paramın geri kalanını resmi yollarla alacaktım çünkü resmi yollarla 82 500 usd alamazdım.Bugüne kadar bana 65.300 dolar verdi zaten banka üzerinden verdiği paranın dekontunu da siz görevlilere sundum.Benim onlardan 17.200 usd alacağım kaldı. Bunun içinde icraya verdim ve hala da paramı alamadım.Asıl bu durumda mağduriyet yaşayan benim.Suçlamaları kabul etmiyorum.Söyleyeceklerim bundan ibarettir. DEDİ."
Görülebileceği üzere ilgili kolluk ifadesinin hiçbir yerinde senet beelinin 70.000 USD üzerinden ödenerek borcun kapanması ve davalının davacıları ibra edeceği ve davalının kalan alacağından feragat edeceğine dair veya davacının iddiaları doğrultusunda ortaklık dönemi borçlarının senet bedelinden düşüleceği ve kalan borcun 70.000 USD olduğu ve davacıların 70.000 USD'yi tamamen ödediklerine dair davalının bir beyan, kabul veya ikrarının olmadığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında banka yolu ile ödenen bedel hususunda da ihtifal bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ödemeye yönelik ihtilaf davacının 70.000 USD ödediği iddiasına karşılık, davalının 65.300 USD ödendiği savunmasına yönelik elden ödenen bedel hususundadır. Davacı Mahkememize sunduğu beyan dilekçesinde; 12.918 USD lik kısmın elden davalı tarafa ödendiğini, 22.132 USD lik kısmının davalının ... Bankasındaki hesabına yatırıldığını, sonrasında 34.250 USD'nin de 24.08.2023 tarihinde davalının aynı banka hesabına ödendiğini iddia etmektedir. Davalı ise davacının 65.300 USD ödediğini beyan etmekte olup, bankadan ödenen bedeller hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. İhtilaf davacının elden ödediğini iddia ettiği bedele yöneliktir.
Davacının ödediğini iddia ettiği bedellerin toplamı öncelikle 69.300 USD ye tekabül etmekte olup, bedellerin toplamı 70.000 USD'ye ulaşmamaktadır. Davacının elden ödediğini iddia 12.918 USD lik kısma ilişkin davalı tarafından imzası ikrar edilmiş herhangi bir belge ispat aracı olarak davacı tarafından sunulmamıştır. Davalı tarafından ise davacının elden ödediğini iddia ettiği 12.918 USD'lik miktar kabul edilmemekte olup, davacının elden ödediği ve bankadan ödediği miktarın toplamının 65.300 USD olduğu beyan edilmiştir. Bu bağlamda ilgili meblağın senetle ispat sınırının üzerinde kaldığı, davacıların elden ödeme iddiasına yönelik ödedikleri miktarı ancak yazılı belge ile ispat edebileceği tanıkla ispatın mümkün olmadığı, ayrıca davacıların kolluk ifadelerinde ve dava dilekçelerinde elden ödenen miktarı şahitler huzurunda ödediklerine dair de bir ifade ve iddialarının olmayışı karşısında elden ödeme iddiasının miktarına yönelik olarak iddiasını ispatlayamadığı değerlendirilmiştir.
Davacı taraflar arasındaki bir takım ... yazışmalarını elden ödeme iddiasına yönelik delil olarak sunmuş ise de whatsapp yazışmalarındaki kağıt incelendiğinde; davalının 70.000 USD ödendiğini ve elden ödenen bedelin 12.918 USD olduğuna dair davalı tarafından bir kabul ve ikrar beyanı niteliğinde olmadığı, ilgili yazışmalarda borcun 70.000 USD olarak ödenmesi ve 70.000 USD nin davacılar tarafından davalıya tamamen ödendiğine ve borcun bittiğine dair davalının hiçbir ifadesinin bulunmadığı anlaşılmakla davacıların bu yönden de iddiasını ispatlayamadığı değerlendirilmiştir.
Davacılar tarafından davalıya yönelik suç duyurusuna ilişkin soruşturma dosyası da celp edilerek incelenmiş olup; davalı hakkında "Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; bedelsiz senet kullanım iddiasına ilişkin ... Esas- ... sayılı İçtihatı Birleştirme Kararı (imzası atılarak verilmiş senetlerin anlaşmaya aykırı doldurulması veya bedelsiz senedin tekrar kullanılması hallerinde; bu durumların ancak yine yazılı delille ispatı gerektiği tanık dinlenerek ispatının mümkün olmadığı) ile müştekinin sunduğu dilekçe ve ekleri birlikte değerlendirildiğinde, şüphelinin atılı suçu işlediklerine dair müştekinin soyut iddiaları dışında kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli delil elde edilemediği anlaşılmakla," şeklinde gerekçe ile takipsizlik kararının verildiği davacıların söz konusu dosya ile de iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmaktadır.
Son olarak davacı davalının isticvap edilmesini ve dosyaya sunulan yazışmaların yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilerek tanık dinlenmesini talep etmiş ise de yukarıda detaylıca açıklandığı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık ve ihtilafların mahiyeti, davacı tarafından delil olarak sunulan yazışmalar ve aşamalardaki beyanları değerlendirildiğinde; Davaya konu ihtilaf olan hususların tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davacı tarafından sunulan yazışmaların davacının iddiaları doğrultusunda uyuşmazlık konusunda yazılı delil başlangıcı teşkil etmeyişi, davalının taraflar arasındaki senet alacağının 70.000 USD olarak ödenmesi hususunda anlaşılması ve davacı tarafından toplam 70.000 USD'nin ödendiği hususunda hiçbir aşamada yazılı bir beyanının olmayışı ve kalan alacaktan feragat edildiği ve davacıları ibra ettiğine dair yazılı delil başlangıcı niteliğinde herhangi bir belgenin sunulmayışı, davacıların iddiası doğrultusunda taraflar arasındaki ortaklık zararlarının sonradan hesaplanarak davalının payına düşen kısmın senet bedelinden düşüleceğine dair anlaşıldığı hususunda da herhangi bir yazılı delil başlangıcı niteliğindeki belgenin sunulmayışı karşısında davacının bu yöndeki tanık dinletme ve isticvap taleplerinin davalının muvafakatinin de olmadığı gözetilerek tanık ve isticvap suretiyle ispat edilemeyeceği anlaşılmakla reddine karar verilmiştir. Ayrıca davacı tarafından tensip zaptı sonrasında delil dilekçesi Mahkememize sunulmuş olup, söz konusu dilekçede de yasal süresi içerisinde herhangi bir tanık isminin bildirilmediği, davaya konu somut uyuşmazlığın niteliği gereği 6100 sayılı Kanun'un basit yargılama usulüne tabi olduğu, tüm delillerin dava dilekçesi ile birlikte ve delil dilekçesi ile sunulması gerektiği, davacı tarafından kesin süresi içerisinde tanık listesine dair de herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmakla bu yönden de davacının 25.03.2025 tarihli celsedeki tanık dinlenmesi ve tanık listesi için ayrıca süre verilmesine yönelik taleplerinin usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı 25.03.2025 tarihli celsede yemin deliline dayanabileceğini bu hususta süre verilmesini talep etmiş ise de davacının Mahkememize sunduğu dava dilekçesinde iddiasının bedelsizliğe dayandığı, 6100 sayılı Kanun'un 226. Maddesinin 1. Fıkrasının (c) bendi gereğince Yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar hakkında yemin teklif edilemeyeceği, taraflar arasındaki savcılık soruşturma dosyası da gözetildiğinde davacının yemin teklif edebileceği taraflar arasındaki ihtilaflı uyuşmazlık konularına yönelik vakıalarda yemin teklif edilemeyeceği ve bu suretle davanın ispatlanamayacağı anlaşılmakla davacının yemin teklifine yönelik talebine de itibar edilmemiştir.
Sonuç olarak davacıların davasını ispat edemedikleri anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 187,80-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı tarafa VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza