T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/918 Esas
KARAR NO : 2025/1361
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/09/2025
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında süregelen ticari ilişki kapsamında, davacın davalıya mal/hizmet satışında bulunduğunu, bu satışlara istinaden 33.000,00 TL tutarında cari hesap bakiyesi oluştuğunu, bu bakiye, davalıya düzenlenen faturalar ve ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu, davalı, borcunu ödemediğini, bunun üzerine davacı , Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız genel haciz yoluyla icra takibi başlattığını, takip talebinde ve ödeme emrinde borcun dayanağı, faiz türü ve oranı açıkça belirtildiğini, davalı, 18/06/2025 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine süresinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, itiraz, herhangi bir somut belgeye dayanmayan, genel ve soyut nitelikte olup haksız olduğunu bu nedenlerle itirazın iptaline karar verilerek davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle huzurdaki itirazın iptali davasına konu edilen Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına davacı ... Limited Şirketi taraf dahi olmadığını, adı geçen ilgili icra dosyasında; borçlu olarak gösterilen şirket "... Limited Şirketi" olup bu şirketin davalı şirketten tamamen ayrı bir tüzel kişiliğe, vergi kimlik numarasına haiz olduğunu, davacı şirket, her ne kadar dava dilekçesinde davalı şirketin işbu icra takibine 18.06.2025 tarihinde itiraz ettiğini iddia etmiş ise de davalı şirketin, ilgili icra takip dosyasına taraf dahi olmadığı nazara alındığında davalı şirket, kendisiyle ilgisiz bu takibe itiraz da etmediğini davanın usulden reddini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemlidir.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce:
a-Kahramanmaraş Ticaret Sicili Müdürlüğü,
b-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne, müzekkereler yazılmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
6100 sayılı HMK'nın dava şartlarını düzenleyen 114/1-d maddesindeki dava ehliyeti, fiil ehliyetinin medeni usûl hukukunda büründüğü şeklidir. Fiil ehliyetine sahip olan bütün gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptir. Aynı Kanun'un 114/1-e maddesindeki dava takip yetkisi, davada taraf olan kişinin o davayı kendi adına yürütebilme ve talep sonucu hakkında kendi adına hüküm alabilme yetkisidir (HMK md. 53). Sözü edilen kurum, şeklî taraf kuramının kabulünün sonucu olarak ortaya çıkmış ve sözü edilen kuramı tamamlamak amacıyla geliştirilmiştir. Davayı takip yetkisi, maddi hukuktaki tasarruf yetkisinin usul hukundaki karşılığını oluşturur. Ayrıca, bu kavram, davada taraf olmadığı hâlde kanun gereği taraf gibi davranmakla görevli kılınmış olanların hukukî konumlarının açıklanmasında başvurulan bir kavram konumundadır. Kural olarak taraf ehliyeti ve dava ehliyeti bulunan kişinin dava takip yetkisi vardır. Ancak bazı istisnai durumlarda davada taraf olarak gösterilen kişinin taraf ve dava ehliyeti olmasına rağmen dava takip yetkisi olmayabilir. Örn: Hakkında iflas kararı verilen kişinin taraf olduğu hukuki davalarda da istisnai durumlar dışında davayı takip yetkisi iflas idaresine aittir.
Taraf sıfatı (husumet) ise, maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Taraf ehliyeti; davada taraf olabilme, usulî hukuki ilişkinin süjesi olabilme ehliyetidir. Taraf ehliyetine sahip olan kişi, davada davacı veya davalı olabilecektir. Bu nedenle, taraf ehliyeti usûli bir kavramdır. Taraf ehliyetine sahip olabilmek için medeni hukuktaki hak ehliyetine sahip olmak gerekir. HMK'nın 50. maddesine göre, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, taraf ehliyetine de sahiptir. Buna göre tüm insanlar, hak ehliyetine ve dolayısıyla taraf ehliyetine sahiptir. Dava ehliyeti ise, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. (HMK md. 51) Fiil ehliyetine sahip olan kişi, dava ehliyetine de sahiptir ve davayı yürütebilir, usûl işlemlerini yapabilir. Reşit olan ve temyiz kudretine sahip olan kişiler fiil ehliyetine sahiptir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve dava takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Davacı tarafta yer alan taraf için aktif taraf sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa, dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet sıfatı yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davalı veya davacı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı veya davacı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re'sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur.
Bu bağlamda davaya konu somut olay değerlendirildiğinde; Davacı tarafından işbu itirazın iptali davasına konu edilen Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra dosyası incelendiğinde söz konusu takipte borçlu olarak gösterilen şirketin ... Kıymetli Madenler Ticaret Limited Şirketi unvanlı şirket olduğu anlaşılmakta olup, davacı tarafından işbu itirazın iptali davasının ise takip dışı ... Dış Ticaret Limited Şirketi'ne yöneltildiği, dava öncesindeki arabuluculuk görüşmelerinin de dava takip dışı davalı ... Dış Ticaret Limited Şirketi ile yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere itirazın iptali davaları icra takip dosyası ile sıkı sıkıya bağlı özel bir dava türü olup, itirazın iptali davasında davalının icra takip dosyasında borçlu olarak gösterilen kişi olması zaruridir. Bu bağlamda davacı tarafından işbu davanın açıldığı ... Dış Ticaret Limited Şirketi'nin itirazın iptali talep edilen icra dosyasında taraf olmadığı anlaşılmakla takip dışı davalı ... Dış Ticaret Limited Şirketi'ne karşı itirazın iptali davası açılamayacaktır.
Davacı tarafından taraf değişikliğine yönelik dilekçe verilmiş ise de söz konusu taraf değişikliği dilekçesinin dava ve cevap dilekçesinin verilmesinden çok sonra olduğu, nitekim dava dilekçesi ekinde sunulan arabuluculuk tutanağındaki arabuluculuk görüşmelerinin de davalı ... Dış Ticaret Limited Şirketi ile yapıldığı, icra takibinde borçlu şirket olarak görünen ... Kıymetli Madenler Ticaret Limited Şirketi ile arabuluculuk tutanağının bulunmadığı bu yönden de taraf değişikliğinin zamanı ve davanın aşaması itibari ile ve dava dışı ... Kıymetli Madenler Ticaret Limited Şirketi ile arabuluculuk süreci yürütülmemesi sebebiyle kabul edilemeyeceği, nitekim davalının da taraf değişikliğine muvafakat etmediği anlaşılmakla davanın özel dava şartı yokluğundan ve husumetten dolayı usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın dava şartı yokluğundan 6100 sayılı Kanun'un 114. Maddesi ve atfı gereği 115. Maddesi gözetilerek USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40- TL harç peşin alındığından bakiye harç tayinine yer olmadığına,
3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 22.500,00-TL ( 45.000,00-TL 1/2) vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar itibari ile KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025
Katip ...
E¸
Hakim ...
E¸