T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/360 Esas
KARAR NO : 2026/482
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 22/04/2026
KARAR TARİHİ : 28/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ..., ..., ... İlçesi, ... Ada, ... Parsel'de bulunan 38.270 M2 arsa vasfındaki taşınmazın maliki olduğunun, Davalı/muflis ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş ile, davacı/arsa sahibi arasında, 23.10.2008 tarihli Bakırköy .... Noterliğinin ... yevmiye no.lu Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığının, Bu sözleşmeye göre, mülkiyeti müvekkil ... adına kayıtlı, ... İlçesi, ... Ada, ... Parsel'de bulunan 38.270 M2 arsa vasfındaki taşınmaz üzerinde konut ve ticari alan olan inşaat yapılacaktır. Sözleşmeye göre, 14 bloktan oluşan 714 adet bağımsız bölümün %27 si (193 konut) ve 68 adet ticari alanın %30 olan 20,4 adedi arsa sahibi müvekkil ...'na ait olacaktır. Geriye kalan da, yükenici münfesih ... İnşaat Sanayi Tic. A.Ş'ye ait olacağının. ancak yüklenici müflis şirket, sözleşme imza tarihi olan 23.10.2008 tarihinden itibaren 36 ayda bitirip teslim etmesi gerekirken bunu yapmadığının, İnşaata başlanmış, ruhsat alınmış, ancak inşaat bitirilmediğinin, yapılan takip ve davalar sonucu, davalı şirket önce TMSF'ye devir edilmiş, bilahare de, Bakırköy ... Asliye Ticaret mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası ile 12.06.2025 tarihinde iflasına karar verildiğinin, Şirket şu anda tasfiye aşamasında olduğunun, Büyükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... D.İş sayılı dosyası ile tespit edilen 3 adet blokun bitirilmesi için gerekli rakamın iflas günü itibarı ile uyarlanması gerektiği, Yani tespit tarihinde Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 4.sınıf A gurubu yapılar için belirlediği M2 birim fiyatı 625 TL.dir. Bu rakam tespit tarihi baz alındığında 2.873.524,50 TL.ye tekabül etmekte olup, bilirkişi heyeti bu yönde rapor ittihaz ettiğinin, Ancak bu rakam iflas tarihi baz alındığında, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 2025 inşaat m2 yapım birim fiyatı, 21.500 TL. olup, 21.500 TL.X 20.898 m2 inşaat alanı = 449.300.000 TL.ye tekabül ettiğinin, Kat Karşılığı İnşaat sözleşmesinin 7. Maddesine göre, bağımsız bölümlerin geç teslim edilmesinden dolayı, her ay geciken ay için bağımsız bölüm başına 500 USD'lik gecikme tazminatı kararlaştırıldığının, Bu rakam tespit tarihine ile sözleşmeye göre inşaatın tamamlama tarihi arasında yani, 23.10.2021 ila 07.03.2013 arasında 1 yıl 6 ay bir gecikme tazminat işleme süresi mevcuttur. 193 konut ve 20,4 adet iş yeri toplamı olan 213,4 adet bağımsız bölümün gecikme tazminatı, 500 USD X 213,4 =106.700 USD aylık tazminata tekabül etmekte olup, 18 aylık gecikme ise 18 X 106.700 USD=1.920.600 USD'ye baliğ olduğunun, Davacı hiç zorunluluğu yok iken, .... bloktan 40 adet daireyi ve ... blok ticari alanda 20,4 adet ticari alanı davalına emanet olarak devir ettiğinin, Bu taşınmazlar, Ege denizinde davalının aldığı ada için takas yolu ile kullanıldığının, Bu taşınmazların toplam değerinin iflas tarihi itibarı ile 200.000.000 TL civarı olduğu tahmin edildiğinin, Dava konusu ... Sitesinde halen iskan alınmadığının, İskan alınmaması nedeniyle taşınmazlar değer kaybettiğinin. İş bu değer kaybı da dava konusu edildiğinin, Bakırköy İcra müdürlüğünün .... İflas Müdürlüğü dosyasında ret edilen alacak miktarımızın 583.632.000 TL.olması nedeniyle, bu rakamın tespiti ile bu alacak miktarımızın kayıt altına alınmasına, Büyükçekmece ...... Asliye Hukuk mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası ile ikame edilen davanın işbu davamız ile birleştirilmesine ve her iki davanın alacak kayıt kabul davası olarak yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; İİK'nun 235. maddesi uyarınca davacı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacının davalı Müflisten alacaklı olup olmadığı, alacağı var ise miktarı ile davacının iflas tarihine kadar işlemiş faiz talep edip, edemeyeceği etmesi halinde miktarı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
İflasın derdest davalara etkisi İcra ve İflas Kanunu'nun 194’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasına göre:
“Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir.”
Bu ilkeler ve yasal düzenlemelerin bir arada değerlendirilmesinden ortaya çıkan sonuç şudur: Derdest bir alacak (veya itirazın iptali) davası bulunan alacaklı davalının iflası üzerine (alacağını masaya yazdırmak zorunda olmaksızın) davasına devam edebilir ve dilerse alacağının masaya kaydı için de başvurabilir. Davacının masaya başvurması başlı başına davayı konusuz bırakmaz; bu alacağın ancak nizasız olarak masaya kaydıyla mümkündür.
Davacı davasına devam etmek istiyorsa mahkeme yargılamayı ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonrasına kadar ertelemelidir. Nitekim İcra ve İflas Kanunu'nun 224’üncü maddesinde birinci alacaklılar toplanmasının görevleri arasında “muallak davalar” hakkında acele karar verilmesi de sayılmıştır. Esasen derdest davaların ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonrasına kadar duracağına dair yasal düzenleme ile (İİK.m.194/I) masa tarafından neticelendirilmesine lüzum görülmeyen iddiaların ve bu arada müflisin davacısı olduğu derdest davaların takibinin, ikinci alacaklılar toplanmasında hakkı isteyen alacaklıya devrolunmasına dair düzenleme (İİK.m.245) birlikte değerlendirildiğinde, anılan davaların olduğu gibi devam edeceğinin yani sıra cetveline itiraza dönüşmeyeceği hususunun yasa koyucu tarafından da benimsendiği anlaşılmaktadır. Bu düzenlemenin maksadı şudur: İkinci alacaklılar toplanması derdest davanın haklı olduğunu ve daha fazla gidere sebebiyet verilmemesi için bunun cetvele kabulüne karar verebilir. Beklemenin amacı da bu iradenin ne şekilde oluştuğunun görülmesidir.
Alacaklı eğer alacağını masaya yazdırmak için iflas idaresine başvurmuşsa iflas idaresi bu alacak hakkında red kararı vermeyip, bunu masaya “nizalı alacak” olarak kaydetmelidir zira ortada zaten derdest bir dava bulunmaktadır ve müflisin yerine iflas idaresince takip edilecek bu dava sonucunda verilecek karar doğrudan masaya etki edecektir. Davanın kabulü halinde niza kaydı silinecek ve bu tutar masaya kabul edilmiş olacak, davanın reddi halinde ise alacak tamamıyla sıra cetvelinden çıkartılacaktır. Bu çerçevede varılan sonuç iflas tarihinde derdest bulunan ve konusu masayı ilgilendiren bir mal ya da hak olan davaların aynen (=tür değiştirmeksizin) devam edeceğidir.
Bu noktada derdest davanın sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği ve dönüşmeyeceği olasılıkları çerçevesinde yapılacak yargılama ve davanın sonunda verilecek hükmün niteliği ile bunun masaya ne şekilde kaydedileceği üzerinde de durulmalıdır.
Konusu para alacağı olan derdest davaların sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği kabul edildiğinde ortaya çıkan ilk sorun mahkemenin görevi noktasında olacaktır. Sıra cetveline itiraz davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi iken dava diğer mahkemelerde görülürken davalının iflası halinde söz gelimi sulh hukuk ya da tüketici mahkemesi görevsizlik kararı veremeyecektir.
Ortada derdest bir alacak davası varken borçlu iflas ettiğinde alacaklı masaya başvurmuş ve iflas idaresi alacağı nizalı yazmak yerine reddetmişse bu noktada alacaklı yeni bir sıra cetveline itiraz davası açmak durumunda değildir. Zira iflas idaresi yeni bir hasım olmayıp, iflas masasının yasal temsilcisi olması sıfatıyla davacının karşısında konumlanmıştır. Geniş haklar bahşeden bir alacak davası varken, aynı hukuki sebebe ve aynı konuya dayalı açılacak ve aslında daha az hak bahşeden sıra cetveline itiraz davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi, ..... tarih, ...... Esas, .... Karar; Yargıtay ....Hukuk Dairesi, .... tarih, ..... Esas, 2019/918 Karar)
Davacı tarafın dava dilekçesinin Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesinde dosyalarına konu işbu davayı açtığı, her iki dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde dava dilekçesi ve taleplerinin aynı olduğu, ilgili mahkemece görevsizlik kararı verildiği, dosyanın henüz kesinleşmemiş olduğu anlaşılarak, devam eden dava dosyası mevcut iken aynı alacağın bu kez de sıra cetveline itiraz davasına konu edilemeyeceği, bu nedenlerle derdestlik nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-DERDESTLİK NEDENİ İLE DAVANIN USÛLDEN REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
5-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 28/04/2026
Başkan .....
¸e-imzalıdır
Üye .....
¸e-imzalıdır
Üye .....
¸e-imzalıdır
Katip .....
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy