T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/530
KARAR NO: 2019/188
DAVA: Tecavüzün Durdurulması, Giderilmesi, Unvan Terkini, Maddi ve
Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 06/10/2017
KARAR TARİHİ: 21/05/2019
KARAR YAZIM TARİHİ: 18/06/2019
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin ait Türk Patent nezdinde tescilli ....sayılı "...." markasının sahibi olduğunu, yıllardır emek harcayarak tanınmış hale getirdiği markalı ürünlerini www...com.tr sitesinden tanıttığını ve satışını yaptığını, davalının ise müvekkiline ait markanın aynısını tekstil sektöründe kullandığını ve bu kullanımlara son vermesi için Kadıköy .... Noterliği'den 11.05.2017 tarih ve .... yevmiye no ile ihtarname çektiklerini, ancak davalının kullanımlarına devam ettiğini, aynı sektörde faaliyet göstermeleri nedeniyle müşteriler bakımından karışıklık yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu, firmalar arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılık bulunduğu izleniminin yaratıldığını, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı eylemlerinin hem hasız rekabet, hem de tescilli markasına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkili şirketinin ticaret unvanının ... ..A.Ş olarak 15 Ekim 2015 tarihinde değiştirildiğini, davalı şirketin ise 06.12.2016 tarihinde tescil ve kayıt ettirildiğini, davalı şirketin ... ibaresini ticarit unvanını aşar şekilde markasal olarak kullandığını, davalının "... " ibaresiyle sayı ile marka başvurusu yaptığını, ancak bu markanın ... adına kayıtlı olduğunu, söz konusu markanın 35. Sınıf yönünden reddedildiğini, 27. Sınıfta kabul edildiğini, ancak davalının bu markalı malın satışını www....com sitesi üzerinden yaptığını, davalı kullanımlarının sadece 27. sınıfta kalmayıp müvekkili tescil kapsamındaki sınıfları da içerdiğini ve markanın sonradan tescil edilmesinin marka ihlalini ortadan kaldırmayacağını iddia ederek, "..." ibaresinin davalı ticaret unvanından çıkarılmasını ve bu ibareyle iltibasa neden olacak derece benzer olan ibareleri kullanmaktan men edilmesini, marka hakkına ve unvana tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün giderilmesini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, haksız fiil başlangıcı itibariyle ticari faizi ile davalıdan tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirket tarafından davacı şirketin marka hakkına tecavüz oluşturabilecek herhangi bir fiili bulunmadığını, bu nedenle tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini, davacı tarafından Bakırköy ...FSHHM ...D.İş sayılı dosyası ile "...” markasının haksız kullanımlarına ilişkin tespit davası ikame edildiğini, alınan bilirkişi raporunda 25. sınıftaki kullanımların "....+şekil" şeklinde olduğunun tespit edildiğini, "..." ibaresi ile davacı markasının tescil sınıflarında hiçbir ürün bulunmadığını, davacı korumasının sadece 25. sınıf bakımından geçerli olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi .... adına 27. sınıfta tescilli markaları bulunduğunu, ... ibaresinin bu sınıftaki emtialarda kullanıldığını, bu nedenle haksız bir filin bulunmadığını, manevi tazminat talep edilmesi için marka ihlalinin şart olduğunu, ancak bunun tek koşul olmadığını, bunun yanında markanın kötü ve uygun olmayan şekilde kullanılması nedeniyle itibarın zedelenmesi gerektiğini, bu bağlamda manevi tazminat talebinin de reddi gerektiğini, www....com sitesinde davacı tarafın tescilli markasının ait olduğu sınıfa ait hiçbir ürün satışı yapılmadığını, bu nedenle erişimin durdurulması taleplerinin de reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Dava, "..." ibaresinin davalı ticaret unvanından terkini, davalının bu ibareyle iltibasa neden olacak derece benzer olan ibareleri kullanmaktan men edilmesi, marka hakkına, unvana tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve maddi-manevi tazminatın davalıdan tahsili taleplidir.
Marka ve ticarit sicil kayıtları celbedildikten ve taraf vekillerince de deliller sunulduktan sonra, dosyada iddia ve savunmaların değerlendirilmesi açısandan bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 17/07/2018 havale tarihliraporda sonuç olarak, davalı kullanımlarının 27. Sınıf kapsamında olduğu, davacının bu nice sınıfında bir marka tescilinin bulunmadığı, bu nedenle davacının markasal haklarına bir tecavüzün bulunmadığı, herhangi bir tecavüze rastlanmadığından, tazminat bedeli için ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmediği ve davalıya ait ticaret unvanından "..." ibaresinin çıkartılması ve www....com alan adının iptal edilmesi için yeterli şartların oluşmadığı belirtilmiştir.
Gerek bilirkişi raporuna itiraz ve gerekse eksik inceleme ve alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmaması nedeniyle yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmsına karar verilmiş ve dosyanın tevdi olunduğu ikinci bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 27/02/2019 tarihli raporda sonuç olarak, davalı faturaları üzerindeki kullanımların fiilen "...." emtiasında kullanıldığı, davacı markasının 25, 35 ve 40. Sınıfta tescilli olduğu düşünüldüğünde, davaya konu mal/hizmet gruplarının birbirine benzemediği, gerek fiziksel kullanımlarda, gerekse internet ortamında davalı kullanımlarının, davalı şirket yetkilisinin şahsına ait tescilli marka kapsamında kaldığı ve somut olayın teknik olarak davacı yanın sahibi olduğu "..." markasına tecavüz sayılabilecek hususları taşımadığı, ancak bu konudaki takdirin Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Her ne kadar bilirkişi raporu bu şekilde ise de, HMK 282 maddesi uyarınca, Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Olayımızda, ticaret sicil kayıtlarına göre, davacının ticari unvanını "... ...A.Ş" olarak 15 Ekim 2015 tarihinde değiştirildiğini, davalının ticari unvanının ise "... ...Ltd.Şti." şeklinde davacıdan sonra 06.12.2016 tarihinde tescil ettirdiği, her iki unvanın esas unsurunun "..." kelimesi olduğu, her iki şirketin de ticaret sicil kayıtlarında iş konusunun benzer şekilde tekstil ürünleri üretilmesi ve satışı şeklinde olduğu, bu haliyle iştigal alanlarının aynı olduğu, keza .... tescil nolu "..." markasının 25 ve 35 sınıflarda aynı ibareli .... tescil nolu markanın 40. Sınıfta davacı adına tescilli olduğu, davalı şirket yetkilisi adına ise .... tescil nolu "... ." ibareli markanın 27. Sınıfta tescilli olduğu görülmüştür. Ancak davalının, dosyadaki bilirkişi raporundaki fotoğraflardan görüleceği üzere, davacının ticaret unvanının esaslı unsuru ve markası olan "..." ibaresini büyük harflerle yazıp ön plana çıkardığı görülmüştür. Benzer mahiyetteki Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayılı (Bozmadan önce.... Esas), dosyasında Yüksek Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 02/06/2014 tarih ve.... Esas, .... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 6762 Sayılı TTK'nın 57/5 maddesi uyarınca, başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticari işletmesi ile iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususuyla başkasının haklı olarak kullandığı, at, unvan, marka ve işaret gibi tanıtma vasıtaları ile iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak haksız rekabet teşkil eder. Bu itibarla, davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren davalının, davacının markasının esas unsurunu ticaret unvanı olarak kullanması haksız rekabet teşkil eder. Olayımızda da, her ne kadar bilirkişi raporlarında taraf marka emtialarının farklı olup, davalının fiilen halı ticareti yaptığı ve bu nedenle herhangi bir ihlal olmadığı belirtilmiş ise de, yukarıda yapılan açıklama ve değinilen yüksek Yargıtay .... Hukuk Dairesi ilamı ışığında, her iki şirketin faaliyet alanları aynı olup, davalının fiilen de ticari evraklarında "..." ibaresini baskın olarak kullanması karşısında davacının davasının kısmen kabulüne, davalının ticari evrakında kartvizitlerinde, antetli kağıtlarında, faturalarında, davacı adına tescilli olan "..." marka ibaresini büyük puntolarla ve ön plana çıkarır şekilde markasal olarak kullanmasının, marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile bu şekildeki kullanımın menine, bu şekilde kartvizit, antetti kağıt, fatura vs. ticari evraklarının toplatılarak imhasına, davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin ticaret sicilinden terkinine karar vermek gerekmiştir. Bilirkişi raporlarında ihlal olmadığından bahisle maddi tazminat hesabı yapılmamış ise de, uyuşmazlığın niteliğine göre TBK 50 ve 51 maddeleri gereği, davacının talep ettiği 1.000,00 TL maddi tazminat tutarı yeterli ve uygun bulunup kabul edilmiştir. Yine davalının yukarıda değinilen eylemi, davacı şirketin manevi haklarını ihlal ettiğinden, ihlalin biçimi, tarafların ekonomik durumları ve manevi tazminatın amacı gözetilerek, davacının manevi tazminata yönelik talebinin takdiren 5.000,00 TL yönünden kabul edilmiştir. Tarafların sıfatı ve uyuşmazlığın niteliğine göre, ihlal tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmiştir. Davacının sair talepleri ise sübut bulmadığından reddedilmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının ticari evrakında kartvizitlerinde, antetlik kağıtlarında, faturalarında, davacı adına tescilli olan "..." marka ibaresini büyük puntolarla ve ön plana çıkarır şekilde markasal olarak kullanmasının, marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile bu şekildeki kullanımın menine, bu şekilde kartvizit, antetli kağıt, fatura vs. ticari evraklarının toplatılarak imhasına, davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin ticaret sicilinden terkinine,
Toplam 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 03.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Hüküm kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınarak, hüküm özetinin ülke genelinde yayınlanan bir gazete ile ilanına, fazlaya dayalı taleplerin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan, 409,86 TL ilam harcından, 170,78 TL peşin harcın mahsubu ile, 239,08 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihininde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 3.931,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihininde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince manevi tazminat yönünden hesaplanan 3.931,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihininde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 3.931,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 170,78 TL peşin ve 31,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 202,18 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 272,60 TL dava ilk masrafı ve 3.650,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.922,60 TL yargılama giderinin, davanın kabul-red oranına göre 3.236,15 TL.'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına,
8-Talep halinde kararın taraf vekillerine tebliğine,
9-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, açıkça okunup anlatıldı.21/05/2019
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır