T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/356
KARAR NO: 2019/197
DAVA: Markanın İptali
DAVA TARİHİ: 01/08/2018
KARAR TARİHİ: 28/05/2019
KARAR YAZIM TARİHİ: 20/06/2019
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin 1976 yılından bu yana 40 yılı aşkın süredir önce şahıs şirketi ardından tüzel kişi şirketi olarak "çelik kapı ahşabı, ahşap kapı" imalatı ve satışı alanında "..." markasıyla faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin "..." markasının tesili içinTürk Patent Enstitüsüne ... sayı ile başvuruda bulunduğunu, ancak söz konusu müvekkili başvurusunun davalı adına tescilli olan .... sayılı "..." markası gerekçe gösterilerek reddedildiğini, müvekkilinin bu nedenle "...." ibareli marka tescillerine sahip olamadığını, ancak davalı adına tescilli "..." markası, kullanılmadığı halde sicilde yer işgal ettiğinden gerçek hak sahibi olan müvekkilinin yıllardır maruf hale getirdiği "..." markasına sahip olmasına engel teşkil ettiğini ve taraflarınca yaptıkları araştırmalar neticesinde de, müvekkili başvurusunun reddine sebep olan "..." markasının, Türkiye’de kullanılmış olduğuna dair hiçbir bulguya ulaşamadıklarını iddia ederek, davalı adına .... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın, kullanmama nedeni ile iptalini ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı yana usulüne uygun olarak tebligat yapılmış ve kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş ise de, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili aşamadaki savunmalarında davanın reddini talep etmiştir.
DELİLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davalı adına .... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın, kullanmama nedeni ile iptalini ve sicilden terkini taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ....sayılı "...+şekil" ibareli markanın, 01, 03, 05, 06, 07, 08, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 17, 19, 21, 22, 23, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 34 ve 40. Sınıfta ilk defa 25/10/2001 tarihinde davalı adına tescil edildiği ve 25/10/2011 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile geçerli olmak üzere davalı adına yenilendiği tespit edilmiştir.
Taraf vekillerince deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi heyeti hazırlamış oldukları 25/02/2019 tarihli raporda sonuç olarak, davalı yana ait ... sayı ile tescilli "...+şekil" ibareli markanın 01, 03, 05, 06, 07, 08, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 17, 19, 21, 22, 23, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 34 ve 40 sınıflarında yer alan emtiaları için iptal talebine ilişkin olarak, davalının söz konusu markasını ciddi biçimde kullandığını ispat ile yükümlü olduğu, ancak davalının markasını emtiaları için ciddi biçimde kullandığını gösterir delil ve belge sunulmamış olması nedeniyle kullanımın ispatlanamadığı ve davalı adına .... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın iptal koşullarının oluştuğu bildirilmiştir.
Yazılan yazılara verilen cevaplar ve dosya içerisindeki belgelere göre, davalı şirkete KHK'ya el konulup TMSF'ye devredildiği ve tüzel kişiliğinin devam ettiği anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 9. Maddesi uyarınca, tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir. Mülga 556 Sayılı KHK'nın 14. Maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptaline ilişkin gerekçeli kararın 06 Ocak 2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanması ile 6769 Sayılı SMK'nın 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girmesi karşısında, 10/01/2017 tarihinden sonra açılan iptal davalarında, 5 yıllık sürenin hesabında aradaki bu günlük 4 günlük boşluk nedeni ile 6769 Sayılı SMK'nın yürürlüğünden önceki dönemde geçen sürenin de hesaba katılması gerekir. Zira 06/01/2017 tarihine kadar markanın kullanılmamasının bir yasal yaptırımı mevcuttur ve marka sahipleri de bunu bilmektedir. Türkiye'nin taraf olduğu Paris Sözleşmesi'nin 5/c maddesi ile TRIPS Anlaşmasının 19. Maddesinde de, markanın kullanılması koşulu düzenlenmektedir. Her ne kadar 6769 Sayılı kanunda, bir geçici madde ile 4 günlük boşlukla ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiş ise de, 06/01/2017 tarihinden önceki kullanmama sürelerinin yok sayılması mümkün değildir. Sonuçta halen yürürlükteki yasal düzenlemeye göre tescilden itibaren 5 yıl kullanılmayan marka iptal edilir. SMK'nın 26. Maddesinin SMK önceki dönemde tescil edilmiş, fakat kullanılmayan markalar yönünden de uygulanması, kanunların geçmişe yürümeme ilkesine de aykırı değildir. Zira geçmişe etki yasağı mutlak olmayıp, hak sahiplerinin belirli bir hukuki duruma olan güveni objektif olarak haklı ise geçmişe etki yasağından söz edilemez. (Bakınız Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, 4. Bası, S.983 vd) Bu konuda henüz Yargıtay ilamına tesadüf edilememiş ise de, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulaması da bu doğrultudadır.
Bu itibarla, davalı adına tescilli markanın 5 yıldan fazla süreden beri kullanıldığı hususu davalı tarafça iddia olunup ispatlanamadığından, davacının davasının kabulüne, davalı adına kayıtlı .... tescil nolu "..." markasının tescilli olduğu tüm sınıf ve emtialar yönünden iptaline karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli .... tescil nolu "..." ibareli markanın kullanmama nedeni ile tescilli olduğu tüm sınıf ve emtialar yönünden iptaline ve sicilden terkinine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan, 44,40 TL ilam harcından, 35,90 TL peşin harcın mahsubu ile, 8,50 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihininde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 3.931,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 71,80 TL dava ilk masrafı, 166,00 TL tebligat-tezkere ve 2.100,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.337,80 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Talep halinde kararın taraf vekillerine tebliğine,
6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, açıkça okunup anlatıldı.28/05/2019
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır