T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/187
KARAR NO: 2019/141
DAVA: Markaya Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi
DAVA TARİHİ: 20/04/2018
KARAR TARİHİ: 16/04/2019
KARAR YAZIM TARİHİ: 09/05/2019
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin faaliyete geçtiği 16.03.2010 tarihinden bu yana “...” markası ile meyve ve sebze suları, meşrubat ve diğer alkolsüz içeceklerin üretimi üzerinde faaliyet gösterdiğini, davaya dayanak "...." ibaresi ve son derece özgün şekil unsurunun TPMK nezdinde müvekkili adına ... sayı ile 14.06.2010 tarihli marka tescili kapsamında koruma altına alındığını, ancak davaya konu “...” ibaresi davalı tarafından üretilen ürünler üzerinde ve tanıtım vasıtalarında markasal olarak kullanılarak ticarileştirildiğini, davalı tarafça üretilen enerji içeceği ürünlerinde, gri-mavi zemin üzerine, büyük harflerle düz şekilde yazılmış "...." ibaresinin şekil unsuru ile birlikte kullanıldığını, kullanılan "...." ibaresinin büyük puntolarla yazılmış olduğunu ve markanın esaslı ve hakim unsurunu oluşturduğunu, bu bakımdan ortalama tüketici nezdinde aynı markanın ürünleri olduğu izlemini uyandırdığını ve bu durumun müvekkili haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek, haksız rekabetin tespitini, "...." ibaresinin davalı tarafça ürünler ve tanıtım vasıtaları üzerinde kullanılmasının engellenmesini, söz konusu ürünlere, ve her türlü tanıtım vasıtalarının muhafza altına alınarak imhasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin kullanmış olduğu markanın " ...." markası olduğunu ve müvekkilinin söz konusu kullanımının dava dışı ...Ltd.Şti ile imzalamış olduğu marka lisans sözleşmesine dayalı olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin yasal olmayan bir kullanımının bulunmadığını, müvekkilinin hukuka uygun tescilli bir markanın ismini kullanarak yaptığı ticarette haksız rekabetten de bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin kullandığı markanın taklit marka olmadığını ve davacı markasına benzerlik arzetmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacı adına tescilli .... nolu "...." ibareli markasına davalı tarafın müdahelisi olup olmadığı, haksız rekabet teşkil edip etmediği davalıya, husumet düşüp düşmeyeceği ve mahkemizin yetkili olup olmadığı ilişkindir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, .... sayılı ".... + Şekil" ibareli markanın, 32. Sınıfta 31/12/2009 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Taraf vekillerince deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi heyeti hazırlamış oldukları 31/01/2019 tarihli raporda sonuç olarak, taraflar arasında bahse konu markanın benzerliği yönünden, "...." ibaresinin sektörde yaygın olarak markaların içinde, önünde ve arkasında kullanıldığını, davacı açısından ifade edilen benzerlik iddialarına rağmen, 2016 yılındaki tescil yayın sürecinde markanın iptaline yönelik davacı tarafından yasal bir başvuru yapılmadığını ve kanuni haklarını kullanmadığını, benzerliğin aksine, gerek marka ibaresi ve logo görselleri açısından her ikitarafın markalarının farklılık arzettiğini belirtmiştir.
Buna göre, dosya kapsamı deliller, dosya kapsamı ile uyumlu görünen bilirkişi raporuna göre, davalı lisansla kullandığı marka ve davacı markası arasında yasanın aradığı manada bilgilenmiş tüketici gözüyle benzerlik bulunmadığı, karıştırılma ihtimali de bulunmadığı, ambalaj tasarımlarına da herhangi bir tecavüzün ve dolayısıyla haksız rekabetin söz konusu olmadığı anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan, 44,40 TL ilam harcından, 35,90 TL peşin harcın mahsubu ile, 8,50 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihininde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 3.931,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Talep halinde kararın taraf vekillerine tebliğine,
6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı.16/04/2019
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır