T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/154
KARAR NO: 2019/257
DAVA: Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i
KARŞI DAVA: Tasarımın Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ: 02/04/2018
KARŞI DAVA TARİHİ: 07/05/2018
KARAR TARİHİ: 04/07/2019
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2019
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin "...." markalı ürünleri diğer çikolatalardan ayıran en önemli özelliğinin çikolatanın yuvarlak şekli ve paketlenme biçimi ve paketlerinin üzerinde yer alan tasarım ile tüketiciye sunulması olduğunu, tüketicilerin söz konusu paketleme biçimini ve tasarımını müvekkili ile özdeşleştirdiğini, müvekkilinin "..." ve "...." markalarının tescilli sahibi olduğunu, müvekkili ile özdeşleşmiş kutuların/paketlerin biçimleri ve üzerinde yer alan çizgiler, renkleri, biçimleri ve kutuların içerisinde yer alan çikolataların ambalaj ve şekilleri ile davalı tarafından üretilen "..." markalı ürün ve paketlemeler incelendiğinde, söz konusu kullanımın müvekkilin kullanımları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde olduğunu, bu benzerliğin tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin doğmasına neden olduğunu, orta düzeyde bir tüketicinin anılan iki ürünü ilk bakışta ayırt etmesinin mümkün olmadığını, tüketicinin davalıya ait ürünü müvekkiline ait bir ürün zannederek tercih edebileceğini iddia ederek, davalı firmanın üretimini yaptığı dava konusu ürünlerin, müvekkilinin SMK kapsamında tescilli marka ve tasarım hakkından kaynaklanan haklarına ve yine 5846 Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser hakkı sahipliğine tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini ve men ve ref'ini, haksız rekabet yaratan, marka ve tasarım hakkına tecavüz teşkil eden malların bulundukları yerden toplatılarak imhasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA ; Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesi ile, Davacı tarafa ait .... sayılı markalar ve görseller ile müvekkillerine ait ürünlerin karıştırılma ihtimalinin olmadığını, davacı yan kutu tasarımının eser olduğunu iddia etmişse de, bu iddiasının ciddiyetten yoksun olduğunu, zira bir tasarımın eser kabul edilmesi için estetik değere sahip olması ve yine sahibinin hususiyetini taşıması gerektiğini, davacının kutu tasarımının sahibinin hususiyetini taşıyan estetik değere sahip eser olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, davacı adına tescili görselin orjinal bir tasarımı ifade etmediğini, sektörde faaliyet gösteren firmaların hemen hemen hepsinin ürün paketinin üst kısmında markasının, alt kısmında ise ürüne ait görselin kullandığını, dikey bir pakette ifade edilen yerleşimin artık sektörel bir uygulamaya dönüştüğünü, davacının bu durumu bilmesine rağmen kötü niyetli olarak haksız bir kullanım elde etmeye çalıştığını, davacının dayandığı markanın herhangi bir renk içermediğini ve bu bakımdan davacının renkle ilgili açıklamalarına itibar edilemeyeceğini, renklerin kimsenin tekelinde olmadığını, müvekkili tarafından kullanılan ürün ile davacı adına tescilli marka görseli arasındaki tek ortak noktanın piyasadaki işletmelerin neredeyse tamamı tarafından kullanılan yerleşimi olduğunu, müvekkilince kullanılan tasarımın davacıya ait marka ve tasarım ile ilgisi bulunmadığını, ayrıca davacı adına tescilli tasaramın, tescil tarihinden çok önce kullanıldığını ve yeni olmadığını iddia ederek, asıl davanın reddini ve ... sayı ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve karşı dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Asıl dava, davalı firmanın üretimini yaptığı dava konusu ürünlerin, davacının marka, tasarım ve 5846 Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser hakkı sahipliğine tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men ve ref'i ile söz konusu ürünlerin imhası, karşı dava ise, .... sayılı tasarımın yeni olmadığından bahisle hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplidir.
Taraf vekillerince deliller sunulduktan ve tescil kayıtları ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi heyeti hazırlamış oldukları 23/01/2019 tarihli raporda sonuç olarak, asıl dava yönünden yapılan inceleme neticesinde, davacı/karşı davalı tarafa ait ....başvuru numaralı tasarım ile davalı/karşı davacı tarafa ait arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, davacı/karşı davalı tarafa ait ....ve .... başvuru numaralı marka tescil görselleri ile davalı/karşı davacı tarafa ait arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacı/karşı davalı tarafa ait ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 21.09.2011 tarihinden önce kamuya sunulduğu belirtilmiştir.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
6769 Sayılı SMK'nın 81/1. Maddesi ile, tasarım sahibinin izni olmaksızın bu kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek, tasarım hakkını gasp etmenin tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller gösterilmiştir. Yine aynı maddenin devamında ise, başvuru, 65 inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahip olduğu, tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmayacağı, tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edileceği ve koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri tasarım hakkına tecavüz olmaktan çıkarmayacağı belirtilmiştir.
5846 sayılı kanunun 4 maddesi, estetik değere sahip olan güzel sanat eserlerinin, eser niteliğinde olduğunu kabul etmiştir.
6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler, dosya kapsamı, deliller ve yeterli görülen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davalı marka ve ambalaj tasarımları ile davacı marka ve ambalaj tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklı olduğu, herhangi bir ihlal bulunmadığı gibi haksız rekabetin de söz konusu olmadığı anlaşılmakla, davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalının karşı davasına gelince, her ne kadar bilirkişi raporunda, davacıya ait ... tescil numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 21/09/2011 tarihinden önce kamuya sunulduğu belirtilmiş ise de, bilirkişi heyetince dayanak yapılan tasarımın yine davacıya ait olup, yurt dışı tescilinin eski tarihli olup, yurtdışı tescilinin aynısını tescili karşısında bu yönüyle rapora itibar edilmeyerek, karşı davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN :
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan, 44,40 TL ilam harcından, 35,90 TL peşin harcın mahsubu ile, 8,50 TL bakiye karar harcının davacı-k.davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihininde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 3.931,00 TL vekalet ücretinin, davacı-k.davalıdan alınarak, davalı-k.davacıya verilmesine,
4-Davacı-k.davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
B-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN :
1-Davalının karşı davasının REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan, 44,40 TL ilam harcından, 35,90 TL peşin harcın mahsubu ile, 8,50 TL bakiye karar harcının davalı-k.davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihininde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 3.931,00 TL vekalet ücretinin, davalı-k.davacıdan alınarak, davacı-k.davalıya verilmesine,
4-Davalı-k.davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,
6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, açıkça okunup anlatıldı.04/07/2019
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır