T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/56
KARAR NO: 2019/130
DAVA: Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Refi, Tazminat
DAVA TARİHİ: 21/09/2018
KARAR TARİHİ: 09/04/2019
KARAR YAZIM TARİHİ: 07/05/2019
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin sahibi olduğu "...." (logosu) markasının, TPMK nezdinde .... sayı ile tescilli olduğunu, söz konusu logoyu müvekkilinin oluşturduğunu ve tanıtımını yaptığını, müvekkilinin marka üzerinde üstün hak sahibi olduğunu, müvekkilinin söz konusu markaya piyasada bilinirlik ve ayırt edicilik vasfı kazandırdığını, ancak hal böyle iken davalının, müvekkiline ait logoyu uzunca bir süredir kullanmakta olduğunu ve kendine ait izlenimi vererek haksız kazanç elde ettiğini, davalı yan fiillerinin müvekkili haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ederek maddi ve manevi zararlara uğrattığını iddia ederek, tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalının var ise müvekkilinin logosunu (markasını) kullandığı alan adlarının kullanılmasının yasaklanmasını, iptalini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 12.000,00 TL maddi ve 12.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve verilecek hüküm özetininin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı tarafından tescil ettirildiği beyan edilen .. logosunun kullanıldığı ürün grubunu tanımlayan işaret/kelime olduğunu ve tescil edilemez işaret niteliğinde olduğunu, .... işaretli logonun tüm ....cılar tarafından ve müvekkili tarafından davacının tescil tarihinden çok önceleri kullanıldığını, söz konusu ifadenin tıpkı fırıncıların somun (ekmek) şekli gibi kullanıldığı ürün grubunu tanımlayan bir işaret olduğunu ve .... işareti olan logonun kimsenin tekeline verilmesinin söz konusu olamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen Mahkememizin .... Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ile, tescil edilemez nitelikte olan bir ürünü tanımlayan .... işaretinin davalı tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından .... tescil numarası ile adına tescil ettirildiğini iddia ederek, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından .... tescil numarası ile tescilli .... işaretini ihtiva eden .... şekil markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, ürünler ve basılı evraklar üzerinde marka olarak kullanılmasının men'ini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Asıl dava, davacı adına tescilli markanın davalı tarafından kullanılması nederiyle tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi-manevi tazminatın davalıdan tahsili, birleşen dava ise, davalı adına .... tescil numarası ile tescilli .... işaretini ihtiva eden .... şekil markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, sonuçlarının ortadan kaldırılması, ürünler ve basılı evraklar üzerinde marka olarak kullanılmasının men'i taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, .... sayı ile tescilli ".... Şekil" markasının, 18, 24, 25, 26 ve 35 sınıflarda 04/05/2017 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davalı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.
Dosyada iddia ve savunmaların değerlendirilmesi açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu raporda sonuç olarak, asıl dava yönünden yapılan incelemede, dosyaya sunulan belgelerden, davacının söz konusu ve sadece şekilden ibaret olan markasını, ilk kez piyasaya arz edip tanıttığına, bilinirlik kazandırdığına ve gerçek hak sahibi olduğuna dair herhangi bir tespit yapılamadığı, davalının kullanımında verilen hizmetin ve sunulan ürünün kaynağı belirtilmiş olup, davacı markasından farklı olduğu, davacının markası ile aralarında tüketiciler nezdinde karıştırmaya neden olacak bir benzerlik ve ayniyetin söz konusu olmadığı, bu nedenlerle davacının davalının eylemleri ile davacının maddi zarara uğramadığı, davacının yoksun kaldığı zararını SMK'nın 151/2 maddesinde belirtilen yöntemlerden hangisine göre hesaplanmasını tercih ve talep ettiğine dair bir beyan mevcut olmadığından, yapılacak mali incelemenin bu tercihlere göre farklılık arz etmesi nedeniyle herhangi bir mali inceleme yapılamadığı, birleşen dava yönünden yapılan incelemede ise sonuç olarak, davalı-birleşen dosya davacısı adına tescilli .... şeklinden ibaret olan markasının ayırt edicilik vasfının olmadığı, davacı markasının hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu yolunda görüş belirttikleri anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, deliller ve yeterli görülen bilirkişi raporuna göre, öncelikle birleşen hükümsüzlük davası yönünden; dosyaya sunulan belgelerden, davacı-birleşen davalının söz konusu ve sadece şekilden ibaret olan markasını, ilk kez piyasaya arz edip tanıttığına, bilinirlik kazandırdığına ve gerçek hak sahibi olduğuna dair herhangi bir tespit yapılamadığı, piyasada benzer şekilde .... işareti üzerine yazı yazılmak suretiyle aynı sektörde uzun yıllardan beri birçok firma tarafından kullanıldığı görülmekle, SMK'nın 5/1-b maddesi uyarınca herhangi bir ayır tedici niteliğe esahip olmayan işaretler, keza 5/1-c maddesi uyarınca, ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafik kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu, zamanı gösteren veya malların veya hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaların münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler marka olarak kullanılması mümkün olmayıp ve ret sebebi olarak düzenlendiği anlaşılmakla, birleşen mahkememizin .... Esas sayılı dosyasındaki davacının davasının kabulüne, .... tescil başvuru nolu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, dilekçede belirtilen diğer taleplerin yasal dayanığı bulunmadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
Asıl dava yönünden ise ; davacının söz konusu ve sadece şekilden ibaret olan markasını, ilk kez piyasaya arz edip tanıttığına, bilinirlik kazandırdığına ve gerçek hak sahibi olduğuna dair herhangi bir tespit yapılamadığı, davalının kullanımında verilen hizmetin ve sunulan ürünün kaynağı belirtilmiş olup, davacı markasından farklı olduğu, davacının markası ile aralarında tüketiciler nezdinde karıştırmaya neden olacak bir benzerlik ve ayniyetin söz konusu olmadığı gibi, davacı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş olmakal, hükümsüzlük baştan beri sonuç doğuracağından, davacının markaya tecavüz ilişkin taleplerinin, keza ortada davalının herhangi bir haksız rekabetinin bulunmaması karşısında davacının davasının reddine kara vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
ASIL DAVA YÖNÜNDEN :
1-Asıl dosyada (2018/56) davacının davasının REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan, 409,86 TL peşin harçtan, 44,40 TL ilam harcının mahsubu ile, 365,46 TL fazla harcın, karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihininde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 3.931,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Karar tarihininde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 3.931,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 55,20 TL tebligat-tezkere ve 900,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 955,20 TL giderin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN :
1-Birleşen mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalı adına olan .... tescil başvuru nolu markanın tescilli olduğu 18, 24, 25, 26 ve 35. sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davacının fazlaya dair taleplerinin REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan, 44,40 TL ilam harcından, 35,90 TL peşin harcın mahsubu ile, 8,50 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihininde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 3.931,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davanın kısmen reddi sebebiyle, karar tarihininde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 3.931,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 71,80 TL peşin ve başvuru harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 56,00 TL tebligat-tezkere giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Talep halinde kararın taraf vekillerine tebliğine,
8-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere, açıkça okunup anlatıldı.09/04/2019
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır