T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/358
KARAR NO : 2025/234
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 12/09/2014
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin sigortalısı olan ...... Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne ait çimento fabrikasının endüstriyel paket dövizli sigorta poliçesi ile yangın sigortası genel şartları ve ek teminatları çerçevesinde güvence altına alındığını, 11/01/2011 günü ..... Fabrikasında 5 nolu çimento değirmenine ait ..... marka 4000 kw ana tahrik redaktörünün ani vibrasyon yükselmesi sonucu devreden çıktığını, yapılan kontrolde redaktörün tahrik tarafında bulunan 3 ve 2. Kademe dişlilerinin rulman kapaklarının aşırı ısınarak menevişlendiğini, fulman kapaklarının hasar gördüğünü ve bu şekilde çalışmasının mümkün olmayacağını, bu nedenle redaktörün yenisiyle değiştirilmesinin kararlaştırıldığını, yeni redaktörün değiştirilmesi esnasında imal firması ...... süpervizör refakatinin istendiğini. kasanın bozuk olduğunun tespit edildiğini, bunun onarımının masraflı olacağını, eksperin hatayı proje ve imalat hatasında tespit ettiğini, bu nedenle 436.728,00-TL hasar tazminatının ödeme tarihi olan 01/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle: davanın reddine, harç, masraf ve vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, 436.728,00-TL hasar tazminatının ödeme tarihi olan 01.04.2011'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen istemine ilişkindir.
Davacı vekili celse arası vermiş olduğu 16/03/2016 havale tarihli dilekçesinde dava konusu 2011 yılında arızlanan makinenin Elazığ'da ki fabrikanın bahçesinde bulunduğunu belirttiğinden, iddia ve savunma kapsamında bu dava konusu rucüen tazminatın doğumuna sebep olan 2011 yılındaki arızanın oluştuğu makine ile Elazığ ..... AHM nin ...... esas sayılı dosyasıyla görülen davanın konusunu oluşturan ve 2012 yılında arıza veren makinenin aynı makine olup olmadıklarını, aynı makine ise 2009 yılında onarılıp onarılmadığını, 2009 yılındaki makinenin arıza vermesinden sonra kurulan başka bir makine ise mahkememizde görülen davanın konusu rücuen tazminatın doğumuna sebep olan arızanın makinenin bakım ve kullanılmasından mı yoksa ayıplı olmasından mı meydana geldiğini, arızanın ayıptan dolayı meydana gelmiş olması durumunda söz konusu ayıbın açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğunun, ayıbın niteliğine göre önceden tespit edilmesinin mümkün olması durumunda dava konusu rücuen tazminatın doğumuna sebep olan arızanın işleten sigortalı tarafından önlenmesinin mümkün olup olamayacağı hususlarının dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olarak tespit edildikten sonra, şayet bu dava konusu rücuen tazminatın doğumuna sebep olan 2011 yılındaki arızanın oluştuğu makine ile Elazığ ...... AHM de görülen dava konusunun doğumuna sebep olan 2009 yılındaki arızanın oluştuğu makineler farklı ve 2011 yılındaki arızada makinenin ayıplı olmasından kaynaklanmış olması durumunda varsa hurda değerleri de belirlenip tespit edilip, sigortalının uğramış olduğu toplam zarardan indirildikten sonra davacı sigorta şirketinin rücu edebilecek tazminat tutarının belirlenmesi ayıbın açık ya da gizli ayıp olması durumlarında ayrı ayrı sigortalının bunu tespit edip arızanın oluşmasını önleme durumunun bulunup bulunmadığını, dolayısıyla bu durumda dahi sigortalının arızanın oluşumunda kusurunun olup olmadığı hususunun da belirtilip varsa müterafik kusuruna göre de zarardan gerekli indirimin yapılıp rücu edilebilecek tazminatın; bir makine mühendisi, bir elektrik ve bir de muhasebeciden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle makine üzerinde keşif yapılmak ve de HMK m 221 uyarınca dava dışı çimento fabrikasını işleten şirketin 2009-2011 yıllarını kapsayan ticari defter ve belgelerinin de incelenmesi suretiyle rapor alınması için Elazığ Asliye Hukuk mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş olup, Bilirkişiler Mali Müşavir ......, Elektrik Mühendisi ....., Makina Mühendisi .......'ın 30/05/2016 tarihli raporunda özetle; Dava konusu rücuen tazminatın doğumuna sebep olan 2011 yılında arızanın oluştuğu makine ile Elazığ ...... AHM nin ....... esas sayılı dosyasıyla görülen davanın konusunu oluşturan ve 2012 yılında arıza veren makinanın aynı yani 4000 kw lık ..... marka bilyeli değirmen tahrik redüktörü olduğunu, sistemdeki arızanın yüksek voltaj, dalgalanma gibi herhangi bir elektrik arızasından kaynaklanmadığını, 2009 yılında arızalanan makinenin onarım işi için uzun bir süre uğraşıldığını, bu sürecin hem üretim hem de makine çalışma kapasitesini olumsuz etkilediğini, vibrasyon ve aşırı ısınma gibi sebeplerle çalışması sürekli durdurulan redüktörde üretici firma ve montajı yapan firma yetkililerince yapılan onarım işlemlerin sorunu kesin olarak çözecek nitelikte olmadığını, dava konusu redüktörün halen kullanılamaz durumda olduğunu, onarımının aşırı maliyetli (yenisinin %70-80 arası kadar) olacağını, redüktörün fotoğraflardan görüleceği üzere demontajı yapılmış parçalarının (pinyon, fener, mil) korozyona uğradığını, dişlilerde diş kırıklarının olduğu teknik olarak “yorgun metal” olarak nitelendirilebileceğini, 27000 kg olan redüktörün ikinci el piyasada bir değerinin olmayacağı, ancak hurda olarak değerlendirilebileceğini, çimento fabrikasını işleten şirketten 2009-2011 yıllarına ait ticari defter ve belgelerinin uyuşmazlık kapsamında incelenmesi olduğundan 09/05/2016 tarihli keşifte incelenmek üzere hazırlanılması istenildiği, ancak şirket yetkilileri muhasebenin İzmir'de bulunan genel merkezde tutulduğunu belirterek herhangi bir belge ve defter ibraz edememesi dolayısıyla 11/01/2011 günü ana tahrik redaktöründe meydana gelen arıza nedeniyle ödenmiş herhangi bir hasar bedelinin tespitinin yapılamayacağını bildirmişlerdir.
TTK'nın 1472.maddesi uyarınca, sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalı yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.
Halefiyet ilkesi kapsamında sigortalının ispatlaması gereken kusur ve zararın sigorta şirketi tarafından ispatlanması gerekecektir.
Elazığ ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ....... Esas, 2022/374 karar sayılı dosyasında davacı-karşı davalı ........Aş tarafından davalı-karşı davacı .....AŞ'ye karşı dava açtığı, tüm dosya kapsamıyla; davacı karşı davalı ile davalı karşı davacı arasında spesifik öğütme boyutlu kapalı sistem çimento öğütme tesisi yapım işi boyutunda 13/04/2006 tarihinde genel sözleşme imzalandığı, bu sözleşme gereğince davacı karşı davalı şirketin sözleşmenin gerekliliklerini yerine getirmesi boyutunda işlemler yaptıkları, bu işlemler nedeniyle bazı sorunların oluştuğu gerekçesiyle karşılıklı davaların açılmış olduğu anlaşılmıştır. İşbu davanın mahiyeti itibariyle gerçek zarar miktarı ve zarara davalıların sebebiyet verdiği hususunun davacı tarafından ispatlanması gerektiği, daval ı tarafça işbu dava tarihinden önce aynı hususun tespitini gerektirir dava açılmış olması nedeniyle Elazığ ..... Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası mahkememiz tarafından bekletici mesele yapılmıştır.
Elazığ ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dosyası kapsamında tarafların iddiaları, savunmaları ve delilleri kapsamında gerekli araştırmalar yapılmasından sonra mahallinde keşif yapılmış, teknik bilirkişilerden rapor alınmıştır. Teknik bilirkişilerin sunmuş oldukları raporlar, resimler tarafların birbirleri aleyhine delil tespiti mahiyetinde oluşturdukları Elazığ ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... D. İş dosyası mahkememizin ..... D.İş dosyasındaki veriler kapsamında alanında uzman kişilerden rapor alınması gerektiğinden bu kapsamda talimat mahkemesi aracılığıyla ODTÜ bünyesinde çalışan Makine Mühendisleri, ticaret hukuku alanında uzmanlar serbest muhasebeci ve mali müşavir bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır.
Yine aynı mahkeme dosyasında, "bilirkişi kurulundan alınan rapor itibariyle taraflar arasındaki sözleşmeye konu değirmen 2007 ve 2008 yıllarında meydana gelen redüktör ve pinyon dişli arızalarının davacı karşı davalının kusurundan kaynaklanmadığı, imalat hatasından kaynaklandığı bu nedenle bu dönemde yapılmayan üretim nedeniyle davacı karşı davalıya kusur atfedilemeyeceği, yine söz konusu değirmenin ön görülen sürede devreye alınabildiği, değirmenin çalıştığı günlerde takribi kapasite ile çalıştığı, bu kapasitenin sözleşme ile uyumlu olduğu, değirmenin yassı çalıştırılmasına bağlı olarak oluşan hasardan davacı karşı davalıya kusur atfedilemeyeceği belirtilmiştir. Bilirkişi kurulunun tespit ettiği kusur veya kusursuzluk durumu itibariyle davacı karşı davalının sorumluluğunun bulunmadığı bu nedenle sözleşmenin 6. Maddesinde belirtilen sözleşme bedelinin % 5'inin geçici kabul tutanağı karşılığı firmaya ödeneceği kararlaştırıldığından, tesisin ticari işletme geçmiş olması nedeniyle geçici kabulün yapılmamış olmasının, sözleşme gereğince ödemeye engel teşkil etmeyeceği, yapılacak ödemenin muaccel hale geldiği anlaşılmakla bilirkişi kurulunun tespit etmiş olduğu 276.152,20 Euro'nun davalı karşı davacının temerrüde düşürüldüğü 14/09/2007 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı karşı davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. Karşı dava itibariyle, karşı davaya konu hususlarda davacı karşı davalı kusurunun bulunmaması, sözleşmeye aykırı davranışının olmaması, davalı karşı davacının varsa zararlarının veya mahrum kalınan zararlarının davaya konu değirmenin yağsız çalıştırılmasına bağlı meydana gelmiş olan hasardan kaynaklı olması dolayısıyla davacı karşı davalının işlemleriyle meydana gelen hasar arasında illiyet bağının olmaması nedeniyle karşı davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Karşı davaya konu hasar ve zarar kapsamında, asli müdahil - temlik alan sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme itibariyle, davalı karşı davacının talep ettiği miktarın kanuni halefiyeti hükümleri kapsamında davalı karşı davacı yerine geçtiği davalı karşı davacıya yapılacak ödemenin kendisine yapılmasını dava konusu ettikleri ancak davalı karşı davacı tarafın taleplerine konu hususlarda ve tazminat sorumluluğu kapsamında davacı karşı davalının kusurunun tespit edilememesi nedeniyle karşı davanın reddine, dolayısıyla asli müdahil temlik alan şirketin de dolaylı olarak davacı karşı davalıdan tazminat talep etme hakkının bulunmadığı anlaşılmakla bu davanın da reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen dosya itibariyle, ana dosya davacısının taraflar arasındaki sözleşme gereğince ve sözleşmeye konu değirmenin geçici kabulünü yaparak davalı karşı davacı tarafça teslim alınmamasına rağmen değirmeni işletmek suretiyle gelir elde etmeleri, dolayısıyla sebepsiz zenginleştikleri gerekçesiyle açılan bir dava olduğu anlaşılmaktadır, ancak geçici kabulün yapılmamış olması, davaya konu değirmenin davalı tarafça hukuken kullanılmayacağı anlamına gelmeyeceği, birleşen dosya davacısının yapmış olduğu işlemlerin sözleşme gereğince olduğu, taraflar arasında sözleşme bulunduğu dolayısıyla davalı karşı davacı tarafın davaya konu değirmeni kullanması ve gelir elde etmesinin sözleşme gereği olduğu, dolayısıyla davalı karşı davacının sebepsiz ve haksız olarak zenginleşmesinin söz konusu olmadığı, yine davalı karşı davacının uyuşmazlığa konu hususta gelir elde etmesinin davacının mağduriyetine fakirleşmesine neden olan bir husus olmadığı anlaşılmakla, birleşen dosya itibariyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde kurulan hükmün mahkememizce bekletici mesele yapılan kısmı Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 07/05/2024 tarih, ...... Esas, ..... karar sayılı ilamı ile onanmış ve karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir,
Yukarıda belirtildiği gibi, TTK'nın 1472.maddesi uyarınca, sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalı yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Halefiyet ilkesi kapsamında sigortalının ispatlaması gereken kusur ve zararın sigorta şirketi tarafından ispatlanması gerekecektir. Davacı tarafından sigortalısına ödenerek rücuen tazmini talep edilen zararın davalıların kusuru ya da imalat hatası nedeniyle gerçekleştiği hususunun ispatlanamadığı, mahkememizce bekletici mesele yapılan Elazığ ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dosyası tarafından alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davalıların tazminat sorumluluğuna yol açacak kusurlarının tespit edilemediği, anılan dosyanın mahkememizce bekletici mesele yapılan kısmının kesinleştiği, dolayısıyla davanın sübut bulmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 6.485,45-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 5.870,05-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
3-Davalı ..... tarafından sarf edilen 50,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
4-Davalı ..... Mühendislik İnşaat Sanayi Ve Ticaret A.Ş. tarafından sarf edilen 9,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 69.509,20-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.12/03/2025
Başkan ......
¸e-imzalıdır
Üye .....
¸e-imzalıdır
Üye .....
¸e-imzalıdır
Katip .....
¸e-imzalıdır